<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alternatif Eğitim &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/alternatif-egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 11:01:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>7.Ay biterken ve son günler..</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/hulya-sonugur/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/hulya-sonugur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 20:20:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[8.Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Halet-i Ruhiye]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası kilolar]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Sonugür]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=662</guid>

					<description><![CDATA[Büyümek bir boşlukta üşümektir.. Eskisi gibi değil her şey..Erin büyüyor ve her geçen gün zorlaşıyor..Önce O&#8217;nun hastalığı sonra benim önce fiziksel sonra ruhsal bozuşmalarım..ancak toparlandım..7.ayı geride bıraktık ancak hala arada vurabiliyor bu depresif haller..hee bu Erin ile alakalı mı?? bence hayır ben zaten böyle bir tipim;eğer önümdeki yolda ışık göremiyorsam tıpkı gece araba kullanırken zorlandığım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyümek bir boşlukta üşümektir..</p>
<p>Eskisi gibi değil her şey..Erin büyüyor ve her geçen gün zorlaşıyor..Önce O&#8217;nun hastalığı sonra benim önce fiziksel sonra ruhsal bozuşmalarım..ancak toparlandım..7.ayı geride bıraktık ancak hala arada vurabiliyor bu depresif haller..hee bu Erin ile alakalı mı?? bence hayır ben zaten böyle bir tipim;eğer önümdeki yolda ışık göremiyorsam tıpkı gece araba kullanırken zorlandığım gibi hayatta da zorlanıyorum..<br />
7 ay içerisinde Erin ile çok ilerledik.Bu hafta doktor kontrolümüz de vardı..her şey yolunda ama boğazı hala biraz kırmızıydı ki öksürüğü azıcık devam ediyor..bu da geçecektir eminim en kısa sürede..<br />
Biz doktorumuzdan her zaman çok memnunduk ancak benim aklımda hep bir karanlık köşe kalıyordu;bu doktorumuzla alakalı değil bence hastane doktor işleyişi ile alakalıydı.Ancak doğumdan sonra ilk 6 ay için hastane doktoruna görünmenin daha doğru olacağına karar vermiş ve bu konuda başka bir arayışa girmemiştik..Gülsemin hanım oldukça sevecen,bilgili,çocuklara sevgi dolu yaklaşan,istediğim her an ulaşabildiğim,beni son derece rahatlatan bir doktor oldu hep ancak kafamda hep daha önce duyduğum Hülya hanım ile tanışmak vardı.Bunu aslında hamilelik döneminde yapmayı düşünmüştüm ama hastane doktoru seçeceğimiz için vazgeçmiştim:şimdi acaba yapmış olsaydım neler daha değişik olurdu diye düşünüyorum dünden beri..Üniversitedeki sevgili Nimet hocamın tavsiyesi üzerine ki kendi kızının uzun yıllardır doktoru, Hülya Sonugür&#8217;den bir randevu alarak dün gittik..Saat 13:30 da randevumuz vardı saat 16:00&#8217;da oradan çıktık!!..Bu değişik geldi bana.. çünkü hastanede bir kontrol en fazla yarım saat sürüyor ve ne soracağımı yazmadıysam zaten unutup eve gelince&#8221;aaa şunu da soracaktım&#8221; diye hayıflanır halde buluyorum kendimi.Burada ise 7 ayı bu kadar sürede beraber geçtik ve de ben uygulamaktan korktuğum birçok noktayı uygulama konusunda cesaret yani o karanlık tünelime bir ışık bulmuş olarak doktorun yanından ayrıldım.</p>
