<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>21.ay &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/21ay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 10:52:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Uyku</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/anlar-3/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/anlar-3/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 12:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çerçeve]]></category>
		<category><![CDATA[21.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Anlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=2638</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/anlar-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram biterken..</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/bayram-biterken/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/bayram-biterken/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 13:54:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[21.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=2563</guid>

					<description><![CDATA[Kış geldikçe güneşin ısısı artıyor sanırım..aralık ortasında bahar gibi bir gün daha geçirdik..gerçi güneş kaybolduğu zaman kuru soğuğu hissetmemek imkansız ama insan artık kış yaşamak istiyor şöyle karlısından.. umudum yılbaşı akşamına.. Senelerdir Belgrad ormanına gitmekle beraber hep otoparkın sağında kalan o küçük girilmez yerdeki kulübeyi merak etmiş ve girememiş olmaktan hayıflanırken dün çalan bir telefon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-2571 aligncenter" title="eraydgunu1" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/12/eraydgunu1.jpg" alt="eraydgunu1" width="280" height="420" /></p>
<p>Kış geldikçe güneşin ısısı artıyor sanırım..aralık ortasında bahar gibi bir gün daha geçirdik..gerçi güneş kaybolduğu zaman kuru soğuğu hissetmemek imkansız ama insan artık kış yaşamak istiyor şöyle karlısından.. umudum yılbaşı akşamına..</p>
<p style="text-align: left;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2569 aligncenter" title="eraydgunu7" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/12/eraydgunu7.jpg" alt="eraydgunu7" width="467" height="310" /><span id="more-2563"></span></p>
<p style="text-align: left;">Senelerdir Belgrad ormanına gitmekle beraber hep otoparkın sağında kalan o küçük girilmez yerdeki kulübeyi merak etmiş ve girememiş olmaktan hayıflanırken dün çalan bir telefon sayesinde o gizli bahçeye girmiş olduk.<br />
Nasıl oldu yazmamalıyım mı bilemedim 🙂 ama oldu işte .. çok da önemli değil; sadece oldu..<br />
Mangalda demlenmiş sıcak bir bardak çay ve başındaki sohbet.. yeni arkadaşlıklar.. biraz kestane.. ufak bir yürüyüş.. ağaçların arkasına saklanıp ilk ışıklarını bize gösteren dolunay.. şöminenin sıcaklığı.. ve küçük bir doğumgünü süprizi..(tamam pek süpriz olmadı ama 🙂 )</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2565 aligncenter" title="eraydgunu3" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/12/eraydgunu3.jpg" alt="eraydgunu3" width="449" height="298" /></p>
<p>Mutlu yıllar Eray amcamız..</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/bayram-biterken/sus" rel="attachment wp-att-2576"><br />
</a></p>
<p>Bugün Erinde yaşadığımız bazı değişiklikler oldu.. bir kaç gündür zaten bir farklılık var.<br />
Şöyle diyaloglarımız oluyor:</p>
<p>A: hmm mis mis ne kadar güzel mandalina di mi Erinciiimm<br />
E: ı-ıhh mis diil<br />
A: Evet mis diill çok kötü iğğ ne de kötü tadı<br />
E: mis misss nam nammm.!!!<br />
Ben ak diyorum Erin kara.. peki Erincim kara diyorum o zaman Ak oluyor..</p>
<p>yavaştan terrible two itirazlarına mı başladık ne ??.. sakin kalacağım söz verdim kendime.. en rahat şekilde atlatacağız bunu biliyorum..</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-2583 aligncenter" title="yatak" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/12/yatak.jpg" alt="" width="201" height="252" /></p>
<p>Emzirmeyi bıraktığımdan beri kolayıma gelmiş ve öğlenleri arabasında uyutup yatağına koymaya başlamıştım (akşam yatağında uyuyor Alpay sayesinde :S ). Bir seviye ilerledik bu öğlen yatağında uyuttum. Sanırım dün yatağının parmaklıklarını çıkartmamızın da bunda etkisi var..Gerçi gece 3 kere düştü ama 🙂 zamanla alışacaktır.. Ben Montessori yatağı yapmaya, parmaklıları ve komple mobilyayı çıkartıp yer yatağına çevirmeyi planlamıştım Alpay mobilyasını bırakmayı tercih etti.. Odada bir tek yatak düzenlediğimiz çevreye uymuyordu onu da uydurduk.. bakalım: büyüyor işte..</p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/bayram-biterken/sus" rel="attachment wp-att-2576"><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-2576 aligncenter" title="sus" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/12/sus.jpg" alt="" width="269" height="252" /></a></p>
<p>Şu yukarıdaki geyik kafası Erin&#8217;in dün kabusu oldu (maalesef) oyuncak dedik, süs dedik.. sabah hala uyandığında süs süs diyip durdu. Bu geyik kafası dün bahçesinde yemek yediğimiz o gizli bahçenin süsü evin tepesindeki küçük bir semboldü.. başta &#8220;gözleri var, kulakları var yanakları var &#8221; diye mutlu mesut sayarken birden biri &#8221; yanakları yok gitmiş &#8221; diyince suratı buruştu ve onun korkulacak birşey olduğunu hayal etti sanırım..sonra da gözünü kaldırmak bir yana altından geçerken bile kafasını kaldırmadı..</p>
<p>Bu durumda ne yapmak gerek düşünüyoruz.. bir kere daha gittiğimizde geyik kafasını kapatmak mı lazım yoksa onunla yaşamasını öğrenmeli mi korksa bile ?? korkma demek saçma çünkü korktu, &#8221; biz yanındayız bak o oyuncak &#8221; demek daha mantığıma uygun geldi güven vermek açısından .. kafam karıştı bu konuda..</p>
<p>Bir diğer not almaya değer nokta ise bu aralar okuduğum <a href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=OGDKV5QPPO8TW0R06DUU" target="_blank" rel="noopener">kitapta </a>dikkatimi çeken bir durumla karşılaştım: Erin evin arka bahçesinde oynarken döndü ve evin çatısına bakıp &#8221; büyük üçgen &#8221; dedi.. başta anlamadım sonradan üçgen dediğini fark ettim. Kitapta bahsedilen ise Montessori sisteminde yaşayan çocukların gördükleri nesneleri gruplandırması idi. Mesela mutfaktaki bisküvileri saldırmayıp onları &#8221; diktörgen&#8221; ya da ekmekleri &#8220;kare&#8221; diye sınıflandırmaları gibi bir örnek vardı. Erin bisküvi görünce şekline falan bakmaz gerçi :)) ama dingin ve sakin bir ortamda kendi iç sesinde bunu şekline göre sınıflandırması bir gece önce okuduğum şeyi yaşatınca heyecanlandım.. boşa kürek çekmediğimi fark ettim, tek endişem ise ben bunu uygularken yarın bir gün bizim eğitim sistemimize entegre olmak durumunda kalacağı: ezber sistemine yani..şöminenin başında da sohbet koyulaştıkça, konular buraya kaydıkça.. bu endişemin yersiz olmadığını daha da hissettim.. birşey yapmalı ya.. ne acaba ??</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/bayram-biterken/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>19</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
