
Yine bir yalnız anne gecesinde kendimle baÅŸbaÅŸayım. Saat 8′e geliyor, bu saate kadar çalıştım ve canım ÅŸimdi eve gitmek istemedi, aklımda birkaç gündür dönen kelimeler cümlelere dönüşmek istedi.
Yoğun bir geçmiş hafta yaşadım. Bu yaşanmışlık,yoğunluk bana bazı yerlerde durup düşünmeyi ekledi.Korkularımla çok fena yüzleştim.
Bu haftasonu çok önemli olmayan küçük bir operasyon geçirdim. Konusu çok önemli değil ancak ilk defa hayatımda genel anestezi aldım. Kısa süren 10 dakikalık bir uyuma olacağını bile bile bu haberi çarşamba günü almış ve anında halledebilecekken birden korkularımla çok ani karşılatım; hiç hazırlıklı değilken. Bu işi cumartesiye erteledim. Cumartesi gelene kadar her dakika bu küçük durum içimde büyüdü durdu. Sonunda cumartesi geldi nefesimi tuttum gittim ve anestezimi oldum. Bir kez daha çok büyük bir sorunumla yüzleştim.
Operasyondan çıkmış kendimi uyanırken bulduğumda yine kendi zirvemi kendim yükselttiğimi gördüm, aslında ne tatlı bir uykuydu yaşadığım. Allah daha büyük,çözülemeyecek bir durum için bunu yaşatmasın ama.. ama bu çok güzel bir uykuydu sanki 10 dakika değil 10 gün uyumuş gibi dinlenmiştim uyandığımda. Öncesinde kendime yaşattığım cehennemi hak etmeyecek kadar tatlı bir uyku.
Sonunu göremediÄŸim durumlardan kaçmak, bunun için sinirlerimi gerip kendimi yıpratmaktan ne zaman vazgeçebileceÄŸimi sorguladım. Bunun bilinçaltımda yatan nedenlerine inmeye çalıştım: ulaÅŸamadım. Bu bilinçaltı temizliÄŸini yapmak zorunda hissettiÄŸim bu dönemde birden karşıma bugün bir e-mail çıktı. Bununla beraber cumartesi akÅŸamı okumaya baÅŸladığım “bilinçli sevmek” diye aslında hiç de haz etmediÄŸim ÅŸu geliÅŸim kitaplarından biri de çıktı.. hiçbirÅŸeyin tesadüf olmadığına inanan ben bir kere daha bu inancımı tazeledim.
Okudukça Erin’in bilinçaltında nelere sebep olabileceÄŸim ile ilgili endiÅŸelerim arttı. Dün akÅŸam Alpay’ın seyrettiÄŸi ve bana anlattığı bir belgeselde canlıların bilgilerini,öğretilerini kümülatif bir ÅŸekilde bir sonraki nesile aktardığını öğrendim. Korkularımı diÄŸer öğretilerim ile beraber oÄŸluma geçiriyor olabilir miyim? bunu derin bir ÅŸekilde sorgulamam gereken bir konu olarak iyice düşünmeye baÅŸladım.
Bu güvensizlik duygumum altında yatan bilinçaltı olaylarım neler ?? ne zaman bulabilirim bilmiyorum..bulmak için düşünmeye başlamak bile bu konuda aydınlanmaya başlamanın bir işareti gibi geliyor bana..
