Şubat 2007 Arşivi
28 Şubat 2005/2007

Saat sabahın 10 u oldu bile. Günlerdir nasıl vakit geçecek diye sorup dururken kendime bu sabah geldi çattı ve saat 10 oldu ve hala bir ses yok telefondan.
Bugün karışık bir gün; annem anjiyo oluyor belki de şu anda ameliyathanede bilmiyorum, babamı kaybedeli tam 2 sene bitti, ben oğlumu görmeye gideceğim bugün ve ona kavuşmama da en fazla 2 hafta kaldı.
Hep küçükken derlerdi anne baba olduğunda anlarsın diye. Şimdi daha iyi anlıyorum anne – baba kaygılarını. İnsan büyüdükçe ve sorumluluklarını arttırdıkça geriye dönüp yaptığı hataları yapmamayı diliyor hep ama bu mümkün değil, peki bundan sonra yapmayacağım diyor. I-ıh bu da olmuyor. Her zaman her an hata yapabiliyor, sevdiklerimizi kırabiliyor, onları unutabiliyor ve insanca bir bencilleşme içerisine giriyoruz.
Bugün babam burada olsaydı 2 sene önce bir sabah kahvaltı ederken “artık dede olurum di mi” diye sorduğunda sanırım “ Ne alakası var ben anne olmıycaam ki sen dede olasın” ukalalığında bir cevap vermezdim diye düşünüyorum ama burada bugün yok ve dede olacağını bilmiyor.
Kötü şeyler iz bıraksa da unutuluyor evet ama izleri derin olanlar arada canını acıtıyor…
Burada olsa eminim bana inanırdı babam. Her şeye rağmen seni özlüyorum, dün fotoğraflarımıza bakarken bunu daha iyi hissettim.
Umarım bir yerlerde can bulmuş ve artık huzurlusundur.
——————————————
Saat 16:38 annemin anjiyosu iyi geçti hiç bir sorun yok .. oğluş da iyi .. büyümüş.. her şey yolunda
Yuvarlanıyorum

25 Şubat 2007
Belgrad Yürüyüşü..
Ama ARTIK galiba kabul etsem iyi olacak .. doğurmak üzereyim ve aynı zamanda çatlamak
Kelebek Masajı
Niveanın ( az reklam oldu ama napim kaynak belirtmem lazım
) verdiği broşürden tarayarak siteye koydum. belki yararlanmak isteyen olabilir. Sadece bebekler için değil yetişkiler içinde uygunmuş bu masaj ;) Devamını Oku
Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
Geri Sayım Devam Ediyor

