<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çocuğum yemek yemiyor &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/cocugum-yemek-yemiyor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 09:55:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Naomi Aldort&#8217;u dinledim</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/naomi-aldortu-dinledim/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/naomi-aldortu-dinledim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 13:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Öneri]]></category>
		<category><![CDATA[Aletha Solter]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğumla birlikte büyüyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Carlos Gonzales]]></category>
		<category><![CDATA[Daha Sade Bir Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kim John Payne]]></category>
		<category><![CDATA[naomi aldort]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer devecigil]]></category>
		<category><![CDATA[Sears]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=10093</guid>

					<description><![CDATA[Kitabını okumaktan daha büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. İnsanın dönüp kendisine &#8221; ailenizde kontenjan var mı bizim aileyi kapıp gelesim var&#8221; diye sokulası geliyor. Yer yer anlattığı anlarda gözlerim doldu. Sadece bir gününe katılabildim ikincisinde de olmayı çok isterdim. Bu sunumun üzerine kalabalık bir aile topluluğu ile kampa gitmek teoriyi pratikte görmek gibi oldu. Her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kitabını okumaktan daha büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. İnsanın dönüp kendisine &#8221; ailenizde kontenjan var mı bizim aileyi kapıp gelesim var&#8221; diye sokulası geliyor. Yer yer anlattığı anlarda gözlerim doldu. Sadece bir gününe katılabildim ikincisinde de olmayı çok isterdim. Bu sunumun üzerine kalabalık bir aile topluluğu ile kampa gitmek teoriyi pratikte görmek gibi oldu. Her ebeveynin çantasına bir tane Naomi Aldort kitabi gizlice sokuşturmak istedim. Kitabı yanıma aldım ikinci kez okuyorum. Şimdi biraz daha fark etti.</p>



<p>Kısa kısa notlar aldım ama not almak yerine kendimi kaptırıp dinlemişim uzun uzun anlatılanları. Burada madde madde yazsam havada kalacak biliyorum ama bir kaç kısa cümle seminerden eklemek istiyorum.</p>



<p>Bunun öncesinde bana hep ne kitap okuyalım diye sorduklarında &#8220;ben kitapları bir kenara bıraktım, bana rehber olan 2-3 kitap var&#8221; diye cevap veriyorum. En büyük kitap her zaman söylediğim <a href="https://www.pi.web.tr/osho-cocuk_pdf">OSHO &#8211; Çocuk</a>. Hemen arkasından <a rel="noopener" href="https://www.pi.web.tr/dr-harvey-karp" target="_blank">Harvey Karp kitapları</a>. Onu da canlı canlı dinlemek muhteşemdi ve yine listenin başında Naomi Aldort&#8217;un <a rel="noopener" href="http://www.dogankitap.com.tr/kitap/%C3%87ocu%C4%9Funuzla+Birlikte+B%C3%BCy%C3%BCmek-1394" target="_blank">Çocuğunuzla Birlikte Büyümek</a> ( <a href="http://www.amazon.com/gp/product/1887542329/ref=ox_sc_act_title_1?ie=UTF8&amp;m=ATVPDKIKX0DER">Raising Our Children, Raising Ourselves</a>). Unutmadan bir de Çocuklarla El Ele Ebeveynlik Pam Leo&#8217;nun kitabı var 😉<br>Ayrıca</p>



<p>Aletha Solter’ın Bilinçli bebek<br>Carlos Gonzales’in Çocuğum Yemek Yemiyor<br>Sears’ların Doğal ebeveynlik<br>Kim John Payne’nin Daha Sade Bir Hayat</p>



<p>Bu öneriler için teşekkürler, ben hepsini okudum ve bir yerde elinde kaşıkla kocaman olmuş çouğuna yemek yedirmeye çalışan birini her gördüğümde &#8220;Çocuğum Yemek Yemiyor&#8221; kitabını çantasına gizlice hediye olarak bırakmak istedim hep. Benim hatalarım yok mu! Öyle çok ki .. Naomiyi dinlediğimden beri davranışlarımı, beklentilerimi hepsini bir kenara koyarak değiştirmeye çalışıyorum kendimi.En önemlisi kendimi suçlamayı bırakmaya çalışıyorum. &nbsp;Başkalarının neler yaptığına bakmaktan çok kendi neler yaptığıma değinmek daha iyi geliyor ama kendimi düzeltirken bir iki çocuğa daha dokunsam fena olmaz değil mi ?</p>



