<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SSS &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/sss/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 10:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Sezaryen sonrası sütüm ya gelmezse!</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/sezaryen-sonrasi-emzirme/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/sezaryen-sonrasi-emzirme/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 20:39:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[oksitosin]]></category>
		<category><![CDATA[sezaeryen doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Sezareyenden sonra sütüm geç gelir mi]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen doğumda emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen ile doğum yaparsam emziremez miyim]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen ile doğum yaparsam emzirme problemleri yaşar mıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen ile doğum yaparsam sütümün gelmesinde sorun yaşar mıyım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=5657</guid>

					<description><![CDATA[Konuya hızlıca gireceğim çünkü bu konuyu son derece önemli bulup çeşitli kaygılar taşıyorum! Sezaryen ile doğum yaparsam sütümün gelmesinde sorun yaşar mıyım ? Sezareyenden sonra sütüm geç gelir mi ? Sezaryen ile doğum yaparsam emziremez miyim? Sezaryen ile doğum yaparsam emzirme problemleri yaşar mıyım? HAYIR HAYIR HAYIR HAYIR !! YAŞAMAZSINIZ Evet normal/doğal doğumu destekliyorum ancak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-5673 aligncenter" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/07/2010_01_11_Ela-Bebek_228.jpg" alt="" width="486" height="324" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/07/2010_01_11_Ela-Bebek_228.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/07/2010_01_11_Ela-Bebek_228-300x200.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/07/2010_01_11_Ela-Bebek_228-200x133.jpg 200w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></p>
<p>Konuya hızlıca gireceğim çünkü bu konuyu son derece önemli bulup çeşitli kaygılar taşıyorum!</p>
<p><strong>Sezaryen ile doğum yaparsam sütümün gelmesinde sorun yaşar mıyım ?<br />
</strong><strong>Sezareyenden sonra sütüm geç gelir mi ?<br />
</strong><strong>Sezaryen ile doğum yaparsam emziremez miyim?<br />
</strong><strong>Sezaryen ile doğum yaparsam emzirme problemleri yaşar mıyım?</strong></p>
<p><strong><br />
HAYIR HAYIR HAYIR HAYIR !! YAŞAMAZSINIZ</strong></p>
<p>Evet normal/doğal doğumu destekliyorum<strong> ancak iyi ki sezaryen VAR</strong>! ve eğer tercihi ya da mecburi doğum şekliniz bu ise lütfen <strong>korkmayın</strong>: sıkça duyduğunuz gibi sütünüzün bununla bir alakası yoktur, olmamalıdır.</p>
<p>Eltimin doğumunu çektiğim zaman emzirmeyi keseli yaklaşık 6 ay kadar olmuştu belki daha fazla tam hatırlayamadım. Doğumun takibinde ilk geceyi onlarla geçirdim ve eve geldiğimde benim sütüm vardı bildiğiniz dolu bir göğüsle! Diyeceğim şu ki sütünüzün gelmesi için sizin doğum yapmanız gerekmiyor. <strong>Bebeğini evlat edinmiş biri bile emzirebiliyorsa doğum şeklinizle emzrimenizin bir alakası YOKTUR!</strong></p>
<p>Bir sıkıntı:  eğer genel anestezi ile doğum gerçekleştiyse ayılma süreci uzun olduğundan olaya hakimiyet geç olabiliyor ancak hiç hakim olamama gibi bir durum söz konusu değil.</p>
<p>Benim doğumum epiduralli sezaryen oldu, bir saat içerisinde bebeğimi emzirmeye başladım, daha hastanede 2. günün akşamı kolostrumdan sonra gelen normal sütüm gelmeye başladı. Eve çıktığımda 3. gün ise artık normal emzirme rutinine girmiştim.</p>
<p>Ben &#8220;eyvah sezaryen olıyorum ya sütüm gelmezse&#8221; endişesi HİÇ taşımadım, iki gün boyunca sürekli oğlumu memede tuttum.</p>
<p>Sütün gelmesi için en önemli etken psikloji ikincisi ise bebeğin emmesidir. Bebek emerek sütünü getirir, bebeğiniz ememiyorsa sağarak süt uyarımı yaparak da sütünüzü getirebilirsiniz.</p>
<p>Bebek bazen küçük olup emme refleksi düşük olabiliyor ya da büyük bir bebek de zayıf emme refleksine sahip olabiliyor. Bu durumda hemşirelerden mama yardımı yerine sütünüzü sağmak konusunda destek alınız ( <a href="http://www.emzirmedanismani.com" target="_blank">emzirme uzmanlarına</a> soruyorum bu doğru mudur ? çünkü tamamen kişisel fikrimi yazdım)<br />
Bebeğin ilk başta aldığı ilk süt yani kolosturum çoğunlukla ihtiyacı olan kadar gelir. Bugüne kadar bebeğini ne şekilde doğurursa doğursun kolostrumu gelmeyen anne görmedim!</p>
<p>Normal doğumu destekleyip savunurken, <strong>seçme hakkını kullanan ya da mecburi </strong>bir şekilde müdaheleli doğum yapan annelerin emzirme problemlerine yol açabilecek &#8220;doğumunuz normal olmazsa sütünüz gelmeyebilir, normal doğumda hemen gelir&#8221; şeklindeki cümleleri şiddetle protesto ediyorum!<br />
Doğumu normal olup hemen sütü ikinci günde gelebilen bir anne olduğu gibi yine normal doğumla sütü geç gelen ya da emzirme problemleri yaşayanlar olabilir, vardır, tanıklık ettim de! Aynı şekilde sezaryen doğum yapıp emzirme problemi yaşayanlar olduğu gibi yaşamayanlar da vardır bunu da bizzat tecrübe ettim.</p>
<p>Sütünüzün gelmesini sağlayan hormon Oksitosin hormonudur. Süt akşı kanallar boyunca süt bezleri çevresindeki kasların kasılması ile olur. Bu kasılmayı sağlayan oksitosin hormonudur. Normal doğumlarda evet bu hormon daha otomatik olarak devreye girer doğrudur ancak <strong>oksitosin refleksine yardım eden </strong>çok etken vardır :</p>
<ul>
<li>Bebek için sevgi  dolu düşünceler</li>
<li>Bebeğin sesi</li>
<li>Bebeğin görüntüsü</li>
<li>Güven</li>
</ul>
<p><strong>Engel olan etkenler ise:</strong></p>
<ul>
<li>Kaygı</li>
<li>Stress</li>
<li>Ağrı</li>
<li>Şüphe</li>
</ul>
<p>Lütfen sütüm gelecek mi kaygısı şüphesi ve stresi taşımayın. Ağrınız olursa hemşirelerden yardım isteyin : çözümü var!</p>
<p>Kendinize güvenin, bebeğinizin sesini duyduğunuz ve kendisini gördüğünüz anda bebeğinize de güvenin. İkiniz bu işi beraber yapacaksınız.</p>
<p>İkinci gün hastanede akşam üzeri saat 6 dan gece 12 ye kadar kesintisiz bebeğimi memede tuttuğumu, ara ara uykuya daldığımda annemin kollarımı tutma yardımları ile ( bu herhangi bir yardımcı olabilir tabii) onu ayırmadığımı, bebeğime ve kendime güvenerek sezaryen doğum sonrasında hemen sütümün geldiğini not etmek isterim.</p>
<p>Emzirme ile ilgili <a href="https://www.pi.web.tr/?p=1578" target="_blank">diğer notlarımı burada</a> bulabilirsiniz.</p>
<p>Sütünüz bol olsun, kulaklarınızı kapatın, emzirmeye istekli olun, bebeğinizi çok çok sevin 🙂</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/sezaryen-sonrasi-emzirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>37</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>domuz ettin bizi grip!</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/domuz-ettin-bizi-grip/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/domuz-ettin-bizi-grip/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 17:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[domuz giribi aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=4790</guid>

