Bir haftanın ardından :
Sonbaharın en güzel pazar günlerinden birini Åžebnem ve Kerem’in bahçesinde yaÅŸadık.. sessiz, yeÅŸil,bol topraklı,taze domatesli,dalından kiwili,köy tereyalı,yumurtalı kahvaltılı,mis gibi böğürtlenli..
Bu güzelliğin karşısında Erin öğleden sonra anlamsız bir şekilde bir ateşe sahip oldu.. eve döndüğümüzde yatana kadar kucağımda, göğsüme başını koyup koltukta kıpırdamadan yattı.. sağa sola döndü, etleri ağrıyordu sanırım.İlk defa bu kadar halsizdi.. sabah kalktığında ise hiçbirşeyi yoktu: anlamadık..

Bu hafta sanat aktivitelerine suluboya ekledik.. fırçayı suya batırıp boyaya süreceÄŸi ile ilgili süpheleri oldu Erin’in
parmağıyla devam etmeyi tercih etti
Oyun grubunda ise elişine el attık. Önce pek ilgisini çekmese de sonra çıkartmalar biraz ilgisini çekti.
Ertesi gün kırtasiyede alışveriÅŸ yaparken kullandığı çıkartmaları görünce bana ” nemnem,damba” ( Åžebnem, Damla) diyerek burnunu gösterdi. İlgisini çekmediÄŸini düşünmenin ne kadar hata olduÄŸun fark ettim.. ÅŸimdi evde çıkartmaları yapıştırıyoruz
Bu arada biz çok eğlendik..
Bu da benim sanat eserim.. fena deÄŸilim
 
Erince de bunun adı : ABAMBU ani kardan adam
“Abu” ( Ebru ) ablası oÄŸlumun..TETE’nin isim sahibi..
telif hakkı ödeyeceğiz kendisine söz
Bir akşam boyunca esir aldı kendisini.. ne kadar oyunu oyuncağı marifeti varsa döktü ortaya..bu aralar eve sevdiği kişiler geldiğinde elinden tutup odaya hapsediyor. Odasında oynamaya alıştırmamız güzeldi ama akşamları salonda oturmak istediğimizde artık biraz sıkıntı yaşıyoruz: İlla ki odasına biri gidecek onunla..

Bu haftanın bir kaç ilki de var..
Öncelikle Alpay ve ben, Erin’i pazar günü babaanne ve dedeye bırakıp baÅŸbaÅŸa bir Eminönü turuna çıktık. Uzun zamandır ya ben Erine bakıyordum Alpay iÅŸine ( ki bu çok az oluyor
) ya da Alpay Erine bakıyor ben iÅŸime.. Anneanne Erine baktığında ise sadece ikimizde iÅŸimize!!.. keyfe keder bir günü baÅŸbaÅŸa geçirmeyeli ne çok olmuÅŸ..Çocukla iliÅŸkilerde bunun yapılması gerekiyor. Arada çocuk da anne-baba da nefes almalı.. çocuÄŸu bırakıp gitmek her ne kadar sevgisizce görünse de aslında bunun daha büyük bir sevgi olduÄŸu ironisi var.. tıpkı çocuÄŸu çok sevdiÄŸin için istediÄŸi herÅŸeyi yapmanın aslında büyük bir zarar olduÄŸu.. yapmazsan dışarıdan ” ne kötü anne baba” damgası yediÄŸin aslında çocuÄŸunu çok sevdiÄŸin için ona zarar vermek istemediÄŸin için herÅŸeyi yapmadığın gibi.. karışık oldu.. ironik bir durum anlatması da zor oldu..
Sonuçta çok güzel bir pazar gününde gezdik, arka sokaklarda hamalcı kahvesinde kahve içtik, fotoğraf çektim,nefes aldık..
Bir diğer ilk ise -sonunda bu sabaha gelebildim- : Artık sokağa bezsiz çıkıyor Erin..Pazar günü babaanne/ dedeye giderken de takmamıştık ama sonuçta eve gidiyorduk. Bu sabah bir cesaret parka giderken bezini takmadım. Evden çıkarken tuvalete girdi, parkta oynadı, sürekli sordum hatta yanıma kavanoz bile aldım belki gelirde yaptırırım diye. Ama kavanoza da yapmak istemediği gibi evde yapacağını belirtti
..Eve dönene kadar tuttu ve galiba bir devir daha başladı bizim için..
Bir anne için yapı taÅŸları nelerdir bilmiyorum ama tuvalet galiba büyük bir yapı taşı.. sanırım taşı doÄŸru yerine koymayı beceriyoruz .. bir gece kaldı gibi.. onun da zamanı geldiÄŸinde kendiliÄŸnden ve yine biraz çaba ile tabii ki çözüleceÄŸini biliyorum…
Uzun bir post oldu..Erin bu aralar öğlen az uyuyor bana pek vakit kalmıyor.. Bu hafta dahil 3 hafta boyunca ofise gitmeyeceğim.. kısa bir mecburi tatildeyim.. uyuduğu zamanlar az olunca yapacak işler de birikiyor..
Unutmadan ekleyeyim notlarıma:
Erin artık büyük-küçük kavramlarını da öğrendi.. yerinde kullanıyor: Eve yakın parkın küçük park NiÅŸantaşındakinin büyük park olduÄŸunu biliyor.. sıcak – soÄŸuk biliyor.. karşıtlıkları anladı diyelim.. Kelime haznesi çok geliÅŸti..birçok kelimeyi kullanıyor : asansör bile diyor
Mama sandalyesini artık kullanmıyor.. büyük adam gibi “dandalye”de (sandalyede) oturup yemeÄŸini yiyor
bir de boyu yetse
çorbasını,yemeğini,pilavını herşeyini artık kendi yiyor..
Bu kadar çabuk mu olacaktı bunlar.. olmadan önce olsun diye acelem neden di o zaman ??.. birden okula gidecek sanki ..
Hepsini kaydediyorum ..kaydet kaydet nereye kadar!!..:) şimdilerde elle tutulur bir albüm yapma işine giriştim..albümleri hazırladım..bu günlüğü tutmuş olmakla iyi bir iş yaptığımı daha da iyi anladım.. kocaman bir albüm yaptırdı amcası benim yönlendirmelerimle .. sanırım ciltçi ya da en yakınımız amcamız bile artık deli olduğumu düşünüyor.. osmanlı tarihi yazacak sanki.. kocaman iki cilt oldu.. bu kışın işi bunları doldurmak..sadece fotoğraf albümü değil tabii bu..herşey olacak.. 0-3 yaş bir albüm inşallah 3-6 yaş bir diğeri.. sonrası devam eder mi bilmiyorum
ama 0-3 yaÅŸ kesin olacak..
Bu günlüğün de ömrü kafamda biçildi gibi bu durumda..
Zamanla o da olacak..
Åžimdi oÄŸlumla yemek yeme vakti..











