<p>Naomi der ki;</p>



<p>ÇOCUK HER ZAMAN HAKLIDIR! ne yapıyorsa &#8230; kızmak değil onları anlamak gereklidir ve yön verebilmek. Eğer çocuğumuzu anlayabilirsek her şey yoluna girecektir. Onların kendilerini dinleyebilmelerini, bağımsız olmalarını istiyoruz, itiaat etmelerini değil. Mutlu bir çocuk kendi isteği ile hayatta yol alır.<br>İnsanlar kendi kararlarını kendileri verebilirler o yüzden kontrol etmek çatışma yaratır. Eğer çocuklarımız için kendi gündemlerimiz varsa çatışma kaçınılmazdır ve en büyük engelimiz &#8220;cevaplara sahip&#8221;olmaktır. Cevaplar karşılaştırmayı sağlar.<br>Onlara Mutluluğu öğretin! Nasıl ? Kendiniz mutlu olarak, model olarak.<br>Çocuğa bir şey yapmak için yardım etmek güvenini azaltır. alkışlamak, onaylamak v.b.. Çocukların rehberlik için ebeveynlere ihtiyacı var ama yapmak için kendi güçlerine. Her dediğini yapmak zarar verir ancak güçlerini beslemeliyiz. &nbsp;Kendi yardım istemedikçe çocuğa yardım edilmemelidir. Hatta bazen yardım istese bile. Mesela tırmanamayacağı bir yere tırmanmak için yardım istediğinde &#8221; tırmanabileceği&#8221; bir yer göstermek yeterlidir.<br>Ve siz çocuğunuzun davranışından sadece sorumlusunuz. Suçlu değil. Sorumlu olmak demek o davranışı siz yarattınız demektir, anlayıp ona göre değiştirebilirsiniz.<br>Çocuğunuzu güzel besleyin: <strong>Şeker yedirmeyin </strong>ve karbonhidratlara gerek yok! <em>( burada doğum günü partilerine gitmek istemeyişimi onaylamış oldum! evet biz partilere gitmiyoruz çünkü çok kötü bir kutlama beslenmesi olduğunu düşünüyoruz, hatta bir parti için lolipop istemiyorum dedim diye ortalığı ayağa kaldıran bir anne bir kaç zamandır benimle görüşmeyi kesti! varsın kessin, o partide çocuklar şeker yemediler !! birbirimizi etkileyebiliriz .. her zaman)</em><br>Çocuklar kendileri istek gösterdiği zaman onları bir yere yönlendirmeliyiz.<em> (Yani piyano kursundan kemana oradan yüzmeye baleye taşımak aslında bir fayda getirmediği gibi zararları da oluyor. Ah ah! balerin olmak için ben neler vermezdim oysa ki yıllarca yüzmek zorunda kaldım! )</em><br>Bir çiçeğin yapraklarını ellerinizle açmazsınız.. sularsınız, beslersiniz, seversiniz ve çiçek zamanı geldiğinde yapraklarını &#8220;kendisi&#8221; açar..<br>aslında bu kadar basit ! 🙂</p>



<p>Naomi&#8217;nin 3 tane oğlu var. Hiç okula gitmemişler. En küçük oğlu Oliver cello çalıyor, bir oğlu yazar diğeri de piyano çalıyor. İki oğlu üniversitede okuyor. Bizim ülkemizde ev- okul mümkün değil ( henüz_ ileride belki ??) Herkes bence kendi yaşadığı bölge ve kültür şartlarına göre Naomi&#8217;nin dediklerini kullanabilir gibi geliyor bana 😉</p>



<p>Benim aldığım kısa notlar bu kadar. Sevgili Esra&#8217;nın aldığı <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25342910/" target="_blank" rel="noopener">notlar da bu yazıda&nbsp;</a></p>



<p>Uygulamaya gelince: çok kolay değil alışkanlıklarımız bizlerle yaşıyor, değişim ise kolay değil. &nbsp;Kitabı okumanızı önereceğim .. daha iyi anlaşılacak belki 2 &#8211; 3 kere okumak gerekiyor en azından kendi adıma.<br>Tüm bunlar &nbsp;aşağıdaki dizeleri hatırlatıyor bana..</p>



<div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><span style="font-size: medium;"><strong><br></strong></span><span style="font-size: small;">Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,</span><br><span style="font-size: small;">Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.</span><br><span style="font-size: small;">Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler</span><br><span style="font-size: small;">Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.</span><br><span style="font-size: small;">Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.</span><br><span style="font-size: small;">Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü ruhları yarındadır,</span><br><span style="font-size: small;">Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.</span><br><span style="font-size: small;">Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları</span><br><span style="font-size: small;">Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü hayat geri dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.</span><br><span style="font-size: small;">Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.</span><br><span style="font-size: small;">Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür</span><br><span style="font-size: small;">Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.</span><br><span style="font-size: small;">Okçunun önünde kıvançla eğilin</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar</span><br><span style="font-size: small;">Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.</span></span></p>
</div>



<p><span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><em>Halil Cibran</em>&nbsp;&nbsp;</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/naomi-aldortu-dinledim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>dayanamayıp</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/cocuklara-yemek-yedirme/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/cocuklara-yemek-yedirme/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 08:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Öneri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun peşinden kaşıkla koşmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ek gıdalara geçiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=7375</guid>

					<description><![CDATA[yazacağım.. yine bir ikea günü, öğlen yemek sonrası şu ortadaki oyun alanında biraz direksiyon çevirmece..arada seviyorum gidip gezmeyi hiç birşey almasam da. Yoğun geçen bir aralık ayından sonra boş kalmış, soğuk bir pazar günü için fena fikir değil 🙂 özellikle mutfak eşyalarını gezmeyi seviyorum arkadaş! kendimi tutmasam alacağım bir sürü şey ama ne gerek var! [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>yazacağım..</p>



<p>yine bir ikea günü, öğlen yemek sonrası şu ortadaki oyun alanında biraz direksiyon çevirmece..arada seviyorum gidip gezmeyi hiç birşey almasam da. Yoğun geçen bir aralık ayından sonra boş kalmış, soğuk bir pazar günü için fena fikir değil 🙂 özellikle mutfak eşyalarını gezmeyi seviyorum arkadaş! kendimi tutmasam alacağım bir sürü şey ama ne gerek var! üstelik çok da kaliteli değiller bile! :)) hatta ve hatta evde koyacak yerim de yok..</p>



