Küçük yaşlarımdan beri havuzun içerisinde yüzme, sutopu ve senkronize yüzme dahil tüm havuz sporlarına parmak atmış bir çocukluk yaşadım. Yüzmeyi çok sevemedim ben: hayalim bale yapmaktı. İkisini beraber yaptırmadı antrenörlerimiz. Neymiş bir bacak uzun diğeri kısa olurmuş!!.. İşin gerçeği yüzme uzun kas ister ve oluşturur bale ise daha kısa kas yapısı ama bunu bacak kısa olur diye o zamanlar kafama yazmışım işte.. sonraları yüzmeyi bırakınca sutopu oynadım, daha 14 yaşındaydım ve en küçüğü benden 6 yaş büyük olan takım arkadaşlarıma uyum sağlamakta zorluk çektim. Oysa pek fiyakalıydı olay: Türkiyenin ilk bayan sutopu takımında maçlara çıkıyordum
.. yurt dışına turnuvalara bile gittim.. ama pek yalnız kaldım aralarında.. 20li yaşlarında 10 tane genç kız pek tabii beni aralarına almıyolardı. Pes ettim 2 sene sonunda zaten suçiçeği geçirmiş ve son türkiye şampiyonasına katılamamıştım bahane oldu. Aradan zaman geçti ve Türkiyeye senkronize yüzme antrenörü geldi ilk defa. Çok heyecanlandım: hem yüzecektim hem bale vardı işin içinde. İlk suya atlayan 3 kişiden biri oldum ve ilk antrenmanda daha suyun altına daldığımda kendimi bir yunus zannettim (Yok deli falan değilim
). Suyun altından aynı anda çıkabilmek için bağırılır ve ses aynı bir yunusun sesi gibi çıkar. Dalıp çıkmak, suyun üstünde kaymak, dibe dalıp birden fırlamak hepsi aynı bir yunusun denizde yaptığı dans gibidir..Üniversite sınavlarına hazırlanmak bu sporu da hayatımdan çıkartmamı sağladı ama o yunus gibi hissetme durumu hiç gitmedi beynimden.

Bir yunusa dokunabilmek en büyük hayalim oldu. O zamanlar Türkiyede yunusa dokunabilecek pek bir yer yok tabii..denizlerde dokunmak zaten ütopik bir durum. Lise yıllarında hep vapurla gidip gelirdim okula ve benden baÅŸka herkes yunusları görürdü. Ne zaman denizde yunuslar dans etse” aa Ayça baaakk yunuslar “diye bağırırdı herkes bana ama ben dönüp baktığımda hiç görünmezlerdi. Tanrıların bir oyunu herhalde, görürsem basıp gitmeye çalışırım diye korkuyorlar diye saçma düşüncelerim vardı. Hiç bir zaman yunus görmedim taa ki Likya turuna çıktığımızda seneler sonra Antalyadaki Dolphinlandin kapısına kadar gidip de kapalı olduÄŸunu görene kadar. O gün tatil günleriymiÅŸ!!.. içeriye giremeyeceÄŸimizi söyleyen görevlinin karşısında birden gözlerim yaÅŸarınca zavallı çocuk bizi içeri aldı. İlk defa orada gördüm bu dünyanın en güzel ve mükemmel canlısını. Heyecandan dudaklarım ellerim titredi: dokunmaya korktum. Öyle uzaktan göründüğü gibi deÄŸil ki: heybetli, kocaman bir canlı!!.. cesaret toplayıp yüzünü sevdim.. o kadar..yolumuz devam ediyordu daha fazla duramadık..Birgün yüzeceÄŸim, size dokunacağım diye söz verdim.. o gün daha gelemedi
//ara not: bu sevgimden ilk dövmemi yunus yaptırdım. Hamileyken balina gibi oldu ama şimdi yine küçük bir yunus olarak benimle yaşıyor
//

Yıllar geçti ve sonunda İstanbul’a bir yunus gösteri merkezi kuruldu. Ve bugün benim oÄŸlum benim 24 yaşında gördüğüm bu muhteÅŸem varlığı izleme ÅŸansını yakaladı. İlk baÅŸta balina,fok balığı,mors falan çıktı.. pek etkilenmedim hatta orayı desteklediÄŸim için piÅŸman bile oldum ne de olsa sirke gitmeme kararı ile aynı durum. YaÅŸaması gereken yerler engin denizlerken küçücük havuzlara tıkıyorlar ortalama 700 kiloluk canlıları. İki balığa gösteri yaptırıyorlar // iki balık dediÄŸim kova kova balıklar//.. Neden sonra bir yunus fırladı havuzun ortasından.. Erin zaten kocaman balıklara bu kadar yakın olmanın ÅŸaÅŸkınlığı içinde anlamaya çalışırken benim kalbim orta yerinden fırladı yunusla beraber.. gözlerim doldu yine.. havuza atlayıp sarılmak geldi içimden..yine de yaÅŸamaları gereken yer denizler diye düşünüyorum. Gidip desteklediÄŸimiz için çok üzgünüm ÅŸimdi!







































