Gelibolu kızı camdan çift dikiş gökkuşağına bakıyor!!
Mayıs -Haziran dönemini Geliboluda serin serin geçirmeyi hayal ederken geliÅŸim ancak Temmuz sonunu bulduÄŸu için sıcak olacak endiÅŸesi ile kendi kendime söylenirken, keÅŸke ama keÅŸke yaÄŸmur olsa toprak koksa derken… bu sabah sıkı bir rüzgar arkasından çılgın bir yaÄŸmur ile ” iyi ki bunu dilemiÅŸim de oldu” dediÄŸim bir tatil geçiriyorum! “KeÅŸke baÅŸka bir ÅŸey dileseydim” demeyi sevmem : bunu diledim bu oldu : mutluluk!
Bütün yaz facabook durumlarında ” dolunay da dolunay” diye yazıp sahillerde dolunayı seyredenleri okumaktan çatlamıştım ya: dün akÅŸam dolunay vardı.. ahanda onu da seyrettim..
İlk gün kızgın kumlardan serin sulara da daldım..
Sonra yaÄŸmur da geldi..
Ve bütün bular olurken sürekli evin içerisinde ya cam ya bardak ya çerçeve kırılıp duruyor!
Dilimi ısırdım kıçımı kaşıdım ve sustum.

Bu ilk sabahımız.. beni yanında görünce kalbi çıkacak gibi olan BENDİM! Kendisi benim geleceğimi bildiği için gayet hazırlıklıydı! Biz anneler durumu abartıyoruz onlar halinden memnun!
Neden olmasın ki: Harvey hocam dememişmiydi ki onlar tavuk peşinde koşmak ister, yağmurda çamurda oynamak ister, top peşinde koşmak ister!!
Yağmuru görebliyor musunuz ??
)











































çocukluk dediÄŸin böyle olmalı,böyle yaÅŸanmalı iÅŸte…apartman dairelerine,alışveri merkezlerine kapanıp kalmamalı çocuk,ebeveynlerin ona böylesi anlar yaÅŸatmak için fırsat kollamaları lazım.’doÄŸasızlık’ diye bir kavram var artık,doÄŸa uyaranı eksikliÄŸinden çocuklar hem fiziksel hem ruhsal olarak hasta oluyorlar.alışveriÅŸ merkezleri mesela tamamen negatif uyaranlarla dolu,ışık,ses,taban elektriÄŸi…
taştan topraktan,ağaçtan böcekten,kediden köpekten kısacası doğadan zarar gelmez insanoğluna,tam tersine bunların eksikliğinden yani doğasızlıktan gelir..
nolur çocuklarımızı doÄŸadan sakınmayalım…:)
sevgiler…
mutluluÄŸun resmi budur iÅŸte…
çok güzelsiniz…
sevgiler
ebru