<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nilüfer devecigil &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/nilufer-devecigil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Jan 2022 12:13:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Beslenme ne kadar önemli?</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/beslenme-ne-kadar-onemli/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/beslenme-ne-kadar-onemli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2013 17:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[DUYURU]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz ne yiyor]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[cihangir yoga]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kelly dorfman]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer devecigil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=11495</guid>

					<description><![CDATA[Çok az anne baba çocuklarına sabah kahvaltısında hazır kek vermeyi, öğlen yemeğinde de fıstık ezmeli kraker yedirmeyi ister. Deneyimlerime dayanarak, yine de şaşırtıcı sayıda çocuğun böyle beslendiğini söyleyebilirim. Tam olarak kaç çocuk böyle besleniyor? Söylemek güç çünkü pek çok anne baba utandığı için bu durumu saklıyor. Bunlar eğitimsiz insanlar değil; doktorlar, avukatlar ve üst düzey [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Çok az anne baba çocuklarına sabah kahvaltısında hazır kek vermeyi, öğlen yemeğinde de fıstık ezmeli kraker yedirmeyi ister. Deneyimlerime dayanarak, yine de şaşırtıcı sayıda çocuğun böyle beslendiğini söyleyebilirim. Tam olarak kaç çocuk böyle besleniyor? Söylemek güç çünkü pek çok anne baba utandığı için bu durumu saklıyor. Bunlar eğitimsiz insanlar değil; doktorlar, avukatlar ve üst düzey yöneticiler. &#8230;. &#8230;ama bütün küçük çocuklar yemek seçmezler mi? Hayır seçmezler. Onlara yalnızca yemelerini istediğiniz sağlıklı besinleri verirseniz, sağlıklı gıdalar tüketirler. Ama bir kez tatlı ya da tuzlu gıda verilen çocuk, istemeden kötü bir alışkanlık geliştirmeye başlar. Evde abur cubur varsa çocuk akşam yemeği yemeyi reddebileceğini ve istediği yiyeceği elde edene kadar çığlık atabileceğini hemen öğrenir.Çok az insanın bu öfke patlamaları ile uğraşacak sabrı vardır ve iyi bir anne çocuğunu aç bırakmaz değil mi ? Radikal çözüm: Çocuğunuzun yemesini istemediğiniz hiçbir yiyeceği evde bulundurmayın! ~ Kelly Dorfman | Doğru Yiyecek Sağlıklı Çocuk</p></blockquote>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="498" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2013/05/a-1024x498.jpg" alt="kelly dorfman" class="wp-image-11500" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2013/05/a-1024x498.jpg 1024w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2013/05/a-300x146.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2013/05/a.jpg 1632w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure></div>



<p class="has-text-align-left"><br>Bu sabah Hürriyet Aile&#8217;nin düzenlediği <a rel="noopener" href="http://www.idefix.com/kitap/dogru-yiyecek-saglikli-cocuk-kelly-dorfman/tanim.asp?sid=P2KYBKZGHY3YN52MDGEY" target="_blank">Doğan Kitap&#8217;tan çıkan Doğru Yiyecek Sağlıklı Çocuk kitabının </a>yazarı Kelly Dorfman ile birlikteydik. Öncelikle bu yazıyı twitterda paylaşan ya da yazının altına yorum bırakan bir kişiye kitabı hediye edeceğim.<br>Ve Kelly Dorfman Cihangir yoga&#8217;da<br>1 haziran <b>Beslenmenin çocuklardaki etkileri;<br></b>2 Haziran<b> Yemek seçen çocuk<br></b>konu başlıklı iki seminer verecek. Detayları burada.</p>



<p><em>Kitabı henüz baştan sona bitiremedim ama kısaca bilgi vermek gerekirse: </em><br><em>Yedikleri çocuğunuzun davranışlarını etkiler mi ? </em><br><em>Aşırı şeker tüketimi neyi tetikler? </em><br><em>Sık tekrarlayan kulak enfeksiyonlarının nedeni gıda alerjisi olabilir mi ? </em><br><em>Çocuğunuzun yemek seçme nedeni çinko eksiliği olabilir mi?</em><br><em>Tarım ilaçları ve GDO&#8217;lu besinler çocuklarda hangi semptomlara yol açar ?</em></p>



<p>gibi soruların cevaplarını bulabileceğiniz bu kitapta yazarın okuyucunun aklında kalmasını istediği tek bir şey var : <strong>BESLENME ÖNEMLİDİR</strong>! Yazarın vaka dosyalarından aktardığı hikayeler aşağıdaki bazı semptomları çözmek için ipuçları veriyor:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kronik kulak iltihabı</li><li>Ciltte sorunları, egzama,</li><li>Yemek seçme,</li><li>Kronik kabızlık, ishal, mide ağrısı,</li><li>Gelişim geriliği,</li><li>Dikkat dağınıklığı, hiperaktivite,</li><li>Konuşma gecikmesi,</li><li>Öfke nöbetleri</li></ul>



<p>Bugünkü konuşmada ise vakit çok fazla olmadığından kısa kısa bazı konulara değindik. <a href="http://www.markaanne.com/2013/05/28/beslenme-dedektifi-kelly-dorfman-turkiyede/" target="_blank" rel="noopener">MARKAANNE </a>&#8216;nin yazısında okuyabilirsiniz. Kitapta vitamin desteğinin öneminden de bahsediyor. Ben bugüne kadar dışarıdan ne kendim ne oğlum için bunu kullanmadım, bana göre doğru beslenme, gün ışığı, doğaya çıkmak gibi destekler ile yeterli takviyeyi alıyoruz &nbsp;ancak kendisine bunu sorduğumda ne kadar ideale yakın beslensek de şehirdeki yaşam koşulları ( organik bile olsa gıdaların taşınması, hava kirliliği, çevresel faktörler v.s ) tam olarak yeterli vitaminleri almamızı engelliyor o yüzden dışarıdan belli mültarlarda özellikle balık yağı takviyesi alınması gerekiyor diye cevapladı. Hala buna pek yakın durmamakla beraber belki kitabı okuduğumda fikirlerim değişecektir diye düşünüyorum :Özellikle depresyon dönemlerinde balık yağı takviyesinin öneminden bahsetti ve&nbsp;<a href="http://www.omegabrite.com/">www.omegabrite.com</a>&nbsp;adlı siteden, Harvard Üniversitesi’nde, depresyon için ne kadar doz omega-3 kullandıklarına bakabileceğimizi ekledi. Sizin de sorularınız varsa Dorfman hafta sonu sorularınızı tüm güler yüzlülüğü ile yanıtlayacaktır eminim ..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/beslenme-ne-kadar-onemli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>14</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teori tamam ya pratikte neler oluyor</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/teori-tamam-ya-pratikte-neler-oluyor/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/teori-tamam-ya-pratikte-neler-oluyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2012 06:49:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Erin-Log-lar]]></category>
		<category><![CDATA[Aletha Solter]]></category>
		<category><![CDATA[avent anne baba okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğunuzu Anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke Nöbetleriyle Başa Çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[İnatçı Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğim ağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[cihangir yoga]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hiperaktif Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer devecigil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=10768</guid>