<p>Konu bu değil elbet. Şu oyun alanı! Her seferinde kalbim sıkışıyor ve artık Alpay&#8221; tek kelime bile etme sakın&#8221; diyerek oraya geliyor benimle. Kalbimi sıkıştıran şey oyun oynayan çocuklar değil elbet ama onlar oyun oynarken ellerinde çatal, çatalın ucunda köfte, oyun alanının etrafında hatta içinde o köfteyi çocuğun ağzına sokmaya çalışan anneler! Hatta dolaşmaya üşendikleri için bir uçtan bir uca çocuğun adını BAĞIRMAK suretiyle belki 10 defa söyleyen ve artık kulakları bu sese alışmış ve oralı olmayan çocuklar. Daha da ilginci elini havada tutan, ucunda köfteli çatalı da tabiii bir yandan yanındakiyle konuşup bir yandan artık refleks haline getirdiği çocuğun adını bağırma işlemi ile o köfteyi yedirme çabası! Ne çocuk anneyi duyuyor ne o köfte yeniliyor olan benim sinirlerime oluyor.Kimseyi yargılamıyorum, haddime değil zaman içerisinde bu davranış modeli doğal akışa tekabül ediyor ve refleks oluyor anladığım kadarıyla ama benim gördüğüm biz Türk annelerinin çocukların aç kalması ile ilgili ciddi bir problemi var (bir de üşümesi ile ilgili ama bu ayrı bir konu). Burada şimdi Türk olmak ya da olmamak ile ilgili yorumları duyar gibiyim ama dikkat edin: hiç bir Türk olmayan anneyi göremezsiniz çocuğunun peşinde gezerken. Zaten yapılan araştırmalarda bir Türkler bir de Çinliler bu davranış modeline sahipmiş, katıldığım <a href="https://www.pi.web.tr/aile-ici-iletisim-becerileri-semineri-notlari" target="_blank" rel="noopener">bir seminerde öğrenmiştim</a> bu bilgiyi de..</p>



<p>Yahu bırakın çocukları! YEMESİNLER! ÖLMEZLER! oyun oynayan çocuğun ağzına yemek tıkılır mı? Önce yemeğini yesin sonra oynasın ya da önce oynasın bitince yemeğini yesin. Bu kadar basit bir denklem! Hiç mi yemiyor AÇ KALSIN!!! acıkınca bakın nasıl da yiyecek !</p>



<p>Bu tabii sadece ikeada değil dışarıda yemek yediğim heryerde dişlerimi sıkmamı sağlayan bir manzara.</p>



<p>Ha diyeceksiniz senin çocuğun ? yiyemez efenim: oyun oynarken yiyemez. Yemeğini sofrada yer. Ha yer yemez bu onun sorunu! Yemezse aç kalır yerse doyar. Yemezse aç aç oynar yerse karnı tok oynar. Bu kural ara öğünler için geçerli değil bizde. Bazen odasındaki masasında çay saati yapıyoruz elbet 🙂</p>



<p>Ben yedirmek için bir şey yapmıyor muyum ? Hayır! Yerse ödülü doymaktır yemezse cezası aç kalmak. Bunu böyle sertçe yazdığıma da bakmayın. Geçen hafta balık ve makarna vardı. Balık yemek istemedi. Benim de tuttu işte aldım bir parça balığı makarnanın altına saklamak suretiyle ağzına kakaladım! Çiğnedi ve döndü bana</p>



<p><strong>&#8220;annee bu yaptığın hiç hoş değil biliyor musun? &#8220;</strong></p>



<p>dedi</p>



<p>Evet haklı bu yaptığımız hiç hoş değil! Bazen canımız yemek istemeyebilir, bazen canımız yemeği seçmek isteyebilir, bazen canımı oyun oynamak isteyebilir.. bazen bazen bazen.. biz insansak bu haklarımız varsa onlar da insan!</p>



<p>Düşünün mesela sizin canınız spor yapmak istiyor ve biri peşinizde çatalla&#8221; aa yok yok sen doymadın bilmiyorsun&#8221; diyerek yemek yedirmeye çalışıyor!</p>



<p>Eğer böyle bir durumdaysanız okuyabileceğiniz ve yüreğinize sular serpen en önemli kitap <a href="http://www.idefix.com/kitap/cocugum-yemek-yemiyor-carlos-gonzalez/tanim.asp?sid=K4DFE0ZENY0Y2GNLTLK2" target="_blank" rel="noopener">ÇOCUĞUM YEMEK YEMİYOR</a> olacaktır. Yukarıda bahsettiğim durum için de açıklamaları mevcut, özellikle yemek saatinde yapılmaması gerekenler bölümü yadığım konuyu net bir şekilde açıklıyor.</p>



<p>Bu konuya ilk kafayı takışım değil elbet.. <a href="https://www.pi.web.tr/yemek-yedirmek-hakkinda" target="_blank" rel="noopener">burada da bazı öneriler toplamışım.</a></p>



<p>Daha ek gıdalara geçişte yemek yemeyi bir zorunluluk haline getirdiğimizde yukarıdaki senaryoların ileriki yaşlarda oluşması gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz. Aynı tuvalet iletişimi gibi bir de yemek iletişi olmalı. Bu çok doğal bir süreç.. yaşamak için yememiz gerek ve bunu olay haline döüştürdüğümüzde sıkıntılar baş gösteriyor. Doğal bir süreçi yaşamımızın içinde var olan, rutin saatlerde rutin şekilde yapılan bir eylem.. keyif alarak yapılmalı ve kabusa dönüştürülmemeli bence.. Carlos Gonzalesin dediği gibi</p>