Bunların yanında hastaneden çıkınca Ebru’ya gittim.. biraz bedenen biraz ruhen olmak üzere uzun zamandır yapmadığım birÅŸey yaptım: bir arkadaşımla hemde öyle böyle deÄŸil kardeÅŸim gibi olmuÅŸ bir arkadaşımla bir konuyu bitirmeye kadar vardırarak sohbet ettim. EÄŸer bir çocuÄŸunuz varsa bir arkadaÅŸla konuÅŸulan her konu yarım kalır ve çocuÄŸunuz yanınızda olsun ya da olmasın konu birden yön deÄŸiÅŸtirir: kendinizi çocuÄŸunuzu konuÅŸurken bulursunuz. İşte bu sohbet günü öyle olmadı. Mümkün mertebe baÅŸka konular konuÅŸtuk, konular yarım kalmadı.. uzun zaman oldu böyle bir akÅŸamüzeri geçirmeyeli. Sonra annem Erinle beraber benimle buluÅŸmaya geldi Bir kafede oÄŸlum ve annemle oturup birÅŸeyler içtik, vitrinlere baka baka amaçsızca yürüyerek eve döndük.. Erin hayatımın çok büyük bir kısmında bunu biliyorum, bunu seviyorum, bundan zevk alıyorum: egoistçe ama hemen herÅŸeyi Onunla yapmak istiyorum..ama arada böyle nefesler almak çok iyi geliyor. Erin zaten bu durumdan benden daha memnun gibi görünüyor: ne de olsa anneannesi kendisinin en büyük oyun arkadaşı. Bu akÅŸamda diÄŸer oyun arkadaÅŸları olan dedesi ve babaannesiyle
Tüm Pazar gününü evde pinekleyerek hatta Erinle beraber tam 3 saatlik bir uyku uyuyarak geçirip dinlenmiş olarak bu haftaya başladım. Sabah bu kadar uyku depolamış olarak kargalardan önce kalktım hazırlandım ve ofise geldim. Yürürken geçtiğim bir pasajda henüz dükkanların açılmamış olmasından kaynaklı bir sakinlik kapsamında bir çocuk kıyafeti satan mağazanın kapısında yazan yazıyı gördüm : TÜM ÜRÜNLERİMİZ ORGANİKTİR!!.. fotoğraf makinem yanımda olsa bunu çekerdim. İnanası gelmeyebilir insanın. El örmesi kıyafetlerin olduğu bir mağazada nasıl bir organik ürün vardır ?? Evde yapılan her ürün organik midir? organikle neyi kastediyorlar?? anlamadım..
Kapitalist sistemin bizi ne hale getirdiğini çok fena hissettim.. umudum azalıyor bu dünya ile ilgili..
Üstelik benim hatam olmayan bir durum yüzünden operasyonun tüm parasının cebimden çıkmış olduğu, ne sigorta şirketinin ne de hastanenin sorumluluk almadığı bu ülkede katlanarak azalıyor..
Bu ülke bilinçli anne babaların yetiştireceği çocuklar ile aydınlığa çıkacak..değil mi ??
Bu arada birkaç gündür Açalya‘nın yazdığı bir postu takip ediyorum. Yorum yazmadan sessizce izliyorum.Burada yer vermek istedim bu posta. Bilinçaltlarımız mı bize bu oyunları oynattıran bilemedim.Bu ülke ile ilgili umutlarım hala var.. gerçekten !!







































Ayca hanim, inanin biraz su organik gidalarin nasil uretildigi isinin icinde olsaniz, yaklasik 9-10 ay once sut mevzuu uzerine konustugumuz konudaki itirazlarimi anlarsiniz. hersey organik, hersey wildtype, mutant birsey yok kandirmacasi nereye kadar devam eder bilmiyorum.!!topraklarimiz kirlendi, kirletenler bizleriz, ozellikle gelisen ulkelerde boyle saf sut-saf tereyag, koy pazari, muhabbeti artik cok inandirici degil. toprak bu, kirleten maddeye sen burada dur, asagidaki guzel ovalara inme diyemiyorsunuz. yagmurla, diger organizmalarla kendiliginden birikiyor, istenmeyen yerlerde bile.
