<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akıl Defteri &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/akil-defteri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Jan 2025 10:31:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>RANGA GURU</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/ranga-guru/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/ranga-guru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jun 2024 09:41:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=195305</guid>

					<description><![CDATA[Hindistan’da &#8216;Renklerin Ustası&#8217; anlamına gelen Ranga Guru adında bir ressam varmış. Bu ünlü ressamın bir öğrencisi eğitimini tamamlamış, son resmini yapıp hocası Ranga Guru’ya götürmüş ve resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru resme bakmış ve şöyle demiş: “Sen artık büyük bir ressamsın. Resmini halk değerlendirsin. Bu resmi al, şehrin kalabalık bir meydanına as. Yanına da bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Hindistan’da &#8216;Renklerin Ustası&#8217; anlamına gelen Ranga Guru adında bir ressam varmış. Bu ünlü ressamın bir öğrencisi eğitimini tamamlamış, son resmini yapıp hocası Ranga Guru’ya götürmüş ve resmini değerlendirmesini istemiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ranga Guru resme bakmış ve şöyle demiş: “Sen artık büyük bir ressamsın. Resmini halk değerlendirsin. Bu resmi al, şehrin kalabalık bir meydanına as. Yanına da bir kırmızı kalem ile şu yazıyı bırak:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Lütfen beğenmediğiniz yerlere çarpı koyunuz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrenci söyleneni yapmış ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, emeğini ve yüreğini ortaya koyarak yaptığı tablo, kırmızı çarpılarla doldurulmuş. Öğrenci buna çok üzülmüş. Tabloyu almış ve hocasına götürmüş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ranga Guru, öğrencisine üzülmemesini söylemiş ve aynı resmi yeniden yapıp yanına da yağlı boya ve fırça ile birlikte şu yazıyı bırakmasını söylemiş:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Lütfen beğenmediğiniz yerleri düzeltiniz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrenci birkaç gün sonra gidip bakmış, tabloya kimse dokunmamış. Bu duruma çok sevinerek durumu hocasına anlatmış. Ranga Guru şöyle demiş:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen ilk seferde belki de hayatında hiç resim yapamayan insanlara fırsat verdin ve acımasız eleştiriler ile karşılaştın. Bu duruma çok üzüldün. İkinci sefer ise hataların düzeltilmesini istedin. Oysa kimse hataları düzeltmek istemedi. Çarpı koymak, beğenmemek, karalamak, kolaydır. İnsanoğlu başkalarında kusur aramada pek aceleci ve pek acımasızdır.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/11/AYt09-e1641298151990.jpg" alt=""/></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/ranga-guru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.pi.web.tr/195048-2/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/195048-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Apr 2023 17:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Kendin Yap]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz hayat]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz içecek]]></category>
		<category><![CDATA[switche]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=195048</guid>

					<description><![CDATA[#şekersiz efsane kolay çilekli zencefilli içerikBaşka meyveler ya da limon ile de yapılabilirDaha önce görmüş postu bulamamış olanlara yeniden gelsin. İçindekiler3-4 cm gibi taze zencefil, ince dilimlenmiş1 su bardağı dilimlenmiş çilek1/2 su bardağı bal1/2 su bardağı elma sirkesi6-8 su bardağı suHepsini karıştırın bir gece buzdolabında bekletin sabaha hazır.Buraz fermantasyon istiyorum diyrn 24 saat oda sıcaklığında bekletip [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-media-text is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:44% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><video controls src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2023/12/Snapinsta.app_video_564224DFB333938427ED55C42930A788_video_dashinit.mp4"></video></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/%C5%9Fekersiz/">#şekersiz</a> efsane kolay çilekli zencefilli içerik<br>Başka meyveler ya da limon ile de yapılabilir<br>Daha önce görmüş postu bulamamış olanlara yeniden gelsin.<br></p>



<p class="wp-block-paragraph">İçindekiler<br>3-4 cm gibi taze zencefil, ince dilimlenmiş<br>1 su bardağı dilimlenmiş çilek<br>1/2 su bardağı bal<br>1/2 su bardağı elma sirkesi<br>6-8 su bardağı su<br>Hepsini karıştırın bir gece buzdolabında bekletin sabaha hazır.<br>Buraz fermantasyon istiyorum diyrn 24 saat oda sıcaklığında bekletip sonra 1 gece buzdolabında bekletsin.<br>Ek olarak biraz taze fesleyen ya da taze nane eklenebilir. Yaratıcılık senin bundan sonra.<br>Sıcak günlere serinletici içecekler</p>
</div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/195048-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2023/12/Snapinsta.app_video_564224DFB333938427ED55C42930A788_video_dashinit.mp4" length="1123893" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Naturopati</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/naturopati/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/naturopati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2022 10:11:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[naturapati]]></category>
		<category><![CDATA[naturapati nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sergen sucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194527</guid>

