İki gün önce sabah uyanmış ve gece 12 de yattıktan iki saat sonra uyanarak bugüne kadar büyük bir özel hastanenin bugüne kadar görebileceÄŸi EN DOÄžAL bebeÄŸin EN DOÄžAL doÄŸumuna ÅŸahit olduktan sonra, yüklendiÄŸim adrenalin ile ertesi gün yani dün akÅŸam üzeri saat 4′te Erin’i yuvadan alana kadar ayakta kalabilmeyi baÅŸardım. Aslında daha da baÅŸarabileceÄŸimi ve gece uyku saatine kadar dayanabileceÄŸimi düşünüyordum ama arabada sızmışım, yukarı nasıl çıktığımı dahi hatırlamıyorum. Koca kiÅŸisi saÄŸolsun Erin’i doyurmuÅŸ, oynamış v.s..ve fekat gecenin ilerleyen saatlerinde eve girip neden bilmediÄŸim bir ÅŸekilde oÄŸlumun yatağın da uyuduÄŸumu fark ettiÄŸimde içeriden garip, deÄŸiÅŸik bir öksürük duydum. Sanki boÄŸazına bir ÅŸey kaçmış gibi deÄŸiÅŸik bir öksürük geliyordu Erinden.. ve ateÅŸi vardı! Yanıma yatırdım ve ikimizde uykuya daldık ta ki “anne midem bulanıyor” diyene kadar.. cümlesi bitmeden zor yetiÅŸtik tuvalete! ateÅŸ, kusma.. zehirlendi mi diye düşündüm ama sonradan öğrendim ki sabah araba bende olunca, takside olmayınca baba – oÄŸul ofiste kahvaltı edip yuvaya o soÄŸukta oynaya oynaya yürüyerek gitmiÅŸler. Üst üste kalınca da giydirmiÅŸ babası ya.. kalın niye giydirdin bey dedim! çocuk terledi o soÄŸukta iÅŸte!
Sen kalk git Bolu’ya, kar altında oynasın, sobalı odada uyusun, buz gibi sulara girip çıksın, kar yesin sonra gel ÅŸehirde hasta et çocuÄŸu! Ne saçma! Åžimdi karşımda uyuyor, çalışmam lazım ama kafam hala kazan gibi, içeride temizlik var, teslime hazırlanacak fotoÄŸraflar ve aslında Erin’in yanına kıvrılıp uyuma arzusu. Hiç birini yapmıyorum: uzun zamandır yapmadığım ÅŸeyi yapıyorum: YAZIYORUM!
“Sen kalk git Bolu’ya” demiÅŸken… Nurdan’ın içindeki kurtları susturduÄŸu yazısını BURADAN okuyabilirsiniz.. benim yazısını ekleyemediÄŸim bir kaç kare koyduÄŸum yazıyı da BURADAN. “valla bakın gelin diyorum ama bu köhne yere gelmeseniz daha iyi” kıvamında yazdığım davetten sonra 8 aile toplanabildiÄŸimize hala İNANAMIYORUM! O kadar beklentileri düşürmüşüm ki bu arada gittiÄŸimizde tadilat görmüş evler karşısında binlerce kere ÅŸaÅŸkınlığımı dile getirmekten kaçınmadım. Baharda tekrar gidile!
“uzun zamandır yapmadığım ÅŸey” demiÅŸken….sinemaya gitmeyi özledim! Tamam evde film seyretmeye vakit ayırıyorum ki birazdan son seyrettiÄŸim 3 filmi okuyacaksın ama ben kafamda tilkiler dolanmadan, “ay ÅŸimdi git gel ha bi de kahve molası ver bu sürede kaç fotoÄŸraf editlerim ben biliyor musun” demeden, BeyoÄŸluna çıkıp, o kalabalığı umursamayıp girip bir film seyretmek!! özledim iÅŸte. Her telefon edip nasılsın diye sorana son 3-4 aydır ” nasıl olim iÅŸte sinemaya gitmek istiyorum” diye cevap veriyorum. 40 kere söyleyince olur biliyorum!
