<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anaokulu &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/anaokulu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 10:25:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Benim oğlum büyüyor</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/benim-oglum-buyuyor/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/benim-oglum-buyuyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Jun 2012 12:10:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Uğur Dalan]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=10410</guid>

					<description><![CDATA[Ve hatta yeni yasa gereği bu eylülde forma giyerek minicik boyuyla ilk okul sırasına oturacak! Buraya ilk yazdığım yazıya baktığımda üzerinden 6 seneden fazla geçtiğini görüyorum ama bu 6 sene nasıl geçti hiç bir fikrim yok. Zor günler, keyifli anlar, ilkler hepsi burada tarafımdan paylaşıldı ve güzel okurlar siz bana ortak oldunuz; sıkıntımda, sevincimde, bilgi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-left"><br>Ve hatta yeni yasa gereği bu eylülde forma giyerek minicik boyuyla ilk okul sırasına oturacak! Buraya ilk yazdığım yazıya baktığımda üzerinden 6 seneden fazla geçtiğini görüyorum ama bu 6 sene nasıl geçti hiç bir fikrim yok. Zor günler, keyifli anlar, ilkler hepsi burada tarafımdan paylaşıldı ve güzel okurlar siz bana ortak oldunuz; sıkıntımda, sevincimde, bilgi paylaştığımda, büyümeye başladığımızda ve şimdi ben bir zamanlar&#8221; nasıl başlayacak bu çocuk yuvaya hiç benden ayrılmıyor&#8221; diye dert yanarken kalkmış &#8220;yuvadan mezun oldu!!&#8221; yazısı yazmaya çalışıyorum. Tüm sıkıntılar yaşanırken zor geliyor ama anne &#8211; baba olmanın bir tek kuralı var değişmeyen &#8221; hepsi geçiyor&#8221; geriye fotoğraflardaki anılar kalıyor gülümseyerek baktığımız, yer yer gözlerimizin dolduğu. Ben işte bu hafta sonu ileride gözlerim dolu dolu bakacağım fotoğraflara bir kere daha dahil oldum. Okulumuzun yaz şenliği vardı. Öyle müsamere falan gibi bir şey değil aslında. Bir masalı alıp kendilerince yuvamızın küçük bahçesinde oynuyorlar işte 🙂 Kostümlerini kendi yapıyorlar ve kendi doğallıklarında bizleri güldürürken göz yaşlarına boğuyorlar!</p>



<p class="has-text-align-left">Her gün akşam uykusundan önce &#8220;bugün seni mutlu eden bir şey oldu mu &#8221; diye soruyorum yaklaşık 10 gündür bana &#8221; uyuyan güzeli oynadık anne çok mutluyum&#8221; diye anlatıyor ve bir tek bunu paylaşıyor. Geçen sene kostümünü giymiş ama arkadaşlarının yanında olmak yerine benim kucağıma sığınmış olan oğlum bu sene kendi isteği ile uyuyan güzelde prens olmak istemiş. Bir anne için çok olağan bir durum daha önce söylediği lafların hayat tarafından suratına yapıştırılması 🙂</p>



<p class="has-text-align-left">Yıllarca okul müsamerelerinde bazı çocukların prens olarak seçilmesinden rahatsızlık duyan bu annenin oğlu kendi prens olmayı seçmiş! olağan bir durum değil mi sayın anne! 🙂 Erin baş r</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_toplu.jpg" alt="" class="wp-image-10432" title="poti_toplu" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_toplu.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_toplu-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>
</div>


<p class="has-text-align-left">Rolü seçince aman demişler bir de yedek mi seçsek çünkü Erin sevmiyor ortalarda çıksın da oynasın! 🙂 O yüzden biraz heyecanlandım. Ancak an geldi bir baktım hafif ürkek de olsa yerini aldı. Sırası gelince şarkısını söyledi hem de Almanca söyledi 🙂 Sonra prensesi sarmaşıklardan kılıcı ile kurtarıp yanağından öperek uyandırdı, bir ömür boyu mutlu oldular ve gökten 3 elma düştü bir tanesi benim dolu dolu gözlerimi taşıyan başıma!</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><img decoding="async" width="600" height="900" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_mezuniyet.jpg" alt="" class="wp-image-10431" title="poti_mezuniyet" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_mezuniyet.jpg 600w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_mezuniyet-300x450.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/poti_mezuniyet-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>
</div>


<p class="has-text-align-left">Bu da dün akşam evimize gelen mezuniyet belgesi efendim 🙂 Yukarıda yazdıklarımın bir doğrulaması gibi &#8230;:) Bu Erin&#8217;in ilk mezuniyet belgesi.. sağlıkla hepsini sırayla görebilmeyi diliyorum.. her zaman bir elim arkasında düştüğünde tutabilecek mesafede kalabilmek &nbsp;istiyorum..&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-left">Bunlar da yaz şenliğinde bize yaptıkları ufak sergiden alıntılar 😉</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/mutlu.jpg" rel="lightbox[10410]"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/mutlu.jpg" alt="" class="wp-image-10419" title="mutlu"/></a></figure>
</div>

<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/komik.jpg" rel="lightbox[10410]"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/komik.jpg" alt="" class="wp-image-10418" title="komik"/></a></figure>
</div>

<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/kizgin.jpg" rel="lightbox[10410]"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/kizgin.jpg" alt="" class="wp-image-10417" title="kizgin"/></a></figure>
</div>


<p class="has-text-align-left"></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/uzgun.jpg" rel="lightbox[10410]"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/06/uzgun.jpg" alt="" title="uzgun"/></a></figure>
</div>


<p class="has-text-align-center"></p>



<p class="has-text-align-center">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/benim-oglum-buyuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>41</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yuvada yaz şenliği</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yuvada-yaz-senligi/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yuvada-yaz-senligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 05:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA['E' hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapoti]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu göster]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu yaz şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yuva]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=8013</guid>