bu nedenle genlerimizin sansli olmasina guvenerek yasamak zorundayiz (milyarda 1 olasilikla herbirimiz dunyaya geliyoruz; secilen yumurta ve dolleyen spermin secilme olasiliklarini limitler altinda tutarsak, yoksa cok daha buyuk bir sayi). ek olarak en buyuk enerji ise stressiz mutlu bir yasam. tabii basarabilene, kimimiz korkularimiz, endiselerimiz, gelecek beklentilerimiz ile dogal bir stres ortami icindeyiz. ve stres icin kendimizden baskasina ihtiyacimiz yok. ama bu da aynen esinizin soylemis oldugu uzere kumulatif olarak bizden onceki nesillerden aktarildi genlerimize. kisacasi, biz bu gerceklerle yasamak zorundayiz. endise duymak cok insani, yasayip sonuclari ile mutlu olmak zorundayiz. cunku icimizde var. cok cok gecmis olsun dileklerimle, bence siz bu kadar insani bir araya getirmis olmakla cok guzel bir ise baslangic noktasi olusturdunuz. olusturmus oldugunuz bu pozitif enerji umarim hep yaninizda olur. yeniden gecmis olsun dilerim.
Ayça, çok geçmiş olsun.
Ayçacım çok geçmiş olsun. Umarım önemli bir şey değildir. Öptüm
Ayça, çok geçmiş olsun.Bazen korkularımızın kaynağını aramak isteriz kendimizce.Kendimzin de halledemeyeceği başka bir bilim dalı(ilaçsız olanından:) buna cevap veriyor.Ben çok yararını gördüm.Vee çıkan tüm sonuçlar,benim tüm davranışlarım,korkularım çocukluğumda yaşadığım olaylar sonucu oluşmuş meğer.Bunu bilmek, bu korkuları da bitiriyor inan.
Öptüm
bende izliyorum sessizce Açalya’nın blogundaki son yazıyı… Gerçekten umutlu musun? Ben çok uÄŸraÅŸsam da bazen kaybediyorum. Oysa kızım için hiç kaybetmemem lazım. bilinçaltımdan umutsuzluk mu mirasım olacak ona. Hop kendime geleyim ben en iyisi…
GeçmiÅŸ olsun bu arada…
Ayça’ cım çok geçmiÅŸ olsun. Bu yazı bana uzun süredir içten içe beynimi kemiren ve cevaplarını endiÅŸeyle merak ettiÄŸim geçmiÅŸe ait sorularımı hatırlattı. Kerem’in bilinçaltında olumsuz bir ÅŸeye yer vermemek için dikkatli ve olçülü davranıyorum. Åžimdi bunları kontrol edebilirim. Peki hamileyken üst üstte yaÅŸadığım sıkıntıların bebek uzerindeki etkileri ne olacak? Bu sıkıntılardan nasıl etkilenmiÅŸtir? Ya da etkilenmiÅŸmidir?? Daha neler neler…
Annecugun söylediklerinin hepsine katılıyorum ama evrime de
ya bu bozduğumuz dengelere ayak uyduracağız ya da neslimiz tükenecek ayakta kalan canlı grubu yaşamaya devam edecek.. amacım burada bunun polemiğini yaratmak değil zira Açalya da bu konu çok konuşuluyor :=)verdiğin destek için teşekkürler 
ama anestezi gereken bir durumdu 
umutlarımız filizlenecek birgün biliyorum:) ayy çok dramatik oldu bu 
hiç birimiz duygusuz taş değiliz ki.. mümkün olduğunca zarar görmeden büyümelerini sağlamaktan başka çare yok sanki ..
delicim önemli değil
Kiraz teşekkürler
çağ anladım ben seni.. aydınlanma sürecimde karşıma hep çıkan bir bilim dalı/ ya da felsefe / ya da bilmiyorum ne deniyorsa.. faydasını gördüm ama bana uymayan taraflarıolduğu için benimseyemedim..
Banu en ufak tohum bile büyür filizlenir.. küçük bile olsa umudum evet umutluyum
Serap hepimiz zaman zaman stressler yaşıyoruz önüne geçmek çok da imkanlı değil.. bunları aza indirgemek elimizde ancak.. özellikle hamileyken bu stressleri bertaraf etmek elimizden geldiğince annelik sorumluluğu gibi geliyor bana. bir de elimizde olmayanlar var:birini kaybetmek mesela.. hamileyken başına gelirse önüne geçilmez bir üzüntüyü yaşatabilirsin bebeğine ama gerisi boş.. hiçbirşey bebeğimizden ve onun huzurundan önemli olmamalı özellikle iş stressleri
cok gecmis olsun.
sinem
Teşekkürler Sinem
Aycacigim cok cok gecmis olsun. Hic haberimiz olmadi. Aslinda kac gundur internete giremiyordum. Acalya’nin blogunda olanlari da simdi gordum… Sonu yok bu kavgalarin.
