<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bugs bunny &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/bugs-bunny/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 10 Oct 2010 19:05:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Blogcu Baba:: Bugs Bunny, V.İ.P, çocuklar nasıl mutlu olur?</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-bugs-bunny-v-i-p-cocuklar-nasil-mutlu-olur/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-bugs-bunny-v-i-p-cocuklar-nasil-mutlu-olur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alpay Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 23:22:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['Blogcu Baba']]></category>
		<category><![CDATA[bugs bunny]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim kutluay basketbol okulları]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim kutluyay]]></category>
		<category><![CDATA[mvp organizasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=5129</guid>

					<description><![CDATA[Dün akşam Bugs Bunny basketbol gösterisine gittik Erinle. Organizasyondan bir arkadaşımızın davetlisi olarak bilet bulmak sorun olmadı Aaa zaten sorun olmazmış bomboştu. Arkadaşımız bize yerimizi gösterdi. Daha sonra sizi aşağı sahaya alacağım dedi. Yerimize oturduk ve eğlenceli olabilecek tüm aktiviteleri ve oyunları Erinle keşfetmeye çalıştık. Sahayı yukarıdan görmek hoşuma gitmişti. Kamera geniş açılı olduğundan her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-5130 aligncenter" title="icimsmartt_ibrahimkutluayb" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/02/icimsmartt_ibrahimkutluayb.jpg" alt="" width="297" height="450" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/02/icimsmartt_ibrahimkutluayb.jpg 495w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/02/icimsmartt_ibrahimkutluayb-300x455.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/02/icimsmartt_ibrahimkutluayb-132x200.jpg 132w" sizes="(max-width: 297px) 100vw, 297px" /></p>
<p>Dün akşam Bugs Bunny basketbol gösterisine gittik Erinle. Organizasyondan bir arkadaşımızın davetlisi olarak bilet bulmak sorun olmadı Aaa zaten sorun olmazmış bomboştu. Arkadaşımız bize yerimizi gösterdi. Daha sonra sizi aşağı sahaya alacağım dedi. Yerimize oturduk ve eğlenceli olabilecek tüm aktiviteleri ve oyunları Erinle keşfetmeye çalıştık. Sahayı yukarıdan görmek hoşuma gitmişti. Kamera geniş açılı olduğundan her şeyi zoom yaparak gayet net ve ayrıntılı çekebiliyordum. Erin daha sonra bunları seyrederken çok mutlu oluyor çünkü. Birde ben onun kafasında gerçek olarak oturmuş görselleri televizyonda seyretmesini daha doğru buluyorum. Erin de bunu çok seviyor. Oyun sırasında dikkat edemediği bir çok ayrıntıyı yakalama fırsatı buluyor bu tekrar seyredimlerde.<span id="more-5129"></span></p>
<p>Birde söylemeden edemeyeceğim pek öyle VIP işlerini de sevmem. Özellikle insan sevgi modelime çok uygun bir statü değildir. Mümkünse uzak durmaya çalışırım.</p>
<p>Arkadaşımızı arayıp yerimizin çok güzel olduğunu içeri sokmak için uğraşmamasını rica ettim.</p>
<p>Bu tür bir organizasyon fikri sanırım Bugs Bunny filminden sonra ortaya çıkmış. Filmdeki olay örgüsünün aynısını burada da yapmaya çalışmışlar.</p>
<p>Bir takım gayet büyük boylu abi&#8217; ler den oluşuyor. Bunlar hesapta kötüler takımı. Hakem de hep bu tarafı tutuyor. Karşısında Sevimli kahramanlarımızın da yedek oyuncu olduğu minikler takımı var. İbrahim Kutluay bu minik tarafında. İyiler takımı yani. İşte binbir dalavere ile minikler takımı yeniliyorken, Kutluay oyuna giriyor ve bitime çok az kala minikler oyunu kazanıyor. Kahramanların konu ile yakından uzaktan alakası yok. Kenarda sevinme hareketleri yapıyorlar. Birazda saha çevresinde olan çocuklarla selamlaşıp poz veriyorlar.</p>
<p>Tamam buraya kadar bir şey yok. Ama zaten sorun da buradan sonra başlıyor. Çocuklarla oynaşan kahramanları görünce Erin de onların yanına gitmek ve konuşmak, onlara dokunmak istiyor. Bir oyun evi etkinliğimizde bu kahramanlarla karşılaşmış ve çok eğlenmiştik. Haydi gidelim baba dedi. Bende kırmadım. Nasıl olsa bir yol buluruz diye karşı tarafa sahanın yakınına gittim. Burada bu kahramanlar için bulunuyoruz. Bir yerlerde sürekli dolanacaklardır. Bizde onlarla oynarız diye düşünüyor insan. Öyle olmuyor ama.</p>