					<description><![CDATA[Anaokulu ararken neredeyse en başlarda sorduğum soruydu: &#8220;sene sonu gösterisi yapıyor musunuz? &#8221; Elbette karşımdaki kişiler bunu istediğimi varsayarak: &#8220;tabii tabiii elbette yapıyoruz&#8221; diye cevap veriyorlardı. Bense içimden &#8221; hmm tamam otur sıfır&#8221; diyordum. Oldum olası sevemedim şu müsamere işini..hele ki yuvalarda. Oysa ben yuvaya giderken sanırım 4-5 yaşlarında kafkas oynamıştık, senelerce dolabımda saten kumaştan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anaokulu ararken neredeyse en başlarda sorduğum soruydu:</p>
<p>&#8220;sene sonu gösterisi yapıyor musunuz? &#8221;</p>
<p>Elbette karşımdaki kişiler bunu istediğimi varsayarak:</p>
<p>&#8220;tabii tabiii elbette yapıyoruz&#8221; diye cevap veriyorlardı. Bense içimden &#8221; hmm tamam otur sıfır&#8221; diyordum. Oldum olası sevemedim şu müsamere işini..hele ki yuvalarda. Oysa ben yuvaya giderken sanırım 4-5 yaşlarında kafkas oynamıştık, senelerce dolabımda saten kumaştan pantolonlarımı saklamıştım. 23 Nisanlar geldiğinde yalvarırdım babama &#8221; nooluur ben de gösteriye katılayım&#8221; diye. Hep &#8220;olmaz! derdi babam.. büyüdükçe anladım.aslında ne gereksiz bir şey.. hele bir de prensli prensesli oyunlar? prens ya da prenses olamayan köşedeki diğer çocuklar ? acaba onlar nasıl hissediyordur kendini diye düşünmekten alıkoyamam kendimi..</p>
<p>Başladığımız okulda bu soruya çok hoş bir cevap almıştım ama yazmayacağım &#8220;sadece otur 10!&#8221; demiştim..</p>
<p>Kızma bana sevgili okur.. ben hoşlanmıyorum hepsi bu&#8230; hoşlananı yadırgamıyorum ama ben içinde olmak istemiyorum sadece sistemin.. hepsi bu..</p>
<p><figure id="attachment_8014" aria-describedby="caption-attachment-8014" style="width: 240px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="size-full wp-image-8014" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="2011_06_04_Ahtapoti_166" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_166.jpg" alt="" width="240" height="360" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_166.jpg 400w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_166-300x450.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_166-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /><figcaption id="caption-attachment-8014" class="wp-caption-text">Fotoğraf çektirme köşesinde kostümlü anne. Peruğun kahkül kısmını yana takmış ama olsun!! Farklı bir hava katmış olaya!</figcaption></figure></p>
<p>İşte o sene sonu bu cumartesi geldi ..son 1 aydır pembe tayt ve t-shirt arıyoruz!! Neden pembe oğlum diyorum.. ser veriyor sır vermiyor! Bir de pijama istediler bizden. Ne olduğunu bir gün evde kendi kendine almanca bir uyku şarkısı söylerken yakaladığımda ağzından aldım! Almanca anlamaya başladı biraz biraz. Çok de dert değil anlamasın ama kendi kendine bazı kelimeleri uydurarak bazılarının anlamını bana açıklayarak şarkı söylemesi de ne yalan diyeyim hoşuma gitmiyor değil hani! O şarkı ve istenen pijama kafamda birleşti: sanırım dedim bu veletler bir uyku şarkısını pijama giyerek söyleyecek. Daha sonra hayatımın ilk veli toplantısında öğrendim gerçeği :)) hile yaptım accık ! O kadar olacak.. bu benim için ilk! heyecanlıyım. Tüm o <a href="https://www.pi.web.tr/?s=anaokulu" target="_blank" rel="noopener">okula gidecek mi ? sevecek mi ? benden ayrılacak mı? zorluyor muyum? doğru muyum? yanlış mıyım?</a> gel gitlerini yaşadığım o harika dönemlerden sonra oğlumun okuluna veli toplantısına gitmişim!! o heyecanla soruverdim işte! Ne var ? Onlar da Erin bana söyledi zannetiler ağızlarından kaçırdılar hem de pembe kıyafetlerin ne için olduğunu da 🙂 Eh yani erkek çocuk için pembe tayt ve t-shirt istediler sormayayım mı?<br />
Benim pembe oğlum küçük şişko domuz olacakmış meğer:)<br />
Dört döndüm düz pembe kıyafet bulayım, uykuda giyilen pijamaya benzer bir pijama bulayım diye. En sonunda annem kumaş aldı dikti , pijamayı da eski bir ekoseli gömlekten bozdu dikti!! Hem de tam pijama oldu 🙂</p>
<p>Dün iki dirhem bir çekirdek giyindik kuşandık, kekimizi de yaptık ortak masaya yola koyulduk! Bizim şaşkın hala farkında değil : &#8220;niye potiye gidiyoruz ? &#8221; diye de soruyor ..&#8221;bugün cumartesi amaaa&#8221; cumartesi ve pazarları kutsal hala kendisi için 🙂</p>
<p>Küçük ama yem yeşil bir bahçesi var okulun.. tüm aileler orada..herkes masaya yiyecek bir şey koymuş heyecanla çocukları beklemekte ya da sadece ben!! 🙂 Hepsinden önce bahçeye kurulmuş oyunlardan oynadık. Labirent arasından top üflemece, teneke kutuları devirmece, kavanozdaki bilye sayısını bilmece ve okulu ne kadar tanıyoruz testi yapmaca şeklinde keyifli vakit geçirdikten sonra bizimkiler giyinip geldiler.. 3 tane şarkı söylediler. Hepsi Almanca.. benimki tam söyleyemese de her hareketi biliyor 🙂 aslında biraz o anda ne olduğunu fark etti bile diyebilirim, arada bana bakıyor çünkü, gözlerini kısarak gülüyor hafif yanakları kırmızı.. bana benziyor.. gözlerim doldu..❤❤❤</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-8017" title="JPG-1" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/JPG-1.jpg" alt="" width="520" height="520" /></p>
<p>Oynadıkları oyun <a href="http://www.kipitap.com/kitap/Dev-Salgam/1174/" target="_blank" rel="noopener">Dev şalgam </a>kitabının uyarlaması. Bazı çocuklar kedi bazıları tavuk bazıları koyun, inek , domuz.. Aylardır evde dinlediğim Dev Şalgam kitabı. Israrla eve almadım çünkü yuva ile arasında bir bağ olarak kalsın istedim. Ne iyi etmişim diye düşündüm bu kitabın hikayesini yapacaklarını anladığımda. Aslında böyle şeyleri bilinçli yapmıyorum. Hep aklımdaydı almak ama yoğunluktan unutuyordum. Bazen bazı şeyleri akışına bırakmak ..işte böyle hissettim.. alamadığım için üzülmek yerine alamamış olmamın bir sebebi olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor..bazen zorlamamak gerekiyor ya hayatı.. sık sık hatırlamalıyım bunu!!</p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/JPG-2.jpg" rel="lightbox[8013]"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-8019 alignnone" title="JPG-2" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/JPG-2-300x300.jpg" alt="" width="240" height="240" /></a> <a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/JPG.jpg" rel="lightbox[8013]"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-8020" title="JPG" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/JPG-300x300.jpg" alt="" width="240" height="240" /></a></p>
<p><img decoding="async" class="alignright size-full wp-image-8016" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="2011_06_04_Ahtapoti_267" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_267.jpg" alt="" width="240" height="360" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_267.jpg 400w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_267-300x450.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/06/2011_06_04_Ahtapoti_267-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p>Yaşlı çiftçi amca ve teyze var.. dev şalgamı çıkartmak için uğraşıyorlar.Çıkaramayınca hayvanlardan yardım istiyorlar. Tüm hayvanlar geliyor sırayla arka arkaya.. ı-ıhh çıkmıyor.. en sonunda küçük fareye gidiyorlar. Peynirle kandırıyorlar.. en komiği fare kanıp da çıktıktan sonra fareye verdikleri peyniri bizim yaşlı çiftçi amcanın arkasını dönüp yemesiydi 🙂 Fotoğraf çektiğim için benim önümde kaldı bilmem ki gördümü herkes.. ben çok güldüm 🙂 Sonra fare geliyor en arkadan bir asılıyor dev şalgam baaammm diye çıkıyor.. 🙂 tüm oyun bu ! Hepsi rolünü çok iyi yapıyor.. kediler miyavlıyor, domuzların bir kısmı oink diyor bir kısmı hörnnkk hörnkk ( nazıl yazılır ki işte domuz sesi) çıkartıyor 🙂 En sonunda bir de uyku şarkısı söylediler pijamalarıyla.. ve sonra o harika masada ki yemeklerden yedik, geceyi de toplar ve lobutlar ile hokus pokus yapan bir abi ile bitirdik..</p>
<p>Yürüye yürüye eve dönerken okulun sahibinin günün sonunda bana sorduğu soruyu düşündüm..<br />
&#8220;Aycan hanım ( bana Aycan diyor 🙂 çok tatlı bir aksanla.. benim de hoşuma gidiyor ) artık rahatsınız değil mi? &#8221;</p>
<p>Erin&#8217;i görüyorum.. orada ne kadar mutlu olduğunu.. küçük ama aile gibi sıcak bir yuvada olduğunu..burnunu silmek için Erin&#8217;den izin alan öğretmenleri ve bana &#8220;kendisine dokunmamız izin verdi bu güzel bir gelişme&#8221; demelerini hatırlıyorum ilk günlerinde.. almanca konuşmayı başta istemediği için kimsenin onunla almanca konuşmadığını ne zaman ki Erin arkadaşlarıyla almanca konuşmaya başlamış ondan sonra öğretmenlerin de başladığını öğreniyorum.. çok şükür diyorum.. oğlumun gelecekteki okul hayatına kötü bir başlangıç yapmıştım ama şimdi sanırım düzelttim diyorum&#8230;</p>
<p>Uzun zamandır yazmadım Erin&#8217;le ilgili.. oysa ki bu sayfa O&#8217;nun için vardı ..şimdilerde büyüdü ya..yazamıyorum..oysa yuva ile ilgili yazacak, sıkıntıları, nasıl alıştığımızı anlatacak çok kelimem var kafamda..<br />
ama bu hepsinin önüne geçti &#8230; O&#8217;nun ve ailemizin bir ilkiydi.. tarihe not etmek lazım..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yuvada-yaz-senligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yumurta boyama</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yumurta-boyama/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yumurta-boyama/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2011 06:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA['E' hali]]></category>
		<category><![CDATA[Aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoks paskalya]]></category>
		<category><![CDATA[paskalya]]></category>
		<category><![CDATA[paskalya ayini]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta boyama]]></category>
		<category><![CDATA[Yuva]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=7825</guid>

