Erin 10 AÄŸustos pazar saat 10:40 2543m UludaÄŸ zirveden
aşağıya bakıp bu fotoğrafı gördü.
Katılımcılar: Alpay Oğuş, Ayça Oğuş, Erin Oğuş, Kaan Kurt
Birkaç gündür o kadar heyecanlıydım ki gitmeyelim diye her türlü mızmızlığı yaptım; kolay değil 16,5 aylık bir bebek ile ilk ciddi dağ faaliyetimizi yapacaktık.
Mızmızlıkta kazanamadım,
Gittik,
Alpay haklı çıktı,
Ben kazanamadım,
Erin kazandı,
Biz kazandık…
Gitmeden iki gün boyunca başım ağrıdı: heyecandan,
Yol boyu sesim çıkmadı: heyecandan,
Tırmanışa başladık nefesim kesildi: heyecandan..
bacaklarım titredi ilk külahı çıkarken: bu heyecandan değil..2 seneyi geçti kamp yükü taşımıyorum, çarşak çıkmıyorum,dağa gitmiyorum.
Normalde otellerden yürümeye baÅŸladığımız rotayı Erin dolayısı ile madenler çıkış noktası alarak yola koyulduk. İlk yarım saatlik külahı nefesim kesilerek, ciÄŸerlerim biraz acıyarak tırmandım. Erin Alpay’ın sırtında eÄŸlene eÄŸlene çıktı,
sorun yok; ben rahatladım.
Saat 13:00 gibi baÅŸladık yürüyüşe, ben yine heyecandan saate bakmamışım, peki ya diÄŸerleri?? Kaan ve Alpay da aynı benim gibi endiÅŸelere sahipti zannediyorum ancak benim konuÅŸmamdan onlara fırsat kalmadı: sadece bir ara” sus Ayça yaaa tamam birÅŸey olmayacak biraz daha konuÅŸursan dalacağım ÅŸimdi sana” diyen Kaan oldu ÅŸakayla karışık.. bende sustum..
külahı çıkıp düz alana gelince herÅŸey normal gibi geldi: normaldi de zaten. Birkaç saatlik yürüyüşle gölün yanına zirvenin altına ulaÅŸtık. Yol boyunca bir iki kere mola verip Erin’i çantasından indirdik ki bacakları açılsın biraz yürüsün ama yürümek ne demek her yer taÅŸ toprak ve Erin bundan dolayı çok mutlu, taÅŸları bir yerden alıp öbür yere atıyor, toprakları avuçlayıp kendi kendine ÅŸarkılar söylüyor. Hava çok sıcak olmasına raÄŸmen yükseklerde rüzgar yerli yerinde duruyordu. Erin’i uzun kollu giydirip her yerine koruma kremini sürmek gerekiyordu neyse ki bu konuda sıkıntı yaÅŸamadık. Ancak bizim bile ellerimiz ÅŸiÅŸmiÅŸken Erinde ÅŸiÅŸlik olmamasını bekyemezdim: gözleri kıpkırmızı,ÅŸiÅŸ, burnu ÅŸiÅŸ ve sümüklü olarak tüm yürüyüşü devam ettirdi.
Göle vardığımızda güneÅŸ artık tepemizden ayrılmıştı.. En son göle inen çarÅŸakta ben artık yapamayacağım en iyisi burada oturup bırakayım diye kendi kendime söylenmeye baÅŸladığımı fark ettim. Anne kadın ile daÄŸcılık yapan kadın birbirine karışmıştı. Erin’in birkaç gündür burnunun tıkalı olmasından dolayı biraz endiÅŸem arttı: rüzgar ve basıncın deniz seviyesinden farklı olması sebebiyle burnu sürekli aktı durdu ve ben yanıma ateÅŸ düşürücü bir ilaç almadığım hatasını fark ettim böylece ” ya ateÅŸlenirse” kuruntum ile beraber bir de baktım göle varmışım bile..