Organik diye yazan magazada, pamugun organik oldugunu dusunuyorum. Ben de Isvicre’den Defne’ye hep organik uretilmis kiyafetler almaya calisiyorum. Ozellikle tenine degen corap, body, ic camasiri gibi seyleri. Orada organik kiyafet aldiginda, organik pamugun nasil uretildigini fotograflar ve uzun bir yazi ile anlatan bir de kitapcik oluyor etiketinde. 10-15 sayfalik. Bir de organik olma sertifikasi oluyor icinde. Son 2-3 senedir cok cogaldi organik kiyafetler Isvicre’de. Hemen hemen her hazir giyim firmasinin bir de organik bolumu var artik.
Turkiye’de organik urun satislari bana biraz “garip” geliyor. Egri bugru, curuk carik sebze meyveleri “organik” diye satip “niye bu curuk” diye sordugunda “aaaa bu organik” cevabini aliyorsun. Avrupa’da ise tum organik urunler ozenle secilmis tek bir curugu olmayan mallar. Ve isin ilginci bazilarinda “Turkey” etiketi olmasi. Anlasilan iyi mallar Avrupa’ya, kalite kontrolu gecemeyen curuk organikler Turkiye piyasasina… Ben Istanbul’da iyi organik urun bulmakta cok cok zorlaniyorum. Bulduguma da guvenemiyorum. Otoban kenarinda kirli sularla sulanmis, baz istasyonu ile bezenmis, vs…
cok uzattim neyse…
Tekrar gecmis olsun.Optum cok cok
Esra
Esracım teşekkürler benim bile birden bire haberim oldu
ama dediğim gibi önemli birşey değildi 
))organik pazar da bile organik olduğuna inanmadığım ürünler kol gezerken.. cidden dükkanı görüp yazıyı gördüğümde bir süre bakındım içeriye
) görmen lazım sadece:))o dediklerinin burada olması ütopik geliyor.. organik MODA oldu diye üstüne yaz organik köy tavuğu yumurtası köy bilmemnesi hatta ORGANİK KIYAFET!! sat gitsin yer bizim halkımız mantığı etrafta kol geziyor o yüzden çok dikkatimi çekti o kapıdaki yazı
))
bir iki güne gelecek..
Şimdi yazdıklarını gülümseyerek okudum pangaltıda bir pasajın içerisindeki o küçük dükkanda organik kuöaş ya da yün??
bir sonraki postumda senden kopya çektim
Aycacim cok gecmis olsun. Allah daha buyuklerinden, onemlilerinden korusun.
Su henuz olmamis seyler konusunda karamsarliga kapilma huyu bende de var maalesef. Benim gordugum bu biraz biz kadinlara, ozellikle de Turk kadinlarina ozgu bir sey. Belki icinde dogup buyudugumuz toplumdaki tecrubelerimiz bizi bu duruma surukledi, bilemiyorum. Insan senelerce olumsuzluklarla karsilasinca, hayalleri elinde kupkuru kalinca dogal olarak olumsuzluga surukleniyor. Yine de degisebilmek caba ister ve kadinlar erkeklere gore degisime daha acik, daha hazirdirlar
)
Gen hafizasi diye bir konu var sanirim esinin bahsettigi ile ortusuyor. Ama cok pimpriklenmeye gerek yok bence. Alimden zalim; zalimden alim cikarmis diye bir soz vardir. Super pozitif bir ailenin, tum cabalarina ragmen karamsar, depresif bir cocugu olabilir. Ya da cok karamsar tablolarin icinden pirlanta gibi, piril piril insanlar cikabilir. Herseyin kontrolu bizim elimizde degil ne de olsa. O yuzden karamsarliga hem kendin icin hem Erin icin kapilma. Insanoglu oyle her seyden nem kapsa, fizyolojisi, psikolojisi kolayca alt ust olsa simdiye kadar soyu tukenirdi
çok geçmiş olsun ayça..
