<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çocukla kamp &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/cocukla-kamp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Mar 2026 13:27:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Çiğdem Yaylası Kampı</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/cigdem-yaylasi-kampi/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/cigdem-yaylasi-kampi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2014 13:03:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[alpay oğuş]]></category>
		<category><![CDATA[alpay oğuş kamp]]></category>
		<category><![CDATA[çadır kamp]]></category>
		<category><![CDATA[çiğdem yaylası]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk doğa aktivitesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve doğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla çadır]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kampa gidlelimmi baba]]></category>
		<category><![CDATA[kampagidelimmibaba.com]]></category>
		<category><![CDATA[pinikkuş]]></category>
		<category><![CDATA[yaylada kamp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://pi.web.tr/?p=13041</guid>

					<description><![CDATA[Çiğdem yaylası kamp macerasını yazma görevi bu sefer bana ait. Özellikle yazmak istedim çünkü bu Erin doğduğundan beri O’nsuz yaptığımız ilk kamp. Nisan ayından beri her hafta sonunu kampta sonra da yazı Dedetepe’de geçiren oğlumuz isyan bayrağını çekti bence bu sefer : &#8220;siz gidin ben anneannemle kalacağım” dedi. Biz de kabul ettik. Perşembe akşamından kendisini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/cigdem_yaylasi.jpg" rel="lightbox[13041]"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-13043" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/cigdem_yaylasi.jpg" alt="cigdem_yaylasi" width="506" height="190" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/cigdem_yaylasi.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/cigdem_yaylasi-300x112.jpg 300w" sizes="(max-width: 506px) 100vw, 506px" /><br />
</a>Çiğdem yaylası kamp macerasını yazma görevi bu sefer bana ait. Özellikle yazmak istedim çünkü bu Erin doğduğundan beri O’nsuz yaptığımız ilk kamp. Nisan ayından beri her hafta sonunu <a href="http://www.kampagidelimmibaba.com" target="_blank">kampta </a>sonra da yazı Dedetepe’de geçiren oğlumuz isyan bayrağını çekti bence bu sefer : &#8220;siz gidin ben anneannemle kalacağım” dedi. Biz de kabul ettik. Perşembe akşamından kendisini anneannesine uğurlayıp işlerimizi toparlayıp Cuma akşamı hazırlanıp Cumartesi sabahı eski günlerdeki gibi gün doğumunda yola çıktık. Alpay Ayça ve Kaan olması sangi bir dağ faaliyetine gidiyoruz havasına soktu havayı. Uzun zamandır hafta sonları çalıştığım için kamplara gidemiyordum, Erin babasıyla gidiyordu bu sefer de ben vardım ama erin yoktu. Yol boyunca Alpay’ın “ bu sefer büyük kızımı götürüyorum” esprilerine maruz kaldığım da doğrudur.</p>
<p>Buluşma noktasına geldiğimizde karşılaştığım köy büyüleyiciydi: Karadere köyü. Evlerin güzelliği, köyün doğası “boşver yaylayı kal burada” dedirten cinstendi. Orada toplaştıktan sonra Çiğdem yaylasına konvoy halinde ilerlemeye başladık. Şehirden uzaklaştıkça açılan camdan gelen serinliği özlemişim, hafif ürpererek camı açık tutup tüm havayı ciğerlerime çekmek iyi geldi. Her sene Eylül ayı kamplarımızın ilki çok kalabalık oluyor, özlüyoruz yaz boyu birbirimizi artık diye düşünüyorum. Kocaman bir aile gibi olduk. Katılan ailelerin çoğu artık tecrübeli kimsede sıkıntı olmuyor bazen sabah” of yaa gece soğuktu” cümlesinin dışındave bundan keyif alarak..</p>
<p>[youtube]http://youtu.be/opGG2V9zoCg[/youtube]</p>
<p>Kampımıza yerleşip çadırları kurup yine iki mahalleye ayrıldıktan sonra yürüyüşümüze başladık. Benim için büyük bir boşluk var : ERİN! Bunun benim hastalıklı bir halim olduğunu fark ettim. Erin olmadan bir şey yapamama hastalığı. Bunun üzerinde düşündüm yürüdüğümüz 8 km boyunca. Her “anne” sesine irkildim ama arkamı dönüp baktığımda o anne ben olmadığımı fark ettim. Yol boyu çoğunlukla sessiz kalarak uzun zamandır yapmadığım bu doğa yürüyüşlerini, dağa gitmeleri sorguladım. Kendime yeni hedefler belirledim: bakalım kısmet!</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3229.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13046" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3229.jpg" alt="IMG_3229" width="223" height="166" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3229.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3229-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 223px) 100vw, 223px" /></a>  <a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3247.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13047" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3247.jpg" alt="IMG_3247" width="223" height="166" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3247.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3247-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 223px) 100vw, 223px" /></a><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3284.jpg" rel="lightbox[13041]"><br />
</a><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3284.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13048" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3284.jpg" alt="IMG_3284" width="220" height="164" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3284.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3284-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" /></a> <a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3289.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13049" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3289.jpg" alt="IMG_3289" width="218" height="163" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3289.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3289-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 218px) 100vw, 218px" /></a></p>
<p>8km’lik yolun ilk yarısına geldiğimizde ki kendi yaylamıza geldik diye düşünüyorduk karşımıza Turnalı Yaylası diye doğa harikası bir yayla çıktı. Böylece sadece 4 km yürüyüşle varılabilecek harika bir yayla daha keşfetmiş olduk. Kampa geri döndüğümüzde akşam yemeği hazırlıkları, babaların taşıdığı kocaman odunlarla ateş hazırlığı ve gece yürüyüşü için “hala hevesimizi alamadık” diyen çocukların cıvıltısı sarmıştı etrafı. Kampta ateş yakmak çocukların en büyük eğlencesi buna bir de Şükrü’nin getirdiği semaver eklenince çocuklar hava kararana kadar oynayacak çok şey buldu. <a href="http://pi.web.tr/ucuncu-sinif-baslarken/" target="_blank">Bir önceki yazımda </a>belirttiğim Minecraft oyunları ise takdire şayandı: hepsi minecraft oynuyor, buldukları her taş toprak odun parçasıyla, ne oyunmuş arkadaş, nokta!</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8842.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-13053" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8842.jpg" alt="IMG_8842" width="533" height="355" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8842.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8842-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" /></a><br />
Gece kocaman bir kamp ateşimiz etrafında dönen keyifli sohbetimiz eksik olmadı. Sabaha karşı soğuk olur diye düşünüyorduk ama o da olmadı. Biraz üşüdük diye uyananlar olduysa da herkesin sabah keyfi yerindeydi. Akşamdan kalan kor alevlenince üzerine hazırlanan taş ocaklarında kızaran ekmekler, sucuklar eşliğinde kahvaltı edildi. Gece yine eksik kalan bir şey vardı : bizim çadırdan çıkacak bir “ anneee babbaaa” sesi ama bunu da atlatmıştım.</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8784.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-13054" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8784.jpg" alt="IMG_8784" width="567" height="378" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8784.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8784-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p>Ben ertesi gün yürüyüşüne katılmamayı tercih ederek kampta kaldım. Uzun uzun kitap okudum, yere serdiğim yorganın üzerinde üstüme uyku tulumunu çekerek uzun bir uyku uyudum. Uyurken güneşli bir hava bırakmıştımgözümü açtığımda sislerin içndeydim : özlemişim!<br />
Ben uyandığımda kampa giriş yapan yürüyüş grubundaki çocukların üzerinin çamur içinde olduğunu gördüğümde tatlı bir gülümseme sardı beni : eğlenmişlerdi! Ve hala bazıları orman içinde yürüyüş yapmak için birilerini ikna etmeye çalışıyorlardı.</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10649928_10152448155418878_6991526749992403260_n.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13168 size-medium" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10649928_10152448155418878_6991526749992403260_n-225x300.jpg" alt="10649928_10152448155418878_6991526749992403260_n" width="225" height="300" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10649928_10152448155418878_6991526749992403260_n-225x300.jpg 225w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10649928_10152448155418878_6991526749992403260_n-300x400.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10649928_10152448155418878_6991526749992403260_n.jpg 720w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a> <a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13169 size-medium" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n-300x300.jpg" alt="10643849_756172377777510_1750792089_n" width="300" height="300" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n-300x300.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n-100x100.jpg 100w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n-150x150.jpg 150w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n-92x92.jpg 92w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/10643849_756172377777510_1750792089_n.jpg 640w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Hava yazdan kalma “limonata” diye tabir ettiğimiz kıvamdaydı. Kampta ilk nefesine şahit olduğum kuzular vardı, zamanın zalimliğini hatırlatırcasına benimle oynuyorlardı, yol boyunca çeşitli mantarları tanıdık, sonbaharın geldiğine ikna olduk, çadır başında içimize dönmenin konularını tartıştık esasında ne kadar aynı yollarda yürüdüğümüzü fark ettik, annesine koşup sarılan ufaklıkları kıskandık biraz “hoyttt uzak durun accık canımız çekiyor” diye içimizden hayıflanarak, dönüşte elma ağaçlarını indirdik yine arabamıza.</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3323.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-13110" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3323.jpg" alt="IMG_3323" width="450" height="336" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3323.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_3323-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p>Eylüldü ve şiir gibiydi her Eylül gibi.</p>
<p>[youtube]http://youtu.be/8neQ7-A8WsE[/youtube]</p>
<p>Fotoğraflardan önce Çiğdem yaylasındaki Vargit Çiçeklerini yani Güz Çiğdemlerini de tanısak ne güzel olmaz mı?</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8661.jpg" rel="lightbox[13041]"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-13135" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8661.jpg" alt="IMG_8661" width="537" height="358" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8661.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/09/IMG_8661-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 537px) 100vw, 537px" /></a></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8220;Vargit çiçeği, ‘Güz Çiğdemi’ olarak bilinir. </span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Vargit çiçeğinin anlamı, ‘Evinize-köyünüze gitme zamanı geldi, hadi acele edin ve köyünüze dönün’ demektedir. Vargit çiçeğinin bu olumsuz tavrına karşın ‘evinizden, köyünüzden yaylalara çıkma zamanınız geldi artık, karlar eridi ve ilkbahar kendini iyiden iyiye hissettirdi’ diyen Vargel Çiçeği, doğanın insanla kurduğu iletişim örneğinin sadece biridir. Zehirli bir çiçek türüdür, Vargel çiçeğinin yapraklarının rengi beyaz, Vargit çiçeğinin yapraklarının rengi de mor ve mora yakın tonlardadır, altı taç yaprağı bulunur, üst kısmı huni şeklinde, otsu ve gövdesiz bir bitkidir. Karadeniz Bölgesi’nde insanlarının doğal yaşam biçimlerinden olan yayla göçlerinin zamanlamasını göstermesi açısından ‘Vargel’ ve ‘Vargit’ çiçekleri büyük önem taşırlar. Stoalılar M.Ö. 4’üncü yüzyılda ‘Doğaya göre yaşamak akla göre yaşamaktır” demiştiler. Nasıl ki Babilliler tarım ile uğraşırlarken ayın hareketlerini takip etmişlerse, Karadenizliler de hayvancılık ile uğraşırlarken Vargit ve Vargel çiçeğinin hareketlerini kontrol etmek zorundalar. İçerisinde düzeni ve kuralı barındıran doğa hareketsiz değil hareketli, devingendir. Bu hareketlilik doğanın bir aklının olduğunu ve bu aklı kavramak için ona göre hareket etmenin daha uygun olacağını ve ona kendini bırakarak daha mutlu ve özgür olacağı insanın aklına daha uygun gelmektedir.” ~ <a href="http://www.pusulagazetesi.com.tr/haber.php?hayns=2&amp;yazilim=haberler&amp;osmanli=hdetay&amp;aid=27865&amp;titlem=27865" target="_blank">alıntı</a></span></p>
<p>Daha Çok fotoğraf için &#8211;&gt; <a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/" target="_blank">Kampa Gidelim mi Baba</a> &#8211;&gt; <a href="https://www.facebook.com/pages/Kampa-Gidelim-mi-Baba/193150590724984" target="_blank">Facebook</a></p>
 [<a href="https://www.pi.web.tr/cigdem-yaylasi-kampi/">See image gallery at www.pi.web.tr</a>] 
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/cigdem-yaylasi-kampi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Assos bildirimi</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/assos-bildirimi/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/assos-bildirimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Aug 2011 10:32:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[assos]]></category>
		<category><![CDATA[assos kamp]]></category>
		<category><![CDATA[assosta tatil]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla assos]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla kamp]]></category>
		<category><![CDATA[midlilli adası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=8269</guid>