<p>Israr etmeyin.. birlikte eğlenin !</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/cocuklara-yemek-yedirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>13</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/ek-gidaya-gecis/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/ek-gidaya-gecis/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2008 10:51:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[SSS]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ek gıdalara geçiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1177</guid>

					<description><![CDATA[En çok gelen sorulardan biri de bu: Erin&#8217;i nasıl besliyorum? Öncelikle ilk 6 ay SADECE anne sütü aldı Erin. Doğru emzirme ve süt sağma işlemi ile sütün az olduğu ya da olmadığı günlerde mama takviyesi almak durumunda kalmadan sadece anne sütünü aldı. 5,5 ay itibari ile öğün olarak değil ancak tattırmak amaçlı ilk verdiğim gıda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En çok gelen sorulardan biri de bu: Erin&#8217;i nasıl besliyorum?</p>
<p>Öncelikle ilk 6 ay SADECE anne sütü aldı Erin. Doğru <a href="https://www.pi.web.tr/emzirme" target="_blank">emzirme ve süt sağma</a> işlemi ile sütün az olduğu ya da olmadığı günlerde mama takviyesi almak durumunda kalmadan sadece anne sütünü aldı.</p>
<p>5,5 ay itibari ile öğün olarak değil ancak tattırmak amaçlı ilk verdiğim gıda evde yapmış olduğum yoğurt oldu. Genelde akşamüzeri az mikarda verdim.Bir hafta sonra elma püresi ile meyvalara başladım daha sonraki hafta havuç ve patates ile sebzelere.<br />
6. ayını doldurduğunda hemen hemen tanışması gereken tüm gıdalar ile tanıştı. 6. ay sonunda bir dönem uyumadığını düşünerek aptamil 2 verdim, kavanoz mamalarını denedim, sütlü pirinçli kahvaltılar denedim ancak Erin hepsine &#8220;bööğğ&#8221; yaptı tam da bu sırada tanıştığımız doktor sayesinde Erin&#8217;e yemek konusunda bir ayrıcalık yapmadan normal yeme düzenine geçtim.<br />
3 ana öğün 3 ara öğün olmak üzere sofra düzeni kurarak başladık işe. Tüm öğünleri beraber masada yedirmeye özen gösterdik.Şimdi bunun sonucunda Erin masa hariç hiçbir yerde yemeğini yemiyor yani sonuç verdi. Yemediği zaman sofradan kaldırıp bir sonraki öğüne kadar isterse anne sütü haricinde bir şey vermedim.</p>
<p>(7. aydan itibaren)</p>
<p>Sabah kahvaltı:<br />
Meyva püresi,yarım dövülmüş ceviz,bir tatlı kaşığı kadar pekmez,tuzu alınmış beyaz peynir( keçi ya da koyun) ve eline hafif ısıtılmış ekmek bazen evde yapılmış bazen Kastamonu pazarından alınmış..asla pakete girmiş hazır ekmeklerden değil. Bazen yumurtanın sarısını koyuyorum ama Erin sevmiyor arada tadını alırsa kahvaltıyı bırakıyor 🙂 İçecek olarak bir kaç ıhlamur çiçeğini kaynar suda bir kaç dakika bekleterek verdiğim çay. Bazen içine bir tutam rezene ve anason ve bir iki papatya koyuyorum.10. aydan itibaren zeytinde tattırdım. Hep beraber kahvaltı ediyorsak ya da kahvaltı sofrasında kalabalık varsa kendi kahvaltısı dışında zeytin, dil peyniri,küçük ekmek üzerine sürülmüş tahin-pekmez gibi onunda hoşuna giden sofraya katılımını gerçekleştiriyoruz. Yumurtayı çok da zorlamadım çünkü yumurta alerjen bir besin ve 1 yaşına doğru veririm nasılsa diye düşündüm şimdi 11 ayı bitti gün aşırı kahvaltısına yarım yumurtanın sarısını koyuyorum.</p>
<p>Ara öğün: genelde Erin sabah kahvaltısından 1 saat sonra sabah uykusuna geçtiğinden bu öğünü atlıyoruz.Ancak öğlen ile akşam yemeği arasında ara öğünü mutlaka alıyor. Bu öğünde genelde meyva püreli yoğurt, irmik ile beraber az suda pişirdiğim meyvalar ya da yulaf ile pişirdiğim taze meyveler oluyor. Bazen evde kurabiye yapıyorum ama nadir olarak biraz yoğurt yedirip eline kurabiyesini veriyorum.</p>
<p>Öğle yemeği/ Akşam Yemeği:</p>