“biliyorum….” demiÅŸken.. dünden beri kafaya taktım, kendisini çok beÄŸendim.. aÅŸağıdaki videonun başında duyup da adının “esatu hanım” olduÄŸuna inanmayın efenim nam-ı diÄŸer ZAZ hanım! sosyal aÄŸlarda yazdım buraya da not düşüyorum: bu kız arkadaşım olsun, bir kahvemi içsin ve ben onun fotoÄŸraflarını çekip istiyorum. Kız sade! basit! Nefis! Size hediyem olsun.. buyrun indirin buradan ..> 02. Je Veux ( saÄŸ tuÅŸ farklı kaydet yapın iner
)
“bu kız arkadaşım olsun” demiÅŸken…Elif Åžafak Firarperest okuyorum. Bu kitabın öznesi çok deÄŸiÅŸik deÄŸil : KADINLAR! yine içindeki dışındaki, oradaki, buradaki kadınlara bulaÅŸan denemeler. BulaÅŸmak kelimesini olumsuz anlamda kullanmadım.
“Ne zaman bir baÅŸka yazarın baÅŸarısına tanık olsam, ben biraz daha ölürüm” demiÅŸti Gore Vidal diye baÅŸlayan “yazarları sevmeyen kadınlar” denemesi..neden kız arkadaÅŸ konusunda sıkıntı çektiÄŸimi/zi aslında açıklıyor. Biz kadınlar! Ne zaman bir baÅŸka yazarın baÅŸarısına tanık olsak, biraz daha ölürüz biz! Çok azımız bunu bu ÅŸekilde itiraf edebilsek de diye bitirmiÅŸ..
Elif Şafak, kadınların yaklaşımını ise şu sözlerle özetliyor. ‘Biz kadınlar birbirimizi kategorilere böldüğümüz, hem cinslerimize hırçınca eleştirel bir nazarla baktığımız ve ‘kız kardeşlik’ kavramı yerine suni bir Prenses Rekabeti’yle hareket ettiğimiz müddetçe değişmeyecek bu köhne kalıplar, değişmeyecek…’ (Kazete)
“son seyrettiÄŸim 3 filmi okuyacaksın” demiÅŸken…

Bir Yunan adasında motel sahibi olan özgür ruhlu Donna kızını tek başına yetiştirmiştir ve artık onu evlendirmek üzeredir. Kızının düğünü için iki eski arkadaşını yanına çağıran Donna, eski günleri yad etmek adına dostlarıyla beraber Donna and the Dynamos adlı müzik grubunu organize eder. Donna bu işlerle uğraşırken kızı Sophie de boş durmaz ve adaya üç sürpriz konuk çağırır. Babası ile hiç karşılaşmamış olan Sophie bu olasılığa sahip olan üç baba adayını davet eder ve böylece 24 saatlik çılgın macerayı başlatır.
Bu filmi seyredince hayat doldum! Adada yaşama isteğim tavan yaptı ama sonra fark ettim ki yaşadığın ve karnını doyurmak zorunda olduğun her yer aynı hale bürünüyor zamanla! Yine de tabii temiz hava farkı var, şehir koşuşturmacası kadar kaotik değil (dir herhalde) uzaktan davulun sesi hikayesi. Meryl Streep ! Muhteşemdi bence..