					<description><![CDATA[Evet etti valla.. yok yok domuz gribi olmadım ama biz şapur şupur öpüşen en azından bari kaybetmediğimiz türk sevecenliğimizi de kaybettik. Kimse kimsenin yanında dahi gitmiyor artık! İyi mi kötü mü tartışılır. Uzun zamandır beynimde bin post dönerken ve yazamazken sonunda buna vakit ayırmam gerekliliğini gelen maillerden anlamış bulunuyorum 🙂 Bu vesile ile bir de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4789 aligncenter" title="19436" alt="19436" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/11/19436.jpg" width="225" height="225" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/11/19436.jpg 225w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/11/19436-100x100.jpg 100w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/11/19436-200x200.jpg 200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p style="text-align: left;">Evet etti valla.. yok yok domuz gribi olmadım ama biz şapur şupur öpüşen en azından bari kaybetmediğimiz türk sevecenliğimizi de kaybettik. Kimse kimsenin yanında dahi gitmiyor artık!</p>
<p style="text-align: left;">İyi mi kötü mü tartışılır.</p>
<p style="text-align: left;">Uzun zamandır beynimde bin post dönerken ve yazamazken sonunda buna vakit ayırmam gerekliliğini gelen maillerden anlamış bulunuyorum 🙂 Bu vesile ile bir de post yazmış olayım.</p>
<p style="text-align: left;">Hayır biz domuz gribi aşısı olmayacağız.</p>
<p style="text-align: left;">Bu sizin de olmamanız için bir yönlendirme değildir. Ailecek kişisel tercihimiz olmamaktan yana kullandık. Yakın çevremizde domuz gribi olup geçirenleri gördükçe bu kararımızı da değiştirmemeye karar verdik. Çifte karar yani.</p>
<p style="text-align: left;">Tersi görüşleri <a href="http://acalya.blogspot.com/" target="_blank">Açalya</a>&#8216;da okuyabilir bilgilenebilirsiniz. <a href="http://yok-ki.blogspot.com/2009/11/h1n1-domuz-gribi-asisi.html" target="_blank">Yok-Ki</a> de yazmış güzel güzel. Orada bir çok link de var yine konu ile ilgili.</p>
<p style="text-align: left;">Bol bol doğaya gidiyoruz ( hatta domuzla bile karşılaşıyoruz boyumuzca bööyle arabamızın önünden geçip gidiyor yaban yaban ), güzel besleniyoruz, elimizi yüzümüzü temiz tutup şapur şupur öpüşüp samimiyet kurmuyoruz ama maalesef toplu taşımaları en azından ben kullanıyorum halka karışıyorum -belki maske kullanabilirim- hastanelere girip çıkıyorum -maske kullanıyorum-</p>
<p style="text-align: left;">Çoğu aşının yan etkisinin endişesini bu aşıda da taşıyarak hiç bir devlet adamına sağlık örgütüne personeline güvenemiyorum kaldı ki sağlık bakanı bile &#8221; bizim çocuklar domuz (gribi) oldular aşı o yüzden yaptırmayacağız &#8221; diye kıvırdı geçti.</p>
<p style="text-align: left;">Yok hocam kalsın aşısı falan..</p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/domuz-ettin-bizi-grip/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Aktüel Ağu 20- Eyl 2</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yeniaktuel/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yeniaktuel/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 11:12:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1389</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Şu yazıdan bana ulaştılar. Bende keyifle yanıtladım.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://www.pi.web.tr/?p=2410" target="_blank" rel="noopener">Şu yazıdan</a> bana ulaştılar. Bende keyifle yanıtladım.</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-4492 aligncenter" title="aktuelkapak_resize" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuelkapak_resize-136x200.jpg" alt="aktuelkapak_resize" width="136" height="200" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuelkapak_resize-136x200.jpg 136w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuelkapak_resize-300x440.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuelkapak_resize-697x1024.jpg 697w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuelkapak_resize.JPG 981w" sizes="(max-width: 136px) 100vw, 136px" /></p>
<p> <img decoding="async" class="size-medium wp-image-4493 alignnone" title="aktuel1_resize" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel1_resize-200x118.jpg" alt="aktuel1_resize" width="200" height="118" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel1_resize-200x118.jpg 200w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel1_resize-300x178.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel1_resize-1024x605.jpg 1024w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel1_resize.JPG 1636w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /> <img decoding="async" class="size-medium wp-image-4494 alignnone" title="aktuel2_resize" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel2_resize-200x126.jpg" alt="aktuel2_resize" width="200" height="126" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel2_resize-200x126.jpg 200w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel2_resize-300x190.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel2_resize-1024x647.jpg 1024w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/09/aktuel2_resize.JPG 1642w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yeniaktuel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuvalet Eğitimi / İletişimi</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/tuvalet-egitimi/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/tuvalet-egitimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2008 12:42:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde tuvalet eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[bezsiz bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalete nasıl alıştırırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=2410</guid>