					<description><![CDATA[Biliyorsunuz geçtiğimiz ay ağlatmak üzerine oldukça yoğun geçti. Aletha rüzgar gibi geçti, bir çok blog notları paylaştı, kitapları hediye ettik, okuduk, altını çizdik, sosyal medyada paylaştık, kendimizi sorguladık ( kendi adıma konuşayım 🙂 ) , suçladık, yargıladık,  &#8220;ah evet aslında burada doğruydum&#8221; dedik, &#8220;ama galiba bu yanlış olabilirdi&#8221; de dedik, katıldığımız noktalar oldu katılmadıklarımız, kafamızın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Biliyorsunuz geçtiğimiz ay ağlatmak üzerine oldukça yoğun geçti. <a href="https://www.pi.web.tr/bebekler-neden-aglar" target="_blank" rel="noopener">Aletha rüzgar gibi geçti</a>, bir çok blog notları paylaştı, kitapları hediye ettik, okuduk, altını çizdik, sosyal medyada paylaştık, kendimizi sorguladık ( kendi adıma konuşayım 🙂 ) , suçladık, yargıladık,  &#8220;ah evet aslında burada doğruydum&#8221; dedik, &#8220;ama galiba bu yanlış olabilirdi&#8221; de dedik, katıldığımız noktalar oldu katılmadıklarımız, kafamızın karıştığı anlar da oldu; bunların hepsi bana oldu. Öncelikle ağlatabilmek cidden büyük sabır işi! Aşağıda iki örneğim var, bunun üzerinden geçen sürede ağlamalara Aletha&#8217;nın yaklaşımıyla davrandıkça ciddi boyutta azalma olduğunu söyleyebilirim! Bunun kolay olduğunu düşünmeyin sakın, sokağın ortasında, başkaları varken, bana çooook anlamsız gelirken &#8220;ağla çocuuum açılırsın&#8221; demek, O&#8217;nun ağlamasıyla değilde dış faktörler ile savaş vermek pek de kolay olmuyor.</p>



<p>Tıpkı Online Anne&#8217;nin de dediği gibi &#8220;<em>ama o ağlarken asıl ben delirmeyeyim diye bana bir şey önerilmesi lazım</em>&#8221; İşte en zor kısmı da burası ! Derin bir nefes almak.. ve baş koyduğum bu yola devam etmek de benim anahtarım oldu. Sakin kalmayı öğreniyorum bende: bu da benim dersim! Kendimle ilgili de bir yolculuk aslında bu sadece çocuğun ağlamasına izin vermek değil tüm çıplaklığıyla!</p>



<p><strong>Pratik #1</strong></p>



<p>Okuldan eve geldi bu hafta Erin. Mız mız mız! Anneannesi olduğu için kısa sürüyor: çok özlediği için sorun yok gibi. Sonra odasına geldi. Bir akşam önce birlikte yaptığımız tahta kuleler vardı odanın ortasında. Kesinlikle odanın ortasında tam ayak altında ama yıkılmamaları gerekiyor! Öyle istiyor. O&#8217;nun odası sonuçta ama tam taşınma arifesinde onlara çarpmadan hareket etmek de imkansız: her yer koli dolu ve o an geliyor: ayağı kulelere çarpıyor ve daha tahtalar halıyı göremeden etinden et koparırcasına ağlamaya başlıyor. Evet geldi o istediğim an : ağlıyor ve ben yeni öğrendiğim bu teoriyi test edebilirim. Yanında durdum önce ve hiç sesimi çıkartmadım. Saat henüz 17:00 olmamış ancak otomatik pilot devreye girdi ve annem &#8221; karnı aç tabii bir şeyler hazırlayalım&#8221; dedi. Bunu yaptığı için suçlamıyorum tabii ki onu çünkü o saatlerde mızmızlandığı zaman hep karnının acıktığını düşünüyorduk ve gidip atıştırmalık bir şeyler hazırlıyorduk. &#8220;Dur anne bence aç değil&#8221; dedim. Bu arada ağlıyor tabii. Bir ara sesim dilime ulaştı ve &#8221; kuleler yıkıldığı için kızdın mı? &#8221; diye sordum. &#8220;Hayır anne çok üzüldüm&#8221;dedi. İçimdeki otomatik pilot : &#8221; istersen yine yapabiliriz birlikte&#8221;dedi. Aletha&#8217;nın sesi kulaklarımdan girerek o pilotu durdurdu ve elimle başına dokundum, tahmin edin ne oldu : daha çok ağladı! Otomatik pilot bu sefer &#8221; Erincim bunda ağlanacak bir şey yok yaparız tekrar&#8221; diye fısıldadı. Aletha devreye girerek : &#8220;ağlanacak bir şey var tüm gün okulda çok yoruldu, üstüne parkta oynadı ve okulda ne gibi stressler yaşadı kendinin bile fark etmediği ve kelimeler ile sana anlatamadığı bilmiyorsun bırak ağlasın sen sadece orada dur&#8221; dedi.</p>



<p>Sadece orada durdum yaklaşık sadece 5 dakika ağladı sonra hiç bir şey yokmuş gibi gitti elini yüzünü yıkadı (eve girdiğinde ellerini yıkamamıştı ve normalde olsa 10 kere ellerini yıka derdim) hem de ben söylemeden gitti sonra üstünü çıkarttı ve kulelere bakmadı bile. Daha sonra geldi &#8220;anne hatırlıyorsan tekrar yapalım kulelerimi&#8221; dedi.</p>



<p>Gözlerim ışıldadı, sistem işlemişti. Hala kuleler odanın ortasında duruyor bir sonraki seansa kadar da duracak gibi.</p>



<p><strong>Pratik #2</strong></p>



<p>Okuldan çıkışta resim dersi malzemelerini almak için Nişantaşı&#8217;na gitmemiz gerekti. Yorgun olduğunu biliyordum ama arkadaşı da annesiyle aynı yere gideceği için önce parkta oynarlar sonra eşyalarımızı alırız dedik. Birlikte bir dondurma yedik, parkta oynadılar üstelik hiç bir sorun olmadan ancak artık yorulmaya başladığını fark ettim ve birden &#8220;saklambaç oynamak istiyorum ama ben yummayacağım&#8221; diye sızlanmaya başladı. Biraz ağlamasına izin verdim bu seans çok kısa sürdü ve &#8221; gidip eşyalarımızı alalım sonra eve döneriz&#8221; diyerek parktan ayrıldık. Nedense birden aklına &#8221; benim hiç legom yok, bebek legolarımı Elvin&#8217;e verdik bende kalmadı yerine de büyük legosu almadık&#8221; dedi ve bu sefer &#8220;legom yok&#8221;diye ağlamaya başladı. Kırtasiyeye geldiğimizde kriz gittikçe büyüyordu. Arkadaşının annesi arada &#8221; aa ama bak şimdi gidip şunu alıcaz bunu yapıcaz&#8221; diye iyi niyetle onu teselli etmeye çalıştı. ( müdahele #1 ama yanlış anlamıyorum yargılamıyorum bunu çünkü bu normalde benim de yapacağım bir yaklaşım olurdu) Erin bunu duyunca daha da ağlamaya başladı. Kırtasiyeye girdiğimizde başka bir anne &#8221; aa ama bak benim kızım &#8230; hiç ağlamıyor sen niye ağlıyorsun&#8221; dedi ve eliyle başını okşamaya çalıştı. ( müdahele #2 yargılamıyorum ama bu son noktayı koydu) Bunu duyunca iş çığırından çıktı bende eşyaları alıp hızlıca oradan çıktım hemen yan apartmanda merdivene oturdum. Geldi yanıma oturdu ve nasıl ağlıyor &#8221; benim legom yok&#8221; diye. Bir süre &#8220;böğürerek&#8221; ağlamasına izin verdim .Kırtasiyenin çalışanı dışarı çıktı ve &#8221; müdahele #3 hanfendi çocuğunuz rahatsız galiba yardıma ihtiyacınız var mı? &#8221; dedi. &#8220;Teşekkürler sorun yok hallediyoruz&#8221; dedim ama sanırım çok rahatsız oldum bunu söylemesinden yine de sakinliğimi korudum hem adama hem Erin&#8217;e.</p>