					<description><![CDATA[Benim için paskalya ya da ne olduğu çok fark etmez, eskiden beri renkli yumurtalara bayılırım! Ve bu sene oğlumla beraber yumurta boyamak varmış kısmetimde 🙂 Erin&#8217;in yuvasında da her bayramı kutluyorlar. Bu bahar 23 Nisan ile beraber bir da paskalya kutlamaları var ve bu kutlamalar dahilinde dün yuvaya yumurta boyama etkinliğine davet edildik biz aileler. Önce [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Benim için paskalya ya da ne olduğu çok fark etmez, eskiden beri renkli yumurtalara bayılırım! Ve bu sene oğlumla beraber yumurta boyamak varmış kısmetimde 🙂 Erin&#8217;in yuvasında da her bayramı kutluyorlar. Bu bahar 23 Nisan ile beraber bir da paskalya kutlamaları var ve bu kutlamalar dahilinde dün yuvaya yumurta boyama etkinliğine davet edildik biz aileler. Önce bilgilendirildik. Paskalya nedir ? Neden kutlanır ?</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_201.jpg" rel="lightbox[7825]"><img decoding="async" class="size-full wp-image-7830 aligncenter" title="2011_04_201" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_201.jpg" alt="" width="540" height="360" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_201.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_201-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" /></a></p>
<blockquote><p>Paskalya bayramı her sene ilkbahar mevsiminin başlamasıyla, ilk dolunaydan sonra pazar gününde kutlanır.Bu sene Paskalya bayramı,  24 &#8211; 25 Nisan tarihleri arasında kutlanacak</p>
<p>Çok eski Cermen inançlarına göre yumurta hayat kaynağının sembolüdür. Doğurganlığın sembolü tavşandır. Paskalya yumurtaları eskilerden beri çeşitli renklere boyanır. Çocuklar anne ve babaları tarafından bahçeye saklanan paskalya yumurtaları, çikolata paskalya tavşanları ve diğer şekerleri paskalya pazarı günü arayıp bulmaya çalışırlar.</p></blockquote>
<p style="text-align: left;">Ve bize bir ödev verildi : 10 tane yumurta temizlenecek, içleri boşaltılacak! Bu işlem önce gözümü korkutsa da aslında çok kolay:</p>
<p style="text-align: left;">Önce yumurtaları sirkeli suda bekletiyorsunuz. 30 dakika yeterli bir süre daha fazla bekletildiğinde yumurtanın kabukları inceliyor ve delme yerine kırma işlemi gerçekleşebiliyor 🙂 Daha sonra yumurtaları su ile yıkıyorsunuz böylece tertemiz oluyorlar. Bir iğne yardımı ile tepesinden küçük altından da 1cm&#8217;e yakın bir delik açıyorsunuz. İğne ile delmek için benim bulduğum yöntem şöyle: İğneyi yumurtaya dayayıp sonra mutfak tezgahı üzerinde &#8220;tık tık tık&#8221; diye ufak darbeler uygulamak. Daha sonra küçük delikten hafifçe üfleyerek altaki büyük delikten yumurtanın içini bir kaseye boşaltıyorsunuz. İçi boşalan yumurtayı bu sefer su ile doldurup çalkalayıp aynı şekilde içini boşaltıp son temiz haline getiriyorsunuz. İçinin boşaltılmasının sebebi boyadıktan sonra ipe dizebilir ve evinizde süs olarak asabilirsiniz. Yoksa haşlanmış yumurtalar da boyanabilir ve sonra afiyetle yenebilir. <a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_20.jpg" rel="lightbox[7825]"><img decoding="async" class="size-full wp-image-7827 aligncenter" title="2011_04_20" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_20.jpg" alt="" width="540" height="360" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_20.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_20-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" /></a></p>
<p>Bu boş yumurta kabukları ile okula gittiğimizde bizi hazır masalar bekliyordu. Masalarda boyalar, kavanozlar içinde kum ve çöp şişlere geçirilmiş ve 1cm inceliğinde kesilmiş şişe mantarları.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_202.jpg" rel="lightbox[7825]"><img decoding="async" class="size-full wp-image-7829 aligncenter" title="2011_04_202" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_202.jpg" alt="" width="540" height="304" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_202.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_202-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Yumurtaları büyük deliklerinden bu çöp şişlere geçirip boyuyorsunuz canınız istediği gibi 🙂 Sonra kuruması için kuma saplı olarak bırakıyorsunuz. Biz giderken almadık yumurtaları, bir gün kuruması için bekleyecekmişiz. Bugün eve dönerken bir kısmını bize verecekler bir kısmı ise pazartesi günü de bahçeye saklanacak yumurtaların bulunması için kullanılacak. Bugünde içi doluyumurtaları boyayacaklar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_203.jpg" rel="lightbox[7825]"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7832" title="2011_04_203" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_203.jpg" alt="" width="540" height="405" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_203.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_203-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Tüm bu işlemlerden sonra gündüz biz gelmeden çocukların bizler için hazırladığı paskalya çöreğini yedik sıcak çaylar eşliğinde. Tarifini veremiyorum çocuklarda gizli 😉 Benim için çok önemli bir gündü. Erin&#8217;in okul-fobik bir çocuk olmasının korkuları içerisinde geçen alışma sürecinden sonra okula güle oynaya gitmesinin yanı sıra ben de onunla o küçük masalarda oturup bir şeyler yaptığıma çok seviniyorum. Bu konu ile ilgili de bir yazı yazmanın vakti geldi çünkü geçen gün <a href="https://www.pi.web.tr/nurturia-23-nisan-cekilisi" target="_blank" rel="noopener">23 Nisan etkinlikleri kapsamında</a> hediye arkadaşımıza hazırladığımız karta imzasını atarken bana<br />
&#8220;anne lütfen altına da Erin Poti&#8217;de yaşıyor orası Erin&#8217;in okulu&#8221; yazar mısın dedi!</p>
<p style="text-align: left;">Dedi valla..</p>
<p style="text-align: left;">Aynı gece uykudan önce masaldan sonra:<br />
&#8220;annneee yaşşasıııın&#8221; dedi<br />
&#8220;ne için&#8221; dedim<br />
&#8220;yarın Poti varrr ve ben orayı çokk seviyorum arkadaşlarımı da&#8221; dedi..</p>
<p style="text-align: left;">Bu cümleleri duyacağımı bana söyleseydiniz çok gülerdim.. şimdi de gülüyorum: oğlum mutlu olduğu için..</p>
<p style="text-align: left;">Dün paskalya şöleninden sonra odada oynarlarken bir arkadaşı diğerinin koluna vurmuş ve çocuk ağlıyordu biz de kapıdan izliyoruz. Bir baktım ki ağlayan çocuğa Erin sarılmış teselli ediyor 🙂 Sonra teselli ettiği bahçede geldi Erin&#8217;e çaktı 🙂 Erin &#8220;A. benim arkadaşım değil artık sevmiyorum onu&#8221; diye ağlıyordu. Merdivenleri çıktı  ve A. bağırdı &#8221; Eriiinn hadi gel yakala beni&#8221; kahkahalar atarak biraz önce arkadaşı olmadığını söylediğini de unutarak koşmaya başladı.. Çocuk olmak böyle.. arkadaşları var.. mutlu.. birbirlerini seviyorlar her anlarından belli.. Benim için özel bir gündü.. Yılın başında o masalarda &#8221; acaba olacak mı? &#8221; diye beklerkenki endişelerimi unuttum bile..</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_204.jpg" rel="lightbox[7825]"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7833" title="2011_04_204" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_204.jpg" alt="" width="540" height="405" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_204.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/04/2011_04_204-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Yanımda fotoğraf makinemi götürmedim ki bunun sebebi var: yuvada zaten çekiyorlar ve her ay bize gönderiyorlar ama yayınlamamızı istemiyorlar. Bu çok doğru, diğer aileler çocuklarının fotoğraflarının internette yayınlanmasını istemeyebilir. Bu sebeple telefonumla idare ettim. Ama başka arkadaşlar getirmişti böylece ben de bir daha ki sefere götürebileceğimi öğrenmiş oldum 🙂 Aslında iyi de oldu böyle etkinliklerde genelde fotoğraf çeken kişi olup etkinliğin tadını çıkartamıyorum bu sefer bir kaç kare yetti bana. Çekenler bana gönderecek o zaman yumurtaların son ipe dizilmiş hali de hazır olduğunda notumu alırım buraya. Üstelik Cumartesi akşamı küçük bir kilisede paskalya ayinine gideceğim ve fırsat olursa pazar sabahı da Erini götüreceğim..farklı kültürleri tanımak güzel 🙂  Harika fotoğraflar çekebilmeyi de hayal ediyorum..</p>
<p>Şimdiden kutlayan herkesin paskalya bayramını kutluyorum ..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yumurta-boyama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yine yeniden Yuva</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yine-yeniden-yuva/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yine-yeniden-yuva/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2010 07:12:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA['E' hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapot poti]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapoti]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=7015</guid>

