Eylül 2008 Arşivi
İyi bayramlar
Boya işleri
Bu aralar resim yapmayı çok seviyoruz hep beraber
en son geçen gün un-su ve gıda boyaları ile oluşturduğum boyalar ile fırça kullanmayı öğrendi Erin.
İkinci alternatif ise boyayı biraz sulandırıp kağıdın üzerine döktükten sonra bir pipet yardımı ile üfleyerek boyanın hareketini izlemek. Hatta uzayan kısımlarına gözler ekleyip canavarlar üretmek
Önemli not: gıda boyaları heryeri fena boyuyor dikkatli hazırlamak gerekiyor. Uyarımı yapayım sonra uyarı telefonları alıyorum” yiycem seni Ayçaaaa her tarafımız battı leynn” diye
Art WORK
önce çalıştılar..
sonra imzaladılar..
şimdiden çok yetenekliler
Sizi çok seviyorum minik artistler..
9 yorumKomik Bisküviler
Bu bisküvilerde şeker yok!!
150gr normal un (1 su bardağı)
75 gr irmik (1/2 su bardağı)
1/2 çay kaşığı tarçın
1/2 çay kaşığı zencefil
1/4 çay kaşığı tuz
75gr tereyağ
1 orta boy muz
2 yemek kaşığı bal ya da pekmez
hafif çırpılmış bir yumurta
biraz kuru üzüm
Tüm malzeme karıştırılıp yoğurulur.. önceden ısıtılmış fırında 200 derecede 20 dakika üstleri pembeleşinceye kadar pişirilir..
Oyun grubu arkadaşlarına ikram edilmek üzere kutulanır..
Afiyet olsun..
21 yorum
Bir atlıkarınca görmek, günün tüm yorgunluğunu alır yüreklerden; en suratsız, en karamsar insanı bile güldürür. İstanbul akşamında ışıldayan atlıkarınca, gece gezmesine gitmek için hazırlanan bir kadının kulağına taktığı küpe gibidir; o denli zarif, o denli ışıl ışıl… Atlıkarıncanın İstanbul’da boy gösterdiği ilk günlerde adı ‘atlı karaca’ydı. Bunun nedeni, bir at ile bir karacanın yan yana oluşuydu. Erkek çocukların ata, kız çocukların ise karacaya binmesi düşünülmüştü. Ne var ki kız çocuklar da ata binmek isteyince karacalar kaldırıldı ve yerlerine at konuldu. Böylelikle atlı karaca ‘atlıkarınca’ya döndü!..
Sunay Akın
14 yorum.
Olmasını istediklerin ile olanı kabul etme zorunluğu arasında kalan çizgi
tam ordayım!!
öyle kırık ki kalbim bu gece …
öyle ki ..
uyuyamıyorum..
boğazımdan uzanmış iki el kırığı onarmaya çalışırken
nefesimi kestiklerini fark etmiyorlar sanki..
boğuluyorum..
sabaha geçmiş olmalı.. hepsi .. bir nefeste..
Yorum YokDoktor kontrolü
18 ayımızı doldurmamız sonucunda hastanenin yönlendirmesi ile bugün pedagog ile görüşmeye gittik.
İşte birkaç soru,oyun testi v.s Erin’in gelişiminin nerede olduğunu gördük.
Bunu yazmaktaki amacım doktorun bu sorular,oyunları ve neticelerinden sonra ilk önerdiği şeyin bir OYUN GRUBU olması.
Tabii hemen oyun grubumuzu anlattım ve bunu başarılı buldu.
Bu oyun gruplarında neler yapılması gerektiği ile ilgili konuşurken şu sonuçlar ortaya çıktı:
*Az oyuncak, çok oyun bakış açısı
*Bu yaşlardaki çocuklar ile belli bir aktivite yapmanın gerekli olmadığı
*Eğer illa ki bir aktivite yapılacaksa bir masa başı ya da bir oyun sadece istekli çocuklar ile gönüllü bir annenin bu aktiviteyi yapmasının doğru olacağı. İstemeyen çocuğun aktivitenin yapıldığı yerde tutulmaması gerektiği.
*Çocukların sadece bir arada olmasının yeterli olacağı.
Sonuç olarak bu oyun grubu işi son derece doğru ve faydalı, bu konuda hem fikir olduğumuzu zannediyorum zaten.
Çocukların bakım ile ilgili /çalışan anne/ bir sıkıntısı yoksa 3 yaşından evvel yuvaya/kreşe başlamasının bir gereği olmadığını konuştuk. Bu tip oyun grupları yeterli olacaktır.
İkinci konum TELEVİZYON:
Bildiğiniz üzere Fransada BABY TV ve türevleri yasaklandı. Bilmeyenler için.