“Meryl Streep” demiÅŸken…Julie & Julia! mmm.. nefis bir yemek filmi öncelikle..tariflere ulaÅŸabilmeyi dilerdim
Kadın burada da bence harika oynamış! Hani böyle solmuÅŸ çiçeÄŸe can verecekmiÅŸ gibi, ölmüş adamı diriltip dans ettirecekmiÅŸ gibi.. bir Bon Appétit deyiÅŸi var ki ..:) DiÄŸer kadın Julie’yi oynayan hayatının çıkmaza girdiÄŸi bir dönemde bir blog tutmaya baÅŸlıyor! Tatamm: hayatı deÄŸiÅŸiyor, yazar falan oluyor..nbu amaçla yola çıkmıyor ama yolun sonunda yazar oluyor. Günümüz blog yazarlarına pusula tutabilecek cinsten. En güzeli iki kadının gerçek yaÅŸam hikayesinden derlenmiÅŸ bu filmi seyredin seyretmediyseniz.
Bütün bu eğlenceli filmlerden sonra azıcık kasveti barındıran, hem iyiliği hem kötülüğü, beyazda siyah siyahta beyaz olduğunu aslında yin yang mı desem bilemedim.. neyse uzatmayayım
BLACK SWAN ! Ah be Natalie Portman! Hak etmişsin oskarı, bende onayladım
Sol taraftaki görselin film afiÅŸiyle bir baÄŸalntısı yok. Evimde, yapmak istemediÄŸim yüzmeden aldığım madalyaların üzerine, yapabilmeyi çok dileÄŸim, ayağıma bir kere bile giyemedÄŸim pointler …bir arkadaşımdan almıştım bunları. Yıllardır bu madalyaların üzerinde aslı durması tesadüf mü ?? bilmiyorum ama orada duruyorlar. Bu filmi çılgınlar gibi içim titreyerek seyrediÅŸimi anlatır belki.
“EN DOÄžAL doÄŸumuna ÅŸahit olduktan sonra” demiÅŸken.. aslında devlet hastanelerine gitsek kendi kendine doÄŸuran kadının ne kadar da normal bir ÅŸey olduÄŸunu göreceÄŸiz, doÄŸuramayanı da alıyorlar sezaryane..süreç budur herhalde ama ÅŸimdilerde bir doÄŸal doÄŸum modası var ya.. ÅŸimdi cümle içinde kullanıyorum ” ben doÄŸal doÄŸumgördüm” ! billahi gördüm! Doktorun tüm ısrarına dayanamayıp son dakikada kiwi (vakum) takılmasına razı olsa da vakumun takılamadığını gördüm. Ya doktorun paniÄŸi ya da gerçekten kızın karması. “Nolur çömelim de doÄŸurim” dese de yine de yatar/oturur pozisyonda sıfır müdahele ile gerçekleÅŸen gördüğüm ilk doÄŸum oldu, aslında ikinci ama bunun baÅŸka özellikleri daha vardı. DoÄŸum sonrası müdahelesizlik bebek için de geçerliydi (aşı/damla v.b müdaheleler) ama bunlardan da öte bu doÄŸumun bir baÅŸka özelliÄŸi vardı. Herkes etrafta “bu bir kız” diye dolanırken anlamakta güçlük çektiÄŸim bir durum oluÅŸtu sabahın kör saatinde ama ilk defa ÅŸahit oldum : bebeÄŸin cinsiyetini doÄŸum anında öğrenmiÅŸlerdi! Ben de çok istemiÅŸtim ama ultrasonda görmüştüm!
Bu yazıyı yazabilmem tüm gün sürdü. Sabah başlamıştım saat oldu 4. Erin baygın yatıyor ateş, 39 civarı. Beta olma ihtimali var. Yarına kadar bekleyeyim mi yoksa şimdi kalkıp götüreyim mi hastaneye ? kararsız kaldım! Erin ilk defa böyle baygın olduğu bir ateşli hastalık halinde ne yapacağımı da bu sebeple bilmiyorum. Yuva başladı hastalıklar da başladı işte.








































Mamma mia! – http://www.pi.web.tr/mamma-mia
Allah şifa versin miniğe. Bu ara hastalıklar daha uzun sürüyor, benim oğlumda da oldu gecen hafta ateşli hasta ama geçiyor. Umarım biran evvel geçer gider..