					<description><![CDATA[Konu üzerinde bilirkişi değilim, uzman da değilim, pedagog,pediatrist hiç değilim.. sadece tecrübeleri olan bir anneyim, sadece hayatında &#8221; No one can be free unless he is independent-The Montessori Method&#8221; (Bağımsızlığını kazanmadan kimse özgür olmaz) mantığını yaşatmaya çalışan bir anneyim.. Bu bağlamda bu konuda yazı yazmam ne kadar doğru bilmemekle beraber her seferinde ayrı ayrı cevap [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Konu üzerinde bilirkişi değilim, uzman da değilim, pedagog,pediatrist hiç değilim.. sadece tecrübeleri olan bir anneyim, sadece hayatında &#8221; No one can be free unless he is independent-The Montessori Method&#8221; (Bağımsızlığını kazanmadan kimse özgür olmaz) mantığını yaşatmaya çalışan bir anneyim..<br />
Bu bağlamda bu konuda yazı yazmam ne kadar doğru bilmemekle beraber her seferinde ayrı ayrı cevap vermektense bir yazım olsun istedim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Erin&#8217;in tuvaletini fark etmesi ve bunun için gerekli yerleri kullanması için neler yaptım(ık) ??<br />
Öncelikle <strong>bir eğitim vermedim</strong>.. bu çıkış noktamdı .<br />
Annem her zaman bizim 14 aylıkken bezden kurtulduğumuzu, gece gündüz bağlamadığını gururla anlatırdı. Benim için ütopik bir durum gibiydi çünkü gece için en basitinden emziriyordum ve bezini atamazdım. Bunu önemsemedim.. bezi atmak için bir uğraş vermek üzerine kurmadım meseleyi bez elbet atılacaktı: şu anda ben bezle dolaşmıyorum değil mi ??</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">S</span>adece yemek-içmek-uyumak kadar doğal olan tuvaletini yapma olgusunu anlatmak gerekiyordu. Bunları düşündüğüm bir zamanda şimdilerde dilimize çevirilen &#8221; bezsiz bebek &#8221; kitabının akımı ile karşılaştım;ilk olarak</span> burada gördüm, daha sonra kitabı elde etmek konusunda sıkıntı çekince biraz internette araştırdım annemin tecrübeleri ile harmanladım..bu dönemde Erin 8-9 aylık civarındaydı.<br />
<span style="color: #000000;"><br />
Öncelikle gidip bir oturak aldım ve banyonun ortasına koydum. Beraber yemek yerken sofra kurup her öğün için beraber yediğimize ve bir düzene alıştığına ve de bu düzenden dolayı ben elimde kaşık köşe bucak koşturmadığıma göre burada da düzen işi işe yarayacak ve ben model olacaktım: oldum!!.<br />
evimizde banyonun kapısı hiç kapanmadı ve olay anında olayın ne olduğu anlatıldı hep Erin&#8217;e.. bu arada yine dönem  8-9 aylık. Yani bezsiz akımının temeli olan &#8220;Elimination Communication (EC)&#8221; yani tuvalet iletişimini kurmaya başladım. Bu dönemde bezi ile tepki vermeden oturağına oturuyordu Erin.. daha sonraları oturakta beziyle beraber ses çıkartmaya yani kendice tuvaletini yapmaya başladı. Ben tuvaletten çıkarken O&#8217;nunda bezi bile olsa altını temizler gibi yapıp, oturağı boş bile olsa tuvalete döker gibi yapıp beraber sifonu çekip el sallayıp olmayan çişimizi yolladık ve klozetin kapağını kapattık. Bu önemli çünkü bir rutin her zaman öğretilerde işe yarıyor. Tıpkı bebekken yapılan uyku öncesi banyo, masaj rutini gibi.<br />
Zaman içerisinde bezini çıkartmamı talep etti ama yine de tuvaletini oturağına yapmıyordu. Kendi talep ettiği için evin içerisinde bir süre bezsiz dolaşmasına izin verdim. Burada önemli olan nokta: &#8221; ayy aman evim kirlenir&#8221;endişesinden sıyrılıp gerekiyorsa halıları kaldırmak ya da bu bezsiz gezdiği süre içerisinde kolay temizlenir bir odada kalmak. Bezsiz bebek kitabında da sanırım böyle bir öneri var.( kitabı henüz okumadım)</p>
<p>Yaz geldiğinde ise yazlığa gittiğimizde bütün gün uyku saatleri hariç bezsiz gezmesini sağladım. Bu neyi fark ettirdi ?? Bezi altında olan çocuk tuvaletini yaptığını fark etmez kasları da henüz kuvvetli olmadığından tuvaleti yapar ve farkında olmaz. Bezi olmayan bir çocuk ise bacaklarının ıslanması sonucunda orada değişik bir durum olduğunu fark eder hatta daha sonra bezini bağladığınızda çişini yaptığında yerde arar.. Bu noktada anlatmak gerekiyor &#8221; bak yavrum işte sen şimdi çiş yaptın bezin olduğu için yere gelmedi ama bezin olmadığında yere geliyor &#8221; gibi.. ciddi bir sabır işi: elinde bezle uzunca bir süre gezmek gerekiyor.<br />
İkinci yazlık turumuzda yine altının açık olduğu zamanlarda fark ettim ki bahçeye gidiyor belli bir yere çişini yapıyor. Yine bu noktada konuşmalar devreye giriyor ancak hiçbir zaman &#8220;gel gidelim çişimizi tuvalete yapalım&#8221; gibi bir talepte bulunulmuyor yani ben bulunmadım. Bu dönemden itibaren biraz daha hazır olduğunu gözlemlemeye başladım ve oturağını olduğu yere getirdim bıraktım böylece çişi geldiğinde kendi oturmaya başladı. Eve döndük  ve bir sabah kahvaltısında &#8220;anne çiş &#8221; dedi &#8221; nereye yapmak istiyorsun&#8221; diye sordum banyoyu gösterdi, bende alıp klozete oturttum bir klozet adaptörüne.<br />
Büyük tuvaleti geldiğinde ise bezine yapmasına izin verdim ve gelip bana bezini çıkartmasını söylemesini bekledim. Büyük tuvalet küçüğünden daha kolay oldu. Şimdilerde çişini kaçırsa bile ki kaçıyor ve bu durum 5 yaşına kadar normal büyük tuvalet konusunda bu yöntem %100 başarılı oldu: sokaktayken bile bezine yapmak istemiyor.<br />
Sonuç olarak:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bezsiz bebek konusunu ilk duyduğumda doktoruma sordum, pek tabii aldığım cevap: &#8220;2 yaşından önce kasları kuvvetli olmaz, psikolojik olarak doğru değil v.s v.s&#8221; Burada sorarken yanıldığım tek şey sorumun &#8220;eğitim&#8221; üzerine olmasıydı. Çocuğun tuvalet olgusunu anlamasının eğitim kelimesi ile yakından uzaktan bir alakası olmadığını birden bire bir aydınlanma ile çözdüm 🙂 ben oğluma çişini gidip tuvalete yapmasını öğretmek yerine tuvaletin nereye yapıldığı konusunda model olacaktım.. sanırım oldum da.. evet 2 yaşından önce tuvaleti gelse bile tutamaz olabilir ama olayı kavraması bundan daha önemli. 2 yaşından sonra, tam da bağımsız olmak konusunda itirazların başladığı bir dönemde bunu eğitim altında vermek ikimizi de yoracaktı diye düşünüyorum. Kaldı ki şimdi 21. Ayını bitiren oğlum herşeye ı-ıh diyor !!:)</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tuvaletini tutma konusuda ise söyle bir yorum daha var: merdiven inip çıkabiliyorsa hazır demektir.<br />
Bu doğru bir önerme olsa bile esas önemli olanın &#8220;duygusal yeterlilik&#8221; olduğunu öğredim. Bunu söyleyen pedagogumuzdu bu arada.<br />
Bir çocuk merdiveni uçarak inip çıksa bile duygusal yeterliliği olmadığı sürece stress altında kalabilir. Bu duygusal yeterlilik 10 aylıkken de yeterli olabilir 3 yaşında da..<br />
Burada önemli olan çocuğu baskı altında bırakmamak, çocuğu <strong>gözlemlemek. </strong><br />
Yine de katılmadığım birşey bunun 2 yaşından sonra olması <strong>gerekliliği</strong>..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Erin şu anda 21 aylık. Uykusu hariç bezini takmıyoruz, büyük tuvalet konusu kesin çözüme ulaştı küçüğünde ise hala ben tuvalete götürüyorum. İlk başlarda 10 dakika da bir gitmek gerekiyordu ( bu 18 aylık civarında) şimdilerde içtiği sıvı miktarına göre yarım saat ile 1 saat arasında değişiyor. Zamanlada daha uzun süre tutmaya başladı. Bu tuvalete gitmeler sıradında başta &#8221; çişin var mı ??&#8221; diye soruyordum o da &#8220;yok&#8221; diyordu sonra fark ettim ki sormak yerine bunu rutin olarak elinden tutup beraber tuvalete gitmek olarak değiştirmek daha çok işe yaradı.<br />
Klozette/oturakta oturmasını sağlamak için ise çocuk dergiler işe yarıyor ya da beraber şarkı söylemek. ;<br />
Bir de bir ritüel 🙂 :</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tuvalete girmeden önce pantolonu çıkartırken lavaboda ellerini yıkamasına izin vermek , pantolonu indirince klozete oturrmak ve dergi okumak beraber bittiğinde bir parça tuvalet kağıdını kendisine verip silmesini sağlamak sonra sifonu çekmesine ve oraya bıraktıklarına ell sallamasını &#8220;bay bay&#8221; demesini sağlamak hatta daha da ilerisi klozet fırçası ile temizliğini yaptırmak ve sonra elleri yıkayıp havlu ile kurulayıp &#8221; bay bay banyo&#8221; diyerek oyuna dönmek..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hepsini eğlenceli bir oyuna çevirmek bunu eğitim gibi başta kendimiz görmemek ve çocuğumuzla beraber eğlenmek..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">En başta yazmam gereken ama sona bıraktığım en önemli şey ise :SABIR..<br />
Bugüne kadar Erin&#8217;e anlattığım hayat tecrübelerim içerisinde en çok zaman alan ve sabır isteyen konu tuvalet oldu hala da devam ediyoruz bu konu başlığına..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tüm konularda ve tuvalet konusunda bebeklere bebek gibi davranmazsak onların birer birey olduğunu düşünür ve o şekilde derdimizi anlatırsak anladıklarına inanıyorum. Tıpkı onlar da bizim gibi düzeni seviyorlar. Karmaşa içerisinde yaşamak kolay gelmiyor: karmaşık oyuncaklar, dağınık yemek düzenleri, pis kokulu bezler!!..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Peki neden bezden kurtarmak istedim: ben uğraşmak istemediğimden değil.<br />
Birincisi benim de tenime 7/24 bir bez değse ve çişimi buraya yapıyor olsam cildim ve ruhum deli olurdu herhalde diye düşünmem ikincisi ise çevre!.. atık oluşturmamak.<br />
Bir de erkek bebeklerin uzun süreli bez kullanmaları ile ilgili kısımlar..<br />
Bezsiz bebek kitabında çok hoşuma giden bir cümle var ( evet hala okumadım 🙂 parça parça biryerlerden okuduklarım bunlar)</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biz bebekleri önce beze alıştırıp sonra bezden kurtarmaya çalışıyoruz!! 🙂</span></p>
<p>26. aydan sonra ekleme:</p>
<p>Bir erkek çocuğunuz varsa bezi çıkarttıktan sonra ( uykularda ve sokakta takmaya devam etseniz bile) cinsel kimliğini anlamaya başlıyor. Bu dönemde anneden çok babanın model olması daha faydalı oluyor.<br />
Önceleri sadece evde bezsiz dolaşırken 2 yaşına yakın bir dönemde parka giderken elime bir kavanoz alıp bezsiz çıkartmaya başladım. Arada çişi gelip gelmediğini sorup geldiyse bir kenara çekip kavanoza yaptırtım. Sonraları tutma süresi arttıkça eve dönene kadar yapmamaya başladı. Öğlen uykularından da kuru kalkmaya başladığında uykuya bezsiz yatırdım. Bunu yapmadan önce kendisine anlattım. ” Sen artık uyurken çiş yapmıyorsun o yüzden bezini bağlamayacağız tamam mı??” diye.. arada kaçırabileceğini bunun önemli olmadığını rahat uyumasıgerektiğini de anlattım. Bir süre sonra gece bezini de istemedi. Bir akşam denedim ama baktım çişe kalkmıyor uyumaya devam ediyor o gece bezini bağlayarak çözdüm işi ve daha hazır olmadığını/mızı anladım. Ama Erin ısrarla gece yatarken bez istemediğini söyleyince ” o zaman gece seni uyandıracağım tuvalete gideceğiz” diye anlattım. O gece sorunsuz uyandı. 26. ayda artık gece bezini de kesmiş bulunuyoruz. Gecede 3 kere uyandırıp tuvalete götürüyorum zamanla bunun da sayısı azalacaktır. Zaten eğer çişi yoksa uyanmak istemiyor bunu da son günlerde gözlemledim bu durumda bir iki saat sonra tekrar deniyorum.</p>
<p>Son olarak bu zamana kadar yaptıklarımıza “eğitim” demek istemiyorum. Beraber bir tuvalet alışkanlığı edindik. Rahatlığı hisseden oğlum bezi terk etmek için elinden geleni kendisi yaptı. 2 yaş sonrasına yani inat zamanına bıraksaydım bu kadar kolay anlayamayabilirdi bence. En önemli iki kelime ” sabır” ve “gözlem” diye düşünüyorum.</p>
<p>Herkese bu süreçte kolaylıklar diliyorum. elbet bezden kurtuluyorlar sadece bu kurtulma döneminde onları üzmemek bizim görevimiz. Bir de bezi olmayan bir bebek gördüğümüzde ” bak ..’nın bezi yok gördün müüü?? ” cümlesini kurmamak .. bunu çok duyuyorum ve üzülüyorum. Onlara zaman vermek lazım.. kendi alışkanlıklarımızı düşünelim..ne zor terk ediyoruz değil mi ??</p>