<p>Bu iki öğünde o gün ne yaptıysam onu veriyorum. Yemekleri günlük yapıyorum ve yaptığım yemek 24 saat içerisinde hepimiz tarafından tüketiliyor.Genelde sebze çorbaları yapıyorum. Hindi, tavuk, et ile pişiriyorum. Haftada bir gün kırmızı et bir gün yeşil mercimek. Hemen her gün taze yapılmış yoğurt bir öğünde veriyorum.Sebze yemeklerini mevsim sebzesi ile yapıyorum mevsimi olmayan sebzeyi eve sokmuyorum. Sulu köfte yapıyorum köfteyi yoğururken içine bulgur,havuç, soğan, maydanoz, kereviz sapı gibi sebzeler koyuyorum pişirirken kereviz, havuç , patates, bezelye gibi sebzeleri de ekliyorum.Bu yemekleri püre yapmıyorum genelde çatalla eziyorum hele tel süzgeç hiç kullanmadım ilk baştan beri pütürlü veriyorum. Bunun sonucunda önüne küçük tavuk, köfte parçaları koyunca yer hale kısa sürede geldi. Ana yemeğini yerken mama sandalyesinin üzerine bazen haşlanmış pirinç, erişte, makarna gibi karbonhidratları koyuyorum eliyle yemeyi hem seviyor hemde istediği kadar yiyor. Her yemeğin içine mutlaka bir diş sarmısak atıyorum.Yemeklere yağı pişirdikten sonra koyuyorum illa zeytin yağı diye bir takıntım yok arada tereyağı da koyuyorum.Bazen kendime menemen yapıyorum bunu taze domates( yazın bolca alıp dipfirze atıyorum kışın üretim domates yemekten daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.)tereyağ ve yumurta ile yapıyorum Erin&#8217; e de yemeğinin yanında veriyorum yani yumurtanın beyazını sarısını ayırmadan kullandığım tek yer burası. Menemeni bir insanın canı ne kadar sık çeker ?? o kadar sıklıkta yiyiyor yani :))<br />
Balık ise ben 8aydan itibaren tattırmaya başladım .. Marmarada tutulmuş balıkları kesinlikle tercih etmiyorum, evet tüm denizler artık kirli ama Marmara &#8211; dalışçı arkadaşlardan bildiğim için &#8211; rezalet.. hele hele dip balıklarını asla.. mevsiminde ne balık varsa onu veriyorum özellikle hamsiye bayılıyor.Bir kere mezgit verdim akşamına olduğu gibi uykusunda çıkarttı o yüzden cesaret edemiyorum. Lüfer yiyor hamsi yiyor bu dönemde ama sebzeyle karışık bir yemek halinde vermiyorum, normal yemeğini yiyiyor arada yetecek kadar balığı elimle yediriyorum.</p>
<p>Neler vermiyorum: paket içerisine girmiş tüm gıdalar ancak çok arada bir arkadaşı yiyorsa bir iki adet bebe bisküvisi ya da<br />
arabada bazen uyumaması için çubuk kraker üzerindeki tuzları atarak 🙂<br />
Biberon maması, kavanoz mamaları, sütlü pirinçli karışımlar ( üzerinde organik yazsa dahi ) tuz, şeker, salça asla.Yemeklere her zaman taze domates koyuyorum. Şeker yerine pekmez kullanıyorum 1 yaşından sonra bal da kullanacağım. Tuzu zaten sebzelerden ve diğer gıdalardan gerektiği kadar alıyorum.Dışarıdan devit hariç hiç vitamin vermedim ama 11. ay itibari ile demir biraz alt sınıra yakın çıktığı için bir şişe şurup vermeyi kabul ettim ama bunun dışında ekstra multi vitamin, flor gibi ek destekler yapmadım. Erikli su kullanıyorum Erin için içierisinde flor olan tek su olduğunu biliyorum ve flor vermek yerine bu suyu kullanmanın yeterli olduğunu.<br />
Gece tahılları diye satılan kutunun üzerinden kopya çekerek aktardan aldığım darı, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, mısır gibi<br />
tahılları kahve öğütücüsü ile öğütüp suda haşlayıp muhallebi kıvamına getirip içine taze meyva püresi koyuyorum gece uyumadan önce muhallebiye alternatif olarak veriyorum ancak son 15 gündür gece yatmadan yarı su yarı süt karışımını vermeye başladım. İnek sütünü ( günlük pastörize süt )emzirmeme rağmen 9,5 aydan sonra tattırdım. Arada bildiğimiz pirinç unundan muhallebi yapıyorum inek sütü ile ve taze meyva püresi karıştırıp veriyorum.</p>
<p>Neler yapmıyorum:<br />
Erin&#8217;in tarzı olduğunu sanıyorum her yemeği yiyor ancak az miktarda. Öğünleri oldukça küçük.<br />
Yemediğini asla zorlamıyorum eğer sadece 2 kaşık yediyse ve yemek istemiyorsa sofradan kalkıyor ve bir sonraki öğüne kadar sadece isterse anne sütü alıyor.<br />
Asla TV karşısında yemek yemedi hatta hiç TV da seyretmedi. Oyunla ya da oyuncakla yemek hiç yedirmedim. Yemek sofrada yendi hep arada eline tabii ki despot değilim ufak oyuncaklar verdim:)</p>
<p>Aklıma gelenler bunlar şimdilik&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/ek-gidaya-gecis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile İçi İletişim Becerileri Semineri Notları</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/aile-ici-iletisim-becerileri-semineri-notlari/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/aile-ici-iletisim-becerileri-semineri-notlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2007 11:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Aile İçi İletişim Becerileri Semineri Notları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun peşinden kaşıkla koşmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[e-bebe]]></category>
		<category><![CDATA[e-bebek seminerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ek gıdalara geçiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1012</guid>