<p>Benim içeri girmem mümkün değil. Erini sarkıttım ve sahaya bıraktım. Ben tweety&#8217;nin yanına gideceğim dedi. Git dedim. Güvenlik görevlisinin nöbet tuttuğu kapıya yöneldi. Adam eğildi. Erin derdini anlattı. Adam olumsuz cevap verdi. Erin geldi yanıma alt dudak sarkık. Ama ağlama yok daha. Saha kenarları yüksek. Ne olduğunu sordum. &#8220;Ben tweety istiyorum&#8221; dedi. &#8220;Git babam gir&#8221; dedim. Tekrar görevlinin yanına gitti. Bu sefer görevli Erin&#8217;in başını severek ve üzülerek bana yasak işareti yaptı. Erin başladı ağlamaya. Erin&#8217;i aldım bu durumla baş etmesini sağlayacak desteği vermeye çalıştım. Üzülen görevli bana &#8220;birazdan buradan geçecekler, o zaman görebilir&#8221; dedi. Tamam buraya kadar da sorun yok. Bende öyle tahmin etmiştim. Maç ya da saha içi biraz zor olmalı zaten herkes oraya girerse ortalık çok fena olur. Mantıklı da değil zaten. Maç bitsin ortalıkta galibiyeti hep beraber kutlarken Erin&#8217;in de istedikleri olmuş olur diye düşündüm. &#8220;Gelecekler babacım&#8221; dedim.</p>
<p>Ama maç biter bitmez bu kahramanlarımız sağa sola bile bakmadan ortadan kaçarak kayboldular. Ben bile sesimi duyuramadım. Hem de 1 metre yanımızdan geçtiler. Geçmediler kaçtılar yani. Ding dong. İşte burada sorun var.</p>
<p>Şimdiye kadar size sadece yaşadığımız geceyi anlattım. Biraz uzun oldu belki de. Ama ben sormadan ve sorgulamadan edemeyeceğim. Bu organizasyonlar niçin vardır? Niye yapılırlar? Organizasyona insanların niçin katılması beklenir. Verdikleri parayı hak edecek ne bulurlar içinde ya da bulmalılar.</p>
<p>Gecenin tamamı bu değildi tabii. Büyük oranda dansçılar, basket show yıldızları vardı ama davranışlarından anladığım kadarı ile tamamı yerli yurdum insanı idi. Hatta kahramanların içinde kostümleri taşıyan insanlar da yerli yurdum insanıydı anlaşıyordu. Herkes de yapılan işe olan inançsızlık enerjisizlik, iş bitse de gitsek durumu hakimdi. Sahada ki dramatik örgü o kadar kötüydü ki hiçbir seyircinin bundan keyifli bir ayrıntı çıkardığını sanmıyorum. Zaten seyircinin mutsuzluğu suratlarında da belliydi. Çocuklar sandalyeler üzerinde kovalamaca oynuyordu. Sahada İbrahim Kutluay kendi çocuğu ile oyunlar oynuyor. Sahaya bir eyleme katkısı sağdan soldan hatırlatıldığında gidip bir şeyler yapıp geri dönüyordu. Yine saha içerisinde çocuklar olaydan tamamen kopmuş kahramanların peşinde onları bir oyuna çekebilme gayreti içerisindelerdi. Tabii saha içinde ki anne babalar tribündekilere göre daha şanslı hissediyorlardı. Çocuklar kahramanları görmüşler, onlara dokunmuşlardı. Çocukların mutlu olması için gerekli her şey olmuştu.</p>
<p>Peki gerçekten çocuklar mutlu olmuşlar mıydı. Ya VIP olmayan tribün çocukları? Onlarda para ödememişler miydi? Kahramanların yakınına bile yaklaşamadılar. Organizasyon bittikten sonra kulis dahil her yeri taradım Erin ile. Kimse yoktu. Yangından mal kaçırır gibi kahramanlarımız yok olmuşlardı. Neden kahramanlar çocuklardan bu kadar uzak? Neden maç biter bitmez ortadan yok oldular? Kutluay bile saha da daha çok kaldı. Neden birkaç kostüm daha fazla ayarlanarak saha dışında insanların bunlara ulaşması ve fotoğraf çektirebilmesi sağlanamadı. İnsanlar dışarıda bir poster önünde sıraya girdiler ve kağıt parçasının yanına çocuklarını yerleştirip fotoğraf çektiler. Neden benim insanım bunu kendine layık görecek kadar farkındalıksız.</p>
<p>İnanın bana orada o kadar pahalı organizasyona ışığa insana gerek bile yoktu. Sahaya çocukları çeşitli yaş gruplarına göre toplayın. Onlarla yaşına göre oyunlar oynasa kahramanlar kesinlikle çocuklar için daha iyi bir şeyler olabilirdi. Onların istediği gerçekten çok fazla değil. Elini tutmak, selamlaşmak, merhaba dendiğinde merhaba diye el sallanması. Birde belki bir basketbol topunu paylaşmak. Havada uçarak basket atan adam gerçekten o kadar ilginç mi çocuklar için. Birbirleri ile boks maçı tadında çekişen dansçı erkekler ve kadınlar. Bunun da ilginç geldiğini sanmıyorum çocuklara. Kötülere karşı savaşmak, birlik olmak. Bu kadar büyük bir sahnede bunu anlatmak zaten mümkün değil. Eeee. Ne kaldı geriye. Bugs Bunny  gösterisine gidip farklı olmak “sanrısından” başka çocuklara ne verebildi bu organizasyon? Ne olur giden birisi varsa bana da anlatsın. Anlayamıyorum çünkü. Çocuklar için bir şey yapmak bu kadar zor mu bu ülkede?</p>
<p>Birde biz büyükler içleri boş sanrılarla yaşamaktan, &#8230;muş gibi yapmaktan niye uzak duramayız gerçekler zordur diye mi acaba?</p>
<p>08.02.2010</p>
<p>Alpay Oğuş</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/blogcu-baba-bugs-bunny-v-i-p-cocuklar-nasil-mutlu-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