Bazen kapanıp düşünmek iyidir, verimlidir böyle zamanlar. Gebeliği yaşadık (şanslıyız), beynimizin de gebe olduğu dönemler bunlar, ağırlaşır, ağrılanır, karmaşıklaşır, karışır.. Ama sonra doğumla beraber, yenilenir, tazelenir. Bu da düşüncenin evrimidir aslında. Evire çevire düşünmez miyiz zaten..
Bu çeliÅŸkilerin, endiÅŸelerin, korkuların.. Hepsi beyninin bereketiyle güzelliklere dönüşecek bence. Tadını çıkar bu verimli dönemin, ve halen doÄŸurabilmesine şükret beyninin (Açalya’nın blogunda olanları düşününce). Bin kere şükret. Dogmaya deÄŸil, doÄŸmaya inananlardan daha çok var şükür ki. Dogmalara deÄŸil, doÄŸmalara gebe beyinler var daha. O kadar umutsuz olmamak gerek.
Çok geçmiÅŸ olsun Ayça. Organik olduÄŸuna inanılan ürünler satmak moda oldu. Ama maalesef hiçbiri organik deÄŸil:P Köylüler bile artık üretirken, her türlü kimyasalı deniyorlar. Daha çabuk mahsül alabilmek için…
Erin sensizliÄŸe alıştı demek… Senin için ne güzel. Kendine vakit ayırabilmek harika biÅŸi.
Slm Ayça
Açalyanin yazisi hakkindaki düsüncelerini / tutumunu merak ediyorum… biraz aciklik getirirmisin lütfen?
Tesekkürler
Esra teşekkürler.. işte genetik hafıza denilen şey bu olsa gerek bak bir Türk insanı olarak oralarda yaşarken bile aynı şeyleri hissediyorsun
)))aslında yazdıklarım karamsarlıktan çok aydınlanabilme yolunda atmaya çalıştığım adımlarla ilgili.. karamsar değilim aksine umudum var
Remziye teşekkürler.
Bernacan güzel bir yorum olmuş bu.. beynimizde bazen gebe kalıyor ve bu gebelikte sıkıntılar olabiliyor evet çok güzel
sonra doÄŸum yenilenme baÅŸtan öğrenme v.s.. Açalyanın blogundaki konu ile ilgili burada birÅŸey yazmayacağım orada zaten kısa birÅŸeyler yazdım ama okumayan varsa okusun diye link vermek istedim:) herkesin inancı kendine ama ben ÅŸuna katılamıyorum” tek dileÄŸim ÅŸuna buna inanman”
) bu cümleler beni delirtiyor hiç demoktratik gelmiyor bu durum bana ve Alpay’ın bu cümle ile ilgili yorumuna bayılıyorum : ” ben ÅŸuna buna inanıyorum sen de buna inan inÅŸallah ki ben yanlış yapıyorsam sen de yap”
)
Aysun teÅŸekkürler. Organik moda ya herÅŸeyin üstünde yazıyor artık herÅŸeyin!!! birgün biri çıkıp kimyasallar iyiymiÅŸ diyecek böylece organik yerine” kimyasal armut” yazacak manavlarda… en çok ben köy kahvaltısı hikayesine bayılıyorum. Kaç kere acaba bir köyde kahvaltı etmiÅŸlerde yüz çeÅŸit malzeme ile karınlarını doyurmuÅŸlar.. şöyle çanak çömlekte gelince biraz sedirli falan bir mekan olunca köy kahvaltısı diye gazlanan ÅŸeye ölüyorum
Sessiz takipçi.. Açalyanın blogunda bir yorumum var zaten oraya bakabilirsin.link vermemin sebebini yukarda belirttim.