<p>&#8220;anne ama sen bana hiç lego almıyorsun&#8221;</p>



<p>&#8221; lego almadığımı mı düşünüyorsun&#8221;</p>



<p>&#8220;evet&#8221;</p>



<p>&#8220;lego almadığım için bana kızıyor musun?&#8221;</p>



<p>&#8220;evet kızıyorum söz verdin ama şimdi almıyorsun&#8221; ( yeni eve taşınırken kendi yaşına uygun lego alacağımızı söyledik bu arada yani haklı ama zamanı bilemiyor elbette)</p>



<p>&#8221; evet doğru söylüyorsun ama bugün değil haftaya taşındıktan sonra yani yeni odana yerleşirken yeni oyuncaklarını da yerleştireceksin&#8221;</p>



<p>Bu arada ağlamak devam ediyor ve toplam 15 dk. oldu. Sakinliğimi koruyorum, alnımın ortasını tetikleyen o sinir olma duygusunu dışarda bırakmaya ve ağlamasına alan sağlamaya çalışarak.</p>



<p>17. dakikada &#8221; tamam anne bir oyun oynayalım. kalem mi lego mu?</p>



<p>&#8220;kalem&#8221;</p>



<p>&#8220;bııırtt bilemedin! sandalye mi lego mu?</p>



<p>&#8220;sandalye&#8221;</p>



<p>&#8220;bırtt bilemedin sıra sende&#8221;</p>



<p>Bu arada ağlama bıçak gibi kesilmiş, ayağa kalkıp eve doğru yürümeye başlanmış durumda. Bu oyunu biraz daha oynayıp daha sonra takside başını göğsüme yaslayıp eve kadar geldi ve ben bittiğini düşündüm oysa eve girdiğimizde kendini yere attı ve tekrar&#8221; benim legom yok&#8221; diye ağlamaya başladı. Ben bu sefer sarılmadan uzaktan eşyalarımı yerleştirirken sadece yanında durarak hala ağlamasına izin verdim ve en sonunda ne dedi sayın okur ?</p>



<p>&#8220;anne bana kızıyorsun sen di mi şimdi? &#8220;</p>



<p>&#8220;sana neden kızdığımı düşünüyorsun&#8221;</p>



<p>&#8220;ben ağladığım için&#8221;</p>



<p>&#8220;ben seni çok seviyorum&#8221;</p>



<p>sarıldım, sarıldı. Sustu. Gitti ellerini yıkadı ( hiç söyletmeden) üstünü değiştirdi ve koltuğa uzandı dinlenmek için, bende yemek hazırlamaya giriştim.</p>



<p><strong>Pratik #3</strong></p>



<p>Bu pratikteki olayı bugün tam hatırlamıyorum, yine bir ağlama krizi, istediği bir şey olmamış.. yine tutum aynı bende ve ağlamanın bitiş noktasındaki konuşma:</p>



<p>&#8221; anne biliyor musun ben korkuyorum&#8221;</p>



<p>&#8220;neden korkuyorsun? &#8220;</p>



<p>&#8220;okuldaki kuralları öğrenemezsem diye korkuyorum&#8221;</p>



<p>ağladığı konu ya bir oyuncak ya da bunun gibi bir şey ama altından çıkan sonuç bu!</p>



<p>Kolay değil! itiraf ediyorum. İyi niyetle ağlamayı durdurmak için yapılan girişimler bazen sert bazen sert olmadan onu ağlaması için bırakan anneye zor geliyor. Yani teoriyi okumak başka pratik başka bunu anladım bugün hele ki sokağın ortasında olması bambaşka! İnsanların kafayı çevirip çevirip bakması, &#8220;sorunu var herhalde yardım edelim mi demesi&#8221; yönetilmesi zor bir süreç ama bu iki örnek de olduğu gibi ağlaması bitince görünürdeki ağlama sebebi yok oluyor kuleleri hemen yapmaması ya da legosunun olup olmamasını tekrar etmemesi gibi çünkü bence esas ağlama sebepleri bunların çok uzağındaydı ve ağlayarak bu sebepten kurtulunca görünürdeki sebep de yok oldu.</p>



<p>İnancım ise bu ağlama alanlarını genişlettikçe ağlama oranları da azalacak ve stresi daha kolay yönetebilecek ve yine ağlamak istediğinde sorgusuzca ve büyük bir keyifle ağlayacak. Ben koskoca kadın yeri geldiğinde bir kafede oturarak göz yaşlarım yüzümden süzüle süzüle ağlamak istiyorsam ve ağlıyorsam üstelik kendimi ifade edecek, ağlamamı sağlayan sebepeleri anlatabilecekken kelimelere ulaşamayıp gözyaşlarımla ifade ettiğime göre 5,5 yaşındaki bir çocuk da gün boyu yaşadıklarını ağlayarak boşaltma hakkına sahip diye düşünüyorum.</p>



<p>Pratiklerim devam edecek. Bu sonuçta deney. Biz küçükken nasıldı ağlamalar hatırlamıyorum&#8221; ne var bunda ağlanacak, hadi git odanda ağla, cici çocuklar ağlamaz &#8221; gibi tepkiler almış olabiliriz çoğumuz ve ben dahil şimdi çocuğumuza bunları söylüyor da olabiliriz ama ben bu teoriyi test etmeden bırakmam arkadaş! İki seferdir sonuç pozitif zira!</p>



<p>O kadar yazdın seminer notu diye kendin uygulayabiliyor musun diye kendi kendime sorarken bu uygulamaları ve sonucunu paylaşmak istedim.. devamı gelir herhalde ..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/teori-tamam-ya-pratikte-neler-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aletha Solter Bilinçli Bebek</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/bebekler-neden-aglar/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/bebekler-neden-aglar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2012 05:55:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Öneri]]></category>
		<category><![CDATA[Aletha Solter]]></category>
		<category><![CDATA[avent anne baba okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğunuzu Anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke Nöbetleriyle Başa Çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[İnatçı Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğim ağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[cihangir yoga]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hiperaktif Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer devecigil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=10704</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık odaklı ürünleri ile annelerin hayatını kolaylaştıran Philips AVENT, “Philips AVENT Anne Okulu” sosyal sorumluluk projesi kapsamındaki ikinci eğitim programında Gelişim Psikoloğu Dr. Aletha Solter’le birlikte anne ve anne adaylarını bilgilendirdi. Solter,&#160;“Bebekler Neden Ağlar”&#160;temasıyla gerçekleştirdiği eğitimde katılımcılara; “Bebeğiniz neden stres yaşıyor? Travma kaynakları nelerdir? Bu sinyalleri nasıl tanıyacak ve nasıl ayırt edeceksiniz? İyileştirici dokunuş/tutuş nedir? [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-normal-font-size">Sağlık odaklı ürünleri ile annelerin hayatını kolaylaştıran Philips AVENT, “Philips AVENT Anne Okulu” sosyal sorumluluk projesi kapsamındaki ikinci eğitim programında Gelişim Psikoloğu Dr. Aletha Solter’le birlikte anne ve anne adaylarını bilgilendirdi.</p>