					<description><![CDATA[Bu haftasonu içerisindeki bol aktivitelerimden biri yine e-bebekteki seminerlerden birine katılmak oldu.. geçen seferki semineri bir türlü toparlayıp belki de not tutmadığımdan yazamamıştım ancak bu sefer not tuttum .. yazabildiklerimi yazıp kenara koymayı ve de paylaşmayı istedim..Seminerin başlığı&#8221; Aile içi iletişim becerileri &#8221; semineri veren kişinin adını yazmadım biraz geç girdiğim için pişmanım:)) ama anlattıklarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftasonu içerisindeki bol aktivitelerimden biri yine e-bebekteki seminerlerden birine katılmak oldu.. geçen seferki semineri bir türlü toparlayıp belki de not tutmadığımdan yazamamıştım ancak bu sefer not tuttum .. yazabildiklerimi yazıp kenara koymayı ve de paylaşmayı istedim..Seminerin başlığı&#8221; Aile içi iletişim becerileri &#8221; semineri veren kişinin adını yazmadım biraz geç girdiğim için pişmanım:)) ama anlattıklarını yazdım .. şimdi toparlıyorum:</p>
<p><strong>İletişim konuşmak değildir.</strong> Bu seminerin en son konusuydu ama ben bununla başlamak istedim.Bunu anlatırken çok küçük bir oyun oynadık.7-8 kişiyi dışarı alıp önce eğitmen bize bir hareket gösterdi: eliyle balonu tutup üfleyip şirip bağlayıp eliyle yine arkaya attı. Sırayla tek tek insanları içeri aldı. İlk gelen ikinci gelene şeklinde aynı hareketi konuşmadan yaptı.. en son kişide bize yaptı, bir nevi kulaktan kulağa. En son kişnin bize anlattığı şey : elini yumruk yapıp ağzını kapatıp diğer eliyle havayı savurmak oldu..ve herkes ne anladığnı söyle.İlk anlatılan bile eğtmenin anlattığını başka birşey anlamış. Sonuç: ne anlatırsan anlat anlattığın karşındakinin anladığıdır. Anlamadı diye kızma anlatamadım diye düşün.. :)) bence en önemli anahtar bu .. şimdi gelelim benim geç girdiğim bölüme..insanlar ya da çocuklar ya da bebekler 3 şekilde iletişim kurarlar:<br />
*Görsel<br />
*İşitsel<br />
*dokunsal.<br />
Bıngıldak kapandıktan sonra başına çok dokunun dedi, yapılan araştırmalarda insanlar en çok çocukken kendilerini başlarından seven öğretmenlerini hatırlarlarmış..:)<br />
0-2 yaş insanlarda oral dönemdir. Herşeye dokunup ağızlarına atmak isterler. Bu noktada yapma, elleme,v.b deriz ancak bunun bir faydası olmaz. Biz toplum olarak genelde çocuklarımıza, çalışanlarımıza v.b hep neyi yapmaması gerektiğinin mesajını veririz ancak bu bizim daha sonraları ne yapmamayı öğrenmemizi sağlar.hayatımızda ne yapmayacağımızı hep biliriz listelerimiz uzundur ancak ne yapacaksın hayatında sorusunun cevabı ya yoktur ya da kısadır.Peki bu neden olmuyor??<br />
Yapma, gitme, konuşma, dokunma,&#8230;bunlar olumsuz mesajlardır ve genelde böyle konuşuruz.Beyin olumsuz mesajlarda çalışmaz. Olumlu kısımları alır yani git-me, yap-ma, dokun-ma.. bunların ilk eheceleri olan olumlu kısımları alıp gerisini almaz dolayısı ile dokunma dediğimizde dokunuruz.. gözlerinizi kapatın ve mesela&#8221; annenizi düşünmeyin&#8221;,&#8221; yatak odanızı düşünmeyin&#8221;.. bunları gözleriniz kapalı biri size söylediğinde ilk aklnıza bunlar geliyor 🙂 Peki nasıl iletişim kuracağım?? .. olumsuz mesajları ortadan kaldırarak!!..</p>
<p><strong>EN ÇOK KULLANDIĞIMIZ DİL NE İSE YAŞAM BİÇİMİMİZ DE O OLUYOR</strong>!- bu cümlesini çok sevdim eğitmenin-<br />
<strong>Peki ceza &#8211; ödül ??</strong> Ceza intikam duygusunu geliştirir, eninde sonunda çocuk anneden ya da babadan ya da cezayı verenden intikamını alır.Ödül ise her zaman işe yaramaz, çocuk o ödülü istemediği zaman dediğinizi yine yapmaz. O zaman nedir??<br />
Sorumlulular için ödül ve ya ceza verilemez. Verilecek şey : Feedback yani geri bidirim.<br />
Mesala çocuğunuz kuş istiyor ve size her türlü sözü vererek kuşu aldırttı.( Çocuklar hedeflerine ulaşmak için herşeyi kabul ederler!!:)) 1. günün sonunda kuşa bakmadı.. siz dediniz ki &#8221; bak çoccuum sen bu kuşa bakmıyorsun ama bu şartta bu kuş gidecek!!&#8221;yani &#8220;bak bu kuşa bakmıyorsun akşam babana söliceeemm bak ııı &#8221; uyarısı falan yapılmayacak yani ceza sistemi uygulanmayacak. 2. gün yine aynı ve uyarı da aynı.. 3. gün ne yapacaksınız?? uyarı yok.. kuş gidecek.. gerçekten gidecek saklamak falan değil.. çünkü siz 2 gündür kuşun bakılmazsa geri gideceği geri bidirimini verdiniz.. ve bu kararda ısrarcı olunacak..diyelim çocuk çok üzüldü.. tavır bu sefer &#8221; yaa bak üzülürsün şimdi ben sana dedmiştim&#8221; yerine çocuğu karşınıza alıp&#8221; neden üzldün??&#8221; peki neden kuş gitti&#8221; şeklinde çocuğa sor sormak şeklince olacak.. artık bu senaryoyu her şekline uydurun.. hedef iletilim kurmak çocukla.. ve çocuklarımıza hep soru sorarak &#8220;neden nerede niçin??&#8221;gibi beyinlerini çalıştırmaları fırsatını vermeliyiz.</p>