Erin Alpay ile mutlu mesut ” paa paa*” diye göle taÅŸ atıyor, göle girmek için ısrar ediyor..hava artık soÄŸuk ve göle deÄŸil Erin biz bile girmeyiz o saatten sonra. “Yarın sabah gireceÄŸiz” diye ikna ettikten sonra Kaan ateÅŸi yakmaya ben sıcak bir ıhlamur kaynatmaya Alpay da kampı kurmaya koyulduk. Uzun zamandan sonra ilk defa daÄŸcı yemeÄŸi yaptık
kısa,merasimsiz, az yemek ancak besleyici: tarhana, bulgur ama bulgurumuzda sebzelerimizi unutmadık!!..
Erin o kadar yorulmuÅŸtu ki biraz kamp alanımızda oynadıktan sonra aÄŸlamaları mızırdanmaları baÅŸladı, yemeÄŸini azıcık yedi ve saat 21:00 de sızdı ancak kolay olmadı sızması: yorgunluktan!..Gece 3-4 kere uyandı sanırım uyku tulumunda pek rahat deÄŸildi. Aslında bu ilk kampı olmamasına ve daha önceleri uyku tulumunda deliksiz uyumasına raÄŸmen bu kadar uyanmasının sebebi bir süredir çıkartmaya çalıştığı diÅŸleri ve tıkalı burnu diye düşündüm. Alpay ve ben sabaha kadar pek uyumadık. Uyumadığımızı zannetmiÅŸ de olabiliriz çünkü sabah saat 07:00 de ayakta ve gözlerimiz fal taşı gibi açık Erin’in uyanmasını bekliyorduk. Arada uyanmalarını – ki uyanmadı sadece azıcık aÄŸladı- saymazsak sabah saat 08:00′e kadar deliksiz uyudu. AkÅŸamdan kalan bisküvili pudingi,biraz tahin pekmezli ekmeÄŸimizi ve Kaan’ın taşıdığı kavunumuzdan oluÅŸan merasimsiz kahvaltımızı yapıp kampı toplayıp zirve yoluna koyulduk. Gölden zirveye çıkan yol normalde yüksüz 1 saati bulmazken, benim bitmiÅŸ performansın, doÄŸum sonrası+12 kilom ve kamp yüküm ile yavaÅŸlığım sayesinde 1,5 saati buldu. Patikanın başında çantalarımızı bırakıp zirveye yürüdük.
Ve Erin 2543 metrede zirve bayrağının yanında oturup zirve defterine yol boyunca söz verdiÄŸimiz “cidim**”‘ini yapıyor!..
Bu çok heyecan verici bir andı. Hep “acaba Erinle de daÄŸlara gidebilecek miyiz??” diye merak ediyordum ve gittik ve bundan sonra da giebileceÄŸimizin ışığını gösterdiÄŸi uyum ve mutluluk ile bize verdi.
Zirvede biraz oyalandıktan, benim hamileyken koluma taktığım ve Erinle çıkacağım ilk zirvede saklayacağım ipi yerine koyduktan, zirve defterine bir iki kelime karaladıktan sonra dönüş yoluna çıktık.
3 aÅŸamayı sıkıntısız atlatmanın verdiÄŸi rahatlıkla 4. aÅŸamaya baÅŸladık. 4. aÅŸama ilk üçünden biraz daha zor oldu çünkü Erin’in uyku saati ile çakıştı böylece Alpay’ın sırtında uyuyakaldı. Alpay’ın zaten yorgun olan bedeni iniÅŸin ve dönüşün her zaman daha zor olduÄŸu göz önüne alınırsa daha da yoruldu. Uyuyan bir bebeÄŸi daÄŸ ÅŸartlarında sırtta taşımak oldukça zor. 20 dakikaya yakın yürüdükten sonra mola vermeye karar verdik. DurduÄŸumuz ve Erin’i çantadan indirdiÄŸimizde öğlen uykusu 20 dakika ile sona erdi ancak biraz olsun kendini ÅŸarj eden ufaklığımız yine sıkıntı vermeden bizimle yola devam etti. Normalde 2 mola verdiÄŸimiz yürüyüş rotasında kısa kısa molalar vererek arabamıza 2,5 saat içerisinde vardık.
Ben son külahı inerken artık “şöyle oturup kaysam aÅŸağıya kadar” diye düşünmeye baÅŸladım.Beyin ne yapacağını biliyor ama koordinasyonumu kaybetmiÅŸim, zamanla geri gelecektir.
