Benim için paskalya ya da ne olduğu çok fark etmez, eskiden beri renkli yumurtalara bayılırım! Ve bu sene oğlumla beraber yumurta boyamak varmış kısmetimde
Erin’in yuvasında da her bayramı kutluyorlar. Bu bahar 23 Nisan ile beraber bir da paskalya kutlamaları var ve bu kutlamalar dahilinde dün yuvaya yumurta boyama etkinliÄŸine davet edildik biz aileler. Önce bilgilendirildik. Paskalya nedir ? Neden kutlanır ?
Paskalya bayramı her sene ilkbahar mevsiminin baÅŸlamasıyla, ilk dolunaydan sonra pazar gününde kutlanır.Bu sene Paskalya bayramı, 24 – 25 Nisan tarihleri arasında kutlanacak
Çok eski Cermen inançlarına göre yumurta hayat kaynağının sembolüdür. Doğurganlığın sembolü tavşandır. Paskalya yumurtaları eskilerden beri çeşitli renklere boyanır. Çocuklar anne ve babaları tarafından bahçeye saklanan paskalya yumurtaları, çikolata paskalya tavşanları ve diğer şekerleri paskalya pazarı günü arayıp bulmaya çalışırlar.
Ve bize bir ödev verildi : 10 tane yumurta temizlenecek, içleri boşaltılacak! Bu işlem önce gözümü korkutsa da aslında çok kolay:
Önce yumurtaları sirkeli suda bekletiyorsunuz. 30 dakika yeterli bir süre daha fazla bekletildiğinde yumurtanın kabukları inceliyor ve delme yerine kırma işlemi gerçekleşebiliyor
Daha sonra yumurtaları su ile yıkıyorsunuz böylece tertemiz oluyorlar. Bir iÄŸne yardımı ile tepesinden küçük altından da 1cm’e yakın bir delik açıyorsunuz. İğne ile delmek için benim bulduÄŸum yöntem şöyle: İğneyi yumurtaya dayayıp sonra mutfak tezgahı üzerinde “tık tık tık” diye ufak darbeler uygulamak. Daha sonra küçük delikten hafifçe üfleyerek altaki büyük delikten yumurtanın içini bir kaseye boÅŸaltıyorsunuz. İçi boÅŸalan yumurtayı bu sefer su ile doldurup çalkalayıp aynı ÅŸekilde içini boÅŸaltıp son temiz haline getiriyorsunuz. İçinin boÅŸaltılmasının sebebi boyadıktan sonra ipe dizebilir ve evinizde süs olarak asabilirsiniz. Yoksa haÅŸlanmış yumurtalar da boyanabilir ve sonra afiyetle yenebilir. 
Bu boş yumurta kabukları ile okula gittiğimizde bizi hazır masalar bekliyordu. Masalarda boyalar, kavanozlar içinde kum ve çöp şişlere geçirilmiş ve 1cm inceliğinde kesilmiş şişe mantarları.
Yumurtaları büyük deliklerinden bu çöp şişlere geçirip boyuyorsunuz canınız istediği gibi
Sonra kuruması için kuma saplı olarak bırakıyorsunuz. Biz giderken almadık yumurtaları, bir gün kuruması için bekleyecekmişiz. Bugün eve dönerken bir kısmını bize verecekler bir kısmı ise pazartesi günü de bahçeye saklanacak yumurtaların bulunması için kullanılacak. Bugünde içi doluyumurtaları boyayacaklar.
Tüm bu işlemlerden sonra gündüz biz gelmeden çocukların bizler için hazırladığı paskalya çöreğini yedik sıcak çaylar eşliğinde. Tarifini veremiyorum çocuklarda gizli
Benim için çok önemli bir gündü. Erin’in okul-fobik bir çocuk olmasının korkuları içerisinde geçen alışma sürecinden sonra okula güle oynaya gitmesinin yanı sıra ben de onunla o küçük masalarda oturup bir ÅŸeyler yaptığıma çok seviniyorum. Bu konu ile ilgili de bir yazı yazmanın vakti geldi çünkü geçen gün 23 Nisan etkinlikleri kapsamında hediye arkadaşımıza hazırladığımız karta imzasını atarken bana
“anne lütfen altına da Erin Poti’de yaşıyor orası Erin’in okulu” yazar mısın dedi!
Dedi valla..
Aynı gece uykudan önce masaldan sonra:
“annneee yaÅŸÅŸasıııın” dedi
“ne için” dedim
“yarın Poti varrr ve ben orayı çokk seviyorum arkadaÅŸlarımı da” dedi..
Bu cümleleri duyacağımı bana söyleseydiniz çok gülerdim.. şimdi de gülüyorum: oğlum mutlu olduğu için..