<p>Solter,&nbsp;<strong>“Bebekler Neden Ağlar”&nbsp;</strong>temasıyla gerçekleştirdiği eğitimde katılımcılara; “<strong>Bebeğiniz neden stres yaşıyor? Travma kaynakları nelerdir? Bu sinyalleri nasıl tanıyacak ve nasıl ayırt edeceksiniz? İyileştirici dokunuş/tutuş nedir? Bebeğinizin, gerginliğini içinden atmasına nasıl yardım edersiniz?” gibi sorulara cevap verdi</strong></p>



<p>Bugün 2 saat süren bu semineri özetlemem kolay olmayacak. Dün bir giriş yapmıştım, genel hatlarıyla Aletha Solter kimdir? , nasıl bir teorisi vardır gibi bilgileri kısaca yazdım. <a href="https://www.pi.web.tr/cocugunuza-kulak-verin" target="_blank" rel="noopener">Buradan ulaşabilirsiniz.</a>&nbsp;Şimdi de dilim, elim döndükçe bugün neler dinledik onları paylaşacağım. Lütfen diğer paylaşacak katılımcılar bu yazının altına linklerini bıraksınlar herkes bir ucundan yakalamıştır 🙂 Ayrıca Twitter üzerinden #AventOkulu hashtagi ile tüm paylaşımları okuyabilirsiniz. Yarın sıra</p>



<p><strong>Ceza ve&nbsp;Ödülün Ötesinde Disiplin</strong>&nbsp; seminerinde<br>
<a href="https://www.facebook.com/events/120541311424787/">https://www.facebook.com/events/120541311424787/</a></p>



<p>Tarih: 16 Eylül 2012 |&nbsp;Saat : 09:30 &#8211; 13:30 |&nbsp;Yer:&nbsp;<a href="http://www.cihangiryoga.com/turkish/iletisim/harita/?lang=tr" target="_blank" rel="noopener">Cihangir Yoga İstinye</a>&nbsp;|&nbsp;Ücret: 150TL / (eşlere %50 indirimli)</p>



<p><strong>Öncesinde Solter&#8217;ın kitaplarından bahsetmek istiyorum. 3 tane kitabı bugüne kadar Türkçeye çevirilmiş, darısı diğerlerinin başına.</strong></p>



<p>Bilinçli Bebek : 0 &#8211; 2 yaş dönemini kapsıyor<br>
Çocuğunuza Kulak Verin : 2 &#8211; 8 yaş dönemini kapsıyor<br>
Çocuk Yetiştirme Rehberi : Doğumdan yetişkinliğe uzanan bir dönemi kapsıyor</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p style="padding-left: 30px;">Onu ödüllendirirken ve cezalandırırken aslında ne yapmakta olduğunuzu biliyor musunuz ?<br>
Ölçüsüz isteklerine karşı nasıl davranmalısınız sınırlarlar koyuyormusunuz O bir sinir krizine&nbsp;girdiğinde ne yapıyorsunuz ?<br>
Çocuğunuzun doğasını anlamak ve onu en mükemmel şekilde yetiştirerek uyuşturucu, alkol, kumar ve diğer bütün zararlı bağımlılıklardan korumak için bu taktikleri mutlaka öğrenmelisiniz!</p></blockquote>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img decoding="async" width="600" height="400" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/09/bebekler-neden-aglar_001.jpg" alt="" class="wp-image-10705" title="bebekler-neden-aglar_001" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/09/bebekler-neden-aglar_001.jpg 600w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2012/09/bebekler-neden-aglar_001-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p>Çocuklar fiziksel siddete %80 oraninda ağlarken maruz kalırlar diyor Aletha,&nbsp;çocuğun ağlaması ebeveynlerin kızgınlık ve yetersizlik duygularına kapılmasına neden oluyor. Bebeğiniz ağlarken neler hissediyorsunuz? Üzgün, çaresiz, yetersiz, suçlu, kızgın, çok kızgın? Annelerin çoğu bunu hissediyor</p>



<p>Geleneksel açıklamalarda bebeğin 3 sebepten ağladığını düşünüyoruz:</p>



<p>&#8211; Gaz sıkıntısı. ( bebek suçlanıyor)<br>
&#8211; Alerji ( süt suçlanıyor)<br>
&#8211; Psikososyal teori , annenin düşmanca tavırları ( anne suçlanıyor)<br>
Günümüzde artık anneyi suçlayan bu teori geçerli değil ve ağlayan bebeklerin sadece %5 &#8216;i kolik olduğu için ağlıyor. Bebekler ilk 12 haftalarına günde 1 saatten fazla ağlayabilirler ve bu tüm Dünya kültürlerinde aynıdır : bebekler ağlar ancak en çok 6. haftalarında ağlarlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><span style="background-color: #ff8c00;">Bazen ağlamayı bastırmak için çok çaba sarfederiz. Buna gerek yoktur, ağlamak duyguların ifadesidir ve gereklidir.</span></span></span></h2>



<p>Bebeklerin ağlamalarının iki sebebi vardır: İletişim (fiziksel temas, beslenme, uyarı alma) &nbsp;ve stres (fiziksel sıkıntı, duygusal sıkıntı, birikmiş stress) &nbsp;ve bebekler tüm bu ihtiyaçları giderilse bile ağlarlar. O zaman ne yapmalı?</p>



<p>Onu kollarınıza alın, güven duygusu verin,ağlamasını dinleyin! Ağlamasına izin verin.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="background-color: #ff8c00;">Bebeğimiz ağladığında ona, kendini ifade ettiği için onunla gurur duyduğumuzu söylemeliyiz</span></h2>