bizim için wc eğitimine daha var, önce memeden kesilcek ,ikisini aynı anda yapıp garibimi tüm lüxlerinden mahrum etmek istemiyorum:) 2yaşa ne kaldı dimi?:p bakma ben ondan çok üzülüyorum:)
Ayça,kaçırdım heralde,işin nedir?,ofiste ne yapıyorsun?:)
abu ablası 7/24 oyun oynayabilir onunla valla hemide büyük bir zevkle:)
resmen terapi gibi bi ÅŸey bana:)
valla bu ÅŸirinlikten hele ki yemek masasının etrafındaki abu diye dönüp dolanmalarından sonra ben telif hakkımdan vazgeçtim.”TETE” yi kendinizin gibi kullanın:):)
şu kırmızılı ,sütlü, kurbağlı keyif pozuna ise hala gülüyorum süpeer:)
Gerçekten postu okurken hayretler içinde kaldım.
2 yaşını doldurmadan bütün bunları yapabiliyorlar mı
Allahım ben ne yapacağım duygusu yine kemirdi içimi, vaktim darlaÅŸmaya, öğrenecek ÅŸeyler çoÄŸalmaya baÅŸladı yine çığ gibi…
Ama en çok Erin\’in sandalyedeki içecek keyfine bayıldım…
Ebrucum hep gel o zaman
hiç hayır demeyiz terapine
Sabahnur aslında ben Erin’e eÄŸitim vermedim sadece anlattım zaman içerisinde.. ÅŸimdi kendi bezi istemiyor rahatsız oluyor.. bahsettiÄŸim ironi de burada galiba..mahrum etmek gibi görüyoruz bunları.. ben görmüyorum çünkü düşünsene altında bezle dolaÅŸtığını:S son derece sıkıntılı bir iÅŸ olsa gerek
meme konusunda ise 2 yaÅŸ yeterli bence.. bir de ikisini aynı anda baÅŸlamak zor olabilir..ben tuvalet için daha önce de yazdım 6 aylıktan beri anlatıyorum Erin’e
olayı kavramasını bunu bir olay gibi görmemesini sağladım galiba.. normal yaşantımızın içinde olağan bir durum..bir de seramonimiz var tabii bu da işin eğlenceli kısmı : yaptıktan sonra silinme, kağıdı atma, sifonu çekme baybay yapma ve en son fırçayla tuvalet temizleme
biraz eğlenceli hale getirdim ikimiz de rahatladık galiba..:) neyse bu uzun bir konu ve herkes için değişken bir konu..
ben bir süredir haftada 3 gün ofiste çalışıyorum kendi şirketimizde..çoğunlukla web işleri ile ilgileniyorum yeni yıla kalmaz fotoğraf işimi de yönlendireceğim / inşallah /
Kiraz aslında kimisi yapabiliyor kimisi yapamıyor kimisi daha önce yapıyor.. bu çocuğa ve senin çocuğunla kurduğun diyaloga ve verdiğin zamana bağlı.. en çok çocuğa bağlı tabii.. o duygu hep oluyor, başlarda daha yoğun ama çocuğunu gözlemle gerisi geliyor
onlar zaten sana ne yapman gerektiÄŸini söylüyor.. “duyarga”ların açık olsun yeter:)
Çok heyecanlı, bakalım biz neler yaşayacağız.
İşyerinden de yazabilmek için blog adresini değiştirdim: http://kendiizinisurendeli.wordpress.com
Böylelikle akşam istediğim gibi uyuyabilirim
Sayfanızı yeni keşfettim.Çok beğendim.Takibinizdeyim.Sevgiler:))
meme ve bez kısmına biz henüz hiç girmeyelim:(. Erini ve tabiki annesini bu konuda tebrik ediyorum, ha bi de erini şapur şupur öpüyorum (nasılsa sanal ortam, istediğim gibi öpebilirim değilmi ayça:)).
bu çıkartmalara benim yavru da bayılıyor, “yapiÅŸ, yapiÅŸ” deyip duruyor peÅŸimden, ben meraklı minik dergisini alıyorum, oradaki yapiÅŸ yapiÅŸler gayet iyi.
çok çabuk büyüyorlar di mi?Erin kocaman delikanlı olmuş bezi hayatınızdan çıkarmaya başlamanıza sevindim darısı bizim başımıza diyelim:)
Ayça fotoğrafçılığı meslek olarak yapmayı düşündün mü?bence bu konuda çok iyisin özellikle Erinin fotoğraflarına bayılıyorum tabi modelinde çok güzel