Bu konu hakkında ben şunları söyledim :
“Erin bundan bir kaç ay öncesine kadar hiç tv görmedi, bilmedi..artık 2 yaşına yaklaşmaya başlaması dolayısıyla günde 15 dakikayı geçmemek üzere televizyon açmaya karar verdik. Animal planet diye hayvan belgeselleri yayınlayan kanalı denedim. Erin hayvanlar kitabını alıp karşısına geçip orada gördüklerini göstermeye, sabahları maymun taklidi yaparak hayvanları açmamı talep etmeye başladı.. yılanı, aslanı,timsahı,pengueni yani etrafta göremeyeceği hayvanları tanıdı..Bir de “da vinci learning” diye bir bilim kanalı var, sabahları ‘dahi çocuklar’ / sanırım adı bu / diye bir program var onu açıyorum zaten yarım saat sürüyor.. son derece başarılı..Son olarak yine sabahları TRT 1 de güzel bir çocuk programı var: elma kurdu nam nam.. bir kere gördüm ama dönüşümlü seyredime onu da katacağım”
Doktor da :
“İki yaşına kadar herhangi bir şekilde TV önermiyoruz ancak çocukların gelişimleri göz önünde bulundurulduğunda sizin yaptığınız gibi gerçek hayattan görüntüleri olan, çizgi olmayan, sessiz,diyalogsuz olmayan programlar EN FAZLA 15 dakika günde seyrettirilebilir.”
Bu kadar..
Emzirme hakkında:
2 yaşına kadar fiziksel olarak emzirmek çok iyi ancak psikolojik olarak 2 yaşına doğru kademeli olarak bıraktırmak gerekli. Çocuğun bağımsızlığını ilan etmeye çalıştığı bu dönemde artık anneden kopması daha doğru. Bunun için birden kesmek yerine – tabii bu bizim için geçerli çünü Erin sadece uyurken meme alıyor – uyuturken 10 dakika emzirip sonra kesip uyutmak. 10 -15 gün sonra bu 10 dakikayı 5 dakikaya düşürmek ve 5 dakika emzirdikten sonra kesip uyutmak ve 10-15 gün sonra hiç emzirmeden uyuyacağını anlatarak emzirmeden uyutmak. Uyku haricinde asla meme vermemek: ağlasa bile!!
Tuvalet eğitimi hakkında:
“İlla ki merdiven inip çıkan çocuğa eğitim başlayabilir diye bir kural yok önemli olan duygusal olgunluğun olması. Bir çok merdiven inip çıkabilen çocuğa bu eğitime başlanamayabiliniyor” dedi..
Her doktorun ve herkesin bilgisi, fikri bu konularda vardır.
Ben bugün edindiğim bilgileri paylaştım.
Bu yazı hoşuna gittiyse bir de bunlara bakabilirsin...
Unutmamak için

TÖTÖ – Bisküvi
MAMATÖ – Dondurma, Yoğurt v.b akışkan gıdaların tümü
PA – Su
ÇİDİM – Boyalar ile yapılan aktivitelerin tümü
OTOO – Otur
BABU – Karpuz
MU – Muz
Bau – Bal v.b kavanoz içerisindeki gıdalar
CECİZ – Ceviz
MİTII- Mısır
MAAANTAA-Mandal
ABAM- Tamam
Bir gün hatta bugünlerde birileri Erin’in yanında olursa diye hazırladığım sözlük ..
akşam oldu mu Alpay içeriden bağırıyor ” AYÇAAA otooo ne demek? “
“Otur demek Alpay Otur.. sandalyeye otur çidim istiyor muhtemelen” diye cevap veriyor bu zat..
Bir şifre çözücü lazım çünkü her nesneye, eşyaya, eyleme v.s bir kelime uyduruyor. Dili dönmüyor ya dönen tarafını kullanıyor dilinin işte.
Tabii bu akşam ilk defa beni taklit ederek “babadcııımm” yerine “alpayyşşş” diye seslenmesini yazmasam olmazzzz..
Kelimelerin sonuna bir ” şş” ekleme durumu var; örn: “babayşşş” bu bay bay demek oluyor
Büyüyor…
13 yorum16 Eylül 2008
Ekmek Tarifi
1 ölçü bardağı ılık su 1 parmak eksik olacak
3 ölçü bardağı un(1 ölçü beyaz un 2 ölçü tambuğday unu veya fırından alınabilirse köy ekmeği unu ki bu 3 ölçü olarak kullanılabilir)
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
birkaç damla limonun suyu
arzuya göre tuz
1 çorba kaşığı kuru maya,
ekmek makinesinin 1000 gr ve kızarmış ekmek programında 3.18 saatlik zamanda pişirilebilinir.
İçine istenilirse kuru üzüm,ceviz,ay çekirdeği içi v.b malzemeler eklenebilir..
- Sayfa 1 - 2
- 1
- 2
- Sonraki sayfa


