<p><strong><span style="background-color: #ffa500;">&nbsp;AĞLAMANIN POZİTİF İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ VARDIR!&nbsp;</span></strong>Gözyaşının biyokimyasal yapısına bakılarak ağlamanın stresi aymak için faydalı olduğu yapılan araştırmalar ile doğrulanmış. Duygusal olarak akıtılan gözyaşı ile soğan kaynaklı göz yaşı karşılaştırıldığında duygusal göz yaşında yüksek oranda stress hormonu varmış Bununla ilgili bilgi Çocuğunuza Kulak Verin kitabında bir bölümde anlatılıyor. Progesteron göz yaşını arttıran bir hormondur diyor araştırma ve hamilelerin, yeni doğum yapmış annelerin ağlıyor olması aslında vücudun doğal bir savunma mekanizmasıdır ve stress kaynaklı toksinleri göz yaşı yolu ile atarak fetusa ve bebeğe geçmesine engel olmaktadır. Bu bilgi neden lohusayken o kadar çok ağladığımı açıkladı bana. Kayın-annem &#8220;biz de lohusa olduk ama bu kadar ağlamadık&#8221;demişti bana. Yanlış bir şey yaptığımı düşünüyordum o zaman ağladığımda ve ne yazık ki kimseler görmeden ağlamaya başlamıştım o günden sonra. Elimde değildi, bebeğim ağlıyor ben ağlıyordum, gülüyor ağlıyordum, emiyor ağlıyordum, gaz çıkartıyor, uyuyor her ne yapıyorsa ağlıyordum şimdi görüyorum ki iyi ki ağlıyordum 🙂 Ağlamak psikolojik olarak sadece bebeği değil bizi de rahatlatıyor o yüzden ağlama alanınıza izin verin ve ben çok rahat ağlayabilen bir insan olduğum için kendimi suçlamaktan bugün itibariyle geri dönüş yaptım! Boşuna dememiş Sezen Aksu : &#8220;ağlamak güzeldir süzülürken yaşlar gözünden sakın utanma&#8221; diye ya 🙂 Ağladıktan sonra rahatlamayan var mı? &nbsp;Ayrıca araştırmaya göre ağlamak kan basıncını, kalp atışını ve vücut ısısını da düşürerek dengeye alıyormuş.</p>



<p>Peki bebeklerin gayet rahat bir hayatı var, her ihtiyaçları karşılanıyor, iş yok güç yok, bu stres nereden çıkıyor?</p>



<p><span style="text-decoration: underline;">&#8211;<strong> Annenin hamileyken yaşadığı stresler</strong>.</span> Mesela 3 aylık hamile bir annenin kendi annesini kaybetmesi örneğinde üzüntü ve stresi fetusa geçirebilmesi ve doğduğu zaman bebeğin ağlıyor olması normal bir durumdur çünkü&nbsp;hamile bir anne stresli olduğunda bu hormonlar plasenta yoluyla bebeğe geçer</p>



<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8211; Doğum travmaları, uzun süren doğumlar</strong></span>. Aletha oğlunun doğumunun 48 saat süren zorlu, uzun ve travmatik bir doğum olduğunu anlatıyor ve oğlu doğduktan sonra çok ağlıyormuş özellikle baş kısmına masaj yaptığında çünkü doğum sırasında çok fazla baş kısmına baskı almışi kanala takıldığı için. O da başına masaj yaparak ağlamasına izin vermiş her zaman böylece biriken stressi ağlayarak bebek dışarı çıkartabiliyor diyor.</p>



<p><strong><span style="text-decoration: underline;">&#8211; Karşılanmayan ihtiyaçlar</span>, </strong>özellikle fiziksel temas ihtiyacı, ağlamadıkları zaman da bol bol kucaklanmalılar.&nbsp;&nbsp;Bebeğin aileyle fiziksel ve duygusal temas kurması çok önemlidir.&nbsp;Bebeğinizle ten teması onu daha mutlu büyütmenizi sağlar, onunla birlikte uyumaktan korkmayın.</p>



<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8211; Aşırı uyarılma.</strong></span> Bebeklerin ilk yıllarında beyni ve bilinci çok açık, bazen fazla uyaran oluyor, bu stres yaratıyor. Tüm gün boyunca 3 mağaza gezip sonra da bir toplantıya giderseniz bu bir çocuk için çok fazla uyaran demektir ve ağlaması kaçınılmazdır.&nbsp;Siz çok iyi bir ebeveyn de olsanız bebekte stres olur ve ağlar.</p>



<p><span style="text-decoration: underline;">&#8211; <strong>Acı ve acıyı hatırlama</strong></span>. Gündüz acıyan bölgeye akşam banyoda dokunun, hatırlar ve duygusal ağlama başlar. Kendi oğlundan örnek verdi. Parka sevgi dolu bir köpek oğlunu yalamak istemiş ve oğlu korkarak ağlamaya başlamış ama kendisinin acelesi olduğu için ağlamasına izin vermeden oradan ayrılmış sonra tabii ki ağlaması geçmiş ancak gece uykusunda sokaktan gelen köpek seslerini duyunca uykusundan ağlayarak uyanıp &#8221; dog, dog&#8221; demeye başlamış. Genelde çocuklarımıza &#8220;aa ne var ağlayacak çok tatlı bir köpek seninle oynamak istiyor&#8221; deriz ancak çocuk korkmuştur ve korkusunu yaşaması ağlamasına alan açması gerekmektedir.&nbsp;Bebek ve çocuklarda fiziksel acı duygusal acıyı tetikleyebilir</p>



<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8211; Fiziksel acı</strong></span></p>



<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>-Diğer korkutucu deneyimler</strong></span></p>



<p><span style="font-size: 16px;"><span style="background-color: #99ff00;">Peki ağlamayı nasıl sakinleştiriyoruz?</span></span></p>



<p>Ağlamayı kesmesini söyleyebliyoruz, ceza verebiliyoruz, çocuğu ortamdan uzaklaştırabiliyoruz, utandırabiliyoruz, dikkatini dağıtıyoruz ( konuşarak, müzik dinleterek v.b) emzik ya da benzeri sakinleştirciler kullanabiliyoruz, çocuğun acısını önemsemeyebiliyor ya da yok sayabiliyoruz ( aa yok canım birşey geçti geçti gibi ) ağlamamsından dolayı ona övgü yağdırabiliyoruz ( aferim benim cesur oğlum bak ağlamadı hiç gibi) ya da ilaçlar verebiliyoruz ( sakinleştirciler anti depresanlar)</p>



<p>Genel Kontrol kalıpları neler peki ? ( ağlamayı bastırmak için yapılan alışkanlıklarımız ya da bağımlılıklarımız) Bu liste çok uzayabilir bunlar bazıları:</p>



<p>İlaç kullanımı ( kafein, alkol, nikotin, sakinleştiriciler, uyuşturucular) , aşırı yemek yeme, tırnak yeme ya da diğer tikler, kasların gerginliği, aşırı aktivite ve diğer bağımlılıklar ki bunların içine tv, kumar, alışveriş, twitter, facebook dahi giriyor)</p>



<p>Eğer başım aşırı ağrıyor diyor Aletha omuz bölgemi çok kastığım için oluyor ve o zaman anlıyorum ki çok iyi bir ağlamaya ihtiyacım var ve ağlayınca bütün o ağrı geçiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="background-color: #ff8c00;">Bebeğin ağlamasını durdurmak için yaptıklarınız ilerde kontrol kalıplarına ve bağımlılığa yol açabilir</span></h2>



<p>Sallamak v.b &#8211;&gt; hiperaktivite veya yerinde duramama.</p>



<p>Sürekli emzirmek ya da biberon ile beslemek &#8211;&gt;&gt; emzirme ya da beslenme bağımlılığı</p>



<p>Emzik v.b. sakinleştirici vermek &#8211;&gt; emzik bağımlılığı</p>



<p>Konuşmak, şarkı söylemek, oyuncak vermek &#8211;&gt; yalnız kalamama gibi alışkanlıklar</p>



<p>Beşiğinde bırakmak ve umursamamak &#8211;&gt; parmak emme, battaniye bağımlılığı</p>