<p>Ara not: Ben bu yazıya sabah başlamıştım..saat 19:44 hangi gün bitecek merak içerisindeyim..</p>
<p>Şimdi bu yazıya sabah devam etseydim her şey güllük gülistanlık olacaktı ancak şimdi biraz karışık.. teoride her şey çok kolay görünürken bugün pratikte zorlandım.</p>
<p>Hangi konudan başlayacağımı ve de nasıl toparlayacağımı bilmiyorum birkaç konu karışacak.. önce doktoru yazmam ve de kafamda dönen kuralları yazıya dökmek daha doğru galiba..</p>
<p>Dr.Hülya Sonugür..</p>
<p>Muayenehanesine girdiğimizde Erin bizim kucağımızda doktorun masasına uzanarak ve de vurarak bizim konuşmamızı engeller bir durumda olduğundan daha ilk dakikada karşımıza şu diyalog çıktı:</p>
<p>DR &#8211; &#8220;Çocuğu yere bırakın orada oyuncaklar var..&#8221;<br />
Alpay -&#8221; Biraz önce ben oraya bastım&#8221;<br />
DR-&#8220;Olabilir&#8230;bırakın bir şey olmaz..&#8221;<br />
Daha detaylı bir tartışma başladı.. sonunda ikna olduk.. lağıma basmadığımız sürece sorun yok bebek her yerde dolanabilir. Gözümün önüne IKEA&#8217;da gördüğüm, yeni alınmış halının üzerinde üstelik de halı bizim bastığımız yerde dururken 6 aylık bebeğini üzerine debelensin diye bırakan yabancı bir aile geldi.. durum anlaşıldı.. rahat olunacak.. yok öpmesin yok ellemesin olmayacak.. bu kadar serbest olmayı becerebilecek miyim?? şehir yaşantısını içerisinde belki hayır sonuçta doğada biz Erin&#8217;i her yere bırakıyoruz, ağzına her şeyi götürmesine izin veriyoruz ama Dolapdere caddesinde yürüdüğüm ayakkabımla bastığım zeminde oynamasına izin verebilir miyim?? biraz düşünürüm bunu..Tamam buradan genel sorulara geçtik en sonunda en önemli gündemimiz olan konu beslenme geldi.. tüm kurallar altüst oldu..</p>
<p>&#8211;<strong>Tüm kavanoz mamaları,sütlü pirinçli hazır mamalar,aptamiller çöpe..labne çöpe.. kapalı kutu ya da poşet içerisindeki tüm hazır gıdalar çöpe.. reklamı yapılan hiçbir gıda eve girmeyecek..bu gıdalar önce Amerika&#8217;da başladı sonra Avrupa sonra bu taraflar aynı şekilde obezite, diyabet vb hastalıklar önce Amerika sonra Avrupa daha sonra buralarda baş göstermeye başladı.. bunları engellemenin en baş yolu bunları çöpe atmak her an taze gıda hazırlamak.</strong>.OK.. mantıklı.. uygulanmalı..</p>
<p>&#8211; <strong>pirinç unu, kendisi, makarna gibi beyaz un ihtiva eden gıdalar yok</strong>.. peki .</p>
<p>Ben: &#8211; pirinç unu neden yok doktor hanım..<br />
Dr:- siz pirinç unu yiyiyor musunuz?<br />
Ben: &#8211; Tabii bayıla bayıla muhallebi yerim ben<br />
DR:- Onlar ıvır zıvır gıdadır ve de 1 yaşından önce buna ihtiyacımız yoktur.. ana yemekler ve de ara yemekler yenilecek..<br />
hmm peki&#8230;anlaşıldı zaten biz de yemesek yeridir..</p>
<p>Bizim için en önemli ve de uyguladığımız ancak bu görüşmede eksik uyguladığımızı fark ettiğimiz bir kural: <strong>Sofrada beraber yemek yemek!!..</strong><br />
Biz akşam yemeklerini sofra kurup Erin&#8217;in yemeğini de hazırlayıp hem biz yiyip hem O&#8217;na yediriyorduk.. peki ya sabah kahvaltısı ?? öğlen yemeği?? Ben sabah kahvaltısını önce Erin&#8217; e yedirip sonra o uyursa kendim yapıyor duruma geldiğimi bir anda fark ettim hele ki öğlen yemeği neredeee??.. Peki o zaman bu çocuk nasıl bir sofra kültürüne alışacak??bu kuralı eksik uyguladığımızı fark ettik.. bundan sonra her öğün için sofra kurulacak ve de hep beraber AYNI YEMEK yenilecek&#8230;bebek için ayrı yemek yapılmayacak.. her gün evde taze yemek yapılacak !!<br />