					<description><![CDATA[Sabah saat 09:57 Saray’da oturmuş omletimin ve çayımın gelmesini bekliyorum. Hayır hayır Erin annemde ya da kayın-annemlerde değil: Yuvada ve beni  öpücükler ile veda ederek yolladı kahvaltı etmeye. Donmuş bir şekilde yazıyorum bunları: bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. Çocuğumla yaşadığımız talihsiz okul maceralarından sonra Erin’in ömrü boyu okul meselesinden nefret edeceğine o kadar inanmıştım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah saat 09:57</p>
<p>Saray’da oturmuş omletimin ve çayımın gelmesini bekliyorum. Hayır hayır Erin annemde ya da kayın-annemlerde değil: Yuvada ve beni  öpücükler ile veda ederek yolladı kahvaltı etmeye. Donmuş bir şekilde yazıyorum bunları: bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. Çocuğumla yaşadığımız talihsiz okul maceralarından sonra Erin’in ömrü boyu okul meselesinden nefret edeceğine o kadar inanmıştım ki şimdi bir şaşkınlık hakim ruhumda.</p>
<p>&#8220;<a href="https://www.pi.web.tr/okul-durumlari" target="_blank" rel="noopener">Nasıl olacak da Erin bensiz kalmayı kabul edecek yuvada</a>&#8221; diye yazmışım bu yaz başında ya kabul de etmemiş ya üstüne &#8220;maalesef ben okula gitmeyeceğim&#8221; diye son noktayı da koymuş ya.. şaşkınlığım bundan sevgili okur..umudumu öyle kaybetmişim ki sonsuza kadar çocuğun bu işten hoşlanacağı ile ilgili, okulun sahibesi olan bayan anneme &#8220;önce kendi kızına öğret rahatlamasını çok kasıyor kendini&#8221; bile demek durumunda kalmış. Oysa ki ben rahatım edaları ile gitmişken orada kasma enerjim o kadar yüksek ki kimseye yedirememişim tabii ki durumu!</p>
<p>İlk günler çok kavga ettik koca kişisiyle: “görürsün Erin burayı da sevmeyecek ve geri dönüşü olmayan yaralar açacağız” cümlelerini bir kenara koymam zor oldu. En çok da “sen kurtulmaya çalışıyorsun” cümlesini hazmedemedim. Sahi Erin’in yuvaya gitmesini istemem kendim için miydi yoksa Erin için mi ? Bu sorunun cevabını çok düşündüm. İlk zamanlar, yani bu cümle beynime ilk düştüğü zamanlar “kendim için” diye cevap verdiğimi bu yüzden de yuva meselesini bir rafa kaldırdığımı itiraf etmeliyim. Evet ben Göztepe – Feriköy – Eyüp üçgeninde tüm iş koşuşturmacasında çok yoruluyordum ve artık sabit bir yerimizin olmasını diliyordum. Sonuç : KENDİM için Erin yuvaya gitsin istiyordum ve bunu düşünmek bile kendimi yeterince “kötü anne” konumuna sokmama olanak sağlıyordu. “Ne fena bir anneyim çocuktan kurtulmaya çalışıyorum oysa ki aile büyükleri  ile daha kaç yıllar birlikte bu kadar aktif olacak onlarla kalsın” diyerek bu fena anneliğimden kurtulmaya çalışıyordum.</p>
<p>Ancak zamanla kurallar değişmeye başladı.</p>
<p>“anneee Kereme gidelim mi bugün? “<br />
“olum Kerem yuvada bugün”<br />
“tamam o zaman sen benimle oynar mısın? “<br />
“Tabii yemeklerimizi hazırlayım sonra oynarız”<br />
“ama şimdi oynamanı istiyorum”<br />
“ama olumm öğlen yemeğinde oyuncakları mı yiyeceğiz ?”<br />
“peki bana makkuin aç o zaman”</p>
<p>Ya da koca kişisinin önerdiği gibi parka gidiyorsak bir türlü yaşıtı ile karşılaşamaz duruma geldik.</p>
<p>Ya da herhangi bir komşumuz yok</p>
<p>Ya da <a href="http://www.benimleoynarmisinanne.com" target="_blank" rel="noopener">oyun gruplarındaki</a> tüm arkadaşları okula gidiyor</p>
<p>Ya da ya da ya da..</p>
<p>Erin aile büyükleri ile yaşamaktan büyümüş de küçülmüş kıvamında, bir o kadar mutlu ve benim içim huzurlu ama bir o kadar da “akranları ile olması gerek” cümlesi beynimde dolaşır şekilde yaşamaya başladığımız fark ettim. Ancak en büyük sorun Erin’in yuva meselesindeki sert tutumu: “anne ben maalesef okula gitmiycem” cümlesi beynimde yankılanan!</p>
<p>Bir gün yine “anneee hadi kereme gidelim mi? “ cümlesinin cevabını</p>
<p>“ama o yuvada” diye vermek yerine taa yaz başında duyduğum anaokulunun web sayfasını açarak:</p>
<p>“bak sefgilim böyle bir oyun evi var aaa bak ahtapot var burada gidip onunla tanışalım mı bugün? “ diye sorarak verdim.</p>
<p>“tamammm”dedi sanırım ahtapot hoşuna gitti</p>
<p>Tesadüf yuvanın sahibi bayan o gün bir randevusunu iptal etmişti ve bizi hemen kabul etti. Tesadüf mü dedim ?? :))</p>
<p>İçeri girdik. Bana merhaba demek yerine eğildi yere kadar Erin’e</p>
<p>“hallloo hoşgeldin senin adın ne?” dedi</p>
<p>Erin hiç de yabani tavrını takınmadan cevap verdi. İçeri geçtik.. sonrası: bu hafta denemeye başlayalım oldu ve 10 gündür her sabah gidip 12 de ayrılıyoruz. Bu hafta öğlen yemeğine geçtik, dün de babası 1 saat bırakıp çıkmış ve işte bugün de beni yolladı!</p>
<p>Evet binası kocaman bir tesis değil farkındayım ancak içerisinin sevgi doluluğu bir anda umut oldu bana. Perşembe günü başlayan maceranın bugün en çok korktuğum kısmına geldik: Erini bırakıp oradan çıkmak!</p>
<p>“Ofidersii” dedi beni yolladı. Söz verdiğim gibi saat 11 de geri döndüm. Aklına düşüp de yanıma gelmesi  11:30’u buldu. Öğlen yemeğinden sonra çıkmak istemedi ancak iznimiz bu hafta da öğlen yemeğine kadar.</p>
<p>Yazın başında adını Feriköy pazarda Şule’den duyduğum yuva! Aylardır “ ya burası da aynıysa” korkusuyla arayamadığım, son bir şansı hala elimde tutmak istediğim yer. Çocuğumun ve benim mutlu olabileceğimizi hissettiğim son yer olarak kalacak..kalmasını diliyorum! Ben değil Alpay bile içerideki enerjiden memnun, bu en büyük desteğim!</p>
<p>Şans dile bana sevgili okur..yeni yıldan fazla bir şey dilemiyorum bu sene. Öyle &#8220;<a href="../tamam" target="_blank" rel="noopener">wish list</a>&#8221; falan da yapmayacağım. Sağlık olsun, huzur olsun ah! bir de oğlum ve biz burada mutlu olalım.. hepsi bu ..ve tabii burada mutlu olabilmek için çalışmak da gerek ek olarak iş de olsun !</p>
<p>Not: Bu yazıyı yazdığım gün yayına sokmuyorum. Yayınlayabilmek için biraz daha zaman ihtiyacım var ama yazmadıkça hislerimi yitiriyorum. yazdım taslakta duruyor. Yeni yılda eğer herşey yolunda giderse yayınlanacak.</p>
<p>Not 2: Yeni yıla yaklaştığımız şu son günlerde hala herşey yolunda. Bu sabah &#8221; babaaa bugün ahtapoti var mı?&#8221; diye uyandı..&#8221;var&#8221; dedik.. &#8220;tamam biraz daha uyuyabilir miyim&#8221; dedi 🙂 Artık sabah bırakıp öğlen yemekten sonra alıyoruz. Yemekten sonra yatakların hazırlanmasına yardım etmek isteği de gelmiş. Haftaya yemekten sonra da kalma çalışmalarına başlayacağız. Bir sonraki yazım yuva yolunda yaşadığımız zorluklar ve alışma sürecimiz olacak. <a href="https://www.pi.web.tr/anaokulu-sorunlari" target="_blank" rel="noopener">Bir önceki yazımda</a> okuduklarımdan sonra bir tecrübenin ışık tutabileceğini düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yine-yeniden-yuva/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>28</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YARDIM: Bir anaokulu çocuğun endişelerini ilaç ile azaltmayı teklif etmiş.</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/anaokulu-sorunlari/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/anaokulu-sorunlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 04:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Okul Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[kreş sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[okula gitmek istemeyen çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yuva]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=7028</guid>