					<description><![CDATA[UYARI: Tüm sağlık uygulamalarında olduğu gibi, tedavinin uzman bir kişi tarafından uygulanması oldukça önemlidir.&#160;Bu yazı bir tedavi önerisi değil benim için çalışılmış bir yoldur. Her kişi farklıdır. Hikayesi farklıdır. 14 Şubat tahmini 88-89 kilo. 18 Şubat Dr. Funda Tütüncüler ile kronik ağrılarımın akut hali için çalışmaya başladık. Ağrılarım hafifleyince 2 mart gün tartılıp gördüğüm kilo çok zordu: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">UYARI: Tüm sağlık uygulamalarında olduğu gibi, tedavinin uzman bir kişi tarafından uygulanması oldukça önemlidir.&nbsp;Bu yazı bir tedavi önerisi değil benim için çalışılmış bir yoldur. Her kişi farklıdır. Hikayesi farklıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">14 Şubat tahmini 88-89 kilo. 18 Şubat <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.instagram.com/dr.fundakirtaytutunculer/" target="_blank">Dr. Funda Tütüncüler</a> ile kronik ağrılarımın akut hali için çalışmaya başladık. Ağrılarım hafifleyince 2 mart gün tartılıp gördüğüm kilo çok zordu: 85.4<br>24 Mart 82.4 kilo iken <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.instagram.com/sergensucu/" target="_blank">Sergen Sucu</a> ile bir çalışmaya başladım (Kendisi Naturopati Doktoru en aşağıda yazacağım açıklamasını).Kronik hastalıkların beslenme ve doğal terapilerle nasil iyileştiğine kendi üzerimde bir kere daha tanık oldum bu sefer Sergen ile. Benim tek derdim iyileşmek, ağrısız, ağrı kesicisiz ve kas gevşeticisiz yaşamaktı, homeopati de kullanacağı ve akupunktur ile çalışmadığı için Funda hanım’a ara verdim. Bugün 19 Nisan üzerinden tam 3.4 hafta geçti. Her haftanın bir yeme biçimi oldu ve hala devam ediyor. 4. Haftayı bitirmek üzereyim. Önümde 2-3 hafta daha var, günlük oruçlar da yolda. Dün tartıda 77.2 kg çıktım. Bunun da önemi var tabii ki. Bunun dışında olan başka değerli dönüşümler var.<br>Mutlu bir insanım! İçim temiz. Uykularım derin, kaliteli. Ağrı yok. Ağrı kesici yok. Kas gevşetici yok. Enerjim çok berrak. Toksinleri almadığım gibi toksikleri de dışarda tutabilme gücünü buluyorum. Yeniden spor yapabilmeye başladım Sigarayı bırakalı 1 sene bitti. Koşmaya ( 2 dk üzerine çıkmak benim için koşmak) ve yüzmeye başladım. Nefesim temiz kokuyor. Sabah dinç uyanıyorum. Esnekliğim gittikçe eski haline dönüyor ve güçlenmeye de yeniden başladım.<br>Eskiden tartıda 77 kg görsem saçımı başımı yolardım :=) Şimdi durum biraz daha farklı . Tartıda düşmek için değil yukarıda saydıklarımı muhafaza etmek için yemek yiyorum. Ve sanma ki bu sihirli bir değnek değdi de bana oldu. Çok çaba sarf ettim. Çok zordu yeniden doğmaya karar vermek. Taa ki oturmak, yatmak, kalkmak eziyet olup sadece ayakta ve yürüyerek ağrılarımın hafiflediği o dönem kapıyı çalınca başka da yolum kalmamıştı.  Vücudunuz Hayır Diyorsa kitabını okuduk mu? Okuyalım. Vücudumun HAYIR dediği yerdeyim.<br>Nasıl beslendim bu 4 hafta boyunca yazının sonunda.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Naturopati</strong>, bir kişinin fiziksel ve zihinsel dengesini kurmaya yardımcı olacak doğal tekniklerin bir kombinasyonudur, bedenin kendini sağaltabilme ve bu durumu sürdürebilme kabiliyetinde olduğu düşüncesinden hareket eder<br>Natüropatik bir <strong>doktor</strong>, hastalıkların nedenlerini tanımlayan ve şifa ve denge sağlamak için egzersiz, meditasyon, masaj, akupunktur, homeopati , fitoterapi, hidroterapi ve beslenme dahil olmak üzere vücudun doğal yeteneğini kullanan eğitimli bir birinci basamak hekimidir. Tıp doktorları gibi ilgili akademik bölümlerde dört yıl boyunca eğitim alan naturopatların, eğitim programından mezun olmak için en az 4100 saatlik sınıf ve uygulama eğitimini tamamlamaları gerekmektedir. Naturopatik doğal, işlenmemiş ve canlı besinlere odaklanıp alkali ve antienflamatuar bir <strong>beslenme</strong> tarzı benimser. Bu <strong>beslenme</strong> tarzında vegan, vejetaryen, paleo, çiğ <strong>beslenme</strong> gibi katı kalıplar ve <strong>beslenme</strong> teorilerinden uzaklaşıp, bedenimizin bilgeliğinin bize yol göstermesine izin verir. Öncü bir Natüropat, &#8220;Duvara vurduğu için başı ağrıyan bir kimseye aspirin vermek yerine başını duvara vurması engellenmelidir.&#8221; Oysa modern tıp başını neden vurduğunu araştırıp onu engellemek yerine hastaya aspirin vererek belirtiyi ortadan kaldırmaya çalışır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ilk hafta sadece ilikli kemik suyu. Evde kendim yaptım hazır olanlardan değil. Kahve yok bitki çayı da yoktu bende çünkü homeopati remedi kullandım. Sadece ılık su ve ilikli kemik suyu.<br>ikinci hafta sıcak sebze çorbası ( patates yok ) <br>üçüncü hafta çiğ sebze<br>dördüncü hafta pişmiş sebze sıvı değil sebze yemeği Patlıcan domates patates yok<br>beşinci hafta tek öğün her şey serbest ( tahıl şeker yok tabii ki :)) sebze et bakliyat serbest ve 6 gün yemek bir gün su orucu 3 hafta boyunca<br>ben bu beşinci haftayı 2 hafta sürdürebildim<br></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/naturopati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Masajı</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yuz-masaji/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yuz-masaji/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 15:37:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194221</guid>

					<description><![CDATA[Adada rüzgar güneş, yüzüme düzenli olarak bakım yapmamak, denizin tuzu ve kötü beslenmek ile birlikte çok hızlı bir şekilde cildim yaşlanmaya başladı. Sadece yüzüm değil tüm bedenim. Rutinlerimi kaybetmeden önce her gün düzenli yağ kullanırken bu duruma gelmek can sıkıcıydı ve sonunda bu senenin başında öz bakımıma geri döndüm ve hem eski alışkanlılarımı geri aldım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px">Adada rüzgar güneş, yüzüme düzenli olarak bakım yapmamak, denizin tuzu ve kötü beslenmek ile birlikte çok hızlı bir şekilde cildim yaşlanmaya başladı. Sadece yüzüm değil tüm bedenim. Rutinlerimi kaybetmeden önce her gün düzenli yağ kullanırken bu duruma gelmek can sıkıcıydı ve sonunda bu senenin başında öz bakımıma geri döndüm ve hem eski alışkanlılarımı geri aldım hem de bunu paylaşmaya başladım. Yüz egzersizlerin yüz masajı ile tamamlamak önemli. Nedir bu yüz masajı ne işe yarar bakalım mı ? </p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px">Yüz masajı ciltteki sıkıntıları giderebilmemizin en kolay ve en çabuk etki gösteren bir yoludur. Ayrıca günlük hayattaki stres yüklemelerine ve ruh halimize de iyi gelmektedir. Sinüzitin akut evresinde sinüs basıncını, rahatsızlığı ve tıkanıklığı gidermek için masaj kullanılabilir. Cildi masaj yoluyla uyarmak kan dolaşımını artırmaya ve akne görünümünü azaltmaya yardımcı olabilir ancak geçirdiğine dair kanıtlar yoktur. Parlak ışıltılı bir cilt sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px"><strong>S. Yüz masajının etkilerini ne zaman fark etmeye başlarsınız?</strong><br>C. Yüz masajından hemen sonra bir değişiklik fark edemezsiniz, ancak cildiniz temiz, nemli ve pürüzsüz hissedecektir. Yüzde anlık değişiklikler göstermeyebilir ancak uzun vadede yardımcı olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px"><strong>S. Yüz masajı ne sıklıkta yapılmalı?</strong><br>C.Haftada 2-3 kez evde yüz masajı yapılmasını tavsiye edilir ancak her gün 5-10 dakika nazikçe masaj yapmak cildinize zarar vermez.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px"><strong>S. Farklı cilt tipleri için farklı yüz masajları var mı?</strong><br>C. Evet, yağlı bir cildiniz varsa hafif bir serum veya tercih ettiğiniz bir nemlendirici ile yaklaşık 10-15 dakika masaj yapmalısınız, kuru cildiniz varsa cildinize uygun bir yüz yağı kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, özellikle hassas cildiniz varsa, cildi strese sokabileceği veya tahriş edebileceği için aşırıya kaçmamaya çalışın. </p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px"><strong>S. Yüz masajı cilde iyi gelir mi?</strong><br>A. Yüz masajı, sağlıklı cildin desteklenmesine ve yüz kaslarının gevşemesine yardımcı olur. Donuk cildi gençleştirir ve ayrıca ciltteki toksinleri atarak lenfatik drenaja yardımcı olur. Yüz masajı, kaslarınızdaki gerginliği giderecek ve kendinizi rahatlamış ve rahat hissetmenizi sağlayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px"><strong>Hangi yüz yağı sizin için en iyisidir?</strong><br>• Hassas cilt: tatlı badem, şeftali çekirdeği, çuha çiçeği, sarı kantaron, avokado<br>• Yaşlanan cilt: argan, kuşburnu çekirdeği, nar çekirdeği<br>• Karma cilt: hodan, nar, kuşburnu tohumu<br>• Yağlı cilt: Moringa, kayısı çekirdeği, zeytinyağı, aspir, kenevir, hodan, devedikeni gibi daha hafif bir dokuya sahip, çabuk emilen ve cildin kendi sebumlarına benzeyen &#8220;kuru yağlar&#8221; kullanın.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px">Mineral yağ, petrol yağı veya parafin sıvısı değil, sadece bitki bazlı bir yağ ile yüz masajı yapın, bu yüzden biyo-yağ veya bebek yağı kullanmayın, bunlar gözeneklerinizi tıkayacak ve büyük ihtimalle leke oluşumuna sebep olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px">Kolayca erişilebilen bazı yağlar ve temel faydaları </p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px"><strong>Hindistan cevizi yağı</strong>: besleyici ve süper nemlendirici, bu nedenle özellikle kuru ciltler için iyidir. Antioksidanlar içerir, antienflamatuar ve antibakteriyeldir. <br><strong>Argan yağı:</strong> Yüksek düzeyde E vitamini ve sterol içerir, cildi iyileştirir, yatıştırır ve iltihabı azaltır. <br><strong>Kuşburnu çekirdeği yağı:</strong> hafif , besleyici, koyu lekeleri düzelttiği, nemlendirdiği, ince çizgileri azalttığı ve yara iyileşmesini desteklediği bilinen vitaminler, antioksidanlar ile doludur.<br><strong>Zeytin yağı :</strong> Alerjik reaksiyonları tetiklemediğini söylüyor, ancak en iyi sonuçlar için sızma çeşidini tercih ettiğinizden emin olun. <br><strong>Badem yağı</strong>: Egzama, dermatit veya gerçekten çok kuru cildi olan herkes için yoğun nemlendiren bir yağ. Yükek miktarda A vitamini vardır ve çizgi yumuşatma ve sivilcelerle mücadele konusunda yardımcıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:17px">Konuşmasız bir video hazırladım. Sabah ya da akşam yüz kremini sürerken uygulayabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.aycaogus.com.tr/wp-content/uploads/2022/03/yuzmasaji.mp4"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yuz-masaji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.aycaogus.com.tr/wp-content/uploads/2022/03/yuzmasaji.mp4" length="55056679" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Kuru Vücut Fırçalama</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/kuru-vucut-fircalama/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/kuru-vucut-fircalama/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2022 18:31:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SADE BİR YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı cilt ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı yüz kremi]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı yüz maskesi]]></category>
		<category><![CDATA[kahve peeling]]></category>
		<category><![CDATA[kendin yap]]></category>
		<category><![CDATA[kuru fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[Peeling]]></category>
		<category><![CDATA[yüz maskesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194124</guid>