<strong>Sabah kahvaltısında bisküvi labne vs yok..</strong></p>
<p>bildiğimiz halk ekmek tam buğday ekmeği meyve püresi tuzu alınmış beyaz peynir ve mutlaka IHLAMUR ister papara yap yedir ister ayrı ayrı..</p>
<p>ama kahvaltı bitti mi sofra kalkar çocuk yer yemez kendi problemi.. bu konuda da hem fikiriz.. zaten böyle yapılıyordu..<br />
sabah kahvaltısını yaptıysa arkasından anne sütü verilebilir yapmadıysa anne sütü yok.. öğlene kadar bekleyecek.. ikindide anne sütü var bir de gece 00:00&#8217;a kadar anne sütü bir kere daha verilebilir.. daha sonra sabah 05:00&#8217;e kadar yok.. sabah 5 te kahvaltıya çok zaman olduğundan anne sütü verilebilir.. ve bütün bunlar çocuğa anlatılacak.. tek tek izah edilecek.. bunların altında yatan tek neden artık bebek 6 ayını geçirmiş yani artık bebek olmaktan çıkmış küçük insan olmuştur yani herhangi bir fark gözetmeksizin bizimle aynı standartlarda yaşayacaktır..<br />
Az tuz verilebilir <strong>şeker ASLA yok</strong> bal ya da pekmez tatlandırıcı olarak kullanılacak.</p>
<p>Dana eti, inek sütü yok, koyun ya da kuzu eti var çünkü danalar biyolojik yemle besleniyor ama koyun ve keçi için bu beslenme söz konusu değil, dananın yağı bizim damarlarımızda erimiyor koyun yağlı olsa da bizim damarlarımızda bu yağ eriyor, keçi ya da koyun peyniri yenilecek, yoğurt bildiğimiz kapı sütünden yapılacak pastörizasyon işleminde süt birçok faydasını kaybediyor..</p>
<p>yemekler SIZMA zeytinyağı ve de ev salçası ile yapılacak.<strong>Salça diğer kutu ürünleri gibi yok.</strong> Tereyağı kullanılabilir az miktarda.Çorba ana yemek değildir tarhana hiç yemek değildir.. tarhana yokluktan çıkmış bir gıdadır aynı diğer beyaz un mamülleri ile aynı kategoride mümkünse verilmemelidir.Yani yemek dediği şey bildiğimiz taze sebze yemeği etli ya da sade.</p>
<p>Meyve ve sebzeler taze olarak pazardan temin edilmelidir.İstanbul için Feriköy organik pazar yada Kasımpaşa&#8217;da Kastamonu pazarı önerilmektedir.</p>
<p>Çocuğun kıyafetleri toz beyaz sabun ile ( hacışakir kullanıyorum ben) yıkanmalı,çocuk bildiğimiz saf beyaz zeytinyağı sabunu ile yıkanmalıdır, kozmetikler kullanılmamalıdır.Alt değiştirmede sadece su ile yıkamak yeterlidir.</p>
<p>O&#8217;nun hak hukuku olduğu gibi bizim de olduğunu bilmesi, kendi sınırlarını öğrenmesi, olmaması gereken yerde olmaması gerektiğini öğrenmesi v.b kuralları tanıması gerekmektedir.. eğer sofrada yemek yemiyorsa aç uyumalı çünkü en iyi açlık terbiye eder.. dememiş mi zaten atalarımız &#8220;Allah insanı açlıkla terbiye etmesin..&#8221;vardır elbet bir sebebi..bütün bunlar erken gibi görünse de bir insanın en çok bilgiyi öğrendiği yaş aralığı 6 ay-1 yaş arasıymış..</p>
<p>6 aydan sonra çocuğun anne bağımlılığı azalabilirmiş.. 2 yaşına kadar emzirmeyi önerip ancak bu emzirme seanslarını azaltmak yani ağızla tatmin etmemek gerekirmiş çünkü bu tatmin ileride sigara, uyuşturucu, alkol gibi diğer ağızdan tatminin alt zeminini oluştururmuş.. 6 aydan sonra normal beslenmeye geçen çocuk günde 3-4 kere anne sütü alsa yeterliymiş.. gece emmek için uyanan bebeğin uykusu bölündüğünden dinlenmesi söz konusu değilmiş.. bu da gece deliksiz uyuması için gündüz uykularının sabah 1 saat öğleden sonra 1 saat olarak- en fazla- sınırlandırılması gerekirmiş.. gündüz yorulup uyumayan çocuk gece uykusunu deliksiz yaparmış.. ben günde 3 öğün uyuyor/du hastalıktan önce dediğimde -amann haa çok uyandır dedi doktor..<br />