<p>Çocuk kendisiyle eşleşenin sözünü dinler .. mesela hep dede babaanne anneanne sözü daha fazla dinlenir çünkü onlar torunlarıya daha fazla eşleşirler mesela oyun oynarken birşey anlatırken hep onların göz hizasına inerler.. anne babalar ise sevmek için eğilip kaldırıp sever ama kızarken yukarıdan&#8221; bak ben senden büyüğüm hıı&#8221; mesajı vererek kızarlar.. bu doğru değildir. her zaman dizlerimizi bir zahmet kırıp onlarla göz hizasına gelip BAĞIRMADAN derdimizi anlatmalıyız..bağırılan çocuk evde anne babaya bağırmaz ama dışarıda arkadaşlarına bağırır.. yalan söyleyen çocukta aynı şekilde..evde yalan söylemiyorum deriz ama örnek telefon çalar çocuk telefonu açar anne içeriden sessizce &#8220;yokum yokum evde değilim&#8221; der.. bitti! yalan söylendi!! bu çocuğum küçük dünyası için büyük bir yalandır ve yalan söylemyi öğrenmiştir.. yani önce fiziksel olarak sonra ses tonumuzla eşleşmemiz gerekir bu ikisi olunca da mesajımızı verebiliriz. yani önce eşleş sonra mesaj ver önce mesajı verme..<br />
<strong>Çocuğunuza seçenek sunun ..</strong><br />
örnek yemek meselesi.. çocuk yemek yemiyor.. aç olmayabilir mi?? siz tokken ağzınıza biri zorla kaşıkla yemek tıksa ne yaparsınız??En önemlisi bırakın önüne yemeklerini kendi dağıta dağıta yesin. Bu belli bir dönemdir ama yaratıcılığı geliştirir.Yemek bir olay olmasın.. ve her yemekte sorun: 1 kaşık mı istiyorsun 2 kaşık mı?? önüne doldurup hepsini yemesini beklemeyin.. tabii biz kültür olarak böyle yetiştiğimiz için bu şekilde davranırız.. misafirmizin oturacağı yeri rahat edeceği yeri yiyeceği yemeğin miktarını hep biz ayarlarız.. adam tokum der &#8220;aa yok yo bak senin için yaptım ye&#8221; diye burnuna sokarız&#8221; ama tokum &#8221; der&#8221; yok yok sen bilmiyorsun- salaksın ya- açsıdır sen şimdi yoldan geldin bak ye ye&#8221; diye zorlarız.. <strong>insanlara seçenek sunmak gerekir ; çocuklara da!!</strong></p>
<p><strong>Huy-Karakter-Kişilik</strong><br />
Huy doğuştan gelir değişmez, karakter sonradan olur ikisinin birleşimi kişiliği oluşturur.Birde metaprogramlar vardır:<br />
Kişi:<br />
İçselleşir: Olayın içine girer: korku filmini seyrederken gözlerini kapaması gibi<br />
Dışsallaşır: olayların dılında kalır.<br />
Eşleşen: Herşeye onay verir. İnsanlarla içiçedir..<br />
Eşleşmeyen: Ağzını açmaz,kimseyle görüşmez, kokmaz bulaşmaz<br />
Dış referans: Dışarıdan motivasyon bekler.Mesela mağazada pantolon alırken satışçıya&#8221; yakıştı mı&#8221; diye soranlar.. satıcıların en sevdiği modeldir.. bir de kazak satarlar pantolonla<br />
İç referans: Kendi kendini motive edenler..</p>
<p>Bunların dengede olması lazım.. kendimizi iyi tanımak ve çocuğumuza bunları dengeli olarak sunabilmek lazım&#8230;</p>
<p>İşte toparladığım kadarıyla bunlar.. devrik cümleler olabilir. çünkü not alırken de böyle almışım bir de bu tarz seminerler yazılınca anlatan kişi gibi yazamadığım için biraz havada kalıyor..<br />
e-bebek mağazasındaki eğitimleri kesinlikle tavsiye ediyorum.. ben keyifle izliyorum bu hafta &#8220;Gelecek için beslenmek&#8221; adlı seminer var.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/aile-ici-iletisim-becerileri-semineri-notlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yemek yedirmek hakkında</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yemek-yedirmek-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yemek-yedirmek-hakkinda/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2007 09:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun peşinden kaşıkla koşmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ek gıdalara geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm. Pedagog Elif Koca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=971</guid>