					<description><![CDATA[Cildimiz vücuttaki en büyük organdır. Ne yazık ki çoğumuz gözlerimize, dişlerimize ve diğer vücut sistemlerimize daha iyi bakıyoruz ve cildimizi biraz ihmal ediyoruz. Lenfatik sistem, bağışıklık sistemimizin en önemli parçasıdır ve kuru fırçalama ile lenfatik sistem uyarılarak hücre atıklarının ve toksinlerin vücuttan daha hızlı atılması hedeflenir. At kılı fırça yardımıyla vücudun aşağıdan yukarı doğru tarandığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Cildimiz vücuttaki en büyük organdır. Ne yazık ki çoğumuz gözlerimize, dişlerimize ve diğer vücut sistemlerimize daha iyi bakıyoruz ve cildimizi biraz ihmal ediyoruz. Lenfatik sistem, bağışıklık sistemimizin en önemli parçasıdır ve kuru fırçalama ile lenfatik sistem uyarılarak hücre atıklarının ve toksinlerin vücuttan daha hızlı atılması hedeflenir. At kılı fırça yardımıyla vücudun aşağıdan yukarı doğru tarandığı bir bakım tekniğidir ve temel olarak cildin en üst tabakasını saran dokuyu yumuşatmaya yarar. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kuru cilt fırçalama</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Yüzeydeki ölü deri hücrelerini temizler. </li><li>Hücrelerin ve organların çok ihtiyaç duyulan oksijen ve besinleri almasını sağlayan kan dolaşımını artırır. </li><li>Çevre kirliliği veya kozmetik formülasyonlarla tıkanmış gözenekleri açar. </li><li>Sıvı birikimini yeniden yönlendirirken kolajen üretimini uyararak selüliti azaltır. </li><li>Kuru fırçalama rahatlatıcı bir topikal masaj şekli sağladığından stresi azaltır. </li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Uzuvları kalbe doğru ve gövde üzerinde dairesel hareketlerle fırçalarken bağışıklığı artırmak ve toksinleri gidermek için lenfatik sistemi uyarır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuru cilde uygulanır. Kılcal damar çatlağı gibi şikayetlerin ortaya çıkmaması için uygulama çok fazla baskı uygulamadan, kibarca yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fırçayı, adından da anlaşılacağı üzere vücudunuz kuruyken kullanmalısınız. Vücudunuzun her yerini dairesel hareketlerle fırçalayın. Vücudunuzun gençleşmesi ve kan dolaşımının hızlanması için günde 5-6 dakika boyunca kuru fırçalama yapmanız yeterli olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gün içinde herhangi bir zamanında fırçalanabilirsiniz ancak canlandırıcı bir etkisi olduğu için sabahları duyuları harekete geçirmeyi kolaylaştırır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalbe en uzak noktadan, örneğin ayaklardan başlanır. Dairesel hareketlerle yukarıya doğru çıkılır. Bacakların her tarafına masaj uyguladıktan sonra, kalçalar ve kollara sıra gelir. En son karın, gögüs kısmı ve omuzlara masaj uygulanır. Koltuk altları da masaja dahildir çünkü buralarda önemli lenfler bulunur. <strong>Göğüs uçları ve varislere masaj uygulanmamalıdır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Masaj sonrası cilt hafifçe kızarmış olabilir ve hafif bir karıncalanma hissi olur. Ancak kaşıntı, ağrı ve geçmeyen agresif kızarıklık varsa fırçanız size göre çok serttir veya sert hareketlerle masajı uygulamışsınızdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Masaj sonrası, gözenekler açılmıştır ve bakıma hazırdır. Duş sonrası bakım yağlarını tüm vücuda güzelce yedirerek bakımınızı tamamlayabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vücut nasıl fırçalanır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuru fırçalama yaparken bunlara dikkat edin</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Sert bir şekilde fırçalamayın.</li><li>At kılı fırça kullanın.</li><li>Kuru fırçalamayı alışkanlık haline getirin.</li><li>İşlemi minimum 2 dakika uygulayın.</li><li>Vücudunuzun kuru olduğundan emin olun.</li><li>Fırçalamadan sonra duşa girin</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/kuru-vucut-fircalama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fındıklı Kurabiye ve Limonata</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 18:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=193003</guid>

					<description><![CDATA[FINDIKLI KURABİYE TARİFİ 25 adet Malzemeler 1 su bardağı (140 gram) un 140 gram fındık 125 gr. tereyağı, oda sıcaklığında 1/4 su bardağı şeker 1/3 su bardağı&#160;frambuaz marmelatı 1/3 su bardağı kayısı marmelatı Yapılışı Fırınınızı önceden 180 C’de ısıtın. İki adet fırın tepsisine parşömen (yağlı fırın) kağıdı serip bir kenara ayırın. Fındıkları bir kaşık şekerle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="http://cafefernando.com/turkce/findikli-kurabiye/" data-type="URL" data-id="http://cafefernando.com/turkce/findikli-kurabiye/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">FINDIKLI KURABİYE TARİFİ</a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>25 adet</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Malzemeler</strong></em></p>



<ul class="wp-block-list"><li>1 su bardağı (140 gram) un</li><li>140 gram fındık</li><li>125 gr. tereyağı, oda sıcaklığında</li><li>1/4 su bardağı şeker</li><li>1/3 su bardağı&nbsp;<a href="http://cafefernando.com/turkce/limonlu-ve-frambuazli-dogumgunu-pastasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">frambuaz marmelatı</a></li><li>1/3 su bardağı kayısı marmelatı</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Yapılışı</strong></em></p>