![]() |
- 37.hafta bitti. - Tam 2 hafta 6 gün kaldı bilemedin 3 hafta 4 gün. - Benim +17 kilo fazlam var. - Ama hala fotoğraf çektirirken aynı t-shirtümü giyiyorum: D - Bebiş 3018 gr olmuş. - Bebeğin keyfi her şeyi yerinde “kıpırcan”lıktan “danacan”lığa geçmiş durumda. - Geceleri uyumak iyice zorlaştı. - Ellerim dolmadan hallice. - Ayaklarımda onlara yetişmeye çalışıyor yavaştan. - Öğlen oldu mu uyku basıyor artık inatla uyumuyorum .. Zaman kaybı gibi geliyor biliyorum çok arayacağım o yüzden bugün uyuma kararı aldım. - Beni hayat değil bu hayatı kaçırma telaşı yoruyor bunu fark ettim. - Son olarak iş hayatı çok kolay. Ev kadınlığı zor bir meslek. İnsan her gün ne yemek yapacağını şaşırıyor. |
Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
Hit The Road Jack
Günler şimdi biraz daha yavaşladı, oğlum kıpır kıpır yerinde durmuyor, sanırım artık O da bizi görebilmek için sabırsızlanıyor. Akşam oldu mu heyecan sarıyor iyice beni, 37. hafta bitiyor yani artık her an gelebilir. Heyecandan daha başka bir şeyde var: korku. Ve bu genelde geceleri ağır basıyor. Dağdayken ya da doğadayken nereye gittiğimi bilmediğim zamanlarda yaşadığım panik başladı son zamanlarda. Genelde paniğim boşa çıkar herkesten önce giderim en çok korktuğum yolu; şimdi de buna güveniyorum: çok korkuyorum ama bittiğinde eminim çok kolay geçmiş olacak – ya da bana öyle geliyor –
Ama bu arada eğlenmeye devam ediyorum. Nerelere vursam nazar değmez bilemiyorum ama çok şükür çok rahat bir hamilelik geçirdim/geçiriyorum ve her saniyesinde çok keyif alıp çok eğlendim ama dün akşam başka bir eğlendim/dik. Dün Tayman ananemiz ( sanki başka var: D ) hastane şekerlerimizi yapmak için tülleri, kurdeleleri vs. toparlayıp bize geldi. Bütün gün elişi dersi gibi oturup şekerlerimizi yaptık ( çok da güzel oldular
) Akşamda bizde kaldı ve beraber bir film seyredelim dedik günün yorgunluğunu alsın diye (çookk yorulduk tabii). Filmimiz “Ray” Ray Charles’ın hayatı dolayısıyla ağırlıkta müzik var. Bizim her dakika aman sakin olsun aman huzurlu olsun diye dinlettiğim içimi bayan tüm o klasik müziklere en ufak tepki vermeyen, başkalarından duyduklarımdan sonra bizim bu çocuğun nesi var da müzik sevmiyor dediğim beyimiz film boyunca beni yerimden hop oturttu hop kaldırdı. Ray söylüyor bizimki oynuyor Ray susuyor bizimki duruyor. Elimizde kamera ağzımız açık seyrettik, hayır filmi değil tabii ki. D Resmen dans etti ve ben artık çocuğumun tarzını anladım: çocuk blues seviyor blues! Öyle Mozart Babyler, Beethovenlar falan bize gelmiyor:D Çıkar ayak keşfettik beyimizin ne sevdiğini…Artık doğumhanede “varsa Ray Charlestan bir kuple hit The Road Jack alabilir miyiz efeeemm” diyebilirim. Doğumhane diyince; yarın kontrolümüz var. Bakalım kaç kilo olduk, durum ne, nerde duruyoruz, ne yapıyoruz içeride. hoş şu anda günlük antrenmandayız. “Haydi, hoopp bir-kiii şimdi topuk ciğere. hıh tamam şimdi eller göbeğin tam ortasına birde kafayı şöle koyduk mu” şeklinde süren bir antrenmanımız var. O ayakları tek tek ısıracağım haberi yok daha başına geleceklerden.
Son olarak ben artık tartılmak istemiyorum
yarın sabah yine o tartının üzerine çıkacağım için ayrıca gerginim. En son +16daydım geçen hafta.
Hamilelik Halleri
Çok eğledim okurken Sema Aslan’ın yazısını. Yazının hepsini koymadım sadece eğlendiğim kısmını paylaşmak istedim. Son zamanlarda yatakta uyumak yerine salondaki koltuğumuzu mesken edinmem ve uyuyabilmek için evdeki tüm yastıkları seferber etmem söz konusu olunca yazıdaki özellikle sarı boyadığım cümlede koptum
Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
36 yı devirdik