Ne iyi gelmis bu ameliyat sana! gecmis olsun! insan kendiyle basbasa kalabilmeli bazen…kendini adamis bir anne bile olsa…
Blogumdaki yaziya buradaki yorumlardan da destek geldigine cok sevindim…
Sessiz takipci de seni gaza getirecek, burda da polemik yaratma bosver, bana gonder hahahaha.
Aysun bu arada erin bensizliÄŸe alışık da ben galiba deÄŸilim.. ne zaman kayın-annemlerde kalsa ben gece 1′e kadar dönenip duruyorum bunu fark ettim.. ya üşüyorum ya aklıma birÅŸey geliyor düşünüyorum am auyuyamıyorum.. çocuk deÄŸil de anne bağımlı galiba:))
acayip bir uyumaydı o
gaza gelmedim zaten
burada polemik istemiyorum sende yeterincevar
açıp okuyup gülümsüyorum hatta biraz önce çok güldüm bir tane yoruma ama cevap yazmayacağım
)
Açalya valla iyi geldi ne yalan diyeyim
Geçmiş olsun ayça,bu cehennemi yaşatmayacak tatlı uyku demişsin ya?ben o uykuya iki kere daldım
ikiside o kadar zor olduki benim için,hiç sevmiyorum o uykuyu ben.
Organik ürünlere bende takılmış durumdayım,begüm için gittiğimiz muayenede doktor,milupa organik ürünler yetiştiriyor onları tercih edebilirsin dedi??
gesmis olsun ayca..
Ayca cok gecmis olsun. Ben o anesteziyi tam 6 kez aldim. 6′sina da coskuyla gittim, saka degil. Elif’in bloguna da yazdim, biz galiba “sahne” insanlari olarak biraz bilincaltimizi egitme isinde mecburen ustalasmis oluyoruz. Ameliyata giderken konsere gidiyormus gibi dusunmustum, farkinda olmadan, demek ki benzer heyecanlar; neyse konu bu degil.
Sahne kaygisi yasadigim bir donemde, cok deger verdigim hocam soyle demisti: O kactigim isi sabirsizlikla beklemem gerektigini, sahneye atacagim adim icin kendimi tutamadigimi dusunmemi soylemisti; kisaca “look forward to it”. Hem de kacarken???!! Isin ilginci, evet ben o korkumu boyle yendim. Oyle bir coskuyla beklerim ki hala konser saatini, rahatligimdan degil, bilincaltimi farkli kullandigimdan dolayi. Uzun suredir, boyle hisler yasadigim anda, yani korktugum ve kosarak kacmak istedigim bir sey oldugunda -gercekten oylesine caresiz hissettigim durumlar, korkular olur- yonumu degistirip ona dogru kosmaya baslarim. Ve ise yarar!!! Ben kendimi cok sorgulamistim ama deneyimlerimle bildiÄŸim tek ÅŸey var, bu tip hissi yogunluklar, fiziki hastaliklara da yol aciyor.
Ozet: Hic bir seyin seni uzmesine izin verme. Sagliga zarar. Bilincaltinla iliskide ol, gercekten ise yariyor. Bitti, nokta.
Merhaba Ayça, geçmiş olsun. Bende yeni daldım o uykuya 3,5 saat sürdü. Bir daha dalmak istemiyorum.