<ol class="wp-block-list"><li>Fırınınızı önceden 180 C’de ısıtın. İki adet fırın tepsisine parşömen (yağlı fırın) kağıdı serip bir kenara ayırın.</li><li>Fındıkları bir kaşık şekerle birlikte bir mutfak robotunda neredeyse un haline gelene kadar çekin. Bir kaba aktarıp unla birlikte karıştırın ve bir kenara ayırın.</li><li>Oda sıcaklığına gelmiş ve yumuşamış tereyağı ve şekerin geri kalan kısmını 5 dakika boyunca çırpın. Azar azar un ve fındıklı karışımdan ilave edip birbirine karışana kadar çırpmaya devam edin. Tamamen karıştıktan sonra hamuru 30 dakika buzdolabında dinlendirin. Böylelikle yuvarlaması da kolaylaşacaktır.</li><li>Bir kesme tahtasına parşömen kağıdı serin. Bir dolu çay kaşığı kadar hamuru avucunuzda bir top haline getirin, kesme tahtasına koyun ve ufak parmağınızla ortasına iyice bastırarak bir boşluk (delik değil) açın.&nbsp;<em><strong>ÖNEMLİ:&nbsp;</strong></em>Kurabiyeleri bir dolu çay kaşığından daha büyük yapmaya çalışmayın. Hamurdan toplam 25 adet kurabiye çıkması gerekiyor. İsterseniz boşlukları açmadan önce 25 minik top haline getirin, böylelikle ne kadar büyük olmaları gerektiğini anlayacaksınız. Geri kalan kurabiyeleri de aynı şekilde yuvarlayıp şekil verin.</li><li>Kurabiyeleri kesme tahtasıyla birlikte buzluğa yerleştirin ve parmağınızla bastırdığınızda göçmeyecek kadar sertleşene dek, yaklaşık 10 dakika boyunca bekletin.</li><li>Parşömen kağıdı serili bir fırın tepsisine kurabiyeleri beşer santim aralıklarla dizip fırınınızda kenarları koyulaşana kadar 15 dakika pişirin.</li><li>Fırından çıkardığınız kurabiyeler oda sıcaklığına geldikten sonra ortasına dilediğiniz reçeli koyarak servis yapabilirsiniz.</li></ol>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="http://cafefernando.com/turkce/naneli-limonata/" data-type="URL" data-id="http://cafefernando.com/turkce/naneli-limonata/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">NANELİ LİMONATA TARİFİ</a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Tarif&nbsp;<a href="https://www.epicurious.com/recipes/food/views/BASIL-LEMONADE-238928" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Gourmet dergisi July 2007 sayısından</a>&nbsp;adapte edilmiştir</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>6 bardak için</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Malzemeler</strong></em></p>



<ul class="wp-block-list"><li>2 su bardağı naneli limon şurubu (tarif altta)</li><li>2 su bardağı soğuk su</li><li>2 su bardağı buz (bardaklar için de ekstra)</li><li>1 + 1/4 su bardağı taze sıkılmış limon suyu</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Yapılışı</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün malzemeleri büyük bir sürahide karıştırıp yarısına kadar buz doldurulmuş bardaklarda servis edin.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NANELİ LİMON ŞURUBU TARİFİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Malzemeler</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Yaklaşık 2.5 su bardağı şurup için</em></p>



<ul class="wp-block-list"><li>2 su bardağı nane yaprağı (ben ufak boy bir demeti saplarıyla birlikte kullandım)</li><li>2 su bardağı su</li><li>1 su bardağı şeker</li><li>3 limonun kabuğu, rendelenmiş</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Yapılışı</em></strong></p>



<ol class="wp-block-list"><li>Su, şeker ve limon kabuğunu orta boy bir tencerede kaynama noktasına getirip şekerin tamamı eriyene kadar karıştırın.</li><li>Ateşten alıp yıkanmış nane demetini içine koyun, kapağını kapayıp soğumaya bırakın (yaklaşık 1 saat).</li><li>Bir süzgeçten geçirdiğiniz şurubu şişeleyip buzdolabında saklayın (yaklaşık 5 gün tazeliğini koruyacaktır).</li></ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev kazalarına önlemler</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/ev-kazalarina-onlemler/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/ev-kazalarina-onlemler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 12:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[ev kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Evde çocuklar için güvenlik önlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaza önlemi]]></category>
		<category><![CDATA[kazalara önlemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1247</guid>