					<description><![CDATA[Bir önceki yazıma gelen bir yorumu post olarak yazmak istedim çünkü gerçekten gözlerime inanamadan okudum. Ben bu konuda bilir kişi değilim sadece kendi tecrübemi ve fikrimi yazarım ve belki fikri, tecrübesi olan gibi bilgisi olan da vardır ve bir yol gösterebilir. Mesaj yazının sonunda lütfen fikri, bilgisi, tecrübesi olan varsa yazsın. Kendi fikrim ise şu: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir önceki yazıma gelen bir yorumu post olarak yazmak istedim çünkü gerçekten gözlerime inanamadan okudum. Ben bu konuda bilir kişi değilim sadece kendi tecrübemi ve fikrimi yazarım ve belki fikri, tecrübesi olan gibi bilgisi olan da vardır ve bir yol gösterebilir. Mesaj yazının sonunda lütfen fikri, bilgisi, tecrübesi olan varsa yazsın.</p>
<p>Kendi fikrim ise şu: Sevgili Berrah lütfen o okulu hızlıca terk et, ilaç verilmesini söyleyen arkadaşa da o ilacı kendisinin almasını ama ilaçtan önce belki biraz bu hayatta yoga yapabileceğini ya da bir sevgili bulmasını ilet. Bu nasıl bir yaklaşım. İlaç ne diye veriliyor. çocukların ilacı kendileri olamıyor mu?. Bu yuvanın hatta şikayet edilmesi gerektiğini düşündüm: endişeyi azaltıcı ilaç ile yuvaya alıştırma !</p>
<p>Tam da okul ile ilgili yeni tecrübeleri yazmayı planladığım ancak henüz tam rayına oturmadan bahsetmek istemediğişm bu günlerde yorumunla beraber yazmam gerektiğini düşündüm. Aynen tecrübe ettiğimiz ilk 3 yuvada seninki benzeri yaklaşımlar ile karşılaştık. Çocuğum beni bırakmak istemiyor diye sorunlu muamelesi gördük (ikimizde) oysa ki yeni bulduğum yuvada &#8220;insan&#8221; muamelesi gördük ve bazı çocukların bu sürece <strong>yavaş </strong>bazılarının daha hızlı adapte olduğunu yaşadık. Üstelik çocuğun kendi kendine alışmasını sağlamak ya da &#8220;bırakın ağlasın alışır&#8221; cümlesinin çok da gerekli olmadığını deneyimledik. 9 aralıktan beri Erinle beraber her sabah önce 2 saat olmak üzere yaklaşık 10 gün gittik. Merdivenlerde oturmak nedir? Annelerin bekleyebilmesi için, beklerken çocuğun arada gelip annesini görmesi için başka bir yöntem yok mu? Bu hafta başından itibaren öğlen yemekleri almaya başladı Erin ve 1&#8217;er saat anlaşarak bırakmaya başladık. Geçiş dönemi çok yavaş ve yumuşak oldu. Öğretmenlerin tavrı burada çok önemli hele de çocuğun geçmişinde tatsız tecrübleri varsa. Şimdi kahvaltı da eklendi. Evet bu beklediğimden hızlı oldu ancak buna sebep olan ayrıca Erin&#8217;in yaşının da ilerlemiş ve ihtiyaçlarının farkında olduğu bir döneme girmiş olması. Belki biraz ara verebilirsiniz. Nerede yaşıyorsun bilemediğim için yuva önerisinde bulunamıyorum belki semtini söylersen güzel öneriler gelecektir. Yuva deneyiminin bir insanın okul hayatının temeli olduğunu düşünüyorum. O yüzden ben de senin gibi çok çaresiz hissediyordum geöçmiş yazılarımı okuduysan belki okul maceralarımızı biliyorsundur. Bunun tamirine öncelikle &#8220;okul&#8221; kelimesini hayatımızdan çıkartarak başladık, bunun yerine &#8220;oyun evi&#8221; kelimesini koyduk ve çok da fazla ağzımıza almadık. Sonrası biraz şans oldu: evimize yakın bir Alman kadının işlettiği bir yuva bulduk. Şimdilik düzene girdi en azından bırakıp saat 1&#8217;e kadar bensiz kalabilmesini sağlayabildim bu bile benim için yeterli oldu. Önce sen seveceksin, güveneceksin ve kararlı olacaksın ki çocuk da aynı hislere ulaşabilsin. Ben hiç olmayacak sandım aynı buhranlar içerisinde ama yaklaşımı değiştirince daha kolay oldu herşey.Dediğim gibi bilir kişi değilim ben tecrübelerimi yazdım. Yardımcı olabilecek varsa mesaj aşağıda.</p>
<blockquote><p>merhabalar ayça, şükürler olsun ki, ben oğlumu 2yaşına kadar emzirdim fakat keşke çook daha uzun emzirebilseydim…<br />
oğlum şimdi beş yaşında, emzirdiğim günlere dönmeyi öyle çok istiyorum ki, her açıdan:( kafam karışık, konuyla çok ilgili değil ama dayanamadım sana danışacağım, sana ve okurlarına… beş yaşındaki oğlum üç haftadır anaokuluna gidiyor, gidiyoruz desek daha doğru olur. Ben merdivenlerde onu bekliyorum o ise sınıfın kapısından çocukları izliyor arada yanıma geliyor:(( çok çok üzgünüm okulun sahibi psikolog bayan dışarıdan, bir psikiyatrıdan destek almamız gerektiğini söyledi… Okulda bu gibi çocukların olduğundan bahsetti, psikiyatrın verdiği, endişe azaltıcı ilaç sayesinde çocukların sınıfa girdiğini ve okula çok çabuk adapte olduklarından bahsetti… Büyük ihtimalle oğluma da aynı ilaç verilecek.. Ne yapayım, ne yapmalıyım:(( haftalardır okulun merdivenlerinde oturuyor oğlumun sınıfa girip arkadaşlarıyla diyalog kurmasını bekliyorum ama olmuyor, bu arada ben çok bunalıyorum ve tabi bu durum oğluma yansıyor… o da çok etkliniyor tabi, son zamanlarda çok hırçınlaştı… Şaştım kaldımi yoruldum… Bundan öncede bir okul maceramız olmuştu ve zorla içeriye alınmasından çok rahatsız oldum ve üç günle bitirdim. Bu kezde aynı şeyi yapmak istemiyorum. Ama ilaç da kullanmasını istemiyorum.. Ben oğlumu emzirdiğim günlere dönmek istiyorum AYÇAAA:((</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/anaokulu-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>23</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Blogcu Baba:: Yuvalar</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-yuvalar/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-yuvalar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alpay Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 20:41:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['Blogcu Baba']]></category>
		<category><![CDATA[ahtapot poti]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapoti]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=4669</guid>