					<description><![CDATA[Assos… &#8220;Pİ&#8221; tarihinin önemli merkezlerinden biri olan bu suyu ve havası hareketli, ruhu dingin, antik ve romantik köşeden bugüne kadar bahsetmemiş olmam; buraya en son gelişimin, Erin&#8217;in benimle olduğunu henüz bilmediğim bir tarihe denk gelmesindendir. Beş sene önce zeytin ağaçlarına kurduğum hamakta canım sadece kavun ve yoğurt yemek isterken, aslında Erin için buranın bol oksijenini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Assos… &#8220;Pİ&#8221; tarihinin önemli merkezlerinden biri olan bu suyu ve havası hareketli, ruhu dingin, antik ve romantik köşeden bugüne kadar bahsetmemiş olmam; buraya en son gelişimin, Erin&#8217;in benimle olduğunu henüz bilmediğim bir tarihe denk gelmesindendir. Beş sene önce zeytin ağaçlarına kurduğum hamakta canım sadece kavun ve yoğurt yemek isterken, aslında Erin için buranın bol oksijenini soluyormuşum. Erin fiziksel olarak hayatıma katıldıktan sonra da buraya hiç gelmemiştim.</p>



<p>Burada kalabilecek birçok yer var. Behramkale&#8217;nin altında kalan antik liman haricinde, Kadırga Koyu ve ondan öncesinde Küçükkuyu da var ama ben yıllardır limanda kalmayı tercih ederim. Sahili taştır; denizi ise demir gibi soğuk, berrak, masmavi ve aynı zamanda bol tuzludur. 🙂 Limanda her tarza uygun konaklama var ama ben her zaman kamp yaşamını sevdiğim için çadır kurarak kalmayı seçmişimdir.</p>



<p>İlk yıllarda kampı limana çok yakın bir yere kuruyordum ancak bir gün yürüyüş sırasında, yolun sonunda bambaşka bir yer keşfettim; tabii yıllar önce. Adı Öz Camping. Salaş, hatta yer yer pis bile diyebilirim! Bu yazıyı okuyan birçok kişinin kalmayı tercih etmeyeceği bir yer olduğunu düşünüyorum, yani bu yazdıklarım bir öneri niteliği taşımıyor. Zaten çocukla kalınabileceğini de pek düşünmüyorum. (İlle de bir öneri yapmak gerekirse, dışarıdan gördüğüm kadarıyla Taş Ev Pansiyon var.)</p>



<p>Ben çadırda kaldığım ve kendi yemek işimi kendi mutfağımda hallettiğim için geriye sadece o dingin havayı solumak kalıyor. Yine de Erin&#8217;in ısrarları sonucunda iki sabah kahvaltısını burada yaptık, çünkü oturma alanı gerçekten çok keyifli. 😉 Bahçesinde horozu, tavuğu, kedisi ve köpeği eksik olmayan, zeytin ağaçlarının gölgelediği bu kamp alanında sessizliği dinlemek en büyük keyif.</p>



<p>Akşamın zifiri karanlığında Midilli (Lesbos) Adası&#8217;ndan görünen iki avuç ışığa Samanyolu&#8217;nu takiben dalıp gitmek… Rum radyosundan çıkan cızırtılı bir müzik eşliğinde, uzosunu tahta masasına vurarak bu antik şehre doğru baktığını düşündüğüm, hiç tanımadığım birine göz kırpmak belki de… Hamakta uzanıp, yolun sonu olmasından dolayı araba veya insan geçmediği için sadece rüzgarın ve dalgaların sesi eşliğinde kitap okuyabilmek, arada uzaklara dalmak… Zeytinyağı, kekik, balık, şarap… Aşk…</p>