					<description><![CDATA[Geçen gün arkamı dönüp -sadece&#160;1 dakikadan az bir süre- Erin’in üzerinden gözümü ayırıp kafamı geri çevirdiğimde kendisini oyuncağının&#160; üzerine çıkmış balıklarıyla iletişim halinde gördüğümde aklım çıktı yerinden. Yaptığı tabii ki yanlış değil bundan sonra tırmanış ile ilgili birçok keşif yapacak eminim ama &#8220;evdeki salonun pencerelerinin önüne bir sehpa dayayıp da çok sevdiği simitçileri pencere kenarından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Geçen gün arkamı dönüp -sadece&nbsp;1 dakikadan az bir süre- Erin’in üzerinden gözümü ayırıp kafamı geri çevirdiğimde kendisini oyuncağının&nbsp; üzerine çıkmış balıklarıyla iletişim halinde gördüğümde aklım çıktı yerinden. Yaptığı tabii ki yanlış değil bundan sonra tırmanış ile ilgili birçok keşif yapacak eminim ama &#8220;evdeki salonun pencerelerinin önüne bir sehpa dayayıp da çok sevdiği simitçileri pencere kenarından izlemek gibi bir fantazi kurar mı??&#8221; sorusu yüreğimi ağzıma getiriyor. Bu anlamda önlem almak gerekiyor tabii Bende biraz araştırmak ve güvenlik önlemleri ile ilgili biraz bilgi toplamak istedim. Bazıları türkçe sitelerden bazıları yabancı kaynaklardan çeviriler ile aşağıdaki listeyi oluşturdum:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tüm Ev<br></strong>•&nbsp;Evdeki tüm prizlere koruyucu kapak takılmalı. Sadece prizlerin deliğine tıkaç gibi girip çıkanları çıkartıp parmak sokmak daha eğlenceli oluyor o yüzden fiş takılıp çevirilince prize girebilen yapıştırmalı olanlar daha güvenli. <em>Sevi bebe’nin emniyetli priz kapakları oldukça güvenli gibi..IKEA da bebek korumalı çoklu prizler var biz kullanıyoruz. İstese de elini sokamıyor.<br></em>•&nbsp;Ev içinde döşeli tüm elektrik kabloları ve her türlü cihazın kabloları gizlenmeli veya bebeğin ulaşamayacağı şekilde tedbir alınmalı. Özellikle banyoda elektrik ile ilgili tüm eşyalar, prizler yerden yüksek bir noktada tutulmalı!!!<br>•&nbsp;Tüm pencerelere parmaklık veya kilit takılmalı.<br>•&nbsp;Dubleks evlerde katlar arasındaki merdivenin üstüne ve altına birer kapı takılmalı<br>•&nbsp;Bebeğin üzerine tırmanabileceği eşyalar pencere kenarından uzaklaştırılmalı. Tırmanma yeteneklerini ASLA küçümsemeyin!!<br>•&nbsp;Eğer evde cam kapılar varsa kırılmaz kapılarla değiştirilmeli.<br>•&nbsp;Kapıların çocuk ittiği zaman kapanmaması için bir önlem alın. <em>IKEA da kapı güvenlik aleti var biz kullanıyoruz .<br></em>•&nbsp;Mümkünse kapılardaki bebeğin kitliyebileceği kapı kilitleri kaldırılmalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MUTFAK<br></strong>•&nbsp;Tüm beyazlatıcı, ev temizlik ve deterjanları dolaba kilitlenmelidir. Bunları hiçbir zaman etiketlenmemiş bir kutu ya da şişe içine ya da içinde yiyecek ve içecek bulunan kutulara yerleştirmeyin.<br>•&nbsp;Ocak üzerindeki tavaların sapları yana veya geriye çevrili olmalı.Mümkünse sadece arkadaki ocaklar kullanılmalı<br>•&nbsp;Çocuğunuzun yemek ocağının düğmeleri ile oynamasına izin vermeyin.<br>•&nbsp;Ağır tencere ve tavaları kilitli dolaplarda tutun, çocuğunuzun oynaması için plastik kutuları ya da tahta gereçleri alt çekmecelerde bulundurun.<br>•&nbsp;Fırınınız yandığı zaman, yemek ocağı önü ısınıyorsa çocuğunuzu bu konumdan uzak tutun. Mümkünse ısıyı dışarı yansıtmayan kapaklı modeller seçilmeli.<br>•&nbsp;Mümkünse ocağınızın önüne bir ocak koruması takın.&nbsp;<em>IKEA da ankastre ocaklar için koruma var<br></em>•&nbsp;Sıcak yemeği tabağa koymadan önce, çocuğunuzun masaya ye da yüksek sandalyesine oturduğundan emin olun. Masada sıcak tabakları ve içinde sıcak likit bulunan bardakları çocukların erişebileceği yere yerleştirmeyin.<br>•&nbsp;Elektrik aletlerinin her zaman bağlantısını kesik tutun, kullanımda olmadığı zaman, elektrikli tost makinesi, çaydanlık gibi aletleri prizden çekin.<br>•&nbsp;Çok fazla parlatılmış yüzeylerden kaygan paspas ve halılardan kaçının. Dökülen şeyleri hemen temizleyin ve zemin ıslaksa çocukları uzak tutun.<br>•&nbsp;Çocukların çekebileceği uzun masa örtülerini kullanmayın.<br>•&nbsp;Bıçakları ve diğer keskin aletleri ulaşılamayacak bir yerde tutun-belki bıçak askılığı duvarın yüksek bir yerine monte edilebilir. Özellikle masada bırakılacaksa en az 30cm içeride tutun.<br>•&nbsp;Bir çocuğun aşağıya çekebileceği bir yere demirden yapılmış bir alet asla bırakmayın.<br>•&nbsp;İçinde yemek olan tencereleri tezgahın derinliklerine itin.. Ufak bir el darbesi ile aşağıya çekme yeteneklerine şaşırabilirsiniz.<br>•&nbsp;Kazaların riskini minimize etmek için mutfağınızı düzenli bırakın<br>•&nbsp;Buzdolabı , bulaşık makinesi, çamaşır makinesi gibi eşyalara çocuk kilidi takılmalı.<br>•&nbsp;Kibritler erişebileceği yerlere konulmamalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;İçindeki kaynar su veya madde bulunan kaplar asla yerde bırakılmamalı.<br>•&nbsp;Elektrikli mutfak aletleri ,(ekmek kızartma makinesi , elektrikli bıçak,fritöz )gibi mutfak tezgahının gerisinde tutulmalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>OTURMA ODASI</strong><br>•&nbsp;Kırılabilecek tüm eşyaları ulaşılabilecek yerin dışında tutun hatta kaldırın.<br>•&nbsp;Alkollü içecekleri ulaşılamayacak gibi saklı tutun.<br>•&nbsp;Sigara, kibrit ve sigara çakmakları çocukların ulaşabileceği yerlerden uzak ve kenarda tutulmalı ve asla kirli kül tablalarını ortada bırakmayın. Hatta sigara içmeyin<br>•&nbsp;Çocuğunuzun elektrik şoku verebilecek televizyon, video gibi eşyaların arkasına ulaşamadığından emin olun.<br>•&nbsp;Asla alçak kahve masalarına, sandalyelerin kollarına ya da küçük çocukların ulaşabileceği yerlere sıcak içecekler koymayın.<br>•&nbsp;Sıcak içecekleri çocuklarınızın ve bebeklerinizin başının üstünden asla geçirmeyin.<br>•&nbsp;Halıların ayağınızın altından kaymadığına emin olun ve takılıp düşmeyin. Kaygan yüzeylerde halının altına kaymayan bir şey satın alıp yerleştirebilirsiniz.<br>•&nbsp;Kitaplığın da güvenli olduğuna ve küçük çocukların erişemeyeceği rafların yerleştirilmesi gerektiğine emin olun.<br>•&nbsp;Üzerinde pek çok şey olan, çocukların masayı devirebileceği uzun masa örtülerini kullanmayın.<br>•&nbsp;Eğer mümkünse, elektrik prizlerini ve fişlerini mobilyaların arkasına saklayın. Elektrik prizlerinin kapağının olmasına özen gösterin.<br>•&nbsp;Mobilya ve diğer eşyaları ateş ya da şöminenin yanına yerleştirmeyin. Bu özellikle eğer mobilya poleratan köpüğü ile doldurulmuşsa önemlidir.<br>•&nbsp;Masa , sehpa vs mobilyaların sivri köşelerine köşe koruması takın<br>•&nbsp;Şömine varsa mutlaka koruyucu takın.<br>•&nbsp;Ev bitkileri bebeğin yetişemiyeceği bir yere koyun. Mümkünse zehirli olanları atın.<br>•&nbsp;Videoya koruyucu takın.