<p><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşte kitaptan alıntı bir bölüm :</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Bir bebeği tuvalete veya lazımlığa oturtmak aklınızın ucundan bile geçmez. Çünkü günümüzde “bir bebeğin tuvaletini beze yapmasından daha doğal ne olabilir ki” düşüncesi hâkimdir. Bebeklerin fıtratında doğdukları andan itibaren temiz olmak vardır. Bu yüzden küçük veya büyük tuvaletlerini beze yapmaya koşullanmamışlardır. Ama hazır bezler bağlana bağlana bebekler ve çocuklar bir süre sonra tuvalet ihtiyacının beze yapıldığını öğrenirler. Bu durumda ebeveynlerin karşısına iki süreç çıkar. Önce bebek, tuvaletini beze yapmaya alışır, daha sonra ise ondan bu alışkanlığı terk etmesi istenir. Bez yerine tuvaleti kullanması beklenir. Oysa bebekler, doğuştan sahip oldukları bedensel farkındalıklarını hiçbir zaman kaybetmek zorunda değiller. Bu farkındalık muhafaza edilerek bebek, tuvaletini beze değil, lazımlığa veya klozete yapabilir. Hayal edin. Ona eğitmeye ve alıştırmaya yönelik herhangi bir çaba sarf etmeden, zorlamadan, hoşgörü içinde tuvaleti kullanmayı öğretiyorsunuz. Bunu gerçekleştirmek hiç de zor değil. Tuvalet ihtiyacı, tıpkı yeme, içime ve uyuma gibi doğuştan gelir. Bebekler veya çocuklar konuşamasalar da ihtiyaçlarını belli ederler. Yemek, uyku, ilgi gibi taleplerini nasıl belli ediyorlarsa tuvalet ihtiyaçları için de bazı işaretler verirler. Önemli olan bu ihtiyaçları ve işaretleri anlayabilmektir.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">YANLIŞ FİKİRLER VE YANILGILAR<br />
Bazı insanlar, ufaklıklarımın çok küçük yaşta iç çamaşırı ile dolaştığını duyduklarında tepki gösterdiler. Çoğu insanın ilgisini çekmesine ve bu durum onları şaşırtmasına rağmen çoğu kez Tİ’nin kendi aileleri için uygulanabilir olup olmayacağı konusunda şüpheliydiler. Aşağıda, ebeveynlerin, Tİ yaşam tarzının kendileri için işe yaramayacağını düşünmelerine sebep olan en önemli nedenleri sıraladım.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">1. “Bu yöntemin çocuğu değil, ebeveyni eğitmek olduğunu düşünüyorum.” Tİ uygulayıcıları bunu çok duyar. Eğer bebeğinizin ne zaman acıktığını veya uykusu geldiğini söyleyebilmeyi öğrenmeyi, “eğitilmek” olarak kastediyorsanız cevabımız “Evet” olacaktır. Bebeğinizin, tuvalete çıkma ihtiyacında verdiği işaretleri okuyabilmeyi öğrenmek, ebeveyn eğitimi olarak kabul edilebilir. Buna rağmen bunun tamamıyla eğitmek hakkında olmadığını vurgulamayı tercih ediyorum. Tİ, yaşça büyük bir çocuğa, tuvaleti kullandırmak üzere verdiğiniz, bir tuvalet eğitim şekli değildir. Basit bir ihtiyaca cevap vermek yoluyla, gözünüzden bile sakındığınız bebeğinizle iletişimi başlatıp dengeyi tutturmaktır. Bu yolda “eğitilmekte” olumsuz bir şey yoktur. Her şeyin ötesinde “eğitime” odaklanmanın bizi Tİ yönteminin, gerçekten bahsettiği şeyden uzaklaştırdığını fark edin. Tİ, sonuç (hiç kimseye ihtiyacı kalmayacak şekilde tuvaleti kullanmayı öğrenen bir çocuğa sahip olmak) ile çok fazla alâkalı değildir. O, iletişim süreciyle ilgilidir.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">2. “Çocuğum büyüdüğünde buna kendiliğinden alışması daha kolay olmaz mı?” Elbette, tüm çocuklar yürüme çağı veya okul öncesi döneme geldikçe tuvalet yapmakta bağımsız hale gelirler. Bu dönemde kendi başlarına tuvalete gitmeyi başardıkları için hem memnun olduklarına hem de öz saygılarının geliştiğine şahit olursunuz. Bunu görmek mükemmel bir şeydir. Fakat Tİ yönteminin uygulandığı bebekler, bundan çok daha önce vücutlarını tanıyarak tamamıyla bağımsız olma fırsatına sahip olurlar ve sadece bez bağımlısı olmayan çocuklar için tuvalete geçiş, çoğu kez daha problemsizdir. Sekiz aylık bir bebeğin, tuvaleti kullanması gerektiğine dair verdiği işareti gördüğünüzde veya bir yaşındaki bir çocuğun lazımlığa doğru koşuşuna şahit olduğunuzda ve tüm bu süreç boyunca onu kendi iradesini kullanmaktan aldığı hazzı gözlemlediğinizde, Tİ yöntemi uygulanan çocukların, eşsiz bir duygu olan kendi kendine yetme becerisini ve kendini bilip anlama yetisini kazanacağına şüpheniz kalmayacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">3. “Evimin her köşesinde pislik görmek istemiyorum. Batı toplumunda Tİ yöntemini uygulamak zor değil mi? Bazı ebeveynler, geçici olarak halıları çıkarmak, muhtemelen Tİ uygulamasını, tek bir odada bulundukları zaman uygulamak gibi evlerinde birtakım değişiklikler yapacaklar. İlk öğrenme dönemi fazla uzun sürmez. Bebeğiniz ve siz iletişim kurmayı öğrendikçe muhtemelen baş etmek zorunda kalacağınız çok daha az kaçırmanız olacaktır. Bunun yanında, bir çocuğa, geleneksel yöntemlerle tuvalet eğitimi verecek olursanız muhtemelen kaçırmalarınız olacaktır. Eğer daha rahat etmenize yardımcı olacaksa bezleri yedek olarak; hatta tam zamanlı kullanabileceğinizi unutmayın. Birçok ebeveyn Tİ yöntemini tamamen terk etmeden uyguluyor.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">4. “Tİ yöntemi –sürekli çocuğunuzun etrafında dolanıp tuvalete çıkmasını (küçük veya büyük tuvaletini yapmasını) beklemek &#8211; garip değil mi?” Çocuğun etrafında dolaşmak konusunda şunu söyleyebilirim; çoğu ebeveyn yeni doğan bebekleriyle zaten yakın temas halindedir. Tİ yöntemini kullanan ebeveynlerin, tüm zamanlarını bir sonraki küçük veya büyük tuvaleti beklemekle geçirdiği düşüncesi bir yanlış anlamadır. Ebeveynler; tıpkı bebeklerinin yeme ve uyuma ihtiyaçlarını algıladıkları gibi tuvalete çıkma işaretlerini de çabucak kaparlar. Tüm zamanlarını bu konu hakkında düşünerek geçirmelerine gerek yoktur. Ayrıca ebeveynler Tİ yöntemli bebeklerini, küçük ve büyük tuvaletini aynı anda yapmaya başlayarak bezli bebeklerden daha az sıklıkta ihtiyaç giderdiklerine şahit olu¬yor¬lar. Muhakkak Tİ yöntemini hareketli bir bebek üzerinde uygulayabileceğiniz yeni yöntemler mevcuttur. Eğer emekleyen, etrafı araştıran, yaşça büyük bir bebeğiniz varsa ne kadar uğraşırsanız uğraşın, onu yakınınızda tutmak zor olabilir. Fakat bebekle iletişim içinde olmanın verdiği bir getiri, ben başka bir odada olsam bile –çoğu Tİ uygulayıcısı ebeveynde olduğu gibi– onun tuvalete çıkmak zorunda olduğunu bilebiliyorum. Tİ yolculuğu sırasında, böyle bir bilinç kazanacaksınız.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">5. “Bebeğim tuvalet ihtiyacını niçin ifade etmek zorunda olsun ki? O sadece bir bebek! Onun bez kullanmasına ve rahat olmasına neden izin veremiyorum?” Bebeğinizin, kendi bezini kirletmemek bilincine sahip bir fıtratta doğduğunun farkına vardıkça onun kendi fıtrî kabiliyetlerinin dışında bir şeyi ifade etmeye veya yapmaya zorlanmadığını anlayacaksınız. Aslında bir bebeğin tuvaletini yapmak için verdiği işaretleri görmezden gelmekle ondan fıtrî kabiliyetini kullanmamasını ve bunun yerine muhtemelen hoş karşılamayacağı bir şeye katlanmasını istiyoruz. Tİ yöntemli bebekler, tuvalete gitmekte o kadar rahattırlar ki çoğu kez bunu başarırlar. Bu da bir bebeği Tİ uygulamasına başlatmakla ondan bir şey talep etmediğimizin açık bir göstergesidir. Bununla birlikte, bir bebek için bezsiz dolaşmaktan daha rahat ve kolay ne olabilir?</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">6. “Bakılacak büyük çocuklarım da var.” Büyük çocuklar ilginin azalmasına alışkındırlar. Siz bir bebeği beslerken ve altını değiştiriyorken bile yanlarında bulunabileceğinizi çabucak öğrenirler. Yaşça büyük erkek ve kız kardeşler, kendilerinden yaşça daha küçük kardeşleriyle ebeveynlerinden daha fazla iletişim kurabilirler. Daha sezgisel olabilmektedirler. Birçok kez, ben izleyemediğim zamanlarda, Benjamin’in, henüz bebek olan kardeşi Daniel’in tuvalete gitmesi gerektiğini bana haber verdiğini hatırlıyorum. Erkek kardeşler ve kız kardeşler dahi mükemmel modeldir; bebekler kendi kardeşlerinin tuvaleti kullanışını izlemek yoluyla çok şey öğrenirler. Siz ve Tİ uygulamalı bebeğiniz arasında sağlamış olduğunuz gelişmiş iletişim şekli nasılsa çocuklarınızın birbiri ile sağlayacağı iletişim de öyle olacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">7. “Ev dışında çalışıyorum.” Tİ iletişim hakkındadır ve herkes bir çocuk ile iletişim kurmayı öğrenebilir. Eğer eşiniz, akrabalarınız veya bakıcınız, anlamadıkları için Tİ yöntemini denemekte isteksizlerse onlara biraz zaman verin. Bebeğiniz, büyüdükçe bakıcısı ile nasıl iletişim kuracağını çözebilir. Bebeğiniz, sadece sizin yanınızdayken Tİ yöntemli hale geliyorsa bu da iyi sayılır; tıpkı bebeklerin hem meme hem de biberonu birlikte kullanmayı öğrenebilmesi gibi bezlerden lazımlığa geçiş de çok kolay olabilir.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">8. “Aşırı bunaldım.” Tİ yöntemi, yarı zamanlı uygulanabilir; tıpkı benim Daniel’e bebekliği döneminde yaptığım gibi. O zamanlar, amacım sadece uyanık olmaktı ve Daniel’e bedensel farkındalığını koruması amacı ile tuvaletini yaptığında altını değiştirmek, (zamanında lazımlığa oturtamasam bile) bilfiil her tuvalet ihtiyacının farkında olmak ve Tİ’nin önemini vurgulayamadığım zamanlarda da bu yöntemi uygulamaktı. En can alıcı nokta, iletişime odaklanmaktır; asıl iş olan çocuğunuzu zamanında “yakalamak” konusu, iletişim kurmak ve çocuğunuzun ne yaptığını fark etmekten daha az önemlidir. İnsanlara, genellikle bunu günde sadece yarım saat denemelerini tavsiye ederim; bebeğinizi alt açma pedinin veya kumaş bezin üzerinde altına bir şey bağlamadan, çıplak olarak durmasına izin verin. Veya bebeğinizi banyo yaptırmadan önce, lazımlığa oturtun ve bunu eğlenceli bir alışkanlık haline getirin. Tİ, yarı zamanlı olarak devam edilse bile kalıcı, güzel bir tecrübe haline gelir.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">9. “Şehirde yaşıyoruz” veya “Devamlı hareket halindeyiz.” Elbette şehirde yaşayan bir Tİ uygulayıcısı olmanın zorlukları vardır; fakat kolaylıkları da bulunmaktadır. Sadece alışmanız gerekiyor. Bebek bezi çantanıza, son derece hafif plastik bir kâseyi koymak zor bir mesele değildir; her şeyden önce çok sayıda bez kullanmıyorsanız yeterli derecede yer vardır. Aynı zamanda, bir ebeveynin, bir günün beslenme ve uyku programlamasını serbestçe düzenleyebilmesi gibi, siz de bebeğinizin tuvalete çıkma işaretlerinin farkına vardığınız zaman, evin dışına çıkmak için en uygun anları tespit edebileceksiniz. Çoğu ebeveyn, hayat hareketlendikçe veya dışarı çıktığında, bezlere daha fazla güvendiğini ifade ediyor ve bu da tamamıyla iyi sayılır.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">10. “Bu yöntemi denemeye karar vermiştim; fakat hâlen işe yaramıyor -birçok kez kaçırmamız oldu. Henüz bebeğimle iletişimde değilim.” Tuvalet iletişimi her toplum tarafından uygulanırdı ve herkes birbirine destek vererek birbirine rehberlik ederdi. Günümüzde olduğu kadar yaygın değildi. Şimdi ise başarılı olmak için, internet üzerinden, yerel Bezsiz Bebek destek hattından veya bu konuyla ilgili yazılan kitaplarla destek aramak gereklidir. Zaman zaman cesaretinizin ve hevesinizin kırılması durumu geleneksel tuvalet eğitimi sırasında da görülür. Bu, Tİ yöntemini uygulayan kişiler arasında da yaygındır. Kitap boyunca, her gelişimsel aşamada, çocuğunuzla iletişimin kesildiğini hissettiğiniz zamanlarda, ona nasıl yaklaşacağınızı anlatacağım.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/tuvalet-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emzirme</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/emzirme/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/emzirme/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 10:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[blogcu anne]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme reformunu desteklemek]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[oksitosin]]></category>
		<category><![CDATA[sezaeryen doğum]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen doğumda emzirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1578</guid>