Çocuk 6 aydan sonra tüm gününü kreşte geçirebilirmiş hatta çocuk büyürken en önemli eğitici etken diğer çocuklar ve de hayvanlarmış..çocuklar kısmını yapıyorduk ama annemin evindeki kedi ve köpekten biraz uzakta tutuyorduk.. hiçbir şey olmaz yaklaştırın dedi.. deneyeceğiz..</p>
<p>Yazdıkça despot kurallarmış gibi gelse de aslında eskiden bizlerin böyle yetiştiğini düşünüyorum. Biz bebekken hiç emmek için uyanmazmışız, akşam yemeğimizi yer uyur sabah kalkarmışız.. evde ne pişerse yenirmiş..biz sokaklarda arkadaşlarımızla kedi köpekle büyüdük,hastalandığımızda ıhlamur içtik hemen antibiyotikler dayanmadı bize..bu doktorun bir başka hatta en önemli özelliği de ilaç kullanmaması.. ancak elzem durumlarda ilaca başvuruyor.. ilaç sanayi silah sanayinin yavaş öldürenidir cümlesinin arkasından ilaçlar 100 yıldır var insanoğlu milyonlarca yıldır cümlesi ile bu yaklaşımı pekiştiriyor..<br />
Benim bir doktordan beklediklerimin yarısı ilk doktorumuzda vardı tamamı ise bu doktorda var..ben hem çocuğumun sağlığını hem pedagojik eğitimini bana anlatacak bir doktora ihtiyaç duyuyordum.. sanırım buldum.. kendisinden kafaya balyoz yemiş ve de afallamış olarak çıktım.<br />
Peki ilk gecemiz nasıl geçti?? Akşam eve geç gelince Erin geç uyudu dolayısıyla sanki bizi dinlemiş gibi tam 5 te uyandı yani meme verdim.. sonra tekrar uyudu uyanınca kahvaltıya kadar vakit var diye bir kere daha verdim.Giyinip ofise gittik kahvaltıya beraber oturduk ben papara yapmadan kendi tabağıma koyduğum meyve püresini ekmeğini peynirini yedirdim üstüne ıhlamurunu içirdim.Gerçekten yarım saat uyudu sonra uyandı.<br />
Biraz parka gidip gün ışığı aldık çünkü <strong>demir ve de devit kesildi.Demir yerine haftada iki gün kırmızı et bir kere mercimek devit için ise her gün yarım saat gün ışığı verildi.</strong> Parka gitmeden önce kendimize yaptığım az tuzlu zeytinyağlı etli fasulye yemeğinden 6-7 kaşık yedi sonra istemedi, bende yemeğimi bitirince hazırlanıp çıktık.. yolda uyuyakalınca çoraplarını çıkartıp pantolonu sıyırıp yüzünü de hafif güneşte bırakıp yarım saat bende bankta dinlendim.. daha sonra biraz kuşlarla konuştuk köpeklere &#8220;uaoo uaoo&#8221; dedik kaydıraktan kayıp salıncakta sallanıp ofise geri döndük.Akşam üzeri taze meyvesini yedirip üzerine anne sütü verip yarım saat 40 dk daha sızmasına izin verdim.. uyanınca eve geldik akşam yemeği için sofrayı kurduk- biz yemeyeceğimiz halde tabaklarımızı koyup sofraya oturduk ancak Erin karnabaharı sevmedi 3-4 kaşık yedi.. saat 21:00 olduğundan emzirmeye izin verdim ancak sütüm yoktu.Bu durumda hemen mama verirdim bu sefer vermedim. Aç olabilir o zaman yarın akşam yemeğini 6 kaşık yemeği öğrenir diye kalbimin sesini susturup yatağa bıraktım kendi kendine debelenerek uyudu.. en önemli bir başka kural memede uyumayacak.. 9 ayını doldurmuş bir çocuk artık kendi kendine uyumayı becerebilmeliymiş..</p>