					<description><![CDATA[Aşağıda bana gelen bir e-maili paylaştım. Umarım işe yarar.. benim aklıma yatan ve de hali hazırda uyguladıklarım var.. Yazı bir pedagoga ait. Çocuklara yemek yedirmeye çalışırken onları oyalamak doğrumudur? Çocuklarda öğrenme taklit ve demene yanılma yöntemiyle olmaktadır. Bu çocuğumuzun yapmasını istemediğimiz durumları bizim de yapmamamız anlamına gelir. Eğer çocuğun yemek yerken TV izlemesini istemiyorsak, biz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıda bana gelen bir e-maili paylaştım. Umarım işe yarar.. benim aklıma yatan ve de hali hazırda uyguladıklarım var..<br />
Yazı bir pedagoga ait.</p>
<blockquote><p>Çocuklara yemek yedirmeye çalışırken onları oyalamak doğrumudur?</p>
<p>Çocuklarda öğrenme taklit ve demene yanılma yöntemiyle olmaktadır. Bu çocuğumuzun yapmasını<br />
istemediğimiz durumları bizim de yapmamamız anlamına gelir. Eğer çocuğun yemek yerken TV izlemesini<br />
istemiyorsak, biz de yemek yerken TV izlememeliyiz.</p>
<p>Çocuğumuzun ortalarda gezinerek değil de masada yemek yemesini istiyorsak bizde masada yemeliyiz.<br />
Biz yalnızca bir kere bile TV izlerken yemeğimizi yemişsek ve çocuk bunu görmüşse ve de hoşuna<br />
gitmişse ( ki çocuklar bunu pek sever) artık çocuğa bu davranış yerleşmiş demektir.<br />
Ne kadar çabuk müdahale edersek o kadar az yoruluruz.</p>
<p>Çocuklar yemeği oyun olarak görmemelidirler. Yemek olması gereken bir ihtiyaçtır. Yapıdığında ödül,<br />
yapılmadığında ceza verilirse bu oyun olarak pekiştirilmiş olu. Bunun farkına varan çocuk, zaten<br />
yapısında anne babayı kullanmak olduğu için sürekli bu kullanma davranışı için ısrar eder. Bu ısrarlar<br />
bizimde katılımlarımızla inatlaşma en sonunda da karşılıklı çileden çıkma durumlarına ulaşır. Bunun<br />
için durumu baştan belirlemek gerekir.</p>
<p>Çocuğumuza yemek yeme alışkanlığını kazandırmak için ihtiyacı olan kuralları belirtmeli ve<br />
en önemlisi kararlılıkla uygulamayız. Aksi halde hem kendimize hem de her şeyi bizden<br />
öğrenmeye çalışan minik çocuğumuza kötülük etmiş oluruz.</p>
<p>Bu kurallar nedir ?<br />
Çocuğa yemeye başlamadan önce neden yemesi gerektiğini anlayabileceği kelimeleri kullanarak<br />
uzun uzun bıkmadan anlatılır ve aşağıdaki kurallarla yemek yenilmesi gerektiğinin altı çizilir.<br />
Çocuk bunları anlamayacak yaşta ise, bu daha iyi bir durumdur. Davranışlarınızla yemek yeme<br />
alışkanlığını erken yaşta kazandırmış olursunuz.</p>
<p><strong><em>&#8211; Yemek masa da yenir.<br />
&#8211; Yemek çocuğum ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz kadar değil, çocuğun istediği kadar tabağına alınarak yenir.<br />
&#8211; Yemek yemesi için çocuğa yalvarılmaz, rüşvet teklif edilmez, ya da yemesi durumunda cezai tehditlerde bulunulmaz.<br />
Yemeğini bitir, sana oyuncak alıcam&#8230; Yemezsen parka gitmeyiz&#8230; gibi durumlar kısa süreli sorunu belki çözer ama uzun vadede sürekli uğraşmanız gereken bir derde dönüşür.<br />
&#8211; TV ve özellikle reklamlar, çocuğa yemek yedirmek için kurtarıcılar olarak görülemez. Çocuğun ilgisini başka yere çekip ağzına tıkmak tamamen yanlış ve pek çok açıdan sakıncalı bir durumdur.<br />
&#8211; Çocuğumuz yemek yemeyinde biz ne kadar fazlada yesek açlık hissi duyarız.Yemeleri için ısrar ederiz.<br />
Çocuk yememekte ısrar ederse de olayı kaosa sürükleriz. Bu tamamen yanlıştır ve uzak durmamız<br />
gerekir. Yemeyen çocuğa ısrar edilmez. yalnızca yemek saatinin dışında bir şey ( her hangi bir yiyecek,<br />
abur cubur&#8230;) yiyemeyeceği tatlı bir dille sinirlenmeden ve bir cezaymış gibi göstermeden anlatılır.<br />
Bu bilgiyi yemeye başlamadan vermek daha doğru olacaktır.</em></strong></p>
<p>Kısaca özetlersek;<br />
Çocukları yemek yemediği zaman anneler açlık hissetmemelidir.<br />
Çocuğun yemek saatleri düzenli olmalı çocuğa bu öğretilmeli ve sık sık abur cubura<br />
başvurulmamalıdır. Öğünüde yemek yemeyen çocuk bir sonraki öğüne kadar bekletilmeli arada başka gıdalar<br />
verilemelidir.<br />
Yeme davranışının kazanılması için mutlaka kararlı olunmalıdır. Aksi halde çocuk sizin acizliğinizi<br />
görecek ve bunu kullanacaktır.</p>
<p>Mutlu günler.</p>
<p>Elif Koca<br />
Uzm. Pedagog</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yemek-yedirmek-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
