yavaştan evimize doğru hazırlanalım ..
o kadar alıştık ki biz buraya.. herkes Erin’e ” dönücek misin İstanbul’a” diye soruyor bizimkisi:
“Ben Gelibolu’da kalıcam” diyor..anlatıyorum .. ı-ıhh ” ben Gelibolu!da kalıcam amaaaa” diye cevap alıyorum.. nasıl olacak göreceÄŸiz..
fotoÄŸraf makinem yok
ne fena bir ÅŸey elim kolum eksik gibi!!
1 ay o kadar değiştirdi ki kendisini.. hatta gider ayak kendini denizin serin sularına yağmur yağsa bile atıveriyor :
” bir saÄŸ kol bir saÄŸ kol” diyerek yüzüyor bile!! ben tabii göbeÄŸinden tutuyorum.. bütün gün denize taÅŸ atabilir, bahçe sulayabilir tüm sulak iÅŸlerin sorumluluÄŸuna girebilir hiç sorun yok.. kaldı ki İstanbuldaki evde bu kadar su sorumluluÄŸu veremeyeceÄŸiz kendisine.. üzgünüz!!
Bronz bir çocuk oldu.. tam yazlık çocuÄŸu yani!! dizler yaralı bereli, bacaklar sinek ısırığı, donu düşük, bisiklet tepesinde.. bisiklet demiÅŸken artık itmeli bisikleti hariç büyük bisikletine de biniyor ve pedalları çevirebilmeye de baÅŸladı.. ilk çeviriÅŸinin heyecanını çığlık çığlık daha büyük reyting alarak ben ele geçirdim!! “aa bakın bakın kendi kendine gidiyorrrr”
zaten benim heyecanlar tavan yapıyor burada :
“aaa bakın denize nasıl atlıyor” aa bakın bilmem ne yapıyor” aaa aaa aaa :=))
büyüyor..
ben de galiba.. hatta büyüdüm: yazlık duvar köşelerinde oturan gençliÄŸin ” Erin’in annesi” tanımlamasından hissediyorum..
ya da
kendimi yaz günü yaÄŸan yaÄŸmurda ” ohh be tam dinlenme havası ” derken..
yağmur sonrası uyuyan denize dalıp dalıp giderken..
oğlumla otobüs terminalinde kendi annemi beklerken
sıkça yaÄŸmur dedim, evet dün burada ciddi hava koptu. Önce beyaz büyük bulutlar arkasından gri bulutlar geldi ve çılgınlar gibi yaÄŸmur yaÄŸdı. İnanılmaz güzel bir hava oldu sonunda toprak kokusu ciÄŸerlerimizi doldurdu. AkÅŸamüzeri ise çıkan güneÅŸ, çarÅŸaf gibi uzanan deniz serinlik içerisinde böyleee bizi aldı götürdü. Belki de 1 aydır görmediÄŸim annemin gelmesinin de etkisi var, dün gerçekten buraya geldim geleli en güzel günlerden biriydi.. o kadar ki akÅŸam Erin’i uyuturken 9,5 ta bende uyumuÅŸum yorgunluktan!!
unutmadan artık Erin bana masal anlatıyor:
E: sana Gelibolu anlatim mi ?
A: Anlat annecim
E: Bi tane Gelibolu varmışşş.. orda masada baba, dede, amca, Gülay, anne, babane oturmuÅŸlar köfte yemiÅŸlerrr.. Erin kalkmış baba ” hıı kalkma” demiÅŸ.
A : baba neden öyle demiş peki?
E: Erin yemeÄŸini bitirmemiÅŸ
E: Yine anlatım mi ?
A: anlat annecim
E: bi tane Gelibolu varmışş.. orda kapıda anne ” ayakkabılar” demiÅŸ sonaaa o köfteler erinin diil demiÅŸ babanenin demiÅŸ.. yine anlatim mi ??
A: anlat annecim
E : ee ÅŸimdi bi tane Gelibolu varmışşşş …….
Sonunda anlatmaktan yorulup uykuya dalıyor.. bende anlat annecim demekten :=))
Birkaç gündür dalgaları yok olan deniz kıyısında daha sıkça vakit geçirme imkanı buluyoruz Erinle.. daha önce dalgadan mı bilmiyorum kumsala inmeyi hiç istemiyordu şimdi de kumsaldan geri dönmeyi. Bu vakit geçirmeler sırasında her dakika, her saniye İstanbuldan uzaklaşabilmek adına derin hayallere dalıp bu süreci nasıl kısaltabilir neler yapabilirim/iz diye düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum..