<p>Sakinleştirici kullanmak &#8211;&gt; İleride uyuşturucu bağımlılığı</p>



<h2 class="wp-block-heading">Gece uyanmaları için ise ( 6 aydan büyük bebekler için)</h2>



<p>&#8212; Ağlamaya bırakmak &#8211;&gt; güçsüz, sinirli,güven kaybetme gibi duygulara neden olur</p>



<p>&#8212; Sürekli emzirme sallama &#8211;&gt; bu daha çok gece uyanmasına neden olur</p>



<p>&#8212; Emzirmeden kollarınızda ağlayarak uykuya dalmasına izin vermek bebeğin daha iyi uyumasına, fiziksel ve duygusal olarak daha güvenli bir bağ kurmasına olanak tanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="background-color: #ff8c00;">Ebeveynlerin uyku vaktine kadar bebekleriyle vakit geçirmeleri bebeğin uyku düzeni için önemlidir.</span></h2>



<p>Ben her zaman derim doğaya bakın, yavrusu başka ağaçta uyuyan başla bir canlı var mıdır? hep göğsünde uyur diye Aletha da aynısını söyledi. Biz memeliyiz ve tüm memeliler yavrularını koynunda uyutur. Hoş ben Erin&#8217;i her zaman emzirerek uyuttum ve gece ağlamları hiç olmadı ama birlikte uyuduğumuz için uyanıp emip tekrar uykuya geçiyor yani yine gece uyanması yaşıyorduk. O zamanlar doktorumuz Hülya Sonugür de demişti bana gece emzirmeden uyumasını sağla ve sabaha kadar emzirme diye ama galiba ben doğru anlayamadım çünkü emzirmeyi öncelikli olarak kendi ihtiyacım olarak görüyor ve emmesinden çok zevk alıyordum. Aletha bebeğinizi emzirmeyin demiyor kendi çocuklarını 2,5 yaşına kadar emzirmiş sadece göğsünüzü ne zaman ve nasıl sunacağınızı doğru belirleyin&nbsp;diyor.&nbsp;Ben de bebeğimi uyutmak için emzirirdim, 2 yaşlarına geldiğinde gecede 4-6 kez uyanırdı, sebebini anlamazdım.&nbsp;Sonunda 2 yaşındayken birkaç gece emzirmeden ağlamasına izin verdim, o bağlılığı atlattı diye de ekliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="background-color: #ff8c00;">Ağlaması bastırılan bebeklerde 1-2 yaşlarında hırçınlık görülebilir.</span></h2>



<p>Annesinin kollarında ağlayarak uykuya dalan bir bebek ;</p>



<p>Daha iyi uyur, daha sakin, mutlu ve dikkatli olur, önceki travmalarından daha kolay kurtulur, bebek sevildiğini ve kabul gördüğünü hisseder büyümeye başlayıp çocuk olduklarında daha iş birlikçi olurlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="background-color: #ff8c00;">Çocukları ağlayan ebeveynleri nasıl desteklemeli peki?</span></h2>



<p>&#8211; Onlara ağlamanın iki nedeninden bahsedin : iletişim ve stress.</p>



<p>&#8211; Bu stresi ve ağlama ihtiyacını nasıl azaltabileceklerini anlatın</p>



<p>&#8211; Onlara kendi duygularını ifade edebilecekleri yönde cesaret verin</p>



<p>&#8211; Biraz dinlenebilmek ve kendilerine zaman ayırabilmeleri için yardım istemelerini öğütleyin:=)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/bebekler-neden-aglar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>36</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sizin çocuğunuz nerede uyuyor</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/uyku-egitimi/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/uyku-egitimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jun 2012 11:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[anne baba ile uyuma]]></category>
		<category><![CDATA[Meret Keller]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer devecigil]]></category>
		<category><![CDATA[uyku eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Wendy Goldberg]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=10314</guid>

					<description><![CDATA[Sizin çocuğunuz nerede uyuyor ? Bizimki hep koynumuzda uyudu ve hala yanımızda. Artık yavaş yavaş bacak uzunluğundan yatağına transfer olmasını diliyorum ama o kendi istediği zamana kadar yanımıza gelmekte serbest kalacak. Bazen kendi yatağında bazen bizim odada uyuyor. Sıcak yaz gecelerinde bizim odamız serin olduğu için yanımıza kaçmasına ses etmemeye kararlıyım ama artık yavaştan diyorum.. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sizin çocuğunuz nerede uyuyor ? Bizimki hep koynumuzda uyudu ve hala yanımızda. Artık yavaş yavaş bacak uzunluğundan yatağına transfer olmasını diliyorum ama o kendi istediği zamana kadar yanımıza gelmekte serbest kalacak. Bazen kendi yatağında bazen bizim odada uyuyor. Sıcak yaz gecelerinde bizim odamız serin olduğu için yanımıza kaçmasına ses etmemeye kararlıyım ama artık yavaştan diyorum.. 🙂 Bu konuda tartışmalar bitmez 🙂 Herkesin kendi doğrusu  ben şimdi Psikolog Meret Keller and Wendy Goldberg’ın (University of California, Irvine) bulgularını derleyerek bana gönderdiği bir metni paylaşmak istiyorum. Uyku eğitimi, çocuğu ağlatmalı mı ağlatmamalı mı, çocuk nerede uyumalı? gibi sorulara bir psikolog gözünden bakalım.<br> Bu yazı haricinde bir de şu yazıya göz atabilirsiniz ..</p>



<h2 class="wp-block-heading"><span style="color: #ff6600;"><em><strong>Kendi kendine yetme kapasitesi ve başkaları ile ilişkiye girme, problem çözme becerileri rutin ebeveynle yakın uyuma (doğumdan itibaren) ile gelişiyor. </strong></em></span></h2>



<p>Yirmi birinci yüzyılda, kuantum çağının bir yüzyıl ötesinde hâlâ bebeği ağlatmalı mı, ağlatmamalı mı konularını tartışıyoruz. Adına kontrollü ağlatma deyin, yumuşak geçiş deyin, her ne isim verirseniz verin son yüzyılın araştırmalarını yakından takip eden bir psikolog olarak size şunu söylemek istiyorum:</p>



<p>İç sesiniz, hormonlarınız, bas bas “Bebeğinin yanına git, sana ihtiyacı var!” diyorsa, o an ne yapıyorsanız yapın; bırakın, ve dosdoğru bebeğinizin yanına gidin. Ona bakın. Onu hissedin. Ve bilin ki bebeğinizin kendi kendini sakinleştirecek kadar gelişmiş bir sinir sistemi yok. Korteks iki yaşından itibaren devreye giriyor. Limbik yani duygusal beyin sakinleşmeyi sadece ve sadece bir ebeveyn yardımıyla öğreniyor (<em>Lerner, C. et al. [2000] Learning &amp; Growing Together: Understanding Your Child’s Development. Washington D.C.: ZERO TO THREE Press</em>).</p>



<p>Bazen düşünüyorum. Kuantum fizikle enerjiyi keşfettik, beynin içini tarayacak en modern araçlara sahibiz, bir sürü araştırma sonuçları elimizde, ancak psikiyatri, psikoloji hatta tıp hâlâ eski bilgilerle yoluna devam ediyor.</p>



<p>Ama bir anne ve bir psikolog olarak ben ebeveynlik işini ciddiye alıyorum. Eğer bebeğinin gece uyumasıyla ilgili sorunu olan bir anne gelirse bana, ona eşini, işini, ailenin diğer fertlerini, yeterince destek alıp almadığını, bebeğinin ağlamaları ile içinde oluşan duyguları soruyorum.</p>



<p>Bebek büyütmek kolay iş değil; hele ilk bir yıl. Her bebek kendi ailesi içinde bir bütün, kimileri gece sık uyanır, kimileri uzun uyur. Önemli olan “Her ihtiyacında bebeğimin yanında mıyım?” sorusunun cevabına bakmak. Dr. Aletha Solter (<em>Bilinçli Bebek</em>&nbsp;kitabının yazarı) diyor ki “Her bebeğe dört ebeveyn lazım.” Yani tek başına bir bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız. Mutlaka iyi bir destek sisteminizin olması gerekiyor. Bebeğinizi ister kendi odanızda yanınızda uyutun, ister karyolası sizin odanızda olsun ya da kendi odasında kendi yatağında uyusun, önemli olan her ağladığında yanına gidip onu sakinleştiren bir ebeveynin olması.</p>



<p>Psikiyatrist ve yazar Dr. Daniel J. Siegel diyor ki: “Bebekle ebeveyn arasında devamlılık göstermeyen ilişki beyinde malformasyona, hafıza, duygu, ilişki ile ilgili sorunlara ve ciddi davranış bozukluklarına neden olur.”</p>



<p>Siegel ve bağlanma konusunda çalışan birçok bilim insanının ortak noktası, ebeveyn bebek arasındaki devamlılık arz eden ilginin bir iletişim şekli olduğu. Kısaca; bebek, ağlamaları ile ebeveyne ihtiyacı ile ilgili sinyal veriyor. Ebeveyn her seferinde bu ihtiyacı duyuyor ve altını değiştirerek, karnını doyurarak ya da sadece kucağına alıp sakinleştirerek bu ihtiyaca cevap veriyor. Bu dönemde “burası güvenilir bir dünya ve ben seviliyorum” düşünce modellerinin ilk temel taşları atılıyor.</p>



<p>Buraya kadar olan bu söylemleri gelin bir de, gece ve uyku olarak değerlendirelim.</p>



<p><strong>Devamlılık arz eden ilgi ne demek?</strong></p>



<p>Bebeğim gündüz her sinyal verdiğinde yanına gidip o ihtiyacı karşılayacağım ve gece olunca diyeceğim ki: “Kusura bakma ufaklık artık benim uyku saatim, burası senin odan ve burada uyuyacaksın, hadi bana güle güle.”</p>



<p>Ve henüz kendini sakinleştirme kapasitesi olmayan bebeğim bunu anlayacak ve kendi kendini sakinleştirecek.</p>



<p>Gece tek başına ağlamaya bırakılan bebeğin tek öğrendiği şu: “Demek ki ağladığımda ebeveynim bazen geliyor (gündüz), bazen gelmiyor (gece). Ben anlamıyorum ne zaman gelip ne zaman gelmeyeceğini. Önceden kestiremiyorum.” Tahmin edersiniz ki bu da sağlıklı bir bağlanma için gereken devamlılık ilişkisini sekteye uğratıyor.</p>



<p>Geçenlerde bir danışan bebeğiyle kontrollü ağlama denediğini ve bir haftadan fazla bir süre olmasına rağmen hiçbir şey olmadığını buna da artık kalbinin dayanmadığını söyledi. Ben de ona, demek ki ne kadar harika bir annesin ki, bebeğin hâlâ sinyalini duyacağına güveniyor ve ağlamaya devam ediyor dedim.</p>



<p>Doğa her şeyi belli bir düzende yaratmış, aslında biz müdahale etmeyip sadece o dönemin gerekliliklerini yerine getirsek hiçbir sorun kalmayacak. Bebek sinyal vermeye, biz o sinyali anlamaya devam ettikçe, bebek daha iyi sinyal vermeyi, güvenmeyi ve biz de onu daha iyi duymayı öğreneceğiz. Kucak döneminde kucağa almaktan, yürümeye başladığına keşfetmesine izin vermekten korkmayacağız.</p>



<p>Neden çaresizce gece uyuması için farklı yöntem arayışı içinde olduğunuzu anlıyorum. Hele bir de çalışan anne iseniz. Ya da benim gibi ilk yıllar gece ağlamaları, içinizde anlam veremediğiniz öfke patlamaları yarattıysa. Ben size işin bilimsel açıklamasını yaptım, geriye gece boyu ebeveynlik yapıp uykusuzluktan bayılmamak için nasıl bir destek sistemi kurarım sorusunun cevabını bulmak kalıyor. Bunu da size bırakıyorum.</p>



<p>Not: Amerikan Pediatri Akademisi ve Unicef; ebeveyn ile bebeğin aynı odada beraber uyumalarını özellikle ilk altı ay ve (ihtiyaca göre) sonrasında bebeğin fiziksel ve duygusal gelişimi açısından önemli olduğunu söyleyerek destekliyor. Beraber uyumanın sağlıklı bağlanma ve emzirme açısından önemini vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/uyku-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>25</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Naomi Aldort&#8217;u dinledim</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/naomi-aldortu-dinledim/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/naomi-aldortu-dinledim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 13:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Öneri]]></category>
		<category><![CDATA[Aletha Solter]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum yemek yemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğumla birlikte büyüyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Carlos Gonzales]]></category>
		<category><![CDATA[Daha Sade Bir Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kim John Payne]]></category>
		<category><![CDATA[naomi aldort]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer devecigil]]></category>
		<category><![CDATA[Sears]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=10093</guid>

					<description><![CDATA[Kitabını okumaktan daha büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. İnsanın dönüp kendisine &#8221; ailenizde kontenjan var mı bizim aileyi kapıp gelesim var&#8221; diye sokulası geliyor. Yer yer anlattığı anlarda gözlerim doldu. Sadece bir gününe katılabildim ikincisinde de olmayı çok isterdim. Bu sunumun üzerine kalabalık bir aile topluluğu ile kampa gitmek teoriyi pratikte görmek gibi oldu. Her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kitabını okumaktan daha büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. İnsanın dönüp kendisine &#8221; ailenizde kontenjan var mı bizim aileyi kapıp gelesim var&#8221; diye sokulası geliyor. Yer yer anlattığı anlarda gözlerim doldu. Sadece bir gününe katılabildim ikincisinde de olmayı çok isterdim. Bu sunumun üzerine kalabalık bir aile topluluğu ile kampa gitmek teoriyi pratikte görmek gibi oldu. Her ebeveynin çantasına bir tane Naomi Aldort kitabi gizlice sokuşturmak istedim. Kitabı yanıma aldım ikinci kez okuyorum. Şimdi biraz daha fark etti.</p>



<p>Kısa kısa notlar aldım ama not almak yerine kendimi kaptırıp dinlemişim uzun uzun anlatılanları. Burada madde madde yazsam havada kalacak biliyorum ama bir kaç kısa cümle seminerden eklemek istiyorum.</p>