					<description><![CDATA[Bir süredir gelen mailer, yeni doğum yapmış ve yapmayı bekleyen arkadaşlarımın sorularının cevaplarını toparlamak için hazır vakit de varken emzirme konusuna değinmek istedim.. Emzirme anne ve bebek için en önemli nokta olmalı.. ilk günler neler yaptım onu paylaşmak istiyorum. Umarım işe yarar..herkesin yaptıkları,tecrübeleri farklı bunlar benimkiler: Bir kere hamileyken hastanenin ücretsiz doğum öncesi seminerine katıldım. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-1700 aligncenter" title="emzirme" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/emzirme.jpg" alt="" width="400" height="189" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/emzirme.jpg 400w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/emzirme-300x141.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p><span style="color: #000000;">Bir süredir gelen mailer, yeni doğum yapmış ve yapmayı bekleyen arkadaşlarımın sorularının cevaplarını toparlamak için hazır vakit de varken emzirme konusuna değinmek istedim..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Emzirme anne ve bebek için en önemli nokta olmalı.. ilk günler neler yaptım onu paylaşmak istiyorum. Umarım işe yarar..herkesin yaptıkları,tecrübeleri farklı bunlar benimkiler:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bir kere hamileyken hastanenin ücretsiz doğum öncesi seminerine katıldım. Burada emzirme uzmanı <a href="http://www.emzirmedanismani.com" target="_blank">Beyhan </a>ne dediyse harfiyen uyguladım. Sonuç: 4.ayda dipfirzde 100ccX140 kutu süt ve bol bol emzirdiğim sütler..21.aya yaklaşırken hala emzirebilme ve ufak çapta bir hollanda inekliği!! 😀 Bunları uygularsanız 21 ay emzirebilirsiniz demek değil yapmayıp emzirende gördüm ama benim <em><strong>SIKINTISIZ </strong></em>emzirebilmemde etksinin olduğunu düşünüyorum.<br />
Yani uzman bir kurumdan ki özel hastaneler bunu ücretsiz yapıyorlar önce bir eğitim almak bilgilenmek işe yarıyor.. Peki ben neler öğrendim orada ?</span><span id="more-1578"></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;">&#8211; Doğumdan en az bir ay önce e vitamini kapsülleri ile meme uçlarına masaj yapmak ( sert değil süt üretimini sağlayan oksitosin hormonu aynı zamanda doğum kasılmalarını da başlatır ) o bölgedeki cilt dokusunu güçlendirebiliyor. Doktorum işe yaramaz demişti ama bence yaradı..Günde bir kere bir kapsülü paylaştırdım ve yaklaşık 2 ay kala başladım..</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;">&#8211; Doğumdan hemen sonra emzirin.. doğum <strong>ne şekilde olursa olsun</strong>, söylenenlere bakmayın, ben sezaryen doğum gerçekleştirdim <a href="https://www.pi.web.tr/sezaryen-sonrasi-emzirme" target="_blank"><strong>daha hastanedeyken sütüm gelmişti</strong>.. </a>belki </span><span style="color: #000000;">bebek </span><span style="color: #000000;">genel anestezide daha geç  emmeye başlıyor, anne ayılana kadar zaman geçiyor o yüzden süt geç gelebiliyor ancak epidural ile doğum gerçekleştiğinde ayık oluyorsunuz. Bebek yanınızda kalsın sadece <strong>yorulduğunuzda </strong>bebek odasına gönderin yanınızda olduğu sürece emzirmeye devam edin taa ki süt gelene kadar. İkinci gün akşamüzeri saat 18:00 den gece 00:00 &#8216;a kadar emdi Erin ve saat 00:00 da &#8220;gılk&#8221; diye bir ses duyduk.. sütü gelmişti.. çok çabaladı bende yardım ettim .. en son dakikalarda kafasıyla sallanıyordu sinirlenmiş olarak : en sonunda sütü getirdi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; <strong>Emzirmeye başladığınız andan itibaren</strong> bebek memeyi bıraktında <a href="http://www.lansinoh.com.tr" target="_blank">lansinoh</a> kremi sürüp AVENT gögüs kalkanlarını takın.. bu kalkanlar kremin sütyene değmesini engelliyor ve içine süt akarsa -ki hastanede daha akmaz &#8211; süt kullanılabiliyor. Marka vermemin sebebi içerisine dolacak olan sütleri kullanabiliyorsunuz diğer markalar için tavsiye etmemişti emzirme uzmanı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Eve geldiğinizde muhtemelen gögüsleriniz inanamayacağınız kadar şişecek ve süt artacak. O zaman ne yapmalı: süt memede kalırsa ateş yapar evet yapar o zaman şöyle bir rutin önermişlerdi ve işe yaradı : <strong>Bir memeden emzirince bebek memeyi bıraktığında diğer memeyi pompa ile sağmak ve bir sonraki emzirmeye sağılan göğüsten başlamak, emzirme bittiğinde yine emzirilmeyen göğüsü sağmak. </strong>İlk günler sütün çok gelmesi bebeğin hemen azıcık sütle doyuyor olmasından dolayı biriken sütü çekmek göğsü rahatlatıp süt üretimine izin veriyor. Bu arada her emzirmeden sonra krem sürülüp kalkanlar unutulmuyor, tabii kalkanların içi süt dolduğundan özellikle uyurken eğilip kalkmalara dikkat : sütler yere boşalıyor 🙂 Birde eşit miktarlarda emzirilip sağılan gögüslerin ikisinde de süt üretimi aynı oluyor ve boyutlarında biri küçük biri büyük kalmıyor yani sürekli aynı memeden emzirmek doğru değil beyin bir süre sonra diğer göğüsten uyarı almayınca süt üretimini durduruyor. Ben en son hangi memeyi verdiğimi hatırlamak için kolumun altına koyduğum yastığı olduğu yerde bırakıyordum.Bir sonraki emzirmede ters tarafa geçiriyordum.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Sağılan sütleri saklamak için süt poşetleri olduğu gibi steril idrar numune kapları da kullanılabiliyor ancak sadece Bıçakçılar marka öneriliyor. Ben bunları kullandım memnun kaldım. Doğum yaptığım hastanenin yoğun bakımında, bebek odasında bu kaplar kullanılıyordu, onlar tavsiye ettiler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Bebek 4 saatten fazla uyursa uyandırıp emzirin daha uzun aç bırakmayın. 4 saat uyur mu demeyin Erin uyurdu!! uyandırıp emzirirdim bazen.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Bebek meme almıyorsa sağıp biberonla verin: <strong>doğa mama almalarını istese mama ağaçları olurdu</strong>.. süt verme savaşından <strong>vazgeçmeyin</strong>.</span></p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-1701 aligncenter" title="afrika" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/afrika-200x200.jpg" alt="" width="160" height="160" /></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Süt üretimi için <strong>deliler gibi saçma sapan yemek işe yaramıyor</strong>, tek yaradığı nokta <strong>kilo alımı</strong>. Düzenli beslenme bol yeşil sebze, bol su, bol uyku ve bol huzur süt için yeterli oluyor. İnekler ot yiyerek süt üretiyorlar tatlı,çikolata v.b değil..sütüm yetmiyor demeyin açlıktan kırılan Afrika ülkelerinde bebekler <strong>3 yaşına kadar </strong>emziriliyor. Isırgan otu, rezene, anason karışımını içebilirsiniz, still-tea içebilirsiniz, vita malt işe yarıyor bir de ben tavsiye üzerine Galactogil diye bir karışım kullandım, Türkiyede yok Fransada var sadece sanırım ancak dediğim gibi en büyük ilaç : <strong>su,uyku,huzur..</strong> Ev toplanır, temizlenir hepsi olur : <strong>bırakın herşeyi uyuyun. </strong>Ben çok mu uyudum ??<strong> ı-ıh..</strong> bayılmadıkça ayakta kalıp iş yaptım, bir çocuğum daha olsa ki <em>planlamıyorum </em><strong>asla </strong>yapmazdım, kıvrılır oğlumun yanında uyur süt üretirdim, 4. ayda süt üretimim azaldı. Yardıma dipfirizdeki sütler koştu böylece hiç mama vermeden doymadığını düşündüğüm zamanlarda çıkarıp içirdim ve 6 ay sadece anne sütü aldı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; İlla ki elektrikli pompa olması gerekmiyor ben manuel pompa kullandım &#8211; AVENT &#8211; son derece rahattım ancak ilerleyen aylarda 6. ay gibi sütü çekmek zorlaşıyor o zaman elektrikli pompa işe yarıyor özellikle çalışıyor ve evde değilseniz..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Sütün bittiğini <strong>ASLA </strong>düşünmeyin, bu süt denen şey alınıp bitiveriyor.. kafaya takmayın.. bebeğin ihtiyacı kadar süt zaten geliyor..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Eskiden pompa mı vardı? lansinoh mu?? göğüs kalkanı mı?? eğitim veren hastaneler mi?? evet yoktu ancak bu kadar sert ve çetin şehir yaşamı koşulları,stresi,pisliği de yoktu..bu kadar kalabalık nüfus da..</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211; Bu durum biraz görüntü itibariyle yanıltıcı olsa da herşeyi açıklıyor&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/bf.jpg" rel="lightbox[1578]"><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-1703 aligncenter" title="bf" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/bf-200x200.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a></p>
<p><span style="color: #000000;">Aşağıdaki linklere mutlaka göz atın. Bildiğiniz bir link varsa bana yazın buraya ekleyeyim..</span></p>
<p><a href="http://acalya.blogspot.com/2007/03/anne-st.html" target="_blank">Anne sütü I</a></p>
<p><a href="http://acalya.blogspot.com/2007/03/anne-st-2.html" target="_blank">Anne sütü II</a></p>
<p><a href="http://acalya.blogspot.com/2007/03/anne-st-3.html" target="_blank">Anne sütü III</a></p>
<p><a href="http://pratikanne.com/tag/emzirme" target="_blank">Pratik Anne </a></p>
<p><a href="http://cemuyurken.blogspot.com/search/label/emzirme" target="_blank">Yasemin </a></p>
<p>Ayrıca 2010 yılında uygulamay koyulan <a href="http://www.emzirmereformu.com/" target="_blank">emzirme reformunu desteklemek</a> için lütfen bir mesaj bırakın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/emzirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>37</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SSS:”Erin”anlamı</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/erin-isminin-anlami/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/erin-isminin-anlami/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2008 22:04:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[Erin]]></category>
		<category><![CDATA[erin anlam]]></category>
		<category><![CDATA[erin isminin anlamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1579</guid>

					<description><![CDATA[Erin Türkçede &#8220;ergin kişi&#8221; anlamına gelmekte ancak İrlanda kökenli bir kelime olup barış anlamına gelmektedir.Genellikle kız ismi olarak kullanılsa da uzun yıllardır erkek için de kullanılmaktadır. Peki neden Erin? Ben Erin&#8217;i 3 aylık hamileyken rüyamda gördüm.Yüzünü,gözlerini.. ultrasonda renkli olarak karnımda yüzüyordu .. sadece kulakları çookk kepçe ve cinsiyeti kızdı.. sanırım o dönemde&#8221; kız olması ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Erin Türkçede &#8220;ergin kişi&#8221; anlamına gelmekte ancak İrlanda kökenli bir kelime olup barış anlamına gelmektedir.Genellikle kız ismi olarak kullanılsa da uzun yıllardır erkek için de kullanılmaktadır.</p>



<p>Peki neden Erin?</p>



<p>Ben Erin&#8217;i 3 aylık hamileyken rüyamda gördüm.Yüzünü,gözlerini.. ultrasonda renkli olarak karnımda yüzüyordu .. sadece kulakları çookk kepçe ve cinsiyeti kızdı.. sanırım o dönemde&#8221; kız olması ile ilgili dileklerin&#8221; çok olması sebebiyle kız görmüştüm ama sünnet ediyorduk &#8211; karnımda ultrasonda 🙂 &#8211; ve ben &#8220;aa ama Alper bey bu kız neden sünnet ediyoruz ki ? &#8221; diye soruyordum. Sonra günlüğüme &#8220;derin derin tekmeliyor&#8221; diye yazarken BİRİ ?? ama kim bilmiyorum bana &#8220;Derin değil Erin O&#8217;nun adı&#8221; dedi..</p>



<p>Kimseye söylemedim Alpay dahil.. 7. aya kadar.. 7.aydan sonra Alpay&#8217;a anlattım.</p>



<p>Ben 3. ayımda oğlum olacağını,adını,yüzünün şeklini,gözlerinin rengini, hepsini görmüştüm.. aynı gördüğüm gibi geldi: kulakları kepçe değildi sadece :))</p>



<p>O yüzden Erin oldu adı..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/erin-isminin-anlami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun grubu ile ilgili</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/oyun-grubu/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/oyun-grubu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2008 09:57:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[0-3 yaş oyun grupları]]></category>
		<category><![CDATA[benimle oyanrmısın anne]]></category>
		<category><![CDATA[benimle oynar mısın anne]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Gurubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1281</guid>

					<description><![CDATA[3 aydır devam( hatta galiba daha bile fazla) eden oyun grubumuz oldukça keyifle devam ediyor. Avrupa yakasında bir grup her hafta düzenli buluşuyoruz şimdi de Anadolu yakasında bir grup daha düzenli buluşmaya başladı. Gelen sorulara istinaden ve küçük bir duyuru yapmak için bu yazıyı yazmak istedim. Öncelikle soruların cevapları ile başlıyorum: Buluşmada neler yapılıyor ? [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>3 aydır devam( hatta galiba daha bile fazla) eden oyun grubumuz oldukça keyifle devam ediyor. Avrupa yakasında bir grup her hafta düzenli buluşuyoruz şimdi de Anadolu yakasında bir grup daha düzenli buluşmaya başladı. Gelen sorulara istinaden ve küçük bir duyuru yapmak için bu yazıyı yazmak istedim.</p>



<p>Öncelikle soruların cevapları ile başlıyorum:</p>



<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Buluşmada neler yapılıyor ?</strong></span><br>
En az 2 en fazla 5 bebekten oluşuyor toplantılar.3 yaşından küçük oldukları için sürekli ve oyun kurmalı aktiviteler yapılmıyor zira çocuklar 3 yaşından önce oyun kuramazlar kurmaları için çaba sarf etmeye de gerek yoktur. Esas amaç &#8211; kişisel amacım &#8211; bir arada olmaları beraber bir kaç şarkı söyleyebilmemiz,dans edebilmemiz, saklambaç, top ya da o gün için seçtiğimiz 1 oyuncakla oynamamız, kuklalar ile şarkı söylememiz . Son zamanlarda dikkatimi çeken en önemli şey buluşmalarda çok fazla oyuncak olması; az oyuncak daha fazla oyun ve iletişim ile birlikte vakit geçiriyoruz.Çocukları belli bir kalıp içerisinde ( illa ingilizce şarkılar ya da illa aynı anda toplu bir şekilde aynı şeyi yapmaları gibi &#8211;<em> zaten kurumsal oyun gruplarından en büyük farkımız bu-</em> ya da eğitimmiş gibi her seferinde düzenli bir program ile sıkmıyoruz tabii kendimizi de.. Herkes kendi düzenine göre &#8211; uyku/yemek) v.s katılımını gerçekleştiriyor.Bundan sonra havalar güzel olduğu için dışarıda aktiviteler yapmaya başlayacağız ve bunun için İstanbul&#8217;un buluştuğumuz yakasına göre park ve eğlence yerlerini tercih edeceğiz. Evde toplanıldığı zaman oyun sonrası akşamüzeri yemeklerini yiyen bebekler evlerine dağılıyorlar.. hepsi bu.</p>



<p><strong><span style="color: #ff0000;">Buluşmalar için güven nasıl sağlanıyor?</span></strong><br>
Bunun için daha önceki çalışmalara ait fotoğrafların olduğu link sayfanın sağ köşesinde yer alıyor.eve gelmek istemeyen dışarıda buluşmalara gelebilir.Nasıl güven sağlanıyor sorusunun cevabı kendi içimizde.. biz güvendik birbirimize ve sorun da olmadı ama olmayacak anlamına gelmiyor. Sorun yaşayan tekrar katılmak durumunda değil.</p>



<p><strong><span style="color: #ff0000;">Nasıl katılabilirsiniz?<br>
</span></strong>Mail listemize üye olup geçmişte yapılan çalışmaların raporlarını okuyabilir ve kendi şartlarınıza uygun bir gruba dahil olabilirsiniz ya da kendi grubunuzu kurabilirsiniz. tamamen yapılanlara bakıp kendi çevrenizde olan bebekler ile aynı çalışmayı yapabilirsiniz.</p>



<p>Son olarak bu oyun grubu bir <strong>OKUL</strong> değildir.Çocukların çok şey öğrenmesi değil sadece sosyalleşmesi, ileride kreşe başladıklarında alışma süreçlerini kısaltması amaçlanmaktadır.</p>



<p><strong><span style="color: #008000;">Duyuruya gelince:</span></strong></p>



<p>Bu oyun grubu sadece <strong>İSTANBUL </strong>ile sınırlı <strong>DEĞİLDİR</strong>.Başka şehirlerden de herkes üye olup kendi şehirlerinde birbirinden haberdar olup gruplar oluşturabilirler. En son <strong>Bursa</strong> ve <strong>Samsun</strong> için arayış içerisindeydik varsa ilgilenen listeye üye olabilir.Üye olmak için sayfanın sağ köşesindeki kutucuğa adres girip tıklamak yeterlidir.<br>
<em>Yaş aralığı 0-3 yaştır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/oyun-grubu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>63</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/ek-gidaya-gecis/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/ek-gidaya-gecis/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2008 10:51:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ek gıdalara geçiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1177</guid>

					<description><![CDATA[En çok gelen sorulardan biri de bu: Erin&#8217;i nasıl besliyorum? Öncelikle ilk 6 ay SADECE anne sütü aldı Erin. Doğru emzirme ve süt sağma işlemi ile sütün az olduğu ya da olmadığı günlerde mama takviyesi almak durumunda kalmadan sadece anne sütünü aldı. 5,5 ay itibari ile öğün olarak değil ancak tattırmak amaçlı ilk verdiğim gıda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En çok gelen sorulardan biri de bu: Erin&#8217;i nasıl besliyorum?</p>
<p>Öncelikle ilk 6 ay SADECE anne sütü aldı Erin. Doğru <a href="https://www.pi.web.tr/emzirme" target="_blank">emzirme ve süt sağma</a> işlemi ile sütün az olduğu ya da olmadığı günlerde mama takviyesi almak durumunda kalmadan sadece anne sütünü aldı.</p>
<p>5,5 ay itibari ile öğün olarak değil ancak tattırmak amaçlı ilk verdiğim gıda evde yapmış olduğum yoğurt oldu. Genelde akşamüzeri az mikarda verdim.Bir hafta sonra elma püresi ile meyvalara başladım daha sonraki hafta havuç ve patates ile sebzelere.<br />
6. ayını doldurduğunda hemen hemen tanışması gereken tüm gıdalar ile tanıştı. 6. ay sonunda bir dönem uyumadığını düşünerek aptamil 2 verdim, kavanoz mamalarını denedim, sütlü pirinçli kahvaltılar denedim ancak Erin hepsine &#8220;bööğğ&#8221; yaptı tam da bu sırada tanıştığımız doktor sayesinde Erin&#8217;e yemek konusunda bir ayrıcalık yapmadan normal yeme düzenine geçtim.<br />
3 ana öğün 3 ara öğün olmak üzere sofra düzeni kurarak başladık işe. Tüm öğünleri beraber masada yedirmeye özen gösterdik.Şimdi bunun sonucunda Erin masa hariç hiçbir yerde yemeğini yemiyor yani sonuç verdi. Yemediği zaman sofradan kaldırıp bir sonraki öğüne kadar isterse anne sütü haricinde bir şey vermedim.</p>
<p>(7. aydan itibaren)</p>
<p>Sabah kahvaltı:<br />
Meyva püresi,yarım dövülmüş ceviz,bir tatlı kaşığı kadar pekmez,tuzu alınmış beyaz peynir( keçi ya da koyun) ve eline hafif ısıtılmış ekmek bazen evde yapılmış bazen Kastamonu pazarından alınmış..asla pakete girmiş hazır ekmeklerden değil. Bazen yumurtanın sarısını koyuyorum ama Erin sevmiyor arada tadını alırsa kahvaltıyı bırakıyor 🙂 İçecek olarak bir kaç ıhlamur çiçeğini kaynar suda bir kaç dakika bekleterek verdiğim çay. Bazen içine bir tutam rezene ve anason ve bir iki papatya koyuyorum.10. aydan itibaren zeytinde tattırdım. Hep beraber kahvaltı ediyorsak ya da kahvaltı sofrasında kalabalık varsa kendi kahvaltısı dışında zeytin, dil peyniri,küçük ekmek üzerine sürülmüş tahin-pekmez gibi onunda hoşuna giden sofraya katılımını gerçekleştiriyoruz. Yumurtayı çok da zorlamadım çünkü yumurta alerjen bir besin ve 1 yaşına doğru veririm nasılsa diye düşündüm şimdi 11 ayı bitti gün aşırı kahvaltısına yarım yumurtanın sarısını koyuyorum.</p>
<p>Ara öğün: genelde Erin sabah kahvaltısından 1 saat sonra sabah uykusuna geçtiğinden bu öğünü atlıyoruz.Ancak öğlen ile akşam yemeği arasında ara öğünü mutlaka alıyor. Bu öğünde genelde meyva püreli yoğurt, irmik ile beraber az suda pişirdiğim meyvalar ya da yulaf ile pişirdiğim taze meyveler oluyor. Bazen evde kurabiye yapıyorum ama nadir olarak biraz yoğurt yedirip eline kurabiyesini veriyorum.</p>
<p>Öğle yemeği/ Akşam Yemeği:</p>
<p>Bu iki öğünde o gün ne yaptıysam onu veriyorum. Yemekleri günlük yapıyorum ve yaptığım yemek 24 saat içerisinde hepimiz tarafından tüketiliyor.Genelde sebze çorbaları yapıyorum. Hindi, tavuk, et ile pişiriyorum. Haftada bir gün kırmızı et bir gün yeşil mercimek. Hemen her gün taze yapılmış yoğurt bir öğünde veriyorum.Sebze yemeklerini mevsim sebzesi ile yapıyorum mevsimi olmayan sebzeyi eve sokmuyorum. Sulu köfte yapıyorum köfteyi yoğururken içine bulgur,havuç, soğan, maydanoz, kereviz sapı gibi sebzeler koyuyorum pişirirken kereviz, havuç , patates, bezelye gibi sebzeleri de ekliyorum.Bu yemekleri püre yapmıyorum genelde çatalla eziyorum hele tel süzgeç hiç kullanmadım ilk baştan beri pütürlü veriyorum. Bunun sonucunda önüne küçük tavuk, köfte parçaları koyunca yer hale kısa sürede geldi. Ana yemeğini yerken mama sandalyesinin üzerine bazen haşlanmış pirinç, erişte, makarna gibi karbonhidratları koyuyorum eliyle yemeyi hem seviyor hemde istediği kadar yiyor. Her yemeğin içine mutlaka bir diş sarmısak atıyorum.Yemeklere yağı pişirdikten sonra koyuyorum illa zeytin yağı diye bir takıntım yok arada tereyağı da koyuyorum.Bazen kendime menemen yapıyorum bunu taze domates( yazın bolca alıp dipfirze atıyorum kışın üretim domates yemekten daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.)tereyağ ve yumurta ile yapıyorum Erin&#8217; e de yemeğinin yanında veriyorum yani yumurtanın beyazını sarısını ayırmadan kullandığım tek yer burası. Menemeni bir insanın canı ne kadar sık çeker ?? o kadar sıklıkta yiyiyor yani :))<br />
Balık ise ben 8aydan itibaren tattırmaya başladım .. Marmarada tutulmuş balıkları kesinlikle tercih etmiyorum, evet tüm denizler artık kirli ama Marmara &#8211; dalışçı arkadaşlardan bildiğim için &#8211; rezalet.. hele hele dip balıklarını asla.. mevsiminde ne balık varsa onu veriyorum özellikle hamsiye bayılıyor.Bir kere mezgit verdim akşamına olduğu gibi uykusunda çıkarttı o yüzden cesaret edemiyorum. Lüfer yiyor hamsi yiyor bu dönemde ama sebzeyle karışık bir yemek halinde vermiyorum, normal yemeğini yiyiyor arada yetecek kadar balığı elimle yediriyorum.</p>
<p>Neler vermiyorum: paket içerisine girmiş tüm gıdalar ancak çok arada bir arkadaşı yiyorsa bir iki adet bebe bisküvisi ya da<br />
arabada bazen uyumaması için çubuk kraker üzerindeki tuzları atarak 🙂<br />
Biberon maması, kavanoz mamaları, sütlü pirinçli karışımlar ( üzerinde organik yazsa dahi ) tuz, şeker, salça asla.Yemeklere her zaman taze domates koyuyorum. Şeker yerine pekmez kullanıyorum 1 yaşından sonra bal da kullanacağım. Tuzu zaten sebzelerden ve diğer gıdalardan gerektiği kadar alıyorum.Dışarıdan devit hariç hiç vitamin vermedim ama 11. ay itibari ile demir biraz alt sınıra yakın çıktığı için bir şişe şurup vermeyi kabul ettim ama bunun dışında ekstra multi vitamin, flor gibi ek destekler yapmadım. Erikli su kullanıyorum Erin için içierisinde flor olan tek su olduğunu biliyorum ve flor vermek yerine bu suyu kullanmanın yeterli olduğunu.<br />
Gece tahılları diye satılan kutunun üzerinden kopya çekerek aktardan aldığım darı, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, mısır gibi<br />
tahılları kahve öğütücüsü ile öğütüp suda haşlayıp muhallebi kıvamına getirip içine taze meyva püresi koyuyorum gece uyumadan önce muhallebiye alternatif olarak veriyorum ancak son 15 gündür gece yatmadan yarı su yarı süt karışımını vermeye başladım. İnek sütünü ( günlük pastörize süt )emzirmeme rağmen 9,5 aydan sonra tattırdım. Arada bildiğimiz pirinç unundan muhallebi yapıyorum inek sütü ile ve taze meyva püresi karıştırıp veriyorum.</p>
<p>Neler yapmıyorum:<br />
Erin&#8217;in tarzı olduğunu sanıyorum her yemeği yiyor ancak az miktarda. Öğünleri oldukça küçük.<br />
Yemediğini asla zorlamıyorum eğer sadece 2 kaşık yediyse ve yemek istemiyorsa sofradan kalkıyor ve bir sonraki öğüne kadar sadece isterse anne sütü alıyor.<br />
Asla TV karşısında yemek yemedi hatta hiç TV da seyretmedi. Oyunla ya da oyuncakla yemek hiç yedirmedim. Yemek sofrada yendi hep arada eline tabii ki despot değilim ufak oyuncaklar verdim:)</p>
<p>Aklıma gelenler bunlar şimdilik&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/ek-gidaya-gecis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>S.S.S</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/sss/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/sss/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2007 11:25:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=2655</guid>

					<description><![CDATA[WEB SİTESİ HAKKINDA Web Sitesini yaparken kullandığım araçlar Bannerları kullanma OYUN GRUBU HAKKINDA Oyun grubu ile ilgili I Oyun grubu ile ilgili II GENEL KİŞİSEL TECRÜBELERİM Epiduralle Sezaryen doğum Beslenme Emzirme Tuvalet]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>WEB SİTESİ HAKKINDA</strong></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=869" target="_blank">Web Sitesini yaparken kullandığım araçlar</a></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=933" target="_blank">Bannerları kullanma</a></p>
<p><strong>OYUN GRUBU HAKKINDA</strong></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=1281" target="_blank">Oyun grubu ile ilgili</a> I</p>
<p><a href="http://www.benimleoynarmisinanne.com/?page_id=8" target="_blank">Oyun grubu ile ilgili II</a></p>
<p><strong>GENEL KİŞİSEL TECRÜBELERİM</strong></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=448" target="_blank">Epiduralle Sezaryen doğum</a></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=1177" target="_blank">Beslenme</a></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=1578" target="_blank">Emzirme</a></p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/?p=2410" target="_blank">Tuvalet</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/sss/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epidural Sezaryen Doğum</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/epidural-sezaryen-dogum/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/epidural-sezaryen-dogum/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 May 2007 14:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[alper mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[amerikanhastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[blogcu anne]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[dr. alper mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme reformunu desteklemek]]></category>
		<category><![CDATA[Epidural]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[oksitosin]]></category>
		<category><![CDATA[sezaeryen doğum]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen doğumda emzirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=448</guid>

					<description><![CDATA[Hamile arkadaşlarımın isteği üzerine epidural ile sezaryen doğum nasıl oluyor onu anlatmak istiyorum.Her şeyden evvel ben normal doğurmak için sonuna kadar bekledim,40h+5gün olduğunda rahim açılması sıfır olması sebebiyetiyle sezaryen kararını aldık. Şimdi düşünüyorum rahmin açılmasını ben engelledim! ve çok sonraları itiraf ettim ki &#8220;ben korkmuştum&#8221;. Ancak sezaryen ile oğlumun dünyaya gelmiş olmasından bir dakika bile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color">Hamile arkadaşlarımın isteği üzerine <a rel="noopener" href="http://www.mumcu.com/html/article.php?sid=250" target="_blank">epidural</a> ile sezaryen doğum nasıl oluyor onu anlatmak istiyorum.<br>Her şeyden evvel ben normal doğurmak için sonuna kadar bekledim,40h+5gün olduğunda rahim açılması sıfır olması sebebiyetiyle sezaryen kararını aldık. Şimdi düşünüyorum rahmin açılmasını ben engelledim! ve çok sonraları itiraf ettim ki &#8220;ben korkmuştum&#8221;. Ancak sezaryen ile oğlumun dünyaya gelmiş olmasından bir dakika bile pişmanlık duymadım. Evet elbet normal doğum ancak iyi ki sezaryen var.</p>



<p>Nasıl olduğuna gelince:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-normal-font-size">Doğumun olacağı gün son kontrolümden sonra doğumun başlamayacağına karar verilip hazırlanmam için odama çıkartıldım. Önce size anestezi için bir kaç kağıt imzalatıp, tansiyon, ateş gibi genel bir takip başlatıyorlar. Bu arada tabii kalp atışlarınız pek normal olmadığı için heyecandan &#8211; ya da bana öyle oldu bilmiyorum &#8211; tansiyon biraz yüksek çıkıyor 🙂 Daha sonra odada kurbanlık koyun gibi gelip sizi almalarını bekliyorsunuz. Bir sedyenin üzerinde elleriniz göbeğiniz üzerinde bağlı ameliyathaneye götürülmek üzere odanıza gelip &#8220;vakit tamamm&#8221; diye bağırmalarını beklerken geçen süre en korkunç olanı. Doğum yaptığım hastanede eşlerin doğuma girmelerine izin veriliyor o yüzden beraber bu yol kat ediliyor. Tabii siz bu arada hemşireye &#8220;biliyor musunuz heyecandan şu anda çişimi yapıyorum&#8221; gibi saçma cümleler kurabilirsiniz hepsi normal :))<br><a href="http://www.mumcu.com/html/article.php?sid=243" target="_blank" rel="noopener">Ameliyathaneye gelince</a> önce serum takılıyor ve sanırım 20 dakika içinde &#8211; tam emin değilim zaman nasıl geçiyor pek fark edemiyorsunuz- ameliyathaneye geliyorsunuz. Önce haydi hoppa ameliyat masasına yatırıyorlar sizi ve yan dönmenizi istiyorlar. Karnınıza iyice bacakları çekmek gerekiyor çünkü anestezi bel bölgesine yapılıyor. Tabii o göbekle bacakları çekmek zor ama yardım eden bir var. Önce &#8221; vıcıvv&#8221; diye bir his beline yayılıyor. Nasıl tariflendirebilirim bilemedim hafif bir elektrik çarpması belki ama çok hafifi sonra yavaş yavaş bacaklara doğru bir ısınma, karıncalanma vee tanaaammm his kayboluyor. Bu arada sizi döndürüp önünüze perdeleri geriyorlar ve ameliyat başlıyor. Göbeğinizi boyuyorlar &#8211; bu betadin ile boyama işlemi- ve kesiyorlar herhalde sonrasında. Daha teknik detayı görmediğim için veremem tabii ki ama görmediğiniz gibi hiç birşey de hissetmeyip etrafla muhabbet ediyorsunuz.Ve en kısa sürede bebeğinizin sesini duyuyor iki dakika içinde de dokunabiliyorsunuz.&nbsp; Bebek çıkarken bir baskı hissediliyor. Çünkü öyle kolaycana çıkan bir durum yok bayağı bastırıyorlar karnın üzerinden hatta nefesim kesildi benim. Bastıran doktor koluma oturdu kolumdan serum iğnesi falan çıktı 🙂 ama o anda bunların hepsi önemsiz kalıyor. Daha sonra bebeği bebek odasına sizi gözlem odasına alıyorlar. Bir süre orada kontrol altında tutulup gereken sürede odanıza çıkartılıp bebeğinize kavuşuyorsunuz.<br>Beni ilk gece yürüttüler. Epidurali ertesi günde çıkartmıyorlar böylece sezaryen ağrılarını pek hissetmiyorsunz. Elinize ağrı kesici yollayan bir düğme veriyorlar ağrı geldikçe ilaç gönderiyorsunuz bedene. Epidural çıkarıldıktan sonra volteren iğne ya da minoset ile ağrıları atlatıyorsunuz. Ertesi gün koridor boyu yürüyordum. Tabii ne olursa olsun bir ameliyat dikkat etmek gerekiyor.6 hafta denilen lohusalık önemli bir dönem. Ben biraz atak davrandığım için antibiyotik kullanmak zorunda kaldım biraz daha yavaş hareket etmeliymişim bunu geç anladım. Aman yatın birileri yardım etsin. 6. hafta kontolünden sonra doktor bütün yasakları kaldırdı ve ben 40 çıktıktan sonra tekrar yogamı yapmaya başladım, Erin&#8217;i kaldırıp kondurmak kolaylaştı.<br>Sonuç olarak iyi anestezi yapılan bir hastanede herhangi bir sorun yaşanmıyor. Ama doğumdan önce gidip anestezi uzmanınızla tanışabilirsiniz. Ben katıldığım eğitimde anestezi uzmanını tanımıştım ve doktorum doğuma O&#8217;nu getirdi, son derece içim rahattı.<br>Doğum dışında aldığım kiloların 12 sini ilk 6 haftada verdim. Bu iki hafta da da 1 kilo daha verdim. Emziriyorum ve non-stop yemek yiyorum.Hayatımda bu kadar rahat yediğim bir dönem olmadı ama yine de yediklerim çok kalori içeren şeyler değil besin içeren gıdalar.</p>



<p><a href="https://www.pi.web.tr/sezaryen-sonrasi-emzirme" target="_blank" rel="noopener">Sezaryen sonrası emzirme ile ilgili yazıya da göz atmak isterseniz buyrun.</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/epidural-sezaryen-dogum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