					<description><![CDATA[Yuva, çocuk eğitmek ve fiziksel gerçekler. Gene konumuz fizik. Ayça’ya ben yazı yazmayayım, sitenin tadı kaçar diyorum ama Ayça da muhakkak yaz diyor. Neyse. Yuva meselesinde gelinen nokta ve durumun özetini yaparak biraz sorun tespiti, biraz da gidilecek yol arayışı bulmaya çalışacağım. Ama tabii bunlar yaparken gene alışkın olduğum düşünme tarzından faydalanacak, fiziksel kuralları örnekleyecek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuva, çocuk eğitmek ve fiziksel gerçekler.</p>
<p>Gene konumuz fizik. Ayça’ya ben yazı yazmayayım, sitenin tadı kaçar diyorum ama Ayça da muhakkak yaz diyor. Neyse.</p>
<p>Yuva meselesinde gelinen nokta ve durumun özetini yaparak biraz sorun tespiti, biraz da gidilecek yol arayışı bulmaya çalışacağım. Ama tabii bunlar yaparken gene alışkın olduğum düşünme tarzından faydalanacak, fiziksel kuralları örnekleyecek ve doğa gerçeklerinden yardım alacağım.</p>
<p><span id="more-4669"></span>Gene bir köyümüz var. Burada bir ırmak var ve ırmak içerisinde özel mineraller ile yeraltından çıkıyor. Bu özel mineraller benzetmemi yanlış anlamayın. &#8220;Kendinizi özel hissetmek gibi bir şey değil. Değişik demek istiyorum.  Bu mineraller florada bulunan bir bitki tarafından baskın olmak amacı ile kullanılırsa eğer bu bitki normalüstünde çoğalacak ve diğer tüm bitkiler üzerinde baskısını arttıracaktır.(Önceki yazıdan farkı yok. Aynı örnek) Diğer bitkiler ne yapacaktır? Özellikle bu bitkiden uzaklaşmaya çalışacaklardır. Onun doldurmadığı yerlerde yaşamaya yönleneceklerdir. Daha doğrusu baskın bitkinin ilgilenmediği yerlerde yaşamayı seçeceklerdir.  Kimi bitkiler onunla savaşmaya çalışacak, onun bu sudan aldığı mineralin kendisine de faydalı olması için çaba harcayacaktır. Sonucunda;</p>
<p>1a- Etken maddeyi faydaya dönüştürürse farkında olmadığı bir şey olacak, aslında diğer bitkiye benzeyen özellikler taşıyacak ama hiç bir zaman onun kadar etken olmayacaktır.<br />
1b- Etken maddeyi kullanmayı beceremezse, önceki haline geri dönecek ya da yok olacaktır.<br />
Yaşadığımız düzene ve plazalarda dönen dünyaya bir benzerlik fark ettiniz sanırım. Burada etken madde kapitalizm. Yani insanın yaşaması için gereken her şeyin olduğu dünyada bir de paraya olan ihtiyacının oluşturulmasını sağlayan dünya düzeni. Bu olmaya devam ettiği sürece bunu kullanabilen insanlar daha büyüyecektir. Bu insanlar olduğu sürece para kazanmak isteyecekler, istedikleri sürece zamanları olmayacak, zamanları olmadıkça kendilerini ve çocuklarını geliştiremeyecekler, geliştiremedikçe bunu yapmaları için başkalarını görevlendireceklerdir. Görevlendirdikleri insanlar da bu sistemde etken maddeden üstüne düşen payı arttırmaya çalışan mutasyon eğilimli (eğitimci, pedagoglar) olacaktır. Tabii bu kişileri tümünü kapsamak anlamında söylemedim. Çocuk yuvası eğitimi konusunda boşluğu dolduracak girişimciler anlamında. Sigara üreticileri de benzer yer dolduruculardandır. İphone üreticileri de, saat üreticileri de&#8230; Konumuz yuva ve eğitim olduğundan bu konudaki mutasyona uğrama ve etken maddeden faydalanma eğilimi kısmında eğitimci ve pedagoglar dedim. Anlaştık sanırım.</p>
<p>Peki, para kaygısı olmayan ve etken maddeden kaçmaya çalışanlar nerde. ? Onlar uzağa kaçma eğilimindeler. Ancak orada yaşayabilirler.</p>
<p>1a-Bunu hızlı becerenler hemen gizli bir köşe bulmuş orada yaşamlarını sürdürüyorlar. Sesleri çıkıyor mu? Hayır, bağırmıyorlar ama yolu yanlarına düşen herkesin kendilerinden olduklarını biliyorlar.<br />
1b- Beceremeyenler ve becermeye çalışanlar ne yapıyorlar. Ortamda fazla göze batmadan hayatlarını devam ettirecekleri bir köşe bucak bulmaya çalışıyorlar. Küçük ve kısık sesle www.pi.web.tr ve benzeri sitelerde yol yordam yöntem konuşarak paylaşıyorlar.</p>
<p>Sonuç:<br />
Etken maddeyi kullanma eğiliminde olmayan her bitki türü bu maddeden uzaklaşmak zorunda kalacak ya da değişmek zorunda kalacaktır. Değişenler yakın yaşayabilecek, değişemeyenler ölecek ya da yaşamak için bu bitkinin olmadığı  yani aslında etken maddenin ulaşmadığı yerlere ulaşmak zorunda kalacaktır.<br />
Bizim yaptığımız gibi düzeni değiştirme gücü olmayan ama hala düzen çevresinde yaşayan bitkilerde bu durum hakkında saldırgan, koruyucu, düzeltici mücadeleler vermeye devam edecekler  ama bu güçlerini tüketinceye kadar devam edebilecektir.</p>
<p>Kimileri güçlerini bu savaşta tüketecek ve taşınmayı beceremeyecek, kimi bitkilerde hiç savaşmadan hemen yeni yer bulmaya yönlenecektir. Bunların hiç biri diğerine göre değersiz ya da doğru yanlış gibi bir şey söylemiyorum. Umarım böyle anlaşılmadı.</p>
<p>Etken maddeden dolayı kabul edelim yuva meselesi diğer birçok mesele gibi sisteme uygun olmak zorundadır. Farklı beklentileri olan aileler bu beklentilerinin çözümünü bu sistem içerisinde bulamayacaklar ve sistemi de değiştiremeyeceklerdir.</p>
<p>Bir araya gelerek adacık kurmak dışında ya da taşınmaktan başka yaşama yolu yoktur. Adacıklarında ayakta kalma gücü katılım oranının çokluğu ile bağlantılıdır.</p>
<p>Şu anda sistemde ayakta kalmaya çalışan kira ve maaş ödeyen her yuva para ödeyen ailelerin isteklerine baş eğmek zorundadır. Sizin yememe listeniz gibi diğer para ödeyen ailenin de yeme listesi olacaktır. Orada bulunan tüm çocuklar etkileşimlerinden dolayı her zaman sistemin etken maddesi (adından belli ) etken olacaktır.<br />
Bu tür eğitim yuvalarının kesinlikle normal kapitalist işletme yöntemi değiştirilmelidir. Yani para ile işletilen yerler olmamalıdır.</p>
<p>Ne ile işletilebilir?<br />
Emek.</p>
<p>Açıklayayım, <a href="http://www.benimleoynarmisinanne.com">Benimleoynarmısınanne.com</a> ve oluşumu gibi ortak emek ve ortak çalışma kuralları ile işletilen bir sivil toplum projesi adacığı yaratmadan bu istediğiniz eğitim kalitesine ulaşılamayacaktır. Bunu yaratmış olan yerler varsa o adacıklarda buluşulmalı ya da bu adacık oluşturulmalıdır. Onun dışında terk etmekten başka seçenek bulunmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-yuvalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yuva meselesi ve son nokta!</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/anaokulu/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/anaokulu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 18:15:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA['E' hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erin-Log-lar]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Uğur Dalan]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya alışma süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=4637</guid>