Zaman nasıl geçiyor artık bilmiyorum/uz. Bir bakıyoruz Pazartesi bir bakıyoruz Cuma ve korkarım önümüzdeki 1-2 sene aynen bu hızla geçecek. Yoksa bundan sonra hayat mı bu kadar hızlı geçecek? Kesinlikle zamanı tutamıyorum ama tutamadığım kadar da geçmiyor. Her dakika bir yandan saat gibi geliyor zaman daraldıkça artık bebeğimi elime almak için sabırsızlanıyorum.
Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
Pazar Yürüyüşleri
Bu hafta sonu yine ormanda yürüyüş yapmaya gittik. Bu sefer bizimle Gül de geldi. Önce yine bir kahvaltı yaptık ama beni şaşırtan bir performansla Gül çok az gıda aldı, dişçi sonrası gel dememek lazım kendisine bu anladım
Aslında az yürüyecektik ama yine 5 km galiba bitti. Hava sanki nisan ayı gibi sıcaktı ve sohbet ede ede, fotoğraf çekerek, video çekerek yolun ne kadar uzadığını fark etmedim. Ne yapsak çekiyoruz zaten artık: D
Ama bu sefer o kadar yorulmadım. Yine de haftaya daha az yürüyeceğim.
Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
Küçük prensin sarayı
Henüz tamamı bitemedi IKEA evimizin herşeyi tamam da bir kerede alacağımız ürün beklemesiz olsun;dolabımız eksik 26 Şubata kadar odamıza koyamayacağız. Sanki dolap olsa içine koyacak askıya asmalık binlerce kıyafet var ya..
Odamız babane ve dedemizin hediyesi, içinin dekorasyonuda perdeden çarşafa anneannenin hediyesi.Bir de yatak kenarlıklarını bitirip getirince anneanne tastamam olacak. Bir tek “hadican” ” gelartıkcan” eksik kaldı. Mavi olan koltuk da orada olmayacak ya da belki olur bilemiyorum şimdilik orada duruyor herşeyi tıktığımız depocuğumuza koymadık.
İşte uykusuz gecelerimizin küçük minik sığınağı olacak odamız



Bitiş çizgisi yaklaşmaya başladı

![]() |
Sonuna çok yaklaştık artık.. yaklaşık 4 hafta var.. ben daha önce olur diye düşünüyordum ama Alper Bey vaktini doldurabileceğini söyledi.tam 2600 gr oldu!!! Ve doğum şeklini almış sadece doğum kanalına daha girmemiş bu da sanırım biraz daha yuvasından çıkmaya niyeti olmadığını düşündürüyor bana. Aslında biraz daha durabilir, geceleri hariç bir sıkıntı yaratmıyor bana ama artık geceleri uzun olmaya başladı. 3 sefer uyanabiliyorum artık ve gögüs kafesim uyuşmuş olarak hemde. Ne tarafa dogru düşüyorsa vücut o tarafa kayıyor ve ben derin uyuduğum için hissetmiyorum sonra birden en üst noktada uyuşarak uyanıyorum sonra başlıyorum evin içinde karnımı ovuşturarak turlamaya .. |
| aslında eğlenmeye devam ediyorum.. artık tanıyorum beyimizi .. ne dersem ya da nasıl dokunursam rahatladığını hissedebiliyorum. Çok garip bir heyecan bu; aylar sonra buluşulacak bir sevgili gibi ve bu buluşmaya çok az kaldı. Çok iyi tanıyorum ama aslında hiç tanımıyorum .İlk seferde ne yapacağını bilmez insan, şaşırır mı, güler mi, utanır mı ? her gün aklından yüz ifadeleri geçer ama karşılaşıldığında o yüz ifadeleri uçar gider hiçde tasarlanmayan duygular ve tepkiler çıkar.. işte artık her gün yeni sevgilimle buluşacağım o dakika ne yapabileceğim geçiyor aklımdan.. 4 hafta çok gibi görünsede aslında bir çırpıda 35 hafta bitti gitti .. 4 hafta ne ki .. biraz gerginim, nasıl olacağını bilmediğim her olayda yaşadığım stress var üzerimde. Dün doktor kontrolünde öyle heyecanlandım ki yüzüm mosmor olana kadar kızardı (bkz. aşağıdaki fotolar Bugün kontrole annem ve kardeşimde bizimle geldi ama maalesef artık yüzünü görebileceğimiz bir pozisyonda durmadığı için göremediler, bundan sonra doktorumun deyimiyle “TELEVOLE” bitmiş Artık pek yoga yapamıyorum hatta hiç yapamıyorum ve yapmamam da gerekiyormuş artk yürüyüş mesafelerini de azaltmak mümkün oldukça dikeyde durmamak gerekiyormuş. Şimdilik bu kadar,günler hala yoğun geçiyor bulduğum her seminere eğitime katılmaya çalışıyorum.Bugünde çocuk fuarı başladı ve ben yine gezenti olarak fuara doğru yola çıkmak üzere hazırlanıyorum. Allahtan bu fuarlar eğitimler hep hastanenin çevresinde düzenleniyor çok da uzaklaşmıyorum |
|

Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
- Sayfa 1 - 2
- 1
- 2
- Sonraki sayfa





