Alpay’ın ve benim hayal ettiklerimizden biri daha gerçekleÅŸti. Kaan’a gelince: O bizden daha heyecanlıydı buna ortak olduÄŸu için
UludaÄŸ yaz faaliyeti her zaman düz ve kolay bir yürüyüş olmasına raÄŸmen iÅŸin içinde 16,5 aylık bir bebek olduÄŸunda bizim AÄŸrı’mız oldu sanki.EndiÅŸeler, ne olacaklar birleÅŸti ama su üstüne çıkmadılar. HerÅŸey su gibi kolay ve keyifli oldu, ruhlar tazelendi.
Gece yatarken Alpay bana “daÄŸlar bize çok ÅŸey verdi ÅŸimdi Erin’e verecekler.. rahat uyu birÅŸey olmayacak” dedi..
uyuyamadım..
birşey olmadı..
Dağların bize daha çok şey katmasını, doğanın hayatımızdan eksik olmamasını dilemekteyim şimdi yorgun ama mutlu bedenimle.
*Pa = su,deniz,göl v.b
** Cidim= kalem ya da boya ile yapılan her türlü çizim
Dip not: seçmece fotoğraflar burada













































Aycaaa.. Resmen gozlerim yasardi okurken:)) Ne mutlu Erin’e:)
Cok sevindim hepinizin adina. Bak seneye kada kimbilir kac dag tirmanisi yazisi yazacaksin buraya:) Yolunuz acik olsun!
Uzuun zamandir okuyorum sizi. Bu sefer yorum bırakmadan geçemedim Ayça.
Harikasınız
Hepinizi, ama en cok da Erin’i tebrik ediyorum. Hangi cocuga nasip olur bu yasta zirve yapmak? Hem de bu kadar uyumlu ve sorunsuz bir bicimde. Yolunuz acik zirveleriniz bol olsun Aycacim:)
Bu çocuÄŸun ne olacağı daha doÄŸmadan belliydi zaten. Ben onu geleceÄŸin Bear Grylls’i olarak görüyorum.
http://www.beargrylls.com/
Bravo size ve küçümene.
Ayça süpersin yaaaa…
Erin’e tebrikler bu kadar küçük yaÅŸta bunu yapabilmek her çocuÄŸa nasip olmaz. Hepinize tebrikler… Minik ama kocaman bir çocuÄŸa bunu yaÅŸattığınız için..
sevgiler..
Muhteşem birşey bu! Erin ne kadar şanslı..
Esra teşekkürler heyecanıma ortak oldun
umarım yaparız sağlık olsun da gerisini yaprız 
teşekkürler 
)Hheheh
Şanslı olan biziz galiba
anne ve baba yani ..
Aslı o zaman merhaba
Ayşe Şule teşekkür ederim.. ileride okur artık bunları, tebriklerini..:))
Açalya neettinn ben o zamanlar kaç yaşında olurum bu kadarına yaşlı kalbim dayanır mı ??
Hülya teşekkürler
Melda sana da teşekkürler
Yaptığınız harika muhteşem bir deneyim yaşıyor ve minik Erinede yaşatıyorsun.Keşke her annenin bakış açısı senin gibi olsa ama çok az.TEBRİKLER.
Çok farklı ve güzel bir tecrübe olmalı:))
Erin çok ÅŸanslı bir bebek…
Ayça harikasınız. biz lâl’le 2 saatlik yola ultra konforla kırk çeÅŸit evhamla gidiyorken siz beni her seferinde hayrete düşüyorsunuz. inanmakla ve azimle alakalı sanırım : )
Gözlerim yaÅŸararak okudum. OÄŸuÅŸ’lara takdir, takdir, takdir!!!