<p>Aristo ve Platon&#8217;un burada boşuna vakit geçirmedikleri kesin; insan burada gerçekten filozof olur… Olamaz mı? Akşam gün batarken ya da sabahın erken saatlerinde aklınız denize dalıp gidiyorsa, faturayı Aristo&#8217;ya kesebilirsiniz. Keza her sene temmuz ayında (sanırım), &#8220;Assos&#8217;ta Felsefe&#8221; etkinliği kapsamında yurt içinden ve yurt dışından öğretim üyelerini, üniversite öğrencilerini ve felsefe meraklılarını ağırlıyor bu liman.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/IMG_1387.jpg" rel="lightbox[8269]"><img decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/IMG_1387.jpg" alt="" class="wp-image-8270" title="IMG_1387" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/IMG_1387.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/IMG_1387-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></figure>
</div>


<p class="has-text-align-left">Ancak üzücü tabii; tarihi bu kadar önemli olmasına rağmen kimsenin pek aldırmadığı, yeterince korumadığı bir yer burası. Akşam gün batımının en güzel izlendiği kale, saat 19.00&#8217;da kapanıyor! Oysa şu günlerde güneş 20.30&#8217;da batıyor. 🙂 Taşlar öylesine üst üste duruyor ve bence korunma adına sadece bir tel örgü var. Düşündüm de, bu ören yerleri sadece taş yığını olarak duracağına yaşatılsa nasıl olurdu? O dönemlere ait mizansenlerle orijinaline uygun şekilde canlandırılsa? Ya da buna benzer projeler geliştirilse…</p>



<p>Limanın girişindeki restoranlarda epey yüksek hesaplar ödeyebilirsiniz, ki zaten dışarıda yemek için pek başka şansınız yok. Limanı takiben yol üzerindeki mekanlarda da balık yiyebilirsiniz, oralar biraz daha makul. Son yıllarda damla sakızlı Türk kahvesi moda olmuş, bir de damla sakızlı dondurma… Yıllar önce bunların hiçbiri yoktu. 🙂</p>



<p>Yine de tahtadan yapılmış iskeleleri, dar virajlı yolu, bir iki otel haricinde bungalov ve çadır turizminin ağırlıklı olduğu bu bölgede fiyatlar da galiba biraz yüksek olunca, aileler için çok uygun bir tatil alanı olmuyor. Nitekim Erin buradaki tek çocuk!</p>



<p class="has-text-align-left">Buna rağmen o da sıkılmıyor, ben de sıkılmıyorum. Beş yıldır buraya gelme isteğimin olmama sebeplerini yukarıda sıraladım; gerçekten de bu seneden önce gelseydim çok sıkıntılı olurmuş ama şimdi öyle değil. Ben bu yazıyı yazarken Erin tahta kılıcıyla etrafta dolanıyor, herkesle oynuyor ve denize giriyor. Şnorkel bile kullanmayı öğrendi; zaten buranın denizinin dibi kesinlikle görülmeye değer. Sahilin hemen dibinde bile renk renk balıklar, deniz kestaneleri ve kocaman taşlar var.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><img decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/MG_0098.jpg" alt="" class="wp-image-8285" title="öz camping" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/MG_0098.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/08/MG_0098-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>
</div>


<p class="has-text-align-left">Bugün buradan ayrılıyoruz. Ciğerlerimiz bol oksijen, hafızamız tatlı esintiler ile dolu. İstikamet Adatepe Kaz Dağları Dedetepe Çiftliği Çocuk Sanat Kampı.. heyecanla önümüzdeki 5 günü yaşamayı bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/assos-bildirimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mamma mia!</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/mamma-mia/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/mamma-mia/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2011 14:20:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Film Öneri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Öneri]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla doğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla kamp]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda ateş]]></category>
		<category><![CDATA[beta mikrobu]]></category>
		<category><![CDATA[black swan]]></category>
		<category><![CDATA[bolu aladağlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğa aktiviteleri]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[firarperest]]></category>
		<category><![CDATA[kampçılık]]></category>
		<category><![CDATA[mamma mia müzikali]]></category>
		<category><![CDATA[natalie portman]]></category>
		<category><![CDATA[siyah kuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=7601</guid>

					<description><![CDATA[İki gün önce sabah uyanmış ve gece 12 de yattıktan iki saat sonra uyanarak bugüne kadar büyük bir özel hastanenin bugüne kadar görebileceği EN DOĞAL bebeğin EN DOĞAL doğumuna şahit olduktan sonra, yüklendiğim adrenalin ile ertesi gün yani dün akşam üzeri saat 4&#8217;te Erin&#8217;i yuvadan alana kadar ayakta kalabilmeyi başardım. Aslında daha da başarabileceğimi ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İki gün önce sabah uyanmış ve gece 12 de yattıktan iki saat sonra uyanarak bugüne kadar büyük bir özel hastanenin bugüne kadar görebileceği EN DOĞAL bebeğin EN DOĞAL doğumuna şahit olduktan sonra, yüklendiğim adrenalin ile ertesi gün yani dün akşam üzeri saat 4&#8217;te Erin&#8217;i yuvadan alana kadar ayakta kalabilmeyi başardım. Aslında daha da başarabileceğimi ve gece uyku saatine kadar dayanabileceğimi düşünüyordum ama arabada sızmışım, yukarı nasıl çıktığımı dahi hatırlamıyorum. Koca kişisi sağolsun Erin&#8217;i doyurmuş, oynamış v.s..ve fekat gecenin ilerleyen saatlerinde eve girip neden bilmediğim bir şekilde oğlumun yatağın da uyuduğumu fark ettiğimde içeriden garip, değişik bir öksürük duydum. Sanki boğazına bir şey kaçmış gibi değişik bir öksürük geliyordu Erinden.. ve ateşi vardı! Yanıma yatırdım ve ikimizde uykuya daldık ta ki &#8220;anne midem bulanıyor&#8221; diyene kadar.. cümlesi bitmeden zor yetiştik tuvalete! ateş, kusma.. zehirlendi mi diye düşündüm ama sonradan öğrendim ki sabah araba bende olunca, takside olmayınca baba &#8211; oğul ofiste kahvaltı edip yuvaya o soğukta oynaya oynaya yürüyerek gitmişler. Üst üste kalınca da giydirmiş babası ya.. kalın niye giydirdin bey dedim! çocuk terledi o soğukta işte!</p>



<p>Sen kalk git Bolu&#8217;ya, kar altında oynasın, sobalı odada uyusun, buz gibi sulara girip çıksın, kar yesin sonra gel şehirde hasta et çocuğu! Ne saçma! Şimdi karşımda uyuyor, çalışmam lazım ama kafam hala kazan gibi, içeride temizlik var, teslime hazırlanacak fotoğraflar ve aslında Erin&#8217;in yanına kıvrılıp uyuma arzusu. Hiç birini yapmıyorum: uzun zamandır yapmadığım şeyi yapıyorum: YAZIYORUM! 🙂</p>



<p>&#8220;Sen kalk git Bolu&#8217;ya&#8221; demişken&#8230; Nurdan&#8217;ın içindeki kurtları susturduğu yazısını <a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/kampa-gidelim-mi-baba" target="_blank" rel="noopener">BURADAN </a>okuyabilirsiniz.. benim yazısını ekleyemediğim bir kaç kare koyduğum yazıyı da <a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/bolu-aladaglar-ilk-bulusma" target="_blank" rel="noopener">BURADAN</a>.&nbsp; &#8220;valla bakın gelin diyorum ama bu köhne yere gelmeseniz daha iyi&#8221; kıvamında yazdığım <a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/bolu-aladaglar" target="_blank" rel="noopener">davetten</a> sonra 8 aile toplanabildiğimize hala İNANAMIYORUM! O kadar beklentileri düşürmüşüm ki bu arada gittiğimizde tadilat görmüş evler karşısında binlerce kere şaşkınlığımı dile getirmekten kaçınmadım. Baharda tekrar gidile!</p>