					<description><![CDATA[Endişe ettiğim ancak artık son bir nokta koyduğum konu: yuva meselesi. Sanırım ben, bizim kriterlerimize uygun bir yer bulamayacağım. Peki ama ya ilkokul? Annemin evinin karşısında ilköğretim okulu var ve Alpay&#8217;ın Erinle bahçesinde oynarken şahit olduğu bir diyalog: Öğremen çocuklarına: &#8221; İçeri girin diyorum, yağmur yağıyor, üşüyeceksiniz, içerde oynayın!!&#8221; Yağmurda, sulara basa basa ıslanıp, eğlenen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4641 aligncenter" title="Picture+228" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/10/Picture+228.jpg" alt="Picture+228" width="320" height="240" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/10/Picture+228.jpg 320w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/10/Picture+228-300x225.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/10/Picture+228-200x150.jpg 200w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></p>
<p style="text-align: left;">Endişe ettiğim ancak artık son bir nokta koyduğum konu: yuva meselesi.</p>
<p style="text-align: left;">Sanırım ben, bizim kriterlerimize uygun bir yer bulamayacağım. Peki ama ya ilkokul? Annemin evinin karşısında ilköğretim okulu var ve Alpay&#8217;ın Erinle bahçesinde oynarken şahit olduğu bir diyalog:<br />
Öğremen çocuklarına:<br />
&#8221; İçeri girin diyorum, yağmur yağıyor, üşüyeceksiniz, içerde oynayın!!&#8221;<br />
Yağmurda, sulara basa basa ıslanıp, eğlenen akabinde üstü değiştirilebilen çocuklar yetiştirilmesini istiyorum!!Bir öğretmenin bunun nasıl bir zevk olduğunu, doğanın nasıl muhteşem bir şey olduğunu kavramasını istiyorum, oğlumuza aşılamaya çalıştığımız doğa sevgisinin ileride solmamasını istiyorum. Bir insan ancak doğayı sevdiğinde kendini sevebilir. İnsan doğadır. Yıldızların altında çimenlere uzanıp onları saymadan, gökyüzünden yağan yağmurda ayaklarını patır patır vurup ıslanmadan, böcekleri seyredip hatta onlarla iletişim kurmadan, bazen otları ağzına atıp tadına bakmadan nasıl olur da insan kendini sever ??</p>
<p style="text-align: left;">Okula gittik. Harika, bahçe içerisinde eski bir köşk. Sahibi çok modern, senelerce Amerikada yetişmiş, güler yüzlü, çocuğu da kendi okulunda, eşi keza aynı şekilde bir bey, pedagog Türk tipi okul müdürü görünümünde ama son derece bilgili ve doğru yönlendirme çabasında. Erin heyecandan ölüyor: &#8220;anneanne taşındı artık okula gidebiliriz&#8221; cümleleri içerisinde heyecanını bastıramıyor. Biz de p.tesi günü uyanır uyanmaz toparlandık &#8221; yaşşassıınn sarı okula gidiyorum&#8221; nidaları ile yola koyulduk. İçeri girdik. Bir kalabalık söz konusu. Anneler, ağlayan çocuklar, öğretmenler.. Erin pek tabii bu karmaşada bir hayal kırıklığı yaşadı zaten okulun bahçesini hayal etmiş olduğundan ( orada bunu anladık) içeri girmek istemiyor. Ama bahçe ıslak ve tüm çocuklar içeride: yağmur yağdığı için bahçe aktivitesi İPTAL!! Alt kata indik. Erin&#8217;in gireceği grup 2007 doğumlu çocuklar 2 kişiden ibaret küçük ve oyuncak dolu bir odada, ben diyeyim 23 siz diyin 25 yaşında, derrrmişimm kıvamında konuşan bir ablaya emanet, &#8220;kuralları biliyoruz bu kapıdan çıkmak yok diii miiii &#8221; cümleleri içinde vakit geçiriyorlar. Erin üstünü çıkartmak istemez, kendini güvende hissetmediği için. Ayça karışmaz uzaktan bakar. Neden sonra kaydırak bulup kaymak için odadan çıkmak istediğinde abla öğretmenden bir uyarı alır&#8221; ama okulun içinde dolaşmıyoruz!!&#8221; Neden ?? biz okulu dolaşmaya geldik ?? anlayamadım?? kurallar öyleymiş. Kaydıraktan bir iki kaydıktan sonra kendini güvende hissetmiş olmalı ki montunu açıp annesine verir Erin annesi de gidip sınıfta sandalyesine koyduğu bir anda öğretmen abla yerinden fırlayarak &#8221; aaffeerrriiin Erineee nasılda güzel montunu çıkarttıı&#8221; diyerek kaydırağa doğdu hızla ilerlemeye başlar .&#8221; Bir dakika&#8221;, &#8220;Abartmayın sadece montunu çıkarttı bu zaten kapıdan girdiğinde yapması gereken birşeydi&#8221; cümlesini bitiremeden daha öğretmen abla cak cuk Erin&#8217;i yanaklarından öpmeye başlar. Çocuk iter abla öğretmen ısrarla&#8221; aa ama öpim öpimm bravo Erine&#8221; der. Ayça&#8217;nın barometre hızlıca yükselmeye başlar. Erin &#8220;susadım&#8221; der su ister. Abla öğretmen diğer çocuklara da vermek üzere 3 tane &#8220;cam bardakta&#8221; su getirir ve bana dönüp &#8221; normal olarak biz cam bardakta su vermiyoruz, plastik ve pipetli bardakta veriyoruz&#8221; der. Ayça&#8217;nın gözler yerinden fırlar. Hayır Ayça oğluna cam bardakta su içmesini öğretmiştir. İçerken yakınında durup kazaya karşı tetikte bekler ama Erin tek başına cam bardakta sağlıklı su içer. Plastiğin içinden içmez. &#8221; Ama öğretmen ablası Erin pipetle içmeyi bilmez&#8221; der Ayça, &#8221; olsun annesi alışır&#8221; der cevap olarak öğretmen abla!! &#8220;Peki başka doğru yaptığı &#8211; bize göre &#8211; hangi alışkanlıklarını değiştirip alışacak öğretmen ablası bu yuvaya başladığında&#8221; diye aklından geçirir Ayça. Üst kata çıkıp bu durum hakkında bilgi almak istediğinde okul sahibi &#8221; aa olur mu onlar hep cam bardakta su içerler cam tabakta içerler&#8221; der. Ayça&#8217;nın kafası karışır.<br />
Erin ağlayarak yanımdan ayrılmaz bir duruma gelir. Başta pedagog olduğunu bilmediğim Türk tipi müdür görünümlü bayan birden döner &#8220;ilgilenmeyin, gönderin diğer çocukların yanına ağlarsa ağlasın&#8221; der. Ayça hemen &#8220;siz acaba bizim pozisyonumuz nedir ?&#8221;  cümlesini aklından geçirip&#8221; daha önce hoş olmayan bir tecrübe yaşadık o yüzden dediğiniz yapmayı doğru bulmuyorum&#8221; der. Bir dakika sonra konu değişmişken birden okul sahibi laf arasında dönüp beni uyarmaklı bir ses ile &#8221; .. hanım da bizim okul pedagogumuz&#8221; &#8211; yani siz mi daha iyi bileceksiniz edasıyla &#8211; bana iç bilgiyi verir. Tabii Ayça&#8217;nın bu durumda utanması gerekir. Vay bana ne oluyor ki beni ve oğlumu ve tepkilerini ve geçmişini ve tecrübelerimizi tanımayan bir PEDAGOG beni uyarmış ben de ukalalık etmişim gibi bir tavır sergilenir.<br />
Daha okula başlamayacak sadece izlenim için gittiğimiz yerde bize kuralları dayatmaya çalışıp bir de annelik dersi alıp neyse ki bir kahve içip &#8220;hadi size iyigünler&#8221; diyerek hızla uzaklaşmak yerine, su içindeki bahçede Erin&#8217;in hayalini kurduğu araba ve bisikletler ile oynayıp sırılsıklam olmaktan büyük haz duyar anne oğul. Okulun önünde çantadan çıkarttığı yedek kıyafetleri değiştirip hızlıca oradan uzaklaşırlar.<br />
Bir yuva hikayesi daha burada sona erer.<br />
Uzunca bir süre yuvaları gezmeme kararı alınır. Varsın Erin arkadaşsız olsun!! Bizim oyun grubumuz boşuna mı var. Haftada iki saat diğer çocuklar ile oynayacak diye, kurduğumuz sistemi, yeni yetme, daha neredeyse kendi çocuk olan öğretmen ablalara çocuğumu emanet edemeyeceğim. Ben çok şey istemiyorum. Sadece çocuğa müdahele etmeyen, kendi istediği gibi oynamasını sağlayan, sağlığına ve kişilik özelliklerine dikkat eden, genel bir potada eritmeyen bir okul istiyorum. Drama dersleri, müzik hocaları, ingilizce dersleri istemiyorum, &#8221; siz isterseniz çarşamba gelin o gün müzik dersimiz var&#8221; gibi bir ayırım istemiyorum. Bahçede kurtçuklarla oynasın, ağaçlardan hayali sepetine elmalar toplasın, arkadaşların ikram etsin istiyorum, çamurla oynasın, üstü başı batsın ama mutlu olsun istiyorum.<br />
Akşam babası &#8221; okul nasıldı dediğinde &#8221; daha 2.5 yaşındaki oğlum :<br />
&#8220;okulu sevdim ama öğretmeni sevmedim&#8221;<br />
&#8220;neden ?&#8221;<br />
&#8220;çünkü oyun oynayalım diyor ben oynamak istemiyorum ama o oynayalım diyor&#8221;<br />
diyip bizi mal gibi bırakmasın istiyorum.<br />
Ve artık neden herşeyin alternatifi var da bu oyun okullarının yok diye dövünmek istemiyorum. Bir baba yiğit çıksa da öğrenmek oyunla olur dese de, zeka doğa ile gelişir dese de,  plastik oyuncaklarla dolu olmayan, sınırları belirlenmiş özgür okullar kursa diyorum.</p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/anaokulu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>49</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şimdi okullu olduk!!</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/simdi-okullu-olduk/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/simdi-okullu-olduk/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 11:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[24.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[Kreş]]></category>
		<category><![CDATA[Yuva]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=3213</guid>