Dün paskalya şöleninden sonra odada oynarlarken bir arkadaşı diğerinin koluna vurmuş ve çocuk ağlıyordu biz de kapıdan izliyoruz. Bir baktım ki ağlayan çocuğa Erin sarılmış teselli ediyor
Sonra teselli ettiÄŸi bahçede geldi Erin’e çaktı
Erin “A. benim arkadaşım deÄŸil artık sevmiyorum onu” diye aÄŸlıyordu. Merdivenleri çıktı  ve A. bağırdı ” Eriiinn hadi gel yakala beni” kahkahalar atarak biraz önce arkadaşı olmadığını söylediÄŸini de unutarak koÅŸmaya baÅŸladı.. Çocuk olmak böyle.. arkadaÅŸları var.. mutlu.. birbirlerini seviyorlar her anlarından belli.. Benim için özel bir gündü.. Yılın başında o masalarda ” acaba olacak mı? ” diye beklerkenki endiÅŸelerimi unuttum bile..
Yanımda fotoğraf makinemi götürmedim ki bunun sebebi var: yuvada zaten çekiyorlar ve her ay bize gönderiyorlar ama yayınlamamızı istemiyorlar. Bu çok doğru, diğer aileler çocuklarının fotoğraflarının internette yayınlanmasını istemeyebilir. Bu sebeple telefonumla idare ettim. Ama başka arkadaşlar getirmişti böylece ben de bir daha ki sefere götürebileceğimi öğrenmiş oldum
Aslında iyi de oldu böyle etkinliklerde genelde fotoğraf çeken kişi olup etkinliğin tadını çıkartamıyorum bu sefer bir kaç kare yetti bana. Çekenler bana gönderecek o zaman yumurtaların son ipe dizilmiş hali de hazır olduğunda notumu alırım buraya. Üstelik Cumartesi akşamı küçük bir kilisede paskalya ayinine gideceğim ve fırsat olursa pazar sabahı da Erini götüreceğim..farklı kültürleri tanımak güzel
 Harika fotoğraflar çekebilmeyi de hayal ediyorum..
Şimdiden kutlayan herkesin paskalya bayramını kutluyorum ..











































Ayçaaa hemen yaptım çok eğlendik. Ama ben yumurtanın içini çöpe attım.Sirkede beklediya içime sinmedimi ne? Yani pişirilir di mi bu yumurta akı?
aa bilmem ? ben piÅŸirdim yedik valla
haha aklıma gelmedi hiç böle bişi .. gayet de iyiydi tadı ama.. bir bilen olsa
Harika bir yazı olmuş. Çok bilgilendirici, çok ufuk açıcı..
Ben kızı yuvaya göndermek konusunda çok kararsızım; böyle olumlu hikayeler duyunca hevesleniyorum
Aslına bakarsan ,mantıklı da düşünürsen sirke kabuğa işliyor,içine değil. Ben boşuna attım galiba.
Bir bilen degilim ama mantik yurutunce, neden yenmesin ki? Sirke ayni zamanda mikroplari da olduruyor, organik, yenebilir birsey, klorlu su degil sonucta. Tadinda da sorun yoksa, afiyetle yerdim ben de olsam! Hatta bu konuda bir proje var kafamda, paskalya zamani gecsin, deneyecegim
vall yedik afiyetle
hiç sorun yoktu tadında
menhaba ayça
iki yıl içinde x 2 kontenjanıdan 40 yumurta üflemişliğim var, hatta çocuklarla ilk sene pazarlık bile yaptım, 15. yumurtada nefesim tükendi çünkü
ikinci sene pratik yolları keşfetmiş bir tecrübeye sahiptim ben de. yumurtayı üflemeden önce biraz çalkalayınca hemen boşalıyor mesela.
potinin küçük ama kısmen çok milletli yapısı, daha da önemlisi o ruhu çok iyi gelmişti çocuklara da, bana da. oraya ait hissetmeleri ne kadar kıymetli değil mi? erin adına mutlu oldum.
sevgiler
:=))) Çalkalamak iyiymiş ..hiç aklıma gelmedi mantıklı..
Poti bizim için çok büyük bir fırsat oldu çok da seviyoruz ama seneye bir deÄŸiÅŸiklik olacak bu konuda.. benzer bir yere geçeceÄŸiz ama benim özleyeceÄŸim kesin burayı:) Erin’i ÅŸu dakikada hayal etmek istemiyorum ben bu kadar özleyeceÄŸimi düşününce..:) ben bile kendimi oraya ait hissettim bu kadar kısacık ayda..
senin içine sinen bir yerse eminim erin de rahat olacaktır. ama ilk arkadaÅŸlıklar sürüyor bir ÅŸekilde. De ve Do’nun da birer sevgili dostu var poti’den. Aileler benzer olunca çocuklar daha bir yakın hissediyor kendini muhtemelen. Bu benzer aile mevzuu da meÄŸerse kolay denk gelen bir ÅŸey deÄŸilmiÅŸ aslında, ÅŸimdi bunu tecrübe ediyorum.
bu arada krep / omlet yemekten helak olduk biz de o zamanlar. ye ye bitmediler