DoÄŸum hikayene de bayıldım. Eline saÄŸlık. Bol dinlenmeler…
Yuva hastalıkları sanırım bunlar.. başladığından beri hep hasta
yuvaya kadar biz ateş düşürücü bile bilmedik ..(çok şükür ) ..olacak tabii çocuk .. bin beteri var..
teşekkür ederim:=)
Erin’ e çok geçmiÅŸ olsun. Çok keyifli bir yazı olmuÅŸ. Hayatı dolu dolu yaÅŸadığın öyle hissediliyor ki, bravo gerçekten.
Kazete’deki “kadınlar” üzerine yazılan yorum süpermiÅŸ. Bayıldım.
Kalemine sağlık, sevgiler.
:) TeÅŸekkürler.. bazen boÅŸaltmak gerekiyor be Aylin …:)
HAklısın, draflerdekileri bir düzenlesem ben de rahatlayacağım inşallah
))
Sevgiler
yok ite draftakileri de bırakmak gerekiyor.. fazla dolu olmamak gerekiyor.. mamma miadan sonra bana bişiler oldu :S
Kaptım! İçimden geldiği gibi yazarım bir ara. Ama şimdi değil
Çok uykum var.
)) Bu arada foto albümlerin ŞAHANE
Sevgiler
Ayçam geçmiÅŸ olsun Erin’ciÄŸe.. İnÅŸaallah karla birlikte uçar bakteriler mikroplar da kurtulur çocuklar da hastalıktan.
Ve ilginç bir detay: bugün daha Elif Åžafak’ın o yazısını okudum.
Öpüyorum seni. Dilerim geceniz ateşsiz ve rahat geçer.
Ay evey yaaa. bitsin hastalıklar.. gerçi bu sene bir su çiçeği bir bu ama. bunlarda yetti bana.. aslında allah beterini vermesin böyle geçsingitsin hepsi çocuklarımızdan ..
) ilginç
)
detay
oy kıyamam küçük kuzuya ateş benim halen en panik olduğum durum,geçen gün bir arkadaşım,iki çocuk annesisin alışmış olmalısın dedi ama yok ateş fırladımı bende telaş başlıyor elimde değil
inşallah şimdi daha iyidir,ateşi düşmüştür
geçmiş olsun Erine
seni de öpüyorum
sağol İzgüncüm .. düşmedi ateşi sabaha düşer umarım ..
Haydi inÅŸaallah!
Cok gecmis olsun. Yuva-hastalik meselesine katiliyorum. 4 ay oldu baslayali, 4 aydir virus bizim evden cikmadi
acil sifa..
aslinda guzel, uzerinde konusulacak seyler yazmissin ama gece 03.16, kafami toparlayamiyorum.. bir ara donsem de su kizkardes-prenses meselesini kurcalasam
Çok çok geçmiş olsun.. inşallah önemli bir şeyi yoktur Erinin.
Ayçacım, bi ÅŸey sorucam; “doÄŸal doÄŸum” demiÅŸsin. Ben de bu aralar hep bunu araÅŸtırıyorum. ilki sezeryen oldu, doktorun yalnış teÅŸhisiyle. ve aradan 4 sene geçti. ÅŸimdi hamile kalmak ve kendim doÄŸurmak istiyorum. yani benim için çok önemli bu. hatta, yine sezeryn olucaksa ikinci çocuk düşünmüyorum, o derece!
Bu hastane nerdedir? ve ya başka böyle doktorlar, hastaneler var mı? yabancıyım TR-de.
Ayka merhaba, yorumunu ÅŸimdi !!
gördüm .. bu hastane ataşehir memorial ..memorial ve florance nightingale de çok müdaheleemtiyorlar ama bence esas iş doktorda .. doktorun müdaheşe etmiyor olması lazım ama bu iki hastane nispeten daha az müdaheleci
tabii sen bu arada doğurmadıysan