					<description><![CDATA[Ne yazacagimi bilemedim ki ben simdi.. Gunlerdir heyecandan ölüyorum da kimselere ses etmiyorum Bundan bir iki ay oncesinde bir oyun okulu açma fikriyle yola çikip son tahlilde kendimizi bir yuvada bulduk.. hizli çekim bir anlatim oldu bu ama işin doğrusu bu.. Bu yuva nedir, neresidir, biz ne oyun okulu açmak istedik, neden açmadık, ben nereden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ne yazacagimi bilemedim ki ben simdi..</p>
<p>Gunlerdir heyecandan ölüyorum da kimselere ses etmiyorum</p>
<p>Bundan bir iki ay oncesinde bir oyun okulu açma fikriyle yola çikip son tahlilde kendimizi bir yuvada bulduk.. hizli çekim bir anlatim oldu bu ama işin doğrusu bu..</p>
<p>Bu yuva nedir, neresidir, biz ne oyun okulu açmak istedik, neden açmadık, ben nereden nereye geldim, 3 yaşindan önce böyle bir kararım yokken nasıl birden oldu v.s v.s.. soruların cevapları hepsi ayrı bir post konusu..</p>
<p>heyecanım bambaşka</p>
<p>Dün sabah evden bir sürü endişe ile yola çıkıp kapıdan içeri girene kadar kalbim ağzımda attı attı durdu..</p>
<p>Erin dün ilk defa bir yuvadan adım attı.. İlk defa bensiz, aileden biri olmaksızın, tanımadığı bilmediği bir ortamda tek başına bir birey oldu .. Erin, benim oğlum, isteklerini ifade eden, ihtiyaçlarını söyleyebilen, yemeğini kendi başına yiyebilen, uykusu gelince uyumayı isteyen bir birey oldu dün..</p>
<p>Kaygılarım sonsuzdu aslında.. ilk günü tam gün geçirmesi konusunda korkularım vardı. 18 ay pedagog muayenemizde doktor bize Erin için 2 yaşın uygun olduğunu söylemişti.. gerek 10 ayından itibaren oyun gruplarının yani arkadaş kavramının içerisinde olması, gerek kişiliği, gerek gelişimi açısından 2 yaşı itibari ile bizimle yetinmeyeceğini belirtmişti .. ben buna inanmamıştım. 3 yaş uygundur demiştim..</p>
<p>Dün kapıdan içeri girmesi ile ben dahil oradaki herkesi yanılttı benim küçük kuzum..<span id="more-3213"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-3214 aligncenter" title="ilkgun1" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/ilkgun1.jpg" alt="ilkgun1" width="430" height="367" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/ilkgun1.jpg 1024w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/ilkgun1-300x256.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/ilkgun1-200x170.jpg 200w" sizes="(max-width: 430px) 100vw, 430px" /></p>
<p>Sanki hergün oraya gider olgunluğunda ablasının elini tuttu ve ortama girdi.. gidip gelip baktılar gözlemlemek için.. her seferinde şu cümleyi duydum : &#8221; buraya iyi hazırlamışsın sen galiba Erin&#8217;i&#8221;.. doğru aslında .. bu kararı verdiğim günden beri O&#8217;na anlatıp durdum&#8221; Erincim biz seninle yuvaya gideceğiz.. çantanı takacaksın.. orada ablalar olacak. arkadaşların olacak. onlarla oyun oynayacaksın, yemek yiyeceksin, uykun gelince uyuyacaksın.. tamam mı annecim??&#8221; diye kimbilir kaç kere sordum bilmiyorum.. her seferinde &#8221; hamam!! // yani tamam//&#8221; dediğinde bunu gerçekten anlamış olabileceğini düşünmedim..anlamış ama..arada &#8220;çanta takçan okula gitçem top oynıycam&#8221; dese de bunun anlamını bilmesine imkan yoktu. gerçekten çanta takıp okula gidip top oynadığında anlamı yerine oturdu :=)</p>
<p>Uykudan kalkana kadar benim orada olduğumu bilmiyordu.. uyanınca oradakilerin izni ile yanına gittim. İzni ile diyorum çünkü ilk gün beni görmesi onu dağıtabilirdi ama gün boyunca beni aramadan ortama uyum sağlamış olmasından dolayı izin çıktı bana.. yanına gittim o sırada hava güzel olduğu için hava almaya çıkıyorlardı.. bana baktı ve güldü.. sonra yoluna devam etti..içim biraz buruldu bu noktada.. toparlanıp yanına gittim. hep beraber Aybalacım kulaklarınızı çınlatıp &#8221; dön dön kelebek oynadık&#8221; :)) sonra içeri akşamüzeri kahvaltıları için girdiler.. hemen oyun odasına geçti bizimki :=) yüzüme bakmadan diyelim!!.. güzel güzel kahvaltısını ettikten sonra gitmek üzere hazırlanmak istediğimde &#8221; ben parka çıkcam oynıycam&#8221; dedi.. park dediği normalde yuvanın bahçesinde duran ama mevsim itibari ile ayrı bir odaya alınmış olan oyun bahçesi.. kaydırak , top havuzu v.b bahçe oyunlarının olduğu bir oda.. gitmek istemedi yani..biraz daha oynamasına müsade edip tekrar geleceğiz sözü verdikten sonra oradan ayrıldık.. yol boyunca bana yaptıklarını anlattı..Akabinde ilk teyzesini gördüğünde ilk cümlesi &#8221; ben okula gittim&#8221; oldu 😀</p>
<p>Gün boyu neler yaptı orada ?? sabah oyun odasında tanışma seansı yaşadı bir kere.. ve gün boyu yanında ona olası bir huysuzlanma,sıkıntıya karşı bir abla vardı elinden tutan, daha sonra oyun parkına geçip biraz enerji attılar. Hemen arkasından ingilizce sınıfları vardı!! :=) ingilizce dediğim İrlandali bir abla //öğretmen// sınıfa girip onlarla ingilizce konuşarak oyun oynuyor. //İrlandalı olması ayrıca kişisel tercihlerim açısından beni çok memnun etti İngilizlerin, İrlandalıların aksanının hastasıyım 😛 // sonra eller yıkandı yemek yendi.. ayda bir aburcubur gününe denk geldik. Menü orada yapılmış ev yapımı pizza!! bende yedim harikaydı :=)!! diyeti bozmak çabasında olsam bir porsiyon daha yerdim amaaa yemedim: tebri tebrik bana!! yemekten sonra dişlerini fırçalayıp uyku odasına geçtiler.. Okulda 3 grup var.. 2-3 yaş grubu (en küçükleri 17 aylık bu arada): hala bezleri olan, öğlenleri uyuyan ve sadece oyun oynayan bir grup bir üst grup var 4-5 yaş grubu .. isteyen uyuyabiliyor bir de 5-6 yaş anasınıfı var.. Bina 3 katlı zaten yeterince büyük.. ve birde kocaman bahçesi var.. bu benim için en önemli kriterdi..Nişantaşı civarında bizim evin salonu kadar bahçeli yuvalardan dolayı yuva antipatim başlamıştı.. Uyku esnasında ablaları onlara eşlik ediyor.. arada çıkıp baktım ..hepsi melekler gibi uyuyorlardı.. Uykudan uyanınca hava güzel diye bahçeye çıktılar ama arka bahçe güneş almadığı için ön tarafa çıktılar ki okul çıkmaz sokakta bulunduğu için son derece iç huzuru bulduruyor insana..En büyük gözlemim ablaların gözlerinin içinin sevgiyle gülmesiydi.. bu yaştaki çocukların sevgiden daha büyük neye ihtiyacı var ki ??</p>
<p>Artıları fazla ama eksileri de olan ancak düzeltilmesi için açık  fikirli insanların toplandığı bir kuruma rastlamış olduğum için son derece keyifliyim. En büyük eksisi Çengelköyde olması!! fakat köprüden hemen sonra kısaca ulaşabiliyorum. Çengelköyde olmasının en büyük artısı şehir dışında gibi, yüksek bir alanda oksijeni daha fazla bir ortam sağlaması ..Üstelik boğaz manzarası bile var 😉</p>
<p>Bir süre haftada bir gün orada olacağız.. daha sonra ikiye çıkacak bu süre.. gidişata göre bakacağız.. çoğul konuşmamın sebebi genel annelik psikolojisi cümlesi değil: bende orada olacağım ama başka sebepler ile.. bunun gizemi daha sonra çözülecek.. şimdilik bu post Erin&#8217;in ilkini not almak, heyecanı yazmak amaçlıydı..</p>
<p>Erin&#8217;in bu duruma bu kadar hazır olabileceğini ben bilmiyordum.. bana ilk başta beni isteyebileceğini, ağlayabileceğini v.b davranışlarda bulunabileceğimi buna esas benim hazırlanmam gerektiğini söylediklerinde içimden &#8221; benim oğlum uyumludur olmaz birşey &#8221; demiş olsam da yanılma payımı yüksek tutmaya çalıştım. Sırf bu sebeple heyecanlıydım. Yanıltmadı beni Erin.. ona kocaman bir teşekkür aslında.. sonra da bize o teşekkür.. Bu bir günde olmadı tabii ki.. en büyük çabamız zekasını geliştirdiği söylenen oyun/oyuncaklardan, dil gelişimini desteklemek amaçlı yapılan sonsuz aktivitelerden ve bunun benzeri davranışlardan öte sosyal, kendi ayakları üzerinde durmasını becerebilen, taleplerini dile getirebilen bir birey ortaya çıkartmaktı.. ailece buna destek verdik ve sonunda galiba istediğimiz noktanın başlangıcına geldik. Dün aslında şunu da gözlemledim. Kurmuş olduğum oyun grubu platformu uzun vadede bize çok şey katmış. Bana dediler ki &#8221; oyun oynadı tabii çocuklarla şimdi burada yemek yemeği grup halinde davranmayı da öğrenecek&#8221; İşin güzel tarafı Erin ve diğer oyun grubu arkadaşları geçen 1.5 sene içerisinde sadece oyun oynamadılar Onlar beraber davranmayı gördüler, beraber oturup yemek yediler, masa başında kısa süreli de olsa // yaşları için uygun olan buydu zaten // bazı yine onlara uygun materyaller ile aktivite yaptılar. Çoğunluk serbest zaman geçirip bir arada yaşamayı öğrendiler. Dün gözlemledim ki ve bana söylendi ki hiçbiri boşuna değilmiş.</p>
<p>Devam gelecek..</p>
<p>Hmm unutmadan.. Erin aksam deliksiz uyudu o kadar yorulmus ki .. tabii yuva sonrasi alisveris de eklenince cani cikti yavrumun.. sabah gozunu acti odasindan bagirdi &#8221; KİTAP OKIYCAM!!! :=) Erin pek kitap sevmez öncelik resim ya da muziktir onun icin daha sonra oyuncaklari en son kitap tercihidir.. dun orada kitap okudular hep beraber, Erin de orada kendine bir panda oyuncak seçmiş Pandaya kitap okumuş.. sanirim hoşuna gitti hepsi birden okuyunca..</p>
<p>Daha cok sey gorecekmişim :=)</p>
<p>Hayırlısı diyelim..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/simdi-okullu-olduk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>33</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