<p>&#8220;uzun zamandır yapmadığım şey&#8221; demişken&#8230;.sinemaya gitmeyi özledim! Tamam evde film seyretmeye vakit ayırıyorum ki birazdan son seyrettiğim 3 filmi okuyacaksın ama ben kafamda tilkiler dolanmadan, &#8220;ay şimdi git gel ha bi de kahve molası ver bu sürede kaç fotoğraf editlerim ben biliyor musun&#8221; demeden, Beyoğluna çıkıp, o kalabalığı umursamayıp girip bir film seyretmek!! özledim işte. Her telefon edip nasılsın diye sorana son 3-4 aydır &#8221; nasıl olim işte sinemaya gitmek istiyorum&#8221; diye cevap veriyorum. 40 kere söyleyince olur biliyorum!</p>



<p>&#8220;biliyorum&#8230;.&#8221; demişken.. dünden beri kafaya taktım, kendisini çok beğendim.. aşağıdaki videonun başında duyup da adının &#8220;esatu hanım&#8221; olduğuna inanmayın efenim nam-ı diğer ZAZ hanım! sosyal ağlarda yazdım buraya da not düşüyorum: bu kız arkadaşım olsun, bir kahvemi içsin ve ben onun fotoğraflarını çekip istiyorum. Kız sade! basit! Nefis! Size hediyem olsun.. buyrun indirin buradan ..&gt; <a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/02.-Je-Veux.mp3">02. Je Veux</a> ( sağ tuş farklı kaydet yapın iner 😉 )</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><img decoding="async" width="290" height="298" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/elifsafak.jpg" alt="" class="wp-image-7609" title="elifsafak"/></figure></div>



<p>&#8220;bu kız arkadaşım olsun&#8221; demişken&#8230;Elif Şafak Firarperest okuyorum. Bu kitabın öznesi çok değişik değil : KADINLAR! yine içindeki dışındaki, oradaki, buradaki kadınlara bulaşan denemeler. Bulaşmak kelimesini olumsuz anlamda kullanmadım.<br><em>&#8220;Ne zaman bir başka yazarın başarısına tanık olsam, ben biraz daha ölürüm&#8221; demişti Gore Vidal </em>diye başlayan &#8220;yazarları sevmeyen kadınlar&#8221; denemesi..neden kız arkadaş konusunda sıkıntı çektiğimi/zi aslında açıklıyor. Biz kadınlar! Ne zaman bir başka yazarın başarısına tanık olsak, biraz daha ölürüz biz! Çok azımız bunu bu şekilde itiraf edebilsek de diye bitirmiş..</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Elif Şafak, kadınların yaklaşımını ise şu sözlerle özetliyor. ‘Biz kadınlar birbirimizi kategorilere böldüğümüz, hem cinslerimize hırçınca eleştirel bir nazarla baktığımız ve ‘kız kardeşlik’ kavramı yerine suni bir Prenses Rekabeti’yle hareket ettiğimiz müddetçe değişmeyecek bu köhne kalıplar, değişmeyecek…’ (Kazete)</p></blockquote>



<p>&#8220;son seyrettiğim 3 filmi okuyacaksın&#8221; demişken&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="1024" height="819" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/mamma_mia_07-1024x819.jpg" alt="" class="wp-image-7611" title="mamma_mia_07" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/mamma_mia_07-1024x819.jpg 1024w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/mamma_mia_07-300x240.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/mamma_mia_07.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bir Yunan adasında motel sahibi olan özgür ruhlu Donna kızını tek başına yetiştirmiştir ve artık onu evlendirmek üzeredir. Kızının düğünü için iki eski arkadaşını yanına çağıran Donna, eski günleri yad etmek adına dostlarıyla beraber Donna and the Dynamos adlı müzik grubunu organize eder. Donna bu işlerle uğraşırken kızı Sophie de boş durmaz ve adaya üç sürpriz konuk çağırır. Babası ile hiç karşılaşmamış olan Sophie bu olasılığa sahip olan üç baba adayını davet eder ve böylece 24 saatlik çılgın macerayı başlatır.</p></blockquote>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/julie-and-julia-movie-poster-1020537900.jpg" rel="lightbox[7601]"><img decoding="async" width="212" height="300" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/julie-and-julia-movie-poster-1020537900-212x300.jpg" alt="" class="wp-image-7618" title="julie-and-julia-movie-poster-1020537900" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/julie-and-julia-movie-poster-1020537900-212x300.jpg 212w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/julie-and-julia-movie-poster-1020537900-300x424.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/julie-and-julia-movie-poster-1020537900.jpg 520w" sizes="(max-width: 212px) 100vw, 212px" /></a></figure></div>



<p>Bu filmi seyredince hayat doldum! Adada yaşama isteğim tavan yaptı ama sonra fark ettim ki yaşadığın ve karnını doyurmak zorunda olduğun her yer aynı hale bürünüyor zamanla! Yine de tabii temiz hava farkı var, şehir koşuşturmacası kadar kaotik değil (dir herhalde) uzaktan davulun sesi hikayesi. Meryl Streep ! Muhteşemdi bence..</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/IMG_0030.jpg" rel="lightbox[7601]"><img decoding="async" width="200" height="300" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/IMG_0030-200x300.jpg" alt="" class="wp-image-7623" title="IMG_0030" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/IMG_0030-200x300.jpg 200w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/IMG_0030-300x450.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/IMG_0030.jpg 400w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a></figure></div>



<p>&#8220;Meryl Streep&#8221; demişken&#8230;Julie &amp; Julia! mmm.. nefis bir yemek filmi öncelikle..tariflere ulaşabilmeyi dilerdim 😉<br>Kadın burada da bence harika oynamış! Hani böyle solmuş çiçeğe can verecekmiş gibi, ölmüş adamı diriltip dans ettirecekmiş gibi.. bir Bon Appétit deyişi var ki ..:) Diğer kadın Julie&#8217;yi oynayan hayatının çıkmaza girdiği bir dönemde bir blog tutmaya başlıyor! Tatamm: hayatı değişiyor, yazar falan oluyor..nbu amaçla yola çıkmıyor ama yolun sonunda yazar oluyor. Günümüz blog yazarlarına pusula tutabilecek cinsten. En güzeli iki kadının gerçek yaşam hikayesinden derlenmiş bu filmi seyredin seyretmediyseniz.<br>Bütün bu eğlenceli filmlerden sonra azıcık kasveti barındıran, hem iyiliği hem kötülüğü, beyazda siyah siyahta beyaz olduğunu aslında yin yang mı desem bilemedim.. neyse uzatmayayım<br><strong>BLACK SWAN</strong> ! Ah be Natalie Portman! Hak etmişsin oskarı, bende onayladım 😛<br>Sol taraftaki görselin film afişiyle bir bağalntısı yok. Evimde, yapmak istemediğim yüzmeden aldığım madalyaların üzerine, yapabilmeyi çok dileğim, ayağıma bir kere bile giyemedğim pointler &#8230;bir arkadaşımdan almıştım bunları. Yıllardır bu madalyaların üzerinde aslı durması tesadüf mü ?? bilmiyorum ama orada duruyorlar. Bu filmi çılgınlar gibi içim titreyerek seyredişimi anlatır belki.</p>



<p>&#8220;EN DOĞAL doğumuna şahit olduktan sonra&#8221; demişken.. aslında devlet hastanelerine gitsek kendi kendine doğuran kadının ne kadar da normal bir şey olduğunu göreceğiz, doğuramayanı da alıyorlar sezaryane..süreç budur herhalde ama şimdilerde bir doğal doğum modası var ya.. şimdi cümle içinde kullanıyorum &#8221; ben doğal doğumgördüm&#8221; ! billahi gördüm! Doktorun tüm ısrarına dayanamayıp son dakikada kiwi (vakum) takılmasına razı olsa da vakumun takılamadığını gördüm. Ya doktorun paniği ya da gerçekten kızın karması. &#8220;Nolur çömelim de doğurim&#8221; dese de yine de yatar/oturur pozisyonda sıfır müdahele ile gerçekleşen gördüğüm ilk doğum oldu, aslında ikinci ama bunun başka özellikleri daha vardı. Doğum sonrası müdahelesizlik bebek için de geçerliydi (aşı/damla v.b müdaheleler) ama bunlardan da öte bu doğumun bir başka özelliği vardı. Herkes etrafta &#8220;bu bir kız&#8221; diye dolanırken anlamakta güçlük çektiğim bir durum oluştu sabahın kör saatinde ama ilk defa şahit oldum : bebeğin cinsiyetini doğum anında öğrenmişlerdi! Ben de çok istemiştim ama ultrasonda görmüştüm!</p>



<p>Bu yazıyı yazabilmem tüm gün sürdü. Sabah başlamıştım saat oldu 4. Erin baygın yatıyor ateş, 39 civarı. Beta olma ihtimali var. Yarına kadar bekleyeyim mi yoksa şimdi kalkıp götüreyim mi hastaneye ? kararsız kaldım! Erin ilk defa böyle baygın olduğu bir ateşli hastalık halinde ne yapacağımı da bu sebeple bilmiyorum. Yuva başladı hastalıklar da başladı işte.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/mamma-mia/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		<enclosure url="http://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2011/03/02.-Je-Veux.mp3" length="8769829" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Menekşe Kampı 2010</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/menekse-kampi-2010/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/menekse-kampi-2010/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 12:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['E' hali]]></category>
		<category><![CDATA[Erin-Log-lar]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kampagidelimmibaba]]></category>
		<category><![CDATA[kampçılık]]></category>
		<category><![CDATA[memekşe yaylası]]></category>
		<category><![CDATA[Menekşe Yaylası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=6882</guid>

					<description><![CDATA[Video için ön not: kolay yüklensin diye flash yaptım ama menü göstermeyi beceremedim o yüzden video otomatik başlıyor. Seyretmek istemezseniz video üstüne sağ tuş yaparak oynat/çal tıklayıp durdurabilirsiniz. (sonradan fark ettim video sonuna kadar gitmiyor 🙁 bir yolunu bulup daha düzgün koyacağım 🙁 ) Yine bir sonbahar, yine vazgeçilmezimiz menekşe yaylası. Bu Erin ile 3. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="420" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/meneksekampi.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="340" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/meneksekampi.swf"></embed></object></p>
<h6>Video için ön not: kolay yüklensin diye flash yaptım ama menü  göstermeyi beceremedim o yüzden video otomatik başlıyor. Seyretmek  istemezseniz video üstüne sağ tuş yaparak oynat/çal tıklayıp  durdurabilirsiniz. (sonradan fark ettim video sonuna kadar gitmiyor 🙁 bir yolunu bulup daha düzgün koyacağım 🙁 )</h6>
</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;">Yine bir sonbahar, yine vazgeçilmezimiz <a href="https://www.pi.web.tr/?s=menek%C5%9Fe+yaylas%C4%B1" target="_blank">menekşe yaylası</a>. Bu Erin ile 3. kere gidişimiz ancak bu sefer eksikliğini çokça hissettiğimiz bir durum ile karşılaştık: Erin&#8217;in yaşıtı bir çocuk olmaması. O yüzden bu yazıya bir duyuru ile başlamak istiyorum. Yeni bir platform oluşturmaya karar verdik. Nasıl ki çocuklu aileler etrafımızda yokken oyun gruplarının faydalı olacağına inandık ve <a href="http://www.benimleoynarmisinanne.com" target="_blank">Benimle Oynar mısın Anne?</a> platformunu oluşturduk şimdi de kampa giden ailelerin yoksunluğu içerisinde &#8220;<a href="http://www.kampagidelimmibaba.com" target="_blank">Kampa Gidelim mi Baba?</a>&#8221; demeye karar verdik. Şimdilik elimden geldiğince eskiye ait yazıları girdiğim bu sayfaya zaman içerisinde çocukla kamp yapmanın güzelliklerini, zorluklarını, faydalarını yazarak aileleri bu konuda motive etmeyi hedefliyoruz. Bu aydan itibaren kışa girmiş bulunuyoruz ancak bahar ayı geldiğinde beraber kampa gidebileceğimiz aileleri bilinçlendirip bu konuya dikkat çekmeyi kendimize görev bildik. Faydaları hakkında zaman içerisinde konuşmaya devam edeceğiz o ayrı ancak kış geldi diye doğadan uzaklaşmak ne haddimize: orman var koskoca bununla başlayabiliriz diye düşündük, siteden duyuru yaparak hafta sonlarını kapalı alışveriş merkezlerinden açık alanlara yönlendirmek için organizasyonlar yapıyor olacağız. <a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/duyurulara-uye-ol" target="_blank">Şuradan tıklayıp</a> e-posta adresinizi bırakırsanız her türlü doğa aktivitesinden haberdar olacaksınız.</p>
<p style="text-align: center;"><a rel="lightbox" href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_0861.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6889" title="2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_086" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_0861.jpg" alt="" width="594" height="396" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_0861.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_0861-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Şimdi gelelim bu Menekşe Yaylasında neler oldu neler olmadı. Neler olmadı: Erin dileği gibi oynayamadı bence. Oynadı tabii koşturdu, dalından şu eciş bücüş elmalardan mis gibi kopardı yedi. Kendilerine yayla elması deniyor toplanıp eve getirilip bir güzel içine tarçın eklenip demlenip içiliyor. Ekşimik suratla bol bol c vitamini depoladı muşmulalardan. bu sene geçen seneki kadar güzel değillerdi ama böyle dediğime bakma sevgili okur marketten manavdan alınanlara taş çıkartır dalından koparıp yemek. Ben de kıpkırmızı kuşburnu doldurdum ceplerime getirdim eve bu sefer çürütmeden tüketmeyi hedefliyorum. Olmayan neydi? Yukarıda bahsettiğim şen şakrak güneş altında yayla ortasında top oynayan veletler!</p>
<p style="text-align: left;"><a rel="lightbox" href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_062.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6895" title="2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_062" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_062.jpg" alt="" width="594" height="396" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_062.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_062-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Olsun ne yapalım bu son olsun gelecekte Erin annesine partner yoga parterliği yerine tek kale maç yapsın! Fiko da dallardan düşen elmaların yerine kırmızı yanaklı bebeler assın!</p>
<p style="text-align: center;"><a rel="lightbox" href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_040.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6894" title="2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_040" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_040.jpg" alt="" width="594" height="396" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_040.jpg 900w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_17_MENEKSE-YAYLASI_040-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Hava mükemmeldi. Kaçırdığımızı düşündüğümüz pastırma sıcağı bize sanırım son demini yaşattı. Güneş indimi tepelerin ardına buz keser yaylalar ya olmadı bu sefer: polar bile giymedim yatana kadar. Tarhana çorbamız, odun ateşinde köşedeki yayla evinden bulduğumuz tavada kızaran köftelerimiz, elinde gps varken çalışmadı diye koklaya koklaya gecenin bir köründe bizi bulan Fikonun kurban etleri, irmik helvamız, yoldan topladığımız kestaneler ve yayla elmalarından yapılmış mis gibi bir çay ile uğurladık bu sonbaharı.</p>
<p style="text-align: center;"><a rel="lightbox" href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_102.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-6893 alignnone" title="2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_102" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_102.jpg" alt="" width="252" height="378" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_102.jpg 600w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_102-300x450.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_102-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 252px) 100vw, 252px" /></a> <a rel="lightbox" href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_077.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-6892 alignnone" title="2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_077" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_077.jpg" alt="" width="252" height="378" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_077.jpg 600w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_077-300x450.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2010/11/2010_11_16_MENEKSE-YAYLASI_077-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 252px) 100vw, 252px" /></a></p>
<p>Vukuatsız geçer mi biz Menekşeye gideriz de! Geçen sene Erin&#8217;in tutulan boynu bu sene Alpay&#8217;ın ağrıyan başı! Evde süs diye bırakılan ilk yardım çantası ve içinde kalan ağrı kesiciler! Sabah saat 5 gibi gözlerimi bir açtım ki Alpay başını sağdan sola atıyor. Tüm gece baş ağrısından ölmüş artık midesi de bulanmaya başlayınca ve ben de uyanınca bana söyleme kararı almış. Alpay ölüyorum demeden söylemez genel olarak hele ki ilaç istediyse yandım allah! Koşar adım çadırdan fırladım Fikoyu uyandırdım. Bir gün önce yürüyüş sırasında yaylanın üstündeki evde kalanlar ile konuşmuştuk ve bir ihtimal onlarda ağrı kesici vardır diye birlikte başladık yolu tırmanmaya. Normalde bir gün önce 1 saatte çıkmıştık Erinle ve kestirmek benim için zordu kaç dakikada çıkp inebileceğimi. Fiko ile konuşa konuşa gittik sanırım yol 15-20 dakikada bitti. Çok şükür ki minosetleri vardı! Tabii sabahın 05:30 sularında sıcacık uyku tulumundan adamcağızı çıkartmak, önce Fikoyu sonra yukarıdakini .. İki ağrı kesici ile uykuya daldı Alpay ve sonra ben de uyumuşum bir iki saat kadar. Neymiş: İlk yardım çantasının evde kendine bile yardımı yokmuş! Malzeme kontrol listesi olmadan kampa hazırlanılmazmış öyle kafana göre! Küçücük bir ilaç sabahın 5&#8217;inde adama yamaç tırmandırırmış!</p>
<p>Erinden inciler de var tabii. Aklımda kalan en çok güldüğüm bir tanesi:</p>
<p>Fiko Erin ateş başında mızmızlanmaya başlayınca birden sert bir çıkışla:<br />
&#8221; aa tamam sus bakim hııı&#8221; dedi şaka yollu. Bizimkisi birden put kesildi. Aradan 10 dakika geçmedi ki gitti Fiko&#8217;nun yanına oturdu ve verdiği kestaneleri lüpletirken birden :<br />
&#8220;Biliyormusunuz biz  sizi çok özledik annemle&#8221; dedi //mesafeye gel Fiko oldu birden &#8220;siz&#8221; //</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Dönüşte Gelibouya yolculuk eden , poposu yer görmeyen Erin bey, yayladaki bir düşme sonucunda sanırım çok içerlemiş ki dedesine &#8220;LAYLA&#8221;yı anlatırken dönüp Alpay'&#8221;:</p>
<p>&#8211; &#8220;Laylada neden yürümek zorundayız ki baba?&#8221; diye sormuş</p>
<p>Sahi zorumuz ne ki çıkıp yürüyoruz laylada ??</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/menekse-kampi-2010/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>26</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/bugun-2/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/bugun-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 22:10:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kampçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Menekşe Yaylası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=4865</guid>

					<description><![CDATA[Bayram. Ben evdeyim.Eskiye dair ne varsa temizliğindeyim.Rehabilitasyondayım yani.Oğlumdan ayrı geçirdiğim ilk bayram diye not düşmeliyim. İstanbul içinde domuz gribiyle, bayram koklaşmaları,trafiği ve negatif ne kadar yan etkisi varsa bayramın savaşmayalım diye yazlığa gitti kendileri efendim tabii babasıyla :=)Ben bazı doğumları beklemekteyim bundan sebep eşlik etmedim. Aslında biraz da kısa bir tatil ve uzuuunn bir süredir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bayram.</p>



<p>Ben evdeyim.<br>Eskiye dair ne varsa temizliğindeyim.<br>Rehabilitasyondayım yani.<br>Oğlumdan ayrı geçirdiğim ilk bayram diye not düşmeliyim. İstanbul içinde domuz gribiyle, bayram koklaşmaları,trafiği ve negatif ne kadar yan etkisi varsa bayramın savaşmayalım diye yazlığa gitti kendileri efendim tabii babasıyla :=)<br>Ben bazı doğumları beklemekteyim bundan sebep eşlik etmedim. Aslında biraz da kısa bir tatil ve uzuuunn bir süredir evde yapmak istediklerimi yapabilmek için fırsat diyebiliriz.<br>Yardımcım (sadece 15 te bir bile geliyor olsa arkamı sıkı topluyormuş) önümüzdeki 2 ay memleketinde olduğu için,biriken tüm ütüleri,yıkanması gereken perdeleri,silinmesi gereken camları halledip bir de evin içinde kalabalık yaratanları temizleme işlemi başarıyla devam ediyor.<br>Evden eşya atmaya bayılıyorum. Bu sefer daha da ileri gittim ne kadar eski ve yüzüne bakmadığım fotoğraf, defter, günlük,kullanılmayan hatta bitmiş kalemler,ortada &#8220;acaba içinde ne vardır bakarım bir ara&#8221; diye dolanan cdler.. ne varsa işte .. gittiler.. biraz önce çöp arabası da geldi.</p>



<p>Rahatladım!</p>



<p>Ben aslında meğerse kendimi bildim bileli günlük tutarmışım hatırlamıyormuşum!! 5 tane koca koca günlüğü bir çırpıda yırttım attım!!</p>



<p>Geçmiş geçmişte.. gelecek de oralarda bir yerde..</p>



<p>Toz almaktan başka bir işe yaramıyor tutmak.</p>



<p>Bir insan mezun.com&#8217;dan gelen 2002 yılındaki doğum günü tebriğini basıp da albümlerinde saklar mı??</p>



<p>Neleri sakladığıma inanamadım! Çöp ev gibiymiş!</p>



<p>Bir kere daha: rahatladım!</p>



<p>Daha bitmedi,yarın kütüphanede bir temizlik yapacağım. Tüm dergileri ofisin kütüphanesine götürmek üzere kapının önüne dizeceğim. Arada kim bilir ne saçmalıklar çıkacak.</p>



<p>Sahi neden biriktiririz ki ??</p>



<p>Basit yaşamak istiyorum..</p>



<p>Aynı Erin gibi kamplardan dönerken &#8220;neden dönüyoruz ki?&#8221; sorusunun cevabını bulamıyorum.</p>



<p>Geçen hafta sonu Menekşe Yaylasındaydık. Aşağıya hazırladığım videoyu koyacağım. Erin&#8217;in bir çok ilk yaşanan bu kampını yazmadan geçmemeliyim.</p>



<p>Sabah saat 06:30 bizim için 06:45 Erin&#8217;in için kalk borusu zamanıydı. Bir türlü benim kaldırma çabalarım sonuç vermediğinde Hülya devreye girdi &#8220;hadi bakalım kampa gidiyoruz&#8221; dediği an Erin yataktan hızlıca doğruldu ve bir gün önce beraber hazırlandığımız için (sanırım) ilk söylediği cümle:<br>&#8220;çadırı da aldık..&#8221; durdu ve tekrar &#8221; çadırı da aldık&#8221; diye heyecandan başka bir şey söyleyemedi. Sabahın bir körü son günlerdeki hiti Hülya&#8217;yı görünce ve ayamayınca kendini çok sevimli bir hale büründü :=) video açık olduğu için çok şanslı olduğumu düşündüm. Çevirip çevirip o sahneyi seyretmek istiyorum.</p>



<p>Uzatmadan.. yola çıktık. İstanbul buz gibi ve sisli! &#8220;Yandık&#8221; dedim, &#8220;gitmesek mi acaba&#8221; dedim..&#8221;araba var boş ver en kötü döneriz&#8221; diye kendimi ikna ettim. İyi de yaptım. Bir kaç yüz metre yaylaya doğru yükseldiğimizde sisi altımızda bırakıp yazdan kalma bir güneşler karşılaşacağımızı tahmin etmeliydim aslında!</p>



<p>Kampımızı kurduktan sonra yürümeye başladık.. muşmulalar, elmalar hem de eçiş bücüş en organiğinden öyle böyle değil!! 🙂 doğada elmalar eciş bücüş olmaz mıydı ?? bal gibilerdi hemi de&#8230;.muşmulalar ekşi tatlı ama çok ça tatlı. Bu zamana kadar ağzıma sürmemiş biri olarak hayattan bir şeyler kaçırmışım, tabii manavdan aldığında böyle olmuyor.. çatlayana kadar muşmula yedik. Eve de getirdik ama yüzüne bakan yok!! Bir de kestane madeni bulduk sanırım 3 kiloya yakın kestane topladık dönerken! minik minik kıtır kıtır pişirmeden ye gitsin! Kurt neyin yok içlerinde!</p>



<p>Sonra akşam yemeğimizi yedik..çeşit çeşit tarhana, çeşit çeşit karbonhidratlar erişte mi dersin makarna mı şehriye pilavı mı artık ne dersen ..ilerleyen saatlerde İbrahim çantasından evde çizilip hazırlanmış kestaneler ile rendelenmiş peyniri bile içinde olan mantarları ateş başına getirdiğinde çok şık oldu.. olmadı mı kuzum ?? oldu oldu..hazır olmayan pudingimle yaptığım tatlı da vardı sahi.. ne çok yedik!! eskiden biz kamplarda sade bulgur ve tarhana yerdik ! :=)</p>



<p>Güneş gittimiydi hava birden soğur özellikle yükseklerde! baktık ki ateşten azıcık uzakta olan her şey donuyor, su mataralarının kapakları açılmıyor hatta çadırların üstleri beyazlamış !! tanrım dedim bu gece soğuk olacak. Oldu da .. donma derecesi 0 olduğuna göre sabaha karşı hava eksilerde olmuştur kesinlikle. Bu da Erin için bir ilk oldu. Ben ilk eksi dereceli kampımı 23 yaşında yaptım adam 3 yaşında.. buna ne demeli!!</p>



<p>Gece güzel geçti geçmesine..sabah çadırın kapısını açtım ki güneş çıkmış her yer bembeyaz ama eriyor.. çadırların üstünden çok romantik dumanlar yükseliyor..derken bir çığlık Erin&#8217;den: &#8220;boynummm&#8221; diye. Ne olduğunu anlamadık bile. Gülüyordu oysa gözünü açtığında. Alpay&#8217;ın üstüne doğru yuvarlandı ve çığlığı bastı. Susmadan ağlıyor ne olduğunu anlayamıyoruz. Kulağını tutuyor boynum diyor kulağım diyor. Hareket ettirmeden Hülya&#8217;yı çağırdık (Hülya fizyoterepist dipnot olarak) hani belki boynu kulağı değil?? kafayı kaldıramıyor, acı acı ağlıyor!</p>



<p>Çadırdan çıkarttık ama yürüyemiyor. Ayağa kaldırınca yere atıyor kendini.Çaresiz kaldım, kaldık! O ağlıyor biz ne olabileceğini tahmin etmeye çalışıyoruz. Bir yandan kulağını tutuyor. Orta kulak mı dedik bir ara? haydi toplanalım gidelim hemen dedik. Sonra biraz sakinleşti kucağımda. &#8220;İçimi kulağın dışımı&#8221; diye&nbsp; sordum &#8220;dışı&#8221; dedi. Baktık küçük bir kızartı var, belki bir şey soktu diye düşündük hemen bir antibiyotikli krem sürdük. Geçti gibi oldu ama ayağa kalkamıyor yürüyemiyor. İyice endişelenmeye başladım hatta dık diyelim. O endişeden dolayı sanırım Erin iyice korktu, korktukça ağladı, ağladıkça kendini kucağıma bıraktı. Tam bu esnada aklımdan&#8221; emziriyor olsaydım keşke&#8221; geçti. O zaman en azından acısını alırdım diye düşündüm. Garip geldi bu düşünce. Emzirmenin ne kadar kuvvetli bir ilaç olabileceğini hatırlamış olmayı neredeyse bir sene sonra garipsedim, sanırım bu güdü çok geç terk edecek beni. En son bir ara Alpay&#8217;ın kucağında uyudu. Mata yatırdık. Güneş ısıtıyor ama battaniye de örttük üstüne. Sanırım 1 saatten fazla uyudu. Uyandığında az da olsa yürümeye başladı. Biz anladık ki boynu tutuldu çünkü kafayı kaldıramıyor ve artık sakinleşmiş olmasından dolayı boynunun acıdığını söylüyor. En sonunda teşhis konuldu: Alpay&#8217;ın üstüne doğru yuvarlandığında boynuyla ters bir hareket yaptı. Muskoril sürüp sardık atkıyla bir de &#8220;tötö&#8221; istedi ki vardı yanımda allahtan .. keyfi yerine geldi.</p>



<p>Üzüldük tabii, hava çok güzeldi ..kuzum koşup top oynayacakken can acısıyla uyuya kaldı. Toparlandık bu arada.Tam arabaya bineceğiz yine başladı ağlamaya. Bu sefer dayanamadım ve ağrısını alsın diye yarım ölçek ilaç verdim. Normalde almam ama nedense çantayı kapatmadan ilk yardım çantasının içine atmıştım!!</p>



<p>ana yüreği mi diyorlar dı??</p>



<p>Arabada uyudu. Sanırım ilaç da ağrısını aldı. Uyandığında geçmişti ama o kadar korktu ki ertesi gün bile boynunu hareket ettirmeden, eli sürekli boynunda gezdi. Gece uykusunda dönerken Alpay&#8217;ı çağırdı hep : &#8220;baba gel döndür beni&#8221; diye.</p>



<p>Dedim ya bir çok ilk yaşadı Erin bu kampta..</p>



<p>Genel olarak sabah ki bu tatsız kaza dışında.. hayattan iki gün çaldık geldik.</p>



<p>Hala yol boyu dinlediğimiz Mark Knopfler dinliyorum. Huzuru kaçırmamak için belki de&#8230;</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/bugun-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>36</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uludağ Zirve</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/uludag-zirve/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/uludag-zirve/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 21:33:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erinin İlkleri]]></category>
		<category><![CDATA[17.ay]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kampı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla doğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla kamp]]></category>
		<category><![CDATA[doğa aktiviteleri]]></category>
		<category><![CDATA[kampagidelimmibaba]]></category>
		<category><![CDATA[kampçılık]]></category>
		<category><![CDATA[uludağ zirve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=1614</guid>