Sabah kahvaltı yapıp, bisiklete atlayıp yaz kış fark etmez kumsala inip biraz deniz havası alıp gelip evde ekmek pişireceğim belki zor ama sakin hayatımızı daha şimdiden deliler gibi özlüyorum!! dua ediyorum.. birşeyler yapıyorum..
istanbul’dan hızlıca kaçmak gerek..
bu son bir ayda bunu iyice hissettim, anladım, hazmettim..
sıra uygulamada..
en kısa zamanda..








































ayçaaaaaaa
delirdin heralde!?:) dünyanın neresine gidersen git başka İSTANBUL YOK!:)
görende seni 32 değilde 72 sanır, farkında değilsin heralde aslında seni-bizi-bizim gibi sürekli şikayet edenleri bu şehrin deliliği-trafiği-karmaşıklığı ayakta tutuyor! Nereye istersen git; huzurla, mutlulukla, sevdiklerinle tatilini yap, güzelce dinlen yine doğup büyüdüğün yere dön!
görüşemesekte seni seven biri:)
Masallarini yerim ben onun. Sesini kaydedin arada bir. Goruntu olmasan sadece sesini. Ben Kipircan uykuya dalmadan evvel bidir bidir konustugu donemlerde monitorden sesini kaydetmistim.
Bu İstanbul’dan gitme mevzusunu tek düşünen düşüneeeen düşüneeeen sen deÄŸilsin, biliyor musun?
Gerçi arada mecburi hizmet temalı bir “pause”a basma durumu olacak ama, bahçeli evimizin hangi köşesine ne çiçekleri ekeceÄŸini, mutfağına tabaklarını nasıl alacağını, evinin terasını nasıl döşeyeceÄŸini dahi hayal ediyor bazıları….. (Åžebnem duyuyor musun, profesyonel destek gerekebilir, benim hayaller yoldan çıktı yani, mimar oldum çıktım düşüne düşüne hehe:))
inan bana, geri döndüğünde seni karşılayacak olan köprü trafiği bu hayallerin vitesini yükseltecek
Bu arada not: Dön artık cicim, dön de bi görüşelim di mi yahu
Ah be Ayca, Gelibolu birakilip Istanbul’a donulur mu hic?
Ya senin oğlun çok tatlı maşallah.. Bizimkisininde kelime hazine genişlemeye başladı 1 haftadır 3-4 kelime daha öğrendik merakla bekliyorum sizin gibi muhabbet edeceğimiz günleri ..
İstanbul’u bırakın hadi İzmir’e gelin:))
Gelibolu bırakılıp tabii ki gelinmez ama mecburiyetler var
yaz sonu tekrar denk getirmeye biraz da eskisi gibi doğa aktivitelerine Erinle beraber vakit ayırmaya geri döndük diyelim ;=) hep deniz olmaz ya biraz da yaylalar dağlar var 
ve YeÅŸimcim evet yok ama İstanbul’un en güzel tarafı tatile gelip hoşçakal deyip dönmek benim için (henüz yapmadım ya :=)) .. daha giÅŸelere girdiÄŸimde kalbim daralmaya baÅŸlıyor !! yaÅŸla alakası yok bunun dingin bir rutine ihtiyacı var ruhumun!:))
Burcu evet tabii ki kaydediyorum o kadar hızlı bitiyor ki her kelimenin söyleniş şekli :=))
esra çok hızlı geliyor o zamanlar sanırım :=) kelimeleri düzgün söyleyemediğii günleri özler oluyorsun :=) İzmir değil ama İzmire uğrayacak kadar yakın olmayı hayal ediyorum :=)
Aybala o köprü meselesini okudum tüylerim dikeldi daha orada:P gelir gelmez ilk fırsatta seni ve Tunayı görmeye geleceğiz meraktan ölüyorum zaten:=))
İstanbul’a yaÅŸamaya deÄŸil turist olarak geleceÄŸin gün aklına koyduysan yakındır.Biz Batıhan için buralara geldik,gerçi Silivrideyiz hem içinde hem dışında sayılırız.Arada alışveriÅŸe İstanbul’a gidiyorum,bitmiÅŸ vaziyette eve zor atıyorum kendimi,cidden yaÅŸla alakalı deÄŸil,İstanbul’dan uzaklaÅŸtıktan sonra daha iyi anlıyorsun seni nasıl bitirdiÄŸini.
Erin Gelibolu aşığı olmuÅŸ anlaşılan,masalın baÅŸlangıç cümlesine bayıldım…
Bence de İstanbul’dan kaçmak gerek Ayçacım, hem de acilen…
Evet evet evet diyorum:=) boÄŸuluyorum bu ÅŸehrin kaosunda ben zira