Ayrıca Bravo Erin’e, büyüyünce anlayacak küçücükken ne büyük adımlar attığını. Harikasiniz, diyecek bir ÅŸey yok, sevgiler,
resimlere bakınca daha da iyi anladım
sen de alpay da erin de ayrı ayrı ÅŸaslısınız birbirinizi bulduÄŸunuz için…
o kadar güzel ki üçünüzün böyle deneyimleri beraber yaÅŸayabilmeniz aynı keyfi alabilmeniz…
gerçekten çok güzelsiniz çok çok çok ….:)
kelimelerin pek yetersiz kaldığını belirtip maÅŸallah diyorum…:)
hepiniz ayrı ayı çok ÅŸanslısınız ve Erin’e çok özel anlar yaÅŸatmışsınız, o da size… Daha çok hikayelerinizi okuyacağız ve duygulanacağız eminim. sevgiler
yorum yapmadan geçemedim…
1.valla tüm yorumlara katılıyorum,benim de gözlerim doldu..hani hep ay keşke dersin ama yapmak için telini bile oynat-a-madığın şeyler vardır,işte çok insan için böyle birşeyi yapmışsınız.tebriks.
2.Alpay’ın azmi(senin bu zirve ile ilgili endiÅŸelerinden dolayı) senin iÅŸbirliÄŸin ve cidimcinin uyumu biraraya gelince ,kuzum hiç korkma,siz seneye Tibet’tesiniz..
ben kendimi böyle bir zirveye giderken hayal ettim,çok güldüm.Bebek parkına bile yerminderi-araba buzluÄŸu-ve battanıyeyle gidiyorum ya-herhalde bu zirve için helikopter tutardım…
süpersiniz süper…
Tebrikler!!!
Erin’in ilk zirvesini canı gönülden tebrik ediyoruz.Bize çook uzak bu maceraları sizlerin sayesinde yaÅŸayabildiÄŸimiz için de teÅŸekkürler..Daha nicelerine inÅŸallah!!
Bi Yunus vardı (Timur’un oÄŸlu), ÅŸimdi bi de Erin var
2. kuşak dağcılar yetişiyor! Darısı diğer zirvelerin başına. Yolunuz açık olsun.
Hepinize teşekkürler..
umarım.. sonra sırası gelir umarım:)
hahah hayalleri yüksek tutalım …
bir yerlerde 2. kuşak dağcılar buluşur umarım
çok büyük keyif
Valla Şebnem Tibette olmak hayali oralarda trk yapmak hayali hep var ama seneye önce kaçkarı bitirmek lazım
ama önce oyun grubu ile keşfedşlecek yerler var biliyorsun.. legoland disneyland
Aslında bunların çok da uzak olmadığını anlatmak amacı da taşıyor yazmam … herkes kendi hayat tarzına çocuklarını uyduruyor sonuçta.. biz Erinden önce ne ise onu devam ettirmeye çalışıyoruz, çocuk olunca hayat bitmior yani
Timur Danış da bir gezgin ve O da hayatına adapte ediyor oğlunu evet..
Evet evet legoland’i niye dusunmedik onceden
Hem niye hayal olsun.
Bunun icin lego ile antremanlara baÅŸlayalim. Bu hafta ben getireyim hemen bari.
Disneyland icin once 3 yasta Paris, sonra da 13 yasta ABD diye konustuk bile dun:) Hahahaha… Tek ben degilim galiba
Ayça, sana kliÅŸe ve sıkıcı bir anne olmadığın için hayranım. Umarım “kene vardır” diye çocuÄŸunu parka bile çıkartmayanlar enden biraz feyz alır. Harikasınız ailecek, hastanızım
Biz yokken yapmayınnnnn!!!
) şaka şaka .. siz başlayın yetişiriz sonra.. bende oraya götürürüm legolarımızı.. gideriz Aybalaya bizde ( grubumuzda yani ) bu azim olduktan sonra..
) şu kene meselesi evet !!:)) haklısın ..
Magissa teşekkürler
supersiniz……..
Hepenizi teker teker TEBRİK EDERİM. Çok sevindim bravo size ve Erin’e
:) teşekkür ederiz..sende döndün sanırım..bizde seni tebrik ederiz..zirve oldu mu bu sefer ??bilmiyoruz ama tebrik ederiz..
Nefesimi tutarak okudum, inanılmazsınız, hakikaten inanılmaz…
:) saol…
[...] UludaÄŸ Zirve –>En sevdiÄŸim faaliyetlerden biri. Åžimdi analyticsde sayfanın numarasını görüyorum [...]