Ayça,sen de ne marifetler varmş anacım,masallah masallah:))
biz de geçen hafta sonu gitmiştik ve ben de oğlum kadar eğlendim.Yalnız içerisi biraz soğuk ve ortamda çok fazla klor kokusu var gösteri bittiğinde benim de kokudan başım tutmuştu.
Bugün hava güzeldi .. bana da soÄŸuk oluyor dediler ama deÄŸildi yinede kalın giydirmiÅŸtim Erin’i..klor da fazla kokmuyordu normal havuz ortamı gibiydi ..ama içeri girince klor kokusu hissediliyor..
Bir zamanlar :=) …ama hala yunusmuÅŸum herhalde daha önceleri diye düşünüyorum o deÄŸiÅŸmedi..
Bu bloglar sayesinde ne kadar ilginç hayatlar tanımış oldum, tanıyorum da halen.. İleride çocuÄŸunuza anlatacak çok güzel anılar bunlar, ne güzel…
aaa ayca ne güzel. bende zamaninda cok hayal kurmusdum yuzme sporu ile ilgilenmeyi. fakat kulaklarimdaki bitmek tukenmek bilmeyen problemler izin vermedi. bir ameliyat bitiyordu digeri.
yillar sonra master yillarimda simdi cok sevdigim arkadasim olan berna ile tanistigimda yuzme sporunun onun hayatina sundugu imkanlari gorunce gun gelir cocugum olursa ve sagligi el verirse sonuna kadar destekleyecegim demisdim.
berk de benim gibi hayal ederse ve sagligi el verirse sonuna kadar arkasinda olacagim.
Insanin evladina bu denli renkli ve coskulu bir cocukluk yasatabilmesi icin kendisinin de benzer yollardan gecmis olmasi gerekiyor galiba.
Cok imrendim Aycacim. Hem senin anilarina hem de Erin’e yasattigin guzel cocukluga.
Biri benimden de elimden tutup yunus izlemeye gotursun pliiiz:))
Ayça… ay 20′li yaÅŸlarında genç kızlar içerisinde takıma uyum saÄŸlamaya çalışan 14 kız dedin ya… içim gitti… bir ara aynı sulardan geçmiÅŸ biri olarak çok iyi anlıyorum seni… Yüzmeyi zaten bir spor olarak sevmek kolay deÄŸil… Hele antremanlarinda dolap beygiri gibi kulvarda saatlerce git gel monotonlugu dusunulunce hiç deÄŸil. Ama ben de o dönüşlerden sonra yunus gibi su altindan gitmeyi sevmiÅŸtim. Benim gibi bir kazma senkronize yüzmeye ise ancak izleyici olarak dahil olabilirdi… Gerçi ben bu iÅŸleri bıraktıktan sonra monopalet takımları kuruldu. Tam bana göreydi. KeÅŸke daha önce olsaydı diye çok hayıflanmıştım…
Neyse yunus dedim benim çenemi düşürdün. Antalya’da Hillside Su otelinin yanindaki DolphinPark’da yunuslar ile yuzebiliyordun. Benim de çocukluÄŸumun, gençliÄŸimin hayaliydi. Balayımızda – ki gidebilmemiz de ayri bir mucizedir – bunu kesfedince 3 gun ardarda onlar ile yuzme mucizesini gerçekleÅŸtirdim. Cenk hala “ne balayısı ya… bizimki yunuslari gördü ya akli basindan gitti” diye soylenir. Neyse hayatımda en mutlu olduÄŸum zamanlardan biriydi. Darisi başına
Hatta dileÄŸimin sınırlarını daha da açayım. Erin ile birlikte okyanusta yunuslar ile yüzün inÅŸallah…
Su, deniz, yunus ve köpek balığı denildiginde aklı başından gidenlerdenim ben de… Ve malesef kendi adıma ben de talihsiz olaylar yaÅŸadığım için tüplü dalışı bırakmak zorunda kaldım.

Neyse diyorum, benim de en büyük hayalim oğlumun denizi, içindekileri en az anne babası kadar sevmesi.
Severse cok mutlu olacagım, sevmezse kendi kararı tabi
Ne şanslı şimdi çocuklar diye bağlayayım mı
Ben de oÄŸlumu bir an önce götürmek için sabırsızlanıyorum…
Yunusları ben de severim ama henüz karşılaşma fırsatı bulamadık biz.Yazınızı beğenerek okuduğumu belirtmeliyim.
Sevgiler.
yunuslarla ilgili duygularını okurken valla ben bile etkilendim:) ne güzel ifade etmişsin.
bu arada bizim de ziyaret listemize girdi bu dolphinarium
Ödüllendirdim Seni
Ayrıntılar Blogumda 
Sevgiler..
Ben de çok severim yunusları, hatta evleninceye kadar tutku halindeydi. Arkadaşlarım bana çocuğun olursa sen adını Delfin falan da koyarsın derlerdi..Eee noldu bu tutkuya, yerini bizim ufaklıklar mı aldı dersin?
Slm,
Bende yunus delisi ve onlara dokunmaya can atanlardan biriydim..tesadufen groupanyada yunuslarla yuzmeyle ilgili bir aktivite olunca hemen atladım.arkadaşlarıma da gonderdim ama cesaret edemediler..Tek başıma o havuzda 2 yunusla beraber yüzdüm!yuzgeclerinden tuttum ve beni defalarca havuzda yuzdurduler:)oldukça büyükler ilk başta ürktüm biraz ama sonra alıştım,dokundum,sevdim,cok güzeller,çok tatlılar..çok heyecan verici..normalde 150-tl ama ben 50-TLye almıştım..Mutlaka denemelisin,benim için hayatımda unutmayacağım harika bir anı..
Sevgiler..