<br>•&nbsp;Ayaklı halojen lambalara dikkat edin .Sabit olmadıkları için bebekler kolayca düşürebilir. Mümkünse sabitleyin.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YATAK ODALARI<br></strong>•&nbsp;Çocukların ulaşabileceğe bir yere kozmetikleri, parfümleri, çeşitli hapları (doğum kontrol hapları dahil), kırılabilecek eşyaları ve tırnak makaslarını bırakmayın.<br>•&nbsp;Elektrikli battaniye ve bunun gibi eşyaları çocuğunuz odada yalnızken bırakmayın.<br>•&nbsp;Kullanılmadığında elektrikli cihazları elektrikten çekin saç kurulama makinesi gibi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ÇOCUKLARIN ODASI</strong><br>•&nbsp;Bebeğin karyolası herhangi bir şeye ulaşamayacağı bir yere yerleştirilmeli.<br>•&nbsp;Yatağı üzerinde uyku süresi hariç yastık , yorgan ve oyuncak bulundurmayın.<br>•&nbsp;Karyola kenarları bebeğin ayağa kalktığında aşamayacağı yükseklikte olmalı.<br>•&nbsp;Karyola çubuklarının arası çok fazla geniş olmamalı.Bebeğin kafası geçmemeli.<br>•&nbsp;Karyola içinde üzerine basamak gibi basıp yükselebileceği yastık , oyuncak vs. malzeme bulundurmayın.<br>•&nbsp;Bebeğin parmaklarının veya elinin takılabileceği dantelli veya diğer çeşit yatak örtüleri ve battaniyeler kullanmayın.<br>•&nbsp;Odayı kırılabilecek ve zararlı eşyalardan arındırmış olarak tutun ve böylece bir çocuk orada tek başına güvenli bir biçimde oynayabilir.<br>•&nbsp;Tüm cihazların sabit ve tüm oyuncakların güvenilir olduğundan emin olun.<br>•&nbsp;Bir yaşın altındaki bir bebek için yastık kullanmayın.<br>•&nbsp;Bebeğinizi asla mama önlüğü bağcıklı ya da boyun çevresinden kurdela ile bağlanmış şeylerle uykuya bırakmayın. &#8211; Tüm bunlar onun boğulmasına neden olabilir.<br>•&nbsp;Beş yaşın altındaki çocuğunuzu ranzanın üstünde asla bırakmayın. Eğer daha küçük çocuğunuz da varsa, eğer oynuyorlarsa merdiveni uzakta bir yere yerleştirin.<br>•&nbsp;Eğer büyük olan çocuğunuz için okuma lambası mevcutsa, yastık ve yatak çarşaflarından oldukça uzak olduğuna emin olun aksi takdirde yanabilir.<br>•&nbsp;Çocukların tırmanmasını önlemek için pencerelere kilitler yerleştirin, anahtarı yakınınızda fakat onun ulaşabileceği yerin dışında tutun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>BANYO</strong><br>•&nbsp;Tüm ilaçları, kozmetikleri, ev temizlik gereçleri ve jiletleri tercihen çocuklar için kilidi olan dolabın içinde ulaşamayacakları şekilde saklayın. Eğer mümkünse, dolabı duvara yerleştirin, fakat lavoba üzerinde ya da banyo ya da çocukların tırmanabileceği herhangi bir yerde değil.<br>•&nbsp;Klozetin kapağını kapalı tutun ve çocuğunuzun klozetle oynamadığından emin olun.<br>•&nbsp;Musluktaki suyun çocuğunuzu haşlayacak kadar çok sıcak olmasından kaçının.( Tavsiye edilen en yüksek ısı 54 C (130 F)).<br>•&nbsp;Banyoya çocuğunuzdan önce gidip, her zaman ilk önce soğuk suyu açın, ve her zaman suyun çok sıcak olmadığını kontrol edin.<br>•&nbsp;Banyo yaparken çocuğunuzu banyoda asla yalnız bırakmayın ve çocuğunuz bu suda boğulabilir.<br>•&nbsp;Banyoda kaymayan paspas kullanın.<br>•&nbsp;Çok fazla kaynamış su ve sabun kullanmaktan kaçının bu banyoyu çok kaygan yapabilir.<br>•&nbsp;İlaç dolabı veya ilaçlar, hatta aspirin gibi zararsız görünenler bile erişemeyeceği bir yere koyun.(Annenin çantasında olabilecek ilaçlar dahil )<br>•&nbsp;Banyoda elektrikli aletler kullanmayın.<br>•&nbsp;Banyoda su dolu küvet veya kova bulundurmayın.İş bitince her türlü kabı boşaltın.<br>•&nbsp;Banyo paspası ve kilimlerinin kaymaması için altlık takın ya da kaymayan paspalar kullanın.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bebek Bakımı ile İlgili</strong><br>Bir yaşından önce <strong><em>düşme</em></strong> en sık rastlanan kazadır.<br>•&nbsp;Bebek tek başına kundak veya bakım masasında yalnız bırakılmamalı.<br>•&nbsp;Eğer odadan çıkmak gerekiyorsa, bebekle birlikte çıkmak alışkanlık haline getirilmeli .<br>•&nbsp;Yüksek sandalyelere veya oturma guruplarına bebek gözetimsiz bırakılmamalı.<br>•&nbsp;Bebek çocuk arabasına mutlaka bağlanarak oturtulmalı.<br>•&nbsp;Bebeği marketlerdeki alışveriş arabalarında taşıma halinde çok dikkat edilmeli.<br>•&nbsp;Mikro dalga fırınında ısınmaya bırakılmış biberon tehlikeli olabilir.Biberon soğuk olsa bile içindeki sıvının çok sıcak olabileceği unutulmamalı. AĞZI YANABİLİR. Biberonlar ve kavanozlardaki yiyecekler mikro dalgada ısıtılmamalı.<br>•&nbsp;Sıcak bir içecekle bebek aynı anda birlikte taşınmamalı.<br>•&nbsp;Bebeğin banyosuna daima önce soğuk sonra sıcak su eklenmeli.<br>•&nbsp;Ütü yaparken bebeğin kızgın ütüye yaklaşmamasına özen gösterilmeli.Ütü yapıldıktan sonra kapatıldığına emin olup ulaşılamayacak bir yere kaldırılmalı<br>•&nbsp;Bebeğin yatağında ve erişebileceği mesafede ağzına alabileceği hiç bir şey olmamasına dikkat edilmeli.Çekip alabilir. YUTUP BOĞULABİLİR (Örneğin zincir kolyeler )<br>•&nbsp;Plastik torbalar ortalıkta bırakılmamlı.BAŞINA GEÇİRİP BOĞULABİLİR<br>•&nbsp;Bebek ,ne kadar iyi huylu olursa olsun hiçbir zaman bir ev hayvanı ile odada yalnız bırakılmamalı.<br>•&nbsp;Islak zeminlerde bebeğin oynamasına izin verilmemeli. KAYABİLİR<br>•&nbsp;Bebekler özellikle banyo ve mutfakta asla yalnız bırakılmamalı.<br>•&nbsp;Bebeğin ağızından küçük oyuncak bulundurulmamalı.YUTABİLİR<br>•&nbsp;15 cm den daha uzun ip veya ipi olan bir oyuncak bebeğe verilmemeli.Emziğe ip bağlanmamalı.Plastik kısa bağlantılı malzemeler seçilmeli.<br>•&nbsp;Sönük veya patlamış balonlar bebeğin elinden hemen alınmalı.YUTUP BOĞULABİLİR<br>•&nbsp;Boya ve cilasının zehirli olmadığından ,üzerinde tahriş edici kıymık ,çivi bulunmadığından emin olunmuyan hiç bir oyuncak veya eşya bebeğe verilmemeli.BEBEK MUTLAKA AĞZINA ALACAKTIR.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: Çeşitli web sitelerinden alıntı ve çeviri ve sonunda derleme</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/ev-kazalarina-onlemler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>13</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuktan Sonra Mutluluk</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/cocuktan-sonra-mutluluk/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/cocuktan-sonra-mutluluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 May 2007 10:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[AGAPE Danışmanlık Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUKTAN SONRA DA MUTLU KARI-KOCALIK İÇİN 10 ÖNERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuktan Sonra Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[doğumdan sonra cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Seçil Çelik Özbeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Psikolojik Danışman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=106</guid>

					<description><![CDATA[İnsan doğumdan sonra yaşamayacağım dediği bir çok şeyi yaşıyor özellikle evliliğinde! Anne her şeyden önce korkunç bir hayat değişikliğine giriyor, hormonlar zaten bir aşağıda bir yukarıda, tüm hayatı karışıyor gecesi gündüzü hepsi. Bu arada her kafadan ayrı sesler yükseliyor bunaldıkça bunalıyor insan. Hepsinin içerisinde anne kişi sanki suçlu kocasıymış gibi bir tavır sergileyebiliyor. Aşmak kolay [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İnsan doğumdan sonra yaşamayacağım dediği bir çok şeyi yaşıyor özellikle evliliğinde! Anne her şeyden önce korkunç bir hayat değişikliğine giriyor, hormonlar zaten bir aşağıda bir yukarıda, tüm hayatı karışıyor gecesi gündüzü hepsi. Bu arada her kafadan ayrı sesler yükseliyor bunaldıkça bunalıyor insan. Hepsinin içerisinde anne kişi sanki suçlu kocasıymış gibi bir tavır sergileyebiliyor. Aşmak kolay aslında tek anahtar : KONUŞMAK. Daha fazla uzatmayayım. Ek&#8217;teki yazıda çok güzel anlatmış.<br>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br>Üye olduğum listelerden birinden gelen bir yazı.<br>Doğumu takip eden ilk iki yıl içinde karı-koca arasındaki problemlerde ve tartışmalarda artış gözlenebilirmiş. Tam da bu noktada eşlerin evliliklerine sahip çıkmaları, evliliğin geleceği ve çocukların sağlığı için hayati önem taşırmış.:)</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>ÇOCUKTAN SONRA DA MUTLU KARI-KOCALIK İÇİN 10 ÖNERİ</strong></p><p>Bir çocuk sahibi olmak bir taraftan duygusal tatmini ve güzellikleri tartışılamayacak kadar çok, hayatın en muhteşem yaşantılardan biridir. İki insan, mutlulukları ve sevgileriyle besleyebilecekleri, paha biçilemez değerde bir varlığa ortak sahip olurlar. Diğer taraftan çocuk sahibi olmak kadın ve<br>erkeğin hayatına öyle çok kaygıyı, korkuyu, sorumluluğu, yorgunluğu, karmaşayı ve değişimi beraberinde getirir ki, bunlarla baş etmeyi öğrenmek zaman alır.<br>Gerçekte çocuk sahibi olmak öyle bir hayat olayıdır ki, neredeyse hiçbir hayat olayı insan yaşamında bu kadar köklü değişimlere yol açamaz. Çocuk sahibi oluşla birlikte kadın ve erkeğin hayatı, iyisiyle ve kötüsüyle, bir daha asla eskisi gibi olmaz. Evlilik yaşamı da bu değişimlerden fazlasıyla nasibini alır.<br>Özellikle doğumdan sonraki ilk iki sene şanslı olan karı-kocalar “bize neler oluyor” diye kendilerini, eşlerini ve evliliklerini sorgulamaya başlarlar. Şanssız olanlar ise çocuğun doğumundan sonra fark edemeden birbirlerinden uzaklaşırlar.</p><p>Kadın hamile kalmasıyla birlikte çok yoğun fiziksel ve duygusal değişimleri aynı anda yaşamaya başlar:</p><p>Karnında büyüyen canlının sağlığıyla ilgili düşünceler bir anda her şeyin önüne geçer. Başlıca öncelik bebeğe aittir. Doğumu takip eden ilk birkaç yıl, bebek ve bebeği ilgilendiren konuların dışında kalan her şey arka plandadır.</p><p>Pek çok kadının ruh halinde, hamilelikte ve anne olduktan hemen sonra anlık ve keskin iniş çıkışlar gözlenir. Bir an çok mutluyken, kısa bir süre sonra ağlamaya başlayabilir.</p><p>Kadının annesiyle ve ailesiyle, eşiyle, arkadaşlarıyla, kariyeriyle ilişkisi farklılaşır, yön değiştirir.</p><p>Annesiyle ilişkisi sadece anne ve kız ilişkisi olmaktan çıkar ve anne ile başka bir annenin ilişkisine dönüşür. Hamilelikte ve doğum sonrasında, kadının eşinden daha fazla konuştuğu ve görüştüğü kişi annesi olmaya başlayabilir.</p><p>Hamilelikle birlikte kadının ilgisi öncelikli olarak diğer kadınlara ve diğer annelerin çocuklarıyla ilişkilerine yoğunlaşır. Bu dönemde erkeklere ilgi daha azdır.</p><p>Eşinin nasıl bir baba olduğunu, nasıl bir koca olduğundan daha fazla düşünmeye başlar. Eşinin iyi bir baba olabilmesi onun çekiciliğini arttırırken, yaşayacağı zorluklar kadın için erkeğin çekiciliğini yitirmesine yol açar.</p><p>Erkeklere yönelik ilgi azlığı, eşine ve cinselliğe ilgisinin azalmasını da beraberinde getirebilir.</p><p>Pek çok anne adayı ve yeni anne olan kadın, eşlerinin kendilerini anlayamadığından yakınır. Oysa bir erkek için anneliğe geçen kadındaki değişimleri anlayabilmek çok zordur. Bu dönemde eşinin fiziksel ve duygusal ilgisinden neredeyse tamamen mahrum kalmaya başlayan pek çok erkek yalnız, terk<br>edilmiş ve değersiz hissetmeye başlar.</p><p>Bebeğin doğumuyla birlikte hem kadın hem de erkek için artan ev işleri ve sorumluluklarla birlikte yoğun, yorucu ve stresli günler ile uykusuz geceler başlar. Çoğu zaman evin içi kutlamaya gelenler, bebeğin nasıl bakılması ve büyütülmesi gerektiği hakkında bilgi vermeye, kendi deneyimlerini paylaşmaya her an hazır bir sürü insanla dolup taşar. Doğum sonrası günlerdeki karmaşanın<br>içinde karı-kocanın birbirlerini görmeye, sohbet etmeye, birbirlerinin hal ve hatırlarını sormaya, önceden keyif aldıkları şeyleri yapabilmeye nadiren fırsatları olur. Kadın ve erkek bu süre zarfında “vakit bulabilirlerse” yaşamlarının, eşlerinin ve evliliklerinin doğumdan önceki hallerine özlem<br>duyarlar. En çok da “bize neler oluyor?” sorgulamaları başlar. Bu sorgulamalar esnasında erkeklerin evlilikleri için endişelenmeye daha fazla fırsatı olur. Kadının erkeğe karşı azalan ilgisinin beklenenden uzun sürmesi halinde erkeklerin eşlerinden, çocuklarından ve ailelerinden uzaklaşmalarına oldukça<br>sık rastlanır. Kadının annelik rolünde kaybolması, kadınlığını unutması, evliliğine gereken özeni göstermekten vazgeçmesi halinde ise evlilikler geri dönülemeyecek şekilde bozulabilir.</p><p>Doğumu takip eden ilk iki yıl içinde karı-koca arasındaki problemlerde ve tartışmalarda artış gözlenebilir. Tam da bu noktada eşlerin evliliklerine sahip çıkmaları, evliliğin geleceği ve çocukların sağlığı için hayati önem taşır. Annenin yeterince iyi bir anne, babanın yeterince iyi bir baba olabilmesi için iyi bir evlilik ilişkisi kesinlikle şarttır. Evliliği iyi olan anneler çocuklarına daha fazla sevgi gösterebilir, çocuklarını daha fazla kabul edebilir; mutlu bir evliliği olan babalar ise çocuklarının bakımı ve yetiştirilmesiyle daha fazla ilgilenebilirler. Birbirini destekleyen ve besleyebilen, çocuğun sağlığı ve iyiliği için rekabet etmek yerine işbirliği yapabilen karı-kocanın varlığı çocuğun sağlığı ve evliliğin tatmin edici bir ilişki olarak sürebilmesi için çok önemlidir. Çocuktan sonra da mutlu kalabilecek, tatmin olabilen karı-kocalar için yapılabilecekler listesi öyle çok da uzun değildir aslında.</p><p>1. Gün içinde 15 dakika bile olsa eşinizle bebek dışındaki konularda sohbet etmeye vakit ayırın.</p><p>2. Eşine sadece bebeğini ve getirdiklerini şikayet eden annelerden olmayın. Eşinizi bebeğinizle yaşadığınız keyifli zamanlara da dahil edin. Eşinizin ailede kendine bir yer bulabildiğinden emin olun.</p><p>3. Çoğu zaman çocuğuna yeterince ilgi göstermeyen babalarla değil, çocuğuna ilgi gösterilmesine izin vermeyen annelerle karşılaşılmaktadır. Eşinizin çocuğuyla zaman geçirebilmesi için fırsat tanıyın ve onlara yalnız kalabildikleri anlar yaratın. Yapacakları hatalarla ilgili onlara anlayış gösterin. Çocuklarının neye ihtiyacı olduğunu öğrenene kadar, onların da anneler kadar hata yapma hakkı vardır.</p><p>4. Erkekler ve kadınlar bebeğin doğumundan sonra bazen eşlerinin yaşadıklarına benzeyen, bazen de farklı kaygı ve değişimleri yaşar. Yaşadığınız değişimleri, kaygıları, beklentilerinizi birbirinizle paylaşmaya vakit ayırın. “Anlaşılmadığınızı” hissetmeniz, sadece yeterince iyi “anlatamadığınızı”&nbsp;gösteriyor olabilir.</p><p>5. Çocuğun dışında kalabilen bir yaşantınız mutlaka var olmaya devam etsin. Eşinizle size özel olan ve çocuktan önce keyif veren alışkanlıklarınızın en azından bir kısmına sahip çıkın. Bu arada değişime hazırlıklı olun. Kaybettiğinizi düşündüğünüz hazlar yerine yenilerini koymaya, yenilikleri&nbsp;denemeye istekli olun.</p><p>6. Evliliğin en önemli beslenme kaynaklarından biri cinsel ilişkidir. Dolayısıyla cinselliği, cinsel kimliğinizi, kadınlığınızı ve eşinizin erkekliğini unutmayın.</p><p>7. Her şeyi tek başınıza ve mükemmel yapamazsınız. Kendinizden ve çevrenizden beklentilerinizi mantıklı bir düzeyde tutmaya gayret edin. Bebeğinizin bakımı ile ilgili yakınlarınızdan yardım alın. Bu şekilde evin dışına çıkabilmek ve nefes alabilmek için fırsat yaratabilirsiniz. Sizin mutlu olabilmeniz, nefes alabilmeniz, duygusal olarak beslenebilmeniz bebeğinizi de, eşinizi de mutlu edecektir.</p><p>8. Arkadaşlarınızla, sosyal çevrenizle ve keyif aldığınız aktivitelerle (kitap okumak, film/televizyon seyretmek, resim yapmak, örgü örmek, vs.) bağınızı kopartmayın. Anne olduğunuz için tamamen farklı bir insan olmanıza gerek yok;&nbsp; zaten olamazsınız da.</p><p>9. Anne olmanız ve hayatınızdaki diğer roller arasında denge kurun. Mükemmel anne ve mükemmel ev kadını olmaya çalışmayın.</p><p>10. Bir gözünüz her zaman evliliğinizde kalsın. Sorunlar çözülemez gözüktüğünde gecikmeden evliliğiniz için psikolojik yardım alın.</p><p>Sonuç olarak, bebeğin doğumunu takip eden ilk iki yıl içerisinde evlilikte belli oranda sorunlar yaşanır ancak ikinci yılın sonuna doğru evlilikler eski günlerine geri dönebilirler. Bunun için bebeğe gösterilen ilginin çok azı kadar evliliği de özen gösterebilmek çoğu zaman yeterli olacaktır.</p><p>Seçil Çelik Özbeklik<br>Uzman Psikolojik Danışman<br>AGAPE Danışmanlık Merkezi</p><p>* Bu makale Bebeğim ve Biz Dergisi Ekim 2006 sayısında yer almıştır.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/cocuktan-sonra-mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolik bebekler için Öneriler</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/kolik-bebekler-icin-oneriler/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/kolik-bebekler-icin-oneriler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 21:26:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde gaz]]></category>
		<category><![CDATA[kolik]]></category>
		<category><![CDATA[kolik bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=212</guid>