<p>Bunu dışında gün içerisinde yalnız başına kalmayı öğrenmesi, anneden ayrılması, anne ve babanın kendi hayatları ile ilgili diğer şeyleri gerçekleştirmesi, hayatın çocuktan ibaret olmadığını anlaması gerekiyormuş.. artık çocuğun her ağlamasının duyulmaması yoksa her şeyi ağlayarak yaptıracağını bizim kabul etmemiz gerekiyormuş..bu biraz zor oldu.. Erin sanırım artık aylardır canını sıkan dişlerini çıkartmak üzere ve de hiç keyfi yok. Uykularından gülerek neşe ile uyanan oğlum son zamanlarda acı acı ağlayarak uyanıyor.Bunu ben diş sıkıntısına bağlıyorum.Huyu çok değişti.Yarım saat tek başına oynayabilirken artık yanında biri yokken mızmız bağırınmaya ve birilerinin yanında olmak için kollarını havaya kaldırmaya başlıyor.. ben tanıyamıyorum Erin&#8217;i son zamanlarda.. bu tavır değişimi zamanlaması belki biraz yanlış oldu ama %70&#8217;ini bildiğimiz %30&#8217;unu yeni öğrendiğimiz %50&#8217;sini uyguladığımız bu kuralların biraz daha fazlasını hayatımıza entegre etmemiz gerektiğini fark ettik..</p>
<p><strong>Bu arada tuvalet eğitimi içinde &#8220;bebek yürümeye başladıktan sonra tuvalete götürülebilir sadece zorlama olmamalıdır.. eskiden bez derdinden kurtulmak için zorlanırmış ama zorlamadan yürüyen her insan evladı tuvalete alıştırılabilirmiş bunun hiçbir sakıncası yokmuş</strong>&#8220;&#8230;free diaper olayına kafamda bir ışık yaktım bununla da..<br />
ilk günümüz çok kanlı geçmedi.. hepimiz uyum sağlayacağız %50&#8217;nin üzerinde yapacaklarımıza..gerekiyorsa geceleri uykusuz oturacağız. Alpay bana çok destek , beraber yapmamız gerektiğinin farkındayız..<br />
Bu geceyi saat 22:00&#8217;de kapattık .. bakalım 05:00&#8217;ten önce uyanırsa ne yapacağız..öncelikle sürekli çocuğa &#8220;bak artık sen bizim gibi besleniyordun ve biz gece kalkıp yemek yemiyoruz&#8221; cümlesini sakince söylemek gerekiyor/muş.. söylüyoruz ama anlıyor mu?? doktora göre evet &#8220;anne karnındayken bile anlıyor şimdi neden anlamasın, her yaptığını z O&#8217;na anlatın çünkü o sizi sizin sandığınızdan çok daha iyi anlıyor&#8221;</p>
<p>Büyümek sonsuz bir karanlıkta üşümek gibidir.. ( Bunu bir kitapta okumuştum sanırım Cezmi Ersöz&#8217;ün bir kitabıydı..)<br />
Sanırım anne olmak o karanlıkta ikinci kere üşümek&#8230;</p>
<p>Batı biliminden,yaşam tarzından köşe bucak kaşan bir aile olamamız bize normali olan ancak alternatif olarak addedilen bu yaklaşıma kısa sürede uyum sağlayacağımızı düşündürüyor bana.. sadece ben Alpay&#8217;a göre daha çabuk pes eden bir tip olduğum için benim direncimi arttırmam gerekecek :)) anne yüreği dayanmaz ya hani .. dayansa iyi olacak..</p>
<p>Bu yazdıklarım benim bu görüşmeden sonra aklımda kalanlar, pusula olsun istemem.. herkesin görüşmesi eminim farklı olur ancak hem kendim için not almak hem de bilginin paylaşılması fikrimi kendi adıma desteklemek istedim&#8230;<br />
Şimdi artık az kalan 3. sezon Lostlarıma dönmeliyim..</p>
<p>Belki daha sonra Alpay ekler ve de düzeltmeler yapar&#8230;:)</p>
<p>Ek: <strong>Biberon artık bu aylardan sonra bırakılmalı bebek bardağına geçilmeliymiş hani şu ucunda üç deliği olan elle tutulan bardaklar.</strong>.aklıma geldikçe eklerim..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/hulya-sonugur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>42</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