<p>Bunun öncesinde bana hep ne kitap okuyalım diye sorduklarında &#8220;ben kitapları bir kenara bıraktım, bana rehber olan 2-3 kitap var&#8221; diye cevap veriyorum. En büyük kitap her zaman söylediğim <a href="https://www.pi.web.tr/osho-cocuk_pdf">OSHO &#8211; Çocuk</a>. Hemen arkasından <a rel="noopener" href="https://www.pi.web.tr/dr-harvey-karp" target="_blank">Harvey Karp kitapları</a>. Onu da canlı canlı dinlemek muhteşemdi ve yine listenin başında Naomi Aldort&#8217;un <a rel="noopener" href="http://www.dogankitap.com.tr/kitap/%C3%87ocu%C4%9Funuzla+Birlikte+B%C3%BCy%C3%BCmek-1394" target="_blank">Çocuğunuzla Birlikte Büyümek</a> ( <a href="http://www.amazon.com/gp/product/1887542329/ref=ox_sc_act_title_1?ie=UTF8&amp;m=ATVPDKIKX0DER">Raising Our Children, Raising Ourselves</a>). Unutmadan bir de Çocuklarla El Ele Ebeveynlik Pam Leo&#8217;nun kitabı var 😉<br>Ayrıca</p>



<p>Aletha Solter’ın Bilinçli bebek<br>Carlos Gonzales’in Çocuğum Yemek Yemiyor<br>Sears’ların Doğal ebeveynlik<br>Kim John Payne’nin Daha Sade Bir Hayat</p>



<p>Bu öneriler için teşekkürler, ben hepsini okudum ve bir yerde elinde kaşıkla kocaman olmuş çouğuna yemek yedirmeye çalışan birini her gördüğümde &#8220;Çocuğum Yemek Yemiyor&#8221; kitabını çantasına gizlice hediye olarak bırakmak istedim hep. Benim hatalarım yok mu! Öyle çok ki .. Naomiyi dinlediğimden beri davranışlarımı, beklentilerimi hepsini bir kenara koyarak değiştirmeye çalışıyorum kendimi.En önemlisi kendimi suçlamayı bırakmaya çalışıyorum. &nbsp;Başkalarının neler yaptığına bakmaktan çok kendi neler yaptığıma değinmek daha iyi geliyor ama kendimi düzeltirken bir iki çocuğa daha dokunsam fena olmaz değil mi ?</p>



<p>Naomi der ki;</p>



<p>ÇOCUK HER ZAMAN HAKLIDIR! ne yapıyorsa &#8230; kızmak değil onları anlamak gereklidir ve yön verebilmek. Eğer çocuğumuzu anlayabilirsek her şey yoluna girecektir. Onların kendilerini dinleyebilmelerini, bağımsız olmalarını istiyoruz, itiaat etmelerini değil. Mutlu bir çocuk kendi isteği ile hayatta yol alır.<br>İnsanlar kendi kararlarını kendileri verebilirler o yüzden kontrol etmek çatışma yaratır. Eğer çocuklarımız için kendi gündemlerimiz varsa çatışma kaçınılmazdır ve en büyük engelimiz &#8220;cevaplara sahip&#8221;olmaktır. Cevaplar karşılaştırmayı sağlar.<br>Onlara Mutluluğu öğretin! Nasıl ? Kendiniz mutlu olarak, model olarak.<br>Çocuğa bir şey yapmak için yardım etmek güvenini azaltır. alkışlamak, onaylamak v.b.. Çocukların rehberlik için ebeveynlere ihtiyacı var ama yapmak için kendi güçlerine. Her dediğini yapmak zarar verir ancak güçlerini beslemeliyiz. &nbsp;Kendi yardım istemedikçe çocuğa yardım edilmemelidir. Hatta bazen yardım istese bile. Mesela tırmanamayacağı bir yere tırmanmak için yardım istediğinde &#8221; tırmanabileceği&#8221; bir yer göstermek yeterlidir.<br>Ve siz çocuğunuzun davranışından sadece sorumlusunuz. Suçlu değil. Sorumlu olmak demek o davranışı siz yarattınız demektir, anlayıp ona göre değiştirebilirsiniz.<br>Çocuğunuzu güzel besleyin: <strong>Şeker yedirmeyin </strong>ve karbonhidratlara gerek yok! <em>( burada doğum günü partilerine gitmek istemeyişimi onaylamış oldum! evet biz partilere gitmiyoruz çünkü çok kötü bir kutlama beslenmesi olduğunu düşünüyoruz, hatta bir parti için lolipop istemiyorum dedim diye ortalığı ayağa kaldıran bir anne bir kaç zamandır benimle görüşmeyi kesti! varsın kessin, o partide çocuklar şeker yemediler !! birbirimizi etkileyebiliriz .. her zaman)</em><br>Çocuklar kendileri istek gösterdiği zaman onları bir yere yönlendirmeliyiz.<em> (Yani piyano kursundan kemana oradan yüzmeye baleye taşımak aslında bir fayda getirmediği gibi zararları da oluyor. Ah ah! balerin olmak için ben neler vermezdim oysa ki yıllarca yüzmek zorunda kaldım! )</em><br>Bir çiçeğin yapraklarını ellerinizle açmazsınız.. sularsınız, beslersiniz, seversiniz ve çiçek zamanı geldiğinde yapraklarını &#8220;kendisi&#8221; açar..<br>aslında bu kadar basit ! 🙂</p>



<p>Naomi&#8217;nin 3 tane oğlu var. Hiç okula gitmemişler. En küçük oğlu Oliver cello çalıyor, bir oğlu yazar diğeri de piyano çalıyor. İki oğlu üniversitede okuyor. Bizim ülkemizde ev- okul mümkün değil ( henüz_ ileride belki ??) Herkes bence kendi yaşadığı bölge ve kültür şartlarına göre Naomi&#8217;nin dediklerini kullanabilir gibi geliyor bana 😉</p>



<p>Benim aldığım kısa notlar bu kadar. Sevgili Esra&#8217;nın aldığı <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25342910/" target="_blank" rel="noopener">notlar da bu yazıda&nbsp;</a></p>



<p>Uygulamaya gelince: çok kolay değil alışkanlıklarımız bizlerle yaşıyor, değişim ise kolay değil. &nbsp;Kitabı okumanızı önereceğim .. daha iyi anlaşılacak belki 2 &#8211; 3 kere okumak gerekiyor en azından kendi adıma.<br>Tüm bunlar &nbsp;aşağıdaki dizeleri hatırlatıyor bana..</p>



<div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><span style="font-size: medium;"><strong><br></strong></span><span style="font-size: small;">Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,</span><br><span style="font-size: small;">Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.</span><br><span style="font-size: small;">Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler</span><br><span style="font-size: small;">Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.</span><br><span style="font-size: small;">Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.</span><br><span style="font-size: small;">Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü ruhları yarındadır,</span><br><span style="font-size: small;">Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.</span><br><span style="font-size: small;">Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları</span><br><span style="font-size: small;">Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü hayat geri dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.</span><br><span style="font-size: small;">Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.</span><br><span style="font-size: small;">Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür</span><br><span style="font-size: small;">Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.</span><br><span style="font-size: small;">Okçunun önünde kıvançla eğilin</span><br><span style="font-size: small;">Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar</span><br><span style="font-size: small;">Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.</span></span></p>
</div>



<p><span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><em>Halil Cibran</em>&nbsp;&nbsp;</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/naomi-aldortu-dinledim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