					<description><![CDATA[Gönderen: &#8220;Guliz Aksoy&#8220; Biz yaklaşık 6 ay gaz problemi yaşadık. Bu problemi aşabilmek için yaptıklarımızı bir özetleyeyim istedim belki birisi faydalı birilerine faydalı olur. Öncelikle altını çizerek söylüyorum ki; yazılanların TÜMÜNÜ ASLA BIR ARADA UYGULAMAYINIZ. 1. Öncelikle her ne kadar doktorlar &#8221; anne sütünden gaz geçmez&#8221; deseler de bunun böyle olmadığını yaşayarak anlamak mümkün. Şöyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Gönderen: &#8220;<a href="mailto:guliz.aksoy@parsmccann.com.tr" target="_blank" rel="noopener">Guliz Aksoy</a>&#8220;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz yaklaşık 6 ay gaz problemi yaşadık. Bu problemi aşabilmek için yaptıklarımızı bir özetleyeyim istedim belki birisi faydalı birilerine faydalı olur. Öncelikle altını çizerek söylüyorum ki; yazılanların TÜMÜNÜ ASLA BIR ARADA UYGULAMAYINIZ.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1. Öncelikle her ne kadar doktorlar &#8221; anne sütünden gaz geçmez&#8221; deseler de bunun böyle olmadığını yaşayarak anlamak mümkün. Şöyle ki annenin vücudunu rahatsız eden herşey bebeği de etkliyor. Bunun için önerimiz annenin her yemekten sonra 1 çay kaşığı kimyon&#8217;u 1 bardak su ile içmesi. Çok iyi gelecektir. Annenin mide ve bağırsaklarındaki problemi azaltıyor.<br>2. Eger bebek 0-3 ay arasında ise INFACOL isimli ilacı önerebilirim. Kıbrıs&#8217;tan ya da internet üzerinden sipariş edilebilir. Çok pahalı degil. 3-4 damla olmak kaydıyla yemeklerden sonra verilebilir. Keyifli bir portakal tadı var. Bebek alırken problem yaşamıyor. Ancak 3. aydan sonra işe yaramadı.<br>3. NURSE HARVEY&#8217;s . Bu şurup bazı bebeklerde işe yarıyor ancak bir sonuç alamadık.<br>4. METSIL damla. (Bu en son çare olarak uygulanmalı zira ilacın 5 aylıktan küçük bebeklere verilmesi pek tavsiye edilmiyor. ) Ancak bebek 5 aylıktan buyukse 2-3 damla yemek sonrası günde max 3 kez işinizi görecektir.<br>5. MYLICON damla. (Amerikan menşeili bir ilaç olup bir ihtimal lüks eczanelerde bulunabilir yada intenetten sipariş edebilirsiniz. Oldukça faydalı ve zararsız bir ilaç. Doktorlar bilmelerine ragmen Türkiye&#8217;de zor bulundugu için pek öneremiyorlar) Sanırım şişei 20-25 bin lira arasında. Bir şişe yaklaşık 17 gün gidiyor.birazdan yazacaklarım da ilaç dışı yardımcı bilgiler;1. Banyo suyuna bir miktar ıhlamur yaprağı atınız. Bebişin sakinlemesine ve bağırsaklarının yumuşamasına yardımcı oluyor.<br>2. 1 çay kaşığı çörek otunu 1\2 çay bardağı su içinde iyice kaynattıktan sonra ılınması için bekleyin ve 1-2 çay kaşığı bebeğe içirin. Gaz çıkarması için birebir. Üstelik de dogal.<br>3. Kolik krizine girme saatleri genelde bellidir. Bu satta yaklaştığında rutin aktivitenin dışına çıkarak farklı birşeyler yapın. Amaç ilgiyi farklı yöne çekebilmek. Atıyorum Kriz&#8217;e 5 dakika kala oyun oynuyorsanız, Pencereye gidip &#8220;bak bak&#8221; oynayın, krizden 10 dakika önce banyo saati olmadıgı halde banyoya girin, hiç dinlemedigi bir müzik türünü birlikte dinleyin, hava müsaitse dışarı çıkın&#8230;.vs. Amaç rutin dışı bir aktivite yapmak. Göreceksiniz ki gün geçtikçe kolik saatleri değişmeye ve süreleri kısalmaya başlayacak.<br>4. Bazı bebekler sevecek bazıları ise sevmeyecektir ancak denemeden bilemeyiz. Anne karnında duydukları seslere yakın sesleri dinletmeye çalışın. Okyanus dalgaları sesi, saç kurutma makinası, elektrik süpürgesi, araba motoru, yunus sesleri&#8230;. geçerliliği kanıtlanmış bazı alternatifler.<br>5. Çok sarsmamak kaydıyla dizlerinizin üzerine bir yastik koyun bebegi yüz üstü dizleriniz bağırsaklarına gelecek şekilde yatırarak dizlerinizi sağa ve sola dogru hareket ettirin bir nevi sallama aslında. Çok sık yapmayınız alışıyorlar. Geçici ve rahatlatıcı olarak uygulayınız.<br>6. 1-2 damla saf zeytin yağı ile özellikle bağırsak bölgesine çok bastırmadan parmak masajı yapabilirsiniz. Genel bebek masajını (I LOVE U masajı olarak da bilinir) da önerebilirim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.pi.web.tr/dr-harvey-karp-istanbuldaydi-happiest-baby-on-the-block" target="_blank" rel="noopener">İlgili yazı : Harvey Karp</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/kolik-bebekler-icin-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>27</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