Sevgiler,
Hülya
Güneş teşekkürler.. hangi amaç için uyuduğun önemli tabii sorun küçükse uykusu tatlı geliyor galiba
allah daha büyük sorunlar için uyutmasın tabii
bir de seni tanımış olmanın sesini mimikleirni biliyor olmanın verdiği tatla okuyorum ya artık yazdıklarını o yüzdne daha bir keyifli geliyor
bu hissi yoÄŸunluklar gerçekten fiziksel olarak çıkıyor ama tabii bir de farkında olmamak var o yüzden aslında bu karşıklık dönemlerimi – ki karışık olduÄŸumu söyleyemeyeceÄŸim
– fark ediyor olmaktan duyduÄŸum mutluluk iÅŸi kolay toparlamaya yarıyor 
Burcu teşekkürler
yapıncak ne güzel anlattın yine
Hülya teşekkürler . sana da geçmiş olsun
Gecmis olsun Ayca’cigim…
öncelikle çok çok geçmiş olsun ayça şu herşeye endişe ve korku ile yaklaşma huyu mu desem paranoya mı desem bende de çok fazla var.hele şu ara bu duyguları çok fazla yaşıyorum.sanırım yaşadığımız devirle ya da toplumla alakalı birşey bilmiyorum. şu anestezi alma korkusundan ben 2 doğumumu normal yaptım.iyi kide böyle olmuş.organik konusuna gelince o kadar çok şey duyuyoruz ki.pazarda herşeye zehirli gözüyle bakmaya başladım ben .cahil mi olsaydık ne:)ben de çocuklar konusunda egoistim galiba. onlara çok düşkünüm.herşeyimde çocuklarım.kurtulmak istiyorum bu huyumdan ama nasıl?annem alınca bile vicdan azabı çekiyorum resmen 50 kere tlf açıyorum.sakin olmak istiyorum.çok karışık bi yazı oldu.yazdıklarını okuyunca dağıldım resmen
Çok geçmiş olsun, çok önemli bir şey değildir umuyorum. Sevgiler
Ayça’cığım, çok geçmiÅŸ olsun, uyudun, uyandın, geçip gitmiÅŸtir umarım canım..
Erin’e öpücükler, sımsıcak sevgiler…..
Gecmis olsun Ayca!
Anneanne,babaanne hepsi ayni sehirde,ne güzel.Hem senin icin hem de Erin icin.
Sevgiler
Çok geçmiÅŸ olsun Ayça…
Geçmiş olsun Ayça
Geçmiş olsun Ayça, sağlıklı olmana ve güzel bir uyku çekmiş olmana sevindim!!
şimdi bu güzel sohbetin 2. aşamasını yapıcaz arkadaşımmmm..
o da çok iyi gelecek inan:)
özlemiÅŸim ben de seni çoookkkk …
Ortada polemik yaratacak birsey görmüyorum Açalya. Herkesin düsüncesi kendine. Ayça yi uzun zamandir takip ettigim icin firini ögrenmek istedim. Asil polemigi yaratmak isteyen sensin sanirim?!
Ayca cok gecmiÅŸ olsun.
Tüm geçmiş olsun dileklerine teşekkürler..

Ebru sabırsızlanıyorum
sessiz takipçi sanırım adın veya başka bir bilgin olmadığı için polemik yaratma hissiyatı uyandırdı sorun.. bende aynı şeyi düşündüm açıkçası yine de yorumunu onayladım normalde böyle isimsizleri yayınlamıyorum.
Polemiklerile uğraşmaya vakti olmayan anneleriz diye düşünüyorum
sevgiler
ayçacım çok geçmiş olsun. sevgiler
Ben geç kalmışım, geçmiş olsun diyene kadar geçmiştir artık ama yine de demek istedim:)
geçmiÅŸ olsun çok… sevgiler.
Ayca’cigim, onemli birsey olmadigini dusunerek cok gecmis olsun diyorum. Hersey gonlunce olsun.
Ayçacım ben daha yeni okuyabildim yazını yoğunluktan dolayı.. Çok çok geçmiş olsun.. Her ne kadar sen, küçük birşeydi desen de..
teşekkürler hepinize
Geçmiş olsun canım. Ben de böyle küçük bir operasyonu iki ay sonra geçireceğim. Benimkinin nedeni sezaryan. Bir buçuk yıl oldu beni hala toparlayamadılar.
Sana da çok geçmiş olsun Meltem.. nasıl yani neyi toplayamadılar ??
Aycacim,
Simdi gordum yazini. Gecmis, bitmis olsun Allah beterinden korusun. Tatli ve derin bir uykudur hakikaten. Yinede cok ovmeyelim ki cagirdigimizi sanmasin
sana ve Erin’e sevgiler
Mervecim teşekkür ederim
öpüyorum sizi