<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Dec 2023 17:41:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Ateş Şarabı Fire Cider</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/fire-cider-tarif/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/fire-cider-tarif/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 10:49:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[Kendin Yap]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[ateş şarabı]]></category>
		<category><![CDATA[cov19]]></category>
		<category><![CDATA[covid önllem]]></category>
		<category><![CDATA[fire cider]]></category>
		<category><![CDATA[tonik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194834</guid>

					<description><![CDATA[Grip ve soğuk algınlığına karşı en etkili silah: Fire Cider Fire Cider yani güzel Türkçem ile Ateş Şarabı. Şarap dediğime bakma alkol yok içinde kendisi, bağışıklık sistemini güçlendirmeye, sindirimi iyileştirmeye,  soğuk algınlığı veya gribi artık mevsimsel grip sayılan kovid19!! u önlemeye yardımcı olan, 1980&#8217;li yıllardan itibaren bitki uzmanı Rosemary Gladstar tarafından popüler hale getirilen bitkisel bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Grip ve soğuk algınlığına karşı en etkili silah: Fire Cider</h2>



<p class="has-medium-font-size">Fire Cider yani güzel Türkçem ile Ateş Şarabı. Şarap dediğime bakma alkol yok içinde kendisi, bağışıklık sistemini güçlendirmeye, sindirimi iyileştirmeye,  soğuk algınlığı veya gribi artık mevsimsel grip sayılan kovid19!! u önlemeye yardımcı olan, 1980&#8217;li yıllardan itibaren bitki uzmanı Rosemary Gladstar tarafından popüler hale getirilen bitkisel bir sağlık toniği ve halk ilacıdır. Gladstar&#8217;ın orijinal formülasyonu sirke, sarımsak, soğan, yaban turpu, zencefil, baharatlı biber ve bazen zerdeçal veya ekinezyayı içerir. Kombinasyon haftalarca demlendirilerek tatların gelişmesi sağlanır.</p>



<p class="has-medium-font-size">“Günde bir elma doktoru uzak tutar.” derler cümle şöyle olmalı: &#8220;Günde bir duble elma şarabı toniği doktoru ve hastalığı uzak tutar!&#8221;.</p>



<p>Malzemeler<br>Bir litre elma sirkesi<br>Yaklaşık 1/3 bardak rendelenmiş yaban turpu ve zencefil kökü<br><em><strong>( bende yaban turpu yoktu nedir bilmiyorum zaten koymadım bir çok tarif opsiyonel diyor etkisini artırmak için. Bir sonraki sefer pancar deneyeceğim)</strong></em><br>1/4 bardak soyulmuş ve doğranmış taze&nbsp; zerdeçal (veya 2 yemek kaşığı toz zerdeçal)<br>2 baş sarımsak<br>2 soyulmuş ve doğranmış soğan<br>1 veya 2 acı biber<br>Bir büyük limon, dilimlenmiş kabuğu ve hepsi (isteğe bağlı)<br>2 yemek kaşığı doğranmış biberiye (veya 1 çay kaşığı kurutulmuş)<br>2 yemek kaşığı kıyılmış adaçayı (veya 1 çay kaşığı kurutulmuş)<br>Bir tarçın çubuğu, birkaç yenibahar meyvesi ve birkaç bütün karanfil , yıldız anason (isteğe bağlı)<br>1/4 bardak ham bal veya tadına göre daha fazla</p>



<p class="has-medium-font-size">Yapımı<br>Sebzeleri, meyveleri, otları ve baharatları temiz bir litrelik kavanoza koy. Kavanozu elma sirkesiyle doldur. Elma sirkesi tüm içeriğin üstüne gelmeli.&nbsp; Kapağını sıkıca kapat. Kavanozunu metal parçalar içeren bir kapakla kapatırsan, kapağın paslanmasını önlemek için kapağı bir parça pişirme kağıdı veya küçük bir plastik torbanın üzerine kapat.&nbsp; İyi çalkala. Birkaç hafta bekletin.&nbsp; Her gün (veya hatırladığınız zaman) salla.<br>Daha sonra süzüp bal ile tatlandır.<br>Bal, tatlılık katar ve tüm tatları güzel bir şekilde harmanlar.<br>Buzdolabında saklayıp ve bir yıl içinde kullanın.<br>Hiç denememiş olanlar için karışımın tadı berbat olacakmış gibi görünebilir, ancak sirkeyle karışan malzemelerin ne kadar yumuşak olduğunu görünce bayılacaksın!&nbsp;<br>Kendine uygun tatlı, baharatlı ve ekşi karışımını bulabilirsin. Karışımın &#8220;ateş&#8221; derecesi, kaç tane acı biber eklediğine bağlı!</p>



<p class="has-medium-font-size">Kullanımı</p>



<p class="has-medium-font-size">Hastalığa yakalanmamak için günde 1-2 çorba kaşığı,&nbsp; Hastalığı atlatmak için 3-4 saatte bir 1 kaşık içebilirsin.<br>Boğaz ağrısı için gargara olarak kullanabilirsin.<br>Meyve suyu ya da çaya ekleyebilirsin böylece sirke seyreltilmiş olur. salata sosu olarak kullanabilirsin.<br>Bir kaşık sirke balla karıştırılarak iyi bir öksürük ilacı olur.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Ateş şarabı, içindekileri tolere edebilen ve güvenle tüketebilen herkes için güvenlidir. İçecek çok baharatlı olabildiği için bazı kişilerde rahatsızlığa neden olabilir. Etkileri azaltmak için, tarife daha az baharat eklenebilir veya suyla seyreltin.&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ne kadar asitli olduğudur. Asit reflü veya hazımsızlık gibi sağlık sorunlarınız varsa, bu bileşenlerin kombinasyonu muhtemelen durumu daha da kötüleştirecektir.</p>



<p class="has-medium-font-size">Ayrıca hamilelerde, emziren kişilerde veya şeker hastalığı gibi altta yatan rahatsızlıkları olan kişilerde bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak bu grupların olası komplikasyonları önlemek için&nbsp; yine de doktora danışmaları&nbsp;uygun olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/fire-cider-tarif/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://www.pi.web.tr/195048-2/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/195048-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Apr 2023 17:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Kendin Yap]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz hayat]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz içecek]]></category>
		<category><![CDATA[switche]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=195048</guid>

					<description><![CDATA[#şekersiz efsane kolay çilekli zencefilli içerikBaşka meyveler ya da limon ile de yapılabilirDaha önce görmüş postu bulamamış olanlara yeniden gelsin. İçindekiler3-4 cm gibi taze zencefil, ince dilimlenmiş1 su bardağı dilimlenmiş çilek1/2 su bardağı bal1/2 su bardağı elma sirkesi6-8 su bardağı suHepsini karıştırın bir gece buzdolabında bekletin sabaha hazır.Buraz fermantasyon istiyorum diyrn 24 saat oda sıcaklığında bekletip [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-media-text is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:44% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><video controls src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2023/12/Snapinsta.app_video_564224DFB333938427ED55C42930A788_video_dashinit.mp4"></video></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/%C5%9Fekersiz/">#şekersiz</a> efsane kolay çilekli zencefilli içerik<br>Başka meyveler ya da limon ile de yapılabilir<br>Daha önce görmüş postu bulamamış olanlara yeniden gelsin.<br></p>



<p>İçindekiler<br>3-4 cm gibi taze zencefil, ince dilimlenmiş<br>1 su bardağı dilimlenmiş çilek<br>1/2 su bardağı bal<br>1/2 su bardağı elma sirkesi<br>6-8 su bardağı su<br>Hepsini karıştırın bir gece buzdolabında bekletin sabaha hazır.<br>Buraz fermantasyon istiyorum diyrn 24 saat oda sıcaklığında bekletip sonra 1 gece buzdolabında bekletsin.<br>Ek olarak biraz taze fesleyen ya da taze nane eklenebilir. Yaratıcılık senin bundan sonra.<br>Sıcak günlere serinletici içecekler</p>
</div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/195048-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2023/12/Snapinsta.app_video_564224DFB333938427ED55C42930A788_video_dashinit.mp4" length="1123893" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>ALTIN SÜT</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/altin-sut/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/altin-sut/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2022 16:29:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[altın süt]]></category>
		<category><![CDATA[ayurvda]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[ayurvedik süt]]></category>
		<category><![CDATA[ballı süt]]></category>
		<category><![CDATA[Süt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194714</guid>

					<description><![CDATA[Ya da AY SÜTÜ mü ? Şimdilerde böyle bir moda mı var acaba? Dönüp baktım yazdım mı daha önce diye hayret bunu yazmamışım. Ben altın süt bilirim. 1 bardak süt ( ister hayvansal ister bitkisel )1 tatlı kaşığı zerdeçal1/2 tatlı kaşığı zencefil 1 çay kaşığı tarçın1/2 çay kaşığı karabiber Süt kaynayınca baharatları ekleyip 2- 3 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ya da AY SÜTÜ mü ? Şimdilerde böyle bir moda mı var acaba? Dönüp baktım yazdım mı daha önce diye hayret bunu yazmamışım.</p>



<p>Ben altın süt bilirim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-plain is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>1 bardak süt ( ister hayvansal ister bitkisel )<br>1 tatlı kaşığı zerdeçal<br>1/2 tatlı kaşığı zencefil</p>



<p>1 çay kaşığı tarçın<br>1/2 çay kaşığı karabiber</p>



<p>Süt kaynayınca baharatları ekleyip 2- 3 dakika daha kaynatıp süzerek içeriz.</p>
</blockquote>



<p>Şimdi çılgınca karşıma MOON MiLK düşüyor ve çok ilgimi çekti ve neden hiç denemedim diye düşündüm değişik tarifler.</p>



<p>O tariflerden anladığım bir karışım ben hazırladım gerçekten de efsane oldu.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-plain is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><br>1 su bardağı istediğin süt+&nbsp;biraz fazlası kaynayınca azalıyor :=)<br>1 parça taze zencefil<br>1 minik tutam kabuk tarçın<br>½ çay kaşığı – ashwagandha tozu ( evde kapsül vardı bir kapsül kullandım. Bulamazdan bunu sorun değil koyma :=)&nbsp;<br>½ çay kaşığı &#8211; tarçın<br>½ çay kaşığı &#8211; kakule<br>1 tatlı kaşığı zerdeçal<br>1 çay kaşığı kuru lavanta<br>1 çay kaşığı – Hindistan cevizi yağı ( ya da ghee yoksa tereyağ )&nbsp;<br>1 çay kaşığı – Baharatlı kış balı ( Benim 10 senedir her sabah illa ki yediğim yaz kış baharatlı bal. Bir kase bal içine eşit miktarda zencefil&nbsp;zerdeçal tarçın ve azıcık karabiber . Macun kıvamında&nbsp;olacak)<br></p>



<p>Sütü bir tencereye alıp kabuk tarçın ve taze zencefil ile 15 dakika kaynattım ve kaynama noktasına gelince toz baharatları ekleyip 2 3 dk daha kaynattım ve altını kapatıp lavantayı da ekleyip 5 dk demledim. Bir tülbent ile süzdükten sonra&nbsp;yağı ve balı ekledim. Hepsi bu</p>
</blockquote>



<p>Bu Ayurveda içeceği, yatmadan önce alınan ılık süt karışımıdır. Bizde de yatmadan önce ballı süt içmek yok mudur ?&nbsp;</p>



<p>Yatmadan önce ılık süt, stres, endişe ve uykusuzluk için çok yardımcıdır. Bu sadece süt ve balın basit bir karışımı olabilir ancak şifalı bitkiler, meyveler, baharatlar ve adaptojenlerle güçlendirilbilir. Ay sütünün hazırlanmasında kullanılan tüm bileşenler güçlü yatıştırıcı, sindirimi kolaylaştırıcı ve sakinleştirici özelliklere sahiptir.</p>



<p><strong>Süt</strong>, uykusuzluğa karşı en eski doğal ilaçtır<br><strong>Bal </strong>sakinleştiricidir<br><strong>Baharatlar </strong>Bağışıklık sistemini güçlendirir ve enerjini arttırır.<br><strong>Zerdeçal</strong>, güçlü iyileştirici güçleri olan harika bir anti-stress, anti-inflamatuar dır.<br><strong>Adaptojenler</strong>( ashwagandha, ginseng gibi ) anti-inflamatuar, anti-stres ve antioksidan etkiler içerir.<br>Doğal öldürücü hücreleri artırarak bağışıklığınızı güçlendirir, stresi azaltır ve uykuyu iyileştirir.<br>( Not :&nbsp; her bitki gibi adaptojen bitkiler de insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu sebeple doktora danışılmadan kullanılmamalıdır)</p>



<p>Sonuç olarak uyumadan önce  içilen baharatlı ballı bir süt</p>



<p>Sakinleştirici, yatıştırıcı ve rahatlatıcı bir etkiye sahiptir,&nbsp;dinlendirici bir uyku sağlar.<br>Doğal bir Hormon dengeleyicidir.<br>Baharatlar bağışıklık sistemini güçlendirir.<br>Ağrı ve iltihabı gidermeye yardımcı olur.<br>Eklem ağrılarında ve adet sancılarında rahatlama sağlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/altin-sut/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Naturopati</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/naturopati/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/naturopati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2022 10:11:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[naturapati]]></category>
		<category><![CDATA[naturapati nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sergen sucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194527</guid>

					<description><![CDATA[UYARI: Tüm sağlık uygulamalarında olduğu gibi, tedavinin uzman bir kişi tarafından uygulanması oldukça önemlidir.&#160;Bu yazı bir tedavi önerisi değil benim için çalışılmış bir yoldur. Her kişi farklıdır. Hikayesi farklıdır. 14 Şubat tahmini 88-89 kilo. 18 Şubat Dr. Funda Tütüncüler ile kronik ağrılarımın akut hali için çalışmaya başladık. Ağrılarım hafifleyince 2 mart gün tartılıp gördüğüm kilo çok zordu: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>UYARI: Tüm sağlık uygulamalarında olduğu gibi, tedavinin uzman bir kişi tarafından uygulanması oldukça önemlidir.&nbsp;Bu yazı bir tedavi önerisi değil benim için çalışılmış bir yoldur. Her kişi farklıdır. Hikayesi farklıdır.</p>



<p>14 Şubat tahmini 88-89 kilo. 18 Şubat <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.instagram.com/dr.fundakirtaytutunculer/" target="_blank">Dr. Funda Tütüncüler</a> ile kronik ağrılarımın akut hali için çalışmaya başladık. Ağrılarım hafifleyince 2 mart gün tartılıp gördüğüm kilo çok zordu: 85.4<br>24 Mart 82.4 kilo iken <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.instagram.com/sergensucu/" target="_blank">Sergen Sucu</a> ile bir çalışmaya başladım (Kendisi Naturopati Doktoru en aşağıda yazacağım açıklamasını).Kronik hastalıkların beslenme ve doğal terapilerle nasil iyileştiğine kendi üzerimde bir kere daha tanık oldum bu sefer Sergen ile. Benim tek derdim iyileşmek, ağrısız, ağrı kesicisiz ve kas gevşeticisiz yaşamaktı, homeopati de kullanacağı ve akupunktur ile çalışmadığı için Funda hanım’a ara verdim. Bugün 19 Nisan üzerinden tam 3.4 hafta geçti. Her haftanın bir yeme biçimi oldu ve hala devam ediyor. 4. Haftayı bitirmek üzereyim. Önümde 2-3 hafta daha var, günlük oruçlar da yolda. Dün tartıda 77.2 kg çıktım. Bunun da önemi var tabii ki. Bunun dışında olan başka değerli dönüşümler var.<br>Mutlu bir insanım! İçim temiz. Uykularım derin, kaliteli. Ağrı yok. Ağrı kesici yok. Kas gevşetici yok. Enerjim çok berrak. Toksinleri almadığım gibi toksikleri de dışarda tutabilme gücünü buluyorum. Yeniden spor yapabilmeye başladım Sigarayı bırakalı 1 sene bitti. Koşmaya ( 2 dk üzerine çıkmak benim için koşmak) ve yüzmeye başladım. Nefesim temiz kokuyor. Sabah dinç uyanıyorum. Esnekliğim gittikçe eski haline dönüyor ve güçlenmeye de yeniden başladım.<br>Eskiden tartıda 77 kg görsem saçımı başımı yolardım :=) Şimdi durum biraz daha farklı . Tartıda düşmek için değil yukarıda saydıklarımı muhafaza etmek için yemek yiyorum. Ve sanma ki bu sihirli bir değnek değdi de bana oldu. Çok çaba sarf ettim. Çok zordu yeniden doğmaya karar vermek. Taa ki oturmak, yatmak, kalkmak eziyet olup sadece ayakta ve yürüyerek ağrılarımın hafiflediği o dönem kapıyı çalınca başka da yolum kalmamıştı.  Vücudunuz Hayır Diyorsa kitabını okuduk mu? Okuyalım. Vücudumun HAYIR dediği yerdeyim.<br>Nasıl beslendim bu 4 hafta boyunca yazının sonunda.</p>



<p><strong>Naturopati</strong>, bir kişinin fiziksel ve zihinsel dengesini kurmaya yardımcı olacak doğal tekniklerin bir kombinasyonudur, bedenin kendini sağaltabilme ve bu durumu sürdürebilme kabiliyetinde olduğu düşüncesinden hareket eder<br>Natüropatik bir <strong>doktor</strong>, hastalıkların nedenlerini tanımlayan ve şifa ve denge sağlamak için egzersiz, meditasyon, masaj, akupunktur, homeopati , fitoterapi, hidroterapi ve beslenme dahil olmak üzere vücudun doğal yeteneğini kullanan eğitimli bir birinci basamak hekimidir. Tıp doktorları gibi ilgili akademik bölümlerde dört yıl boyunca eğitim alan naturopatların, eğitim programından mezun olmak için en az 4100 saatlik sınıf ve uygulama eğitimini tamamlamaları gerekmektedir. Naturopatik doğal, işlenmemiş ve canlı besinlere odaklanıp alkali ve antienflamatuar bir <strong>beslenme</strong> tarzı benimser. Bu <strong>beslenme</strong> tarzında vegan, vejetaryen, paleo, çiğ <strong>beslenme</strong> gibi katı kalıplar ve <strong>beslenme</strong> teorilerinden uzaklaşıp, bedenimizin bilgeliğinin bize yol göstermesine izin verir. Öncü bir Natüropat, &#8220;Duvara vurduğu için başı ağrıyan bir kimseye aspirin vermek yerine başını duvara vurması engellenmelidir.&#8221; Oysa modern tıp başını neden vurduğunu araştırıp onu engellemek yerine hastaya aspirin vererek belirtiyi ortadan kaldırmaya çalışır.</p>



<p>ilk hafta sadece ilikli kemik suyu. Evde kendim yaptım hazır olanlardan değil. Kahve yok bitki çayı da yoktu bende çünkü homeopati remedi kullandım. Sadece ılık su ve ilikli kemik suyu.<br>ikinci hafta sıcak sebze çorbası ( patates yok ) <br>üçüncü hafta çiğ sebze<br>dördüncü hafta pişmiş sebze sıvı değil sebze yemeği Patlıcan domates patates yok<br>beşinci hafta tek öğün her şey serbest ( tahıl şeker yok tabii ki :)) sebze et bakliyat serbest ve 6 gün yemek bir gün su orucu 3 hafta boyunca<br>ben bu beşinci haftayı 2 hafta sürdürebildim<br></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/naturopati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyileşmek</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/iyilesmek/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/iyilesmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 12:51:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194456</guid>

					<description><![CDATA[Yüzüm gözüm içim dışım ilikli kemik suyu.31 Mart 2022 bugün 3. Gün. Çok değişik bir kafası var ve de havası; yer çekimi yokmuş gibi hafiflik geldi birden. Artı 4 gün daha sadece bunu içerek besleneceğim. Nedir? diye soranlara yazıyorum bunları ancak doktorunuza danışmadan böyle beslenmelere aman dikkat. Açlık sağlık evet ancak kontrolü olmalı. Bir yandan bedenen bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yüzüm gözüm içim dışım ilikli kemik suyu.31 Mart 2022 bugün 3. Gün. Çok değişik bir kafası var ve de havası; yer çekimi yokmuş gibi hafiflik geldi birden. Artı 4 gün daha sadece bunu içerek besleneceğim. Nedir? diye soranlara yazıyorum bunları ancak doktorunuza danışmadan böyle beslenmelere aman dikkat. Açlık sağlık evet ancak kontrolü olmalı. Bir yandan bedenen bir yandan zihnen hafifliyor olmak çok şükür .#gaps yapmışlar burada mısınız? Ben çok şey denemedim aslında. