<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ahtapot poti &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/ahtapot-poti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 09:55:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yine yeniden Yuva</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yine-yeniden-yuva/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yine-yeniden-yuva/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2010 07:12:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA['E' hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapot poti]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapoti]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=7015</guid>

					<description><![CDATA[Sabah saat 09:57 Saray’da oturmuş omletimin ve çayımın gelmesini bekliyorum. Hayır hayır Erin annemde ya da kayın-annemlerde değil: Yuvada ve beni  öpücükler ile veda ederek yolladı kahvaltı etmeye. Donmuş bir şekilde yazıyorum bunları: bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. Çocuğumla yaşadığımız talihsiz okul maceralarından sonra Erin’in ömrü boyu okul meselesinden nefret edeceğine o kadar inanmıştım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah saat 09:57</p>
<p>Saray’da oturmuş omletimin ve çayımın gelmesini bekliyorum. Hayır hayır Erin annemde ya da kayın-annemlerde değil: Yuvada ve beni  öpücükler ile veda ederek yolladı kahvaltı etmeye. Donmuş bir şekilde yazıyorum bunları: bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. Çocuğumla yaşadığımız talihsiz okul maceralarından sonra Erin’in ömrü boyu okul meselesinden nefret edeceğine o kadar inanmıştım ki şimdi bir şaşkınlık hakim ruhumda.</p>
<p>&#8220;<a href="https://www.pi.web.tr/okul-durumlari" target="_blank" rel="noopener">Nasıl olacak da Erin bensiz kalmayı kabul edecek yuvada</a>&#8221; diye yazmışım bu yaz başında ya kabul de etmemiş ya üstüne &#8220;maalesef ben okula gitmeyeceğim&#8221; diye son noktayı da koymuş ya.. şaşkınlığım bundan sevgili okur..umudumu öyle kaybetmişim ki sonsuza kadar çocuğun bu işten hoşlanacağı ile ilgili, okulun sahibesi olan bayan anneme &#8220;önce kendi kızına öğret rahatlamasını çok kasıyor kendini&#8221; bile demek durumunda kalmış. Oysa ki ben rahatım edaları ile gitmişken orada kasma enerjim o kadar yüksek ki kimseye yedirememişim tabii ki durumu!</p>
<p>İlk günler çok kavga ettik koca kişisiyle: “görürsün Erin burayı da sevmeyecek ve geri dönüşü olmayan yaralar açacağız” cümlelerini bir kenara koymam zor oldu. En çok da “sen kurtulmaya çalışıyorsun” cümlesini hazmedemedim. Sahi Erin’in yuvaya gitmesini istemem kendim için miydi yoksa Erin için mi ? Bu sorunun cevabını çok düşündüm. İlk zamanlar, yani bu cümle beynime ilk düştüğü zamanlar “kendim için” diye cevap verdiğimi bu yüzden de yuva meselesini bir rafa kaldırdığımı itiraf etmeliyim. Evet ben Göztepe – Feriköy – Eyüp üçgeninde tüm iş koşuşturmacasında çok yoruluyordum ve artık sabit bir yerimizin olmasını diliyordum. Sonuç : KENDİM için Erin yuvaya gitsin istiyordum ve bunu düşünmek bile kendimi yeterince “kötü anne” konumuna sokmama olanak sağlıyordu. “Ne fena bir anneyim çocuktan kurtulmaya çalışıyorum oysa ki aile büyükleri  ile daha kaç yıllar birlikte bu kadar aktif olacak onlarla kalsın” diyerek bu fena anneliğimden kurtulmaya çalışıyordum.</p>
<p>Ancak zamanla kurallar değişmeye başladı.</p>
<p>“anneee Kereme gidelim mi bugün? “<br />
“olum Kerem yuvada bugün”<br />
“tamam o zaman sen benimle oynar mısın? “<br />
“Tabii yemeklerimizi hazırlayım sonra oynarız”<br />
“ama şimdi oynamanı istiyorum”<br />
“ama olumm öğlen yemeğinde oyuncakları mı yiyeceğiz ?”<br />
“peki bana makkuin aç o zaman”</p>
<p>Ya da koca kişisinin önerdiği gibi parka gidiyorsak bir türlü yaşıtı ile karşılaşamaz duruma geldik.</p>
<p>Ya da herhangi bir komşumuz yok</p>
<p>Ya da <a href="http://www.benimleoynarmisinanne.com" target="_blank" rel="noopener">oyun gruplarındaki</a> tüm arkadaşları okula gidiyor</p>
<p>Ya da ya da ya da..</p>
<p>Erin aile büyükleri ile yaşamaktan büyümüş de küçülmüş kıvamında, bir o kadar mutlu ve benim içim huzurlu ama bir o kadar da “akranları ile olması gerek” cümlesi beynimde dolaşır şekilde yaşamaya başladığımız fark ettim. Ancak en büyük sorun Erin’in yuva meselesindeki sert tutumu: “anne ben maalesef okula gitmiycem” cümlesi beynimde yankılanan!</p>
<p>Bir gün yine “anneee hadi kereme gidelim mi? “ cümlesinin cevabını</p>
<p>“ama o yuvada” diye vermek yerine taa yaz başında duyduğum anaokulunun web sayfasını açarak:</p>
<p>“bak sefgilim böyle bir oyun evi var aaa bak ahtapot var burada gidip onunla tanışalım mı bugün? “ diye sorarak verdim.</p>
<p>“tamammm”dedi sanırım ahtapot hoşuna gitti</p>
<p>Tesadüf yuvanın sahibi bayan o gün bir randevusunu iptal etmişti ve bizi hemen kabul etti. Tesadüf mü dedim ?? :))</p>
<p>İçeri girdik. Bana merhaba demek yerine eğildi yere kadar Erin’e</p>
<p>“hallloo hoşgeldin senin adın ne?” dedi</p>
<p>Erin hiç de yabani tavrını takınmadan cevap verdi. İçeri geçtik.. sonrası: bu hafta denemeye başlayalım oldu ve 10 gündür her sabah gidip 12 de ayrılıyoruz. Bu hafta öğlen yemeğine geçtik, dün de babası 1 saat bırakıp çıkmış ve işte bugün de beni yolladı!</p>
<p>Evet binası kocaman bir tesis değil farkındayım ancak içerisinin sevgi doluluğu bir anda umut oldu bana. Perşembe günü başlayan maceranın bugün en çok korktuğum kısmına geldik: Erini bırakıp oradan çıkmak!</p>
<p>“Ofidersii” dedi beni yolladı. Söz verdiğim gibi saat 11 de geri döndüm. Aklına düşüp de yanıma gelmesi  11:30’u buldu. Öğlen yemeğinden sonra çıkmak istemedi ancak iznimiz bu hafta da öğlen yemeğine kadar.</p>
<p>Yazın başında adını Feriköy pazarda Şule’den duyduğum yuva! Aylardır “ ya burası da aynıysa” korkusuyla arayamadığım, son bir şansı hala elimde tutmak istediğim yer. Çocuğumun ve benim mutlu olabileceğimizi hissettiğim son yer olarak kalacak..kalmasını diliyorum! Ben değil Alpay bile içerideki enerjiden memnun, bu en büyük desteğim!</p>
<p>Şans dile bana sevgili okur..yeni yıldan fazla bir şey dilemiyorum bu sene. Öyle &#8220;<a href="../tamam" target="_blank" rel="noopener">wish list</a>&#8221; falan da yapmayacağım. Sağlık olsun, huzur olsun ah! bir de oğlum ve biz burada mutlu olalım.. hepsi bu ..ve tabii burada mutlu olabilmek için çalışmak da gerek ek olarak iş de olsun !</p>
<p>Not: Bu yazıyı yazdığım gün yayına sokmuyorum. Yayınlayabilmek için biraz daha zaman ihtiyacım var ama yazmadıkça hislerimi yitiriyorum. yazdım taslakta duruyor. Yeni yılda eğer herşey yolunda giderse yayınlanacak.</p>
<p>Not 2: Yeni yıla yaklaştığımız şu son günlerde hala herşey yolunda. Bu sabah &#8221; babaaa bugün ahtapoti var mı?&#8221; diye uyandı..&#8221;var&#8221; dedik.. &#8220;tamam biraz daha uyuyabilir miyim&#8221; dedi 🙂 Artık sabah bırakıp öğlen yemekten sonra alıyoruz. Yemekten sonra yatakların hazırlanmasına yardım etmek isteği de gelmiş. Haftaya yemekten sonra da kalma çalışmalarına başlayacağız. Bir sonraki yazım yuva yolunda yaşadığımız zorluklar ve alışma sürecimiz olacak. <a href="https://www.pi.web.tr/anaokulu-sorunlari" target="_blank" rel="noopener">Bir önceki yazımda</a> okuduklarımdan sonra bir tecrübenin ışık tutabileceğini düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yine-yeniden-yuva/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>28</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Blogcu Baba:: Yuvalar</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-yuvalar/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-yuvalar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alpay Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 20:41:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['Blogcu Baba']]></category>
		<category><![CDATA[ahtapot poti]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapoti]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=4669</guid>

					<description><![CDATA[Yuva, çocuk eğitmek ve fiziksel gerçekler. Gene konumuz fizik. Ayça’ya ben yazı yazmayayım, sitenin tadı kaçar diyorum ama Ayça da muhakkak yaz diyor. Neyse. Yuva meselesinde gelinen nokta ve durumun özetini yaparak biraz sorun tespiti, biraz da gidilecek yol arayışı bulmaya çalışacağım. Ama tabii bunlar yaparken gene alışkın olduğum düşünme tarzından faydalanacak, fiziksel kuralları örnekleyecek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuva, çocuk eğitmek ve fiziksel gerçekler.</p>
<p>Gene konumuz fizik. Ayça’ya ben yazı yazmayayım, sitenin tadı kaçar diyorum ama Ayça da muhakkak yaz diyor. Neyse.</p>
<p>Yuva meselesinde gelinen nokta ve durumun özetini yaparak biraz sorun tespiti, biraz da gidilecek yol arayışı bulmaya çalışacağım. Ama tabii bunlar yaparken gene alışkın olduğum düşünme tarzından faydalanacak, fiziksel kuralları örnekleyecek ve doğa gerçeklerinden yardım alacağım.</p>
<p><span id="more-4669"></span>Gene bir köyümüz var. Burada bir ırmak var ve ırmak içerisinde özel mineraller ile yeraltından çıkıyor. Bu özel mineraller benzetmemi yanlış anlamayın. &#8220;Kendinizi özel hissetmek gibi bir şey değil. Değişik demek istiyorum.  Bu mineraller florada bulunan bir bitki tarafından baskın olmak amacı ile kullanılırsa eğer bu bitki normalüstünde çoğalacak ve diğer tüm bitkiler üzerinde baskısını arttıracaktır.(Önceki yazıdan farkı yok. Aynı örnek) Diğer bitkiler ne yapacaktır? Özellikle bu bitkiden uzaklaşmaya çalışacaklardır. Onun doldurmadığı yerlerde yaşamaya yönleneceklerdir. Daha doğrusu baskın bitkinin ilgilenmediği yerlerde yaşamayı seçeceklerdir.  Kimi bitkiler onunla savaşmaya çalışacak, onun bu sudan aldığı mineralin kendisine de faydalı olması için çaba harcayacaktır. Sonucunda;</p>
<p>1a- Etken maddeyi faydaya dönüştürürse farkında olmadığı bir şey olacak, aslında diğer bitkiye benzeyen özellikler taşıyacak ama hiç bir zaman onun kadar etken olmayacaktır.<br />
1b- Etken maddeyi kullanmayı beceremezse, önceki haline geri dönecek ya da yok olacaktır.<br />
Yaşadığımız düzene ve plazalarda dönen dünyaya bir benzerlik fark ettiniz sanırım. Burada etken madde kapitalizm. Yani insanın yaşaması için gereken her şeyin olduğu dünyada bir de paraya olan ihtiyacının oluşturulmasını sağlayan dünya düzeni. Bu olmaya devam ettiği sürece bunu kullanabilen insanlar daha büyüyecektir. Bu insanlar olduğu sürece para kazanmak isteyecekler, istedikleri sürece zamanları olmayacak, zamanları olmadıkça kendilerini ve çocuklarını geliştiremeyecekler, geliştiremedikçe bunu yapmaları için başkalarını görevlendireceklerdir. Görevlendirdikleri insanlar da bu sistemde etken maddeden üstüne düşen payı arttırmaya çalışan mutasyon eğilimli (eğitimci, pedagoglar) olacaktır. Tabii bu kişileri tümünü kapsamak anlamında söylemedim. Çocuk yuvası eğitimi konusunda boşluğu dolduracak girişimciler anlamında. Sigara üreticileri de benzer yer dolduruculardandır. İphone üreticileri de, saat üreticileri de&#8230; Konumuz yuva ve eğitim olduğundan bu konudaki mutasyona uğrama ve etken maddeden faydalanma eğilimi kısmında eğitimci ve pedagoglar dedim. Anlaştık sanırım.</p>
<p>Peki, para kaygısı olmayan ve etken maddeden kaçmaya çalışanlar nerde. ? Onlar uzağa kaçma eğilimindeler. Ancak orada yaşayabilirler.</p>
<p>1a-Bunu hızlı becerenler hemen gizli bir köşe bulmuş orada yaşamlarını sürdürüyorlar. Sesleri çıkıyor mu? Hayır, bağırmıyorlar ama yolu yanlarına düşen herkesin kendilerinden olduklarını biliyorlar.<br />
1b- Beceremeyenler ve becermeye çalışanlar ne yapıyorlar. Ortamda fazla göze batmadan hayatlarını devam ettirecekleri bir köşe bucak bulmaya çalışıyorlar. Küçük ve kısık sesle www.pi.web.tr ve benzeri sitelerde yol yordam yöntem konuşarak paylaşıyorlar.</p>
<p>Sonuç:<br />
Etken maddeyi kullanma eğiliminde olmayan her bitki türü bu maddeden uzaklaşmak zorunda kalacak ya da değişmek zorunda kalacaktır. Değişenler yakın yaşayabilecek, değişemeyenler ölecek ya da yaşamak için bu bitkinin olmadığı  yani aslında etken maddenin ulaşmadığı yerlere ulaşmak zorunda kalacaktır.<br />
Bizim yaptığımız gibi düzeni değiştirme gücü olmayan ama hala düzen çevresinde yaşayan bitkilerde bu durum hakkında saldırgan, koruyucu, düzeltici mücadeleler vermeye devam edecekler  ama bu güçlerini tüketinceye kadar devam edebilecektir.</p>
<p>Kimileri güçlerini bu savaşta tüketecek ve taşınmayı beceremeyecek, kimi bitkilerde hiç savaşmadan hemen yeni yer bulmaya yönlenecektir. Bunların hiç biri diğerine göre değersiz ya da doğru yanlış gibi bir şey söylemiyorum. Umarım böyle anlaşılmadı.</p>
<p>Etken maddeden dolayı kabul edelim yuva meselesi diğer birçok mesele gibi sisteme uygun olmak zorundadır. Farklı beklentileri olan aileler bu beklentilerinin çözümünü bu sistem içerisinde bulamayacaklar ve sistemi de değiştiremeyeceklerdir.</p>
<p>Bir araya gelerek adacık kurmak dışında ya da taşınmaktan başka yaşama yolu yoktur. Adacıklarında ayakta kalma gücü katılım oranının çokluğu ile bağlantılıdır.</p>
<p>Şu anda sistemde ayakta kalmaya çalışan kira ve maaş ödeyen her yuva para ödeyen ailelerin isteklerine baş eğmek zorundadır. Sizin yememe listeniz gibi diğer para ödeyen ailenin de yeme listesi olacaktır. Orada bulunan tüm çocuklar etkileşimlerinden dolayı her zaman sistemin etken maddesi (adından belli ) etken olacaktır.<br />
Bu tür eğitim yuvalarının kesinlikle normal kapitalist işletme yöntemi değiştirilmelidir. Yani para ile işletilen yerler olmamalıdır.</p>
<p>Ne ile işletilebilir?<br />
Emek.</p>
<p>Açıklayayım, <a href="http://www.benimleoynarmisinanne.com">Benimleoynarmısınanne.com</a> ve oluşumu gibi ortak emek ve ortak çalışma kuralları ile işletilen bir sivil toplum projesi adacığı yaratmadan bu istediğiniz eğitim kalitesine ulaşılamayacaktır. Bunu yaratmış olan yerler varsa o adacıklarda buluşulmalı ya da bu adacık oluşturulmalıdır. Onun dışında terk etmekten başka seçenek bulunmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-yuvalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