					<description><![CDATA[Erin 10 Ağustos pazar saat 10:40 2543m Uludağ zirveden aşağıya bakıp bu fotoğrafı gördü. Katılımcılar: Alpay Oğuş, Ayça Oğuş, Erin Oğuş, Kaan Kurt Birkaç gündür o kadar heyecanlıydım ki gitmeyelim diye her türlü mızmızlığı yaptım; kolay değil 16,5 aylık bir bebek ile ilk ciddi dağ faaliyetimizi yapacaktık. Mızmızlıkta kazanamadım, Gittik, Alpay haklı çıktı, Ben kazanamadım, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano3.jpg" rel="lightbox[1614]"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1615   aligncenter" title="pano3" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano3-300x69.jpg" alt="" width="300" height="69" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano3-300x69.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano3.jpg 875w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Erin 10 Ağustos pazar saat 10:40 2543m Uludağ zirveden<br />
aşağıya bakıp bu fotoğrafı gördü.</em></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Katılımcılar</strong>: Alpay Oğuş, Ayça Oğuş, Erin Oğuş, Kaan Kurt</p>
<p style="text-align: left;">Birkaç gündür o kadar heyecanlıydım ki gitmeyelim diye her türlü mızmızlığı yaptım; kolay değil 16,5 aylık bir bebek ile ilk ciddi dağ faaliyetimizi yapacaktık.<br />
Mızmızlıkta kazanamadım,<br />
Gittik,<br />
Alpay haklı çıktı,<br />
Ben kazanamadım,<br />
Erin kazandı,<br />
Biz kazandık&#8230;<br />
Gitmeden iki gün boyunca başım ağrıdı: heyecandan,<br />
Yol boyu sesim çıkmadı: heyecandan,<br />
Tırmanışa başladık nefesim kesildi: heyecandan..<br />
bacaklarım titredi ilk külahı çıkarken: bu heyecandan değil..2 seneyi geçti kamp yükü taşımıyorum, çarşak çıkmıyorum,dağa gitmiyorum.</p>
<p style="text-align: left;">Normalde otellerden yürümeye başladığımız rotayı Erin dolayısı ile madenler çıkış noktası alarak yola koyulduk. İlk yarım saatlik külahı nefesim kesilerek, ciğerlerim biraz acıyarak tırmandım. Erin Alpay&#8217;ın sırtında eğlene eğlene çıktı,<br />
sorun yok; ben rahatladım.<br />
Saat 13:00 gibi başladık yürüyüşe, ben yine heyecandan saate bakmamışım, peki ya diğerleri?? Kaan ve Alpay da aynı benim gibi endişelere sahipti zannediyorum ancak benim konuşmamdan onlara fırsat kalmadı: sadece bir ara&#8221; sus Ayça yaaa tamam birşey olmayacak biraz daha konuşursan dalacağım şimdi sana&#8221; diyen Kaan oldu şakayla karışık.. bende sustum..<br />
külahı çıkıp düz alana gelince herşey normal gibi geldi: normaldi de zaten. Birkaç saatlik yürüyüşle gölün yanına zirvenin altına ulaştık. Yol boyunca bir iki kere mola verip Erin&#8217;i çantasından indirdik ki bacakları açılsın biraz yürüsün ama yürümek ne demek her yer taş toprak ve Erin bundan dolayı çok mutlu, taşları bir yerden alıp öbür yere atıyor, toprakları avuçlayıp kendi kendine şarkılar söylüyor. Hava çok sıcak olmasına rağmen yükseklerde rüzgar yerli yerinde duruyordu. Erin&#8217;i uzun kollu giydirip her yerine koruma kremini sürmek gerekiyordu neyse ki bu konuda sıkıntı yaşamadık. Ancak bizim bile ellerimiz şişmişken Erinde şişlik olmamasını bekyemezdim: gözleri kıpkırmızı,şiş, burnu şiş ve sümüklü olarak tüm yürüyüşü devam ettirdi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano1.jpg" rel="lightbox"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1628 aligncenter" title="pano1" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano1-300x88.jpg" alt="" width="300" height="88" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano1-300x88.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano1.jpg 742w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Göle vardığımızda güneş artık tepemizden ayrılmıştı.. En son göle inen çarşakta ben artık yapamayacağım en iyisi burada oturup bırakayım diye kendi kendime söylenmeye başladığımı fark ettim. Anne kadın ile dağcılık yapan kadın birbirine karışmıştı. Erin&#8217;in birkaç gündür burnunun tıkalı olmasından dolayı biraz endişem arttı: rüzgar ve basıncın deniz seviyesinden farklı olması sebebiyle burnu sürekli aktı durdu ve ben yanıma ateş düşürücü bir ilaç almadığım hatasını fark ettim böylece &#8221; ya ateşlenirse&#8221; kuruntum ile beraber bir de baktım göle varmışım bile..<br />
Erin Alpay ile mutlu mesut &#8221; paa paa*&#8221; diye göle taş atıyor, göle girmek için ısrar ediyor..hava artık soğuk ve göle değil Erin biz bile girmeyiz o saatten sonra. &#8220;Yarın sabah gireceğiz&#8221; diye ikna ettikten sonra Kaan ateşi yakmaya ben sıcak bir ıhlamur kaynatmaya Alpay da kampı kurmaya koyulduk. Uzun zamandan sonra ilk defa dağcı yemeği yaptık 🙂 kısa,merasimsiz, az yemek ancak besleyici: tarhana, bulgur ama bulgurumuzda sebzelerimizi unutmadık!!..</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano2.jpg" rel="lightbox"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1629 aligncenter" title="pano2" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano2-300x57.jpg" alt="" width="300" height="57" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano2-300x57.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/pano2.jpg 858w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Erin o kadar yorulmuştu ki biraz kamp alanımızda oynadıktan sonra ağlamaları mızırdanmaları başladı, yemeğini azıcık yedi ve saat 21:00 de sızdı ancak kolay olmadı sızması: yorgunluktan!..Gece 3-4 kere uyandı sanırım uyku tulumunda pek rahat değildi. Aslında bu ilk kampı olmamasına ve daha önceleri uyku tulumunda deliksiz uyumasına rağmen bu kadar uyanmasının sebebi bir süredir çıkartmaya çalıştığı dişleri ve tıkalı burnu diye düşündüm. Alpay ve ben sabaha kadar pek uyumadık. Uyumadığımızı zannetmiş de olabiliriz çünkü sabah saat 07:00 de ayakta ve gözlerimiz fal taşı gibi açık Erin&#8217;in uyanmasını bekliyorduk. Arada uyanmalarını &#8211; ki uyanmadı sadece azıcık ağladı- saymazsak sabah saat 08:00&#8217;e kadar deliksiz uyudu. Akşamdan kalan bisküvili pudingi,biraz tahin pekmezli ekmeğimizi ve Kaan&#8217;ın taşıdığı kavunumuzdan oluşan merasimsiz kahvaltımızı yapıp kampı toplayıp zirve yoluna koyulduk. Gölden zirveye çıkan yol normalde yüksüz 1 saati bulmazken, benim bitmiş performansın, doğum sonrası+12 kilom ve kamp yüküm ile yavaşlığım sayesinde 1,5 saati buldu. Patikanın başında çantalarımızı bırakıp zirveye yürüdük.<br />
Ve Erin 2543 metrede zirve bayrağının yanında oturup zirve defterine yol boyunca söz verdiğimiz &#8220;cidim**&#8221;&#8216;ini yapıyor!..</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_84.jpg" rel="lightbox[1614]"><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-1635 aligncenter" title="2008_08_10_84" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_84-200x200.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a></p>
<p>Bu çok heyecan verici bir andı. Hep &#8220;acaba Erinle de dağlara gidebilecek miyiz??&#8221; diye merak ediyordum ve gittik ve bundan sonra da giebileceğimizin ışığını gösterdiği uyum ve mutluluk ile bize verdi.<br />
Zirvede biraz oyalandıktan, benim hamileyken koluma taktığım ve Erinle çıkacağım ilk zirvede saklayacağım ipi yerine koyduktan, zirve defterine bir iki kelime karaladıktan sonra dönüş yoluna çıktık.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_88.jpg" rel="lightbox"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1631 aligncenter" title="2008_08_10_88" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_88-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_88-215x300.jpg 215w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_88.jpg 576w" sizes="(max-width: 215px) 100vw, 215px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">3 aşamayı sıkıntısız atlatmanın verdiği rahatlıkla 4. aşamaya başladık. 4. aşama ilk üçünden biraz daha zor oldu çünkü Erin&#8217;in uyku saati ile çakıştı böylece Alpay&#8217;ın sırtında uyuyakaldı. Alpay&#8217;ın zaten yorgun olan bedeni inişin ve dönüşün her zaman daha zor olduğu göz önüne alınırsa daha da yoruldu. Uyuyan bir bebeği dağ şartlarında sırtta taşımak oldukça zor. 20 dakikaya yakın yürüdükten sonra mola vermeye karar verdik. Durduğumuz ve Erin&#8217;i çantadan indirdiğimizde öğlen uykusu 20 dakika ile sona erdi ancak biraz olsun kendini şarj eden ufaklığımız yine sıkıntı vermeden bizimle yola devam etti. Normalde 2 mola verdiğimiz yürüyüş rotasında kısa kısa molalar vererek arabamıza 2,5 saat içerisinde vardık.<br />
Ben son külahı inerken artık &#8220;şöyle oturup kaysam aşağıya kadar&#8221; diye düşünmeye başladım.Beyin ne yapacağını biliyor ama koordinasyonumu kaybetmişim, zamanla geri gelecektir.<br />
Alpay&#8217;ın ve benim hayal ettiklerimizden biri daha gerçekleşti. Kaan&#8217;a gelince: O bizden daha heyecanlıydı buna ortak olduğu için 🙂 Uludağ yaz faaliyeti her zaman düz ve kolay bir yürüyüş olmasına rağmen işin içinde 16,5 aylık bir bebek olduğunda bizim Ağrı&#8217;mız oldu sanki.Endişeler, ne olacaklar birleşti ama su üstüne çıkmadılar. Herşey su gibi kolay ve keyifli oldu, ruhlar tazelendi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_63.jpg" rel="lightbox[1614]"><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-1638 aligncenter" title="2008_08_10_63" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2008/08/2008_08_10_63-200x200.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Gece yatarken Alpay bana &#8220;dağlar bize çok şey verdi şimdi Erin&#8217;e verecekler.. rahat uyu birşey olmayacak&#8221; dedi..<br />
uyuyamadım..<br />
birşey olmadı..</p>
<p style="text-align: left;">Dağların bize daha çok şey katmasını, doğanın hayatımızdan eksik olmamasını dilemekteyim şimdi yorgun ama mutlu bedenimle.</p>
<p style="text-align: left;">*Pa = su,deniz,göl  v.b<br />
** Cidim= kalem ya da boya ile yapılan her türlü çizim</p>
<p style="text-align: left;">Dip not: seçmece fotoğraflar burada</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/uludag-zirve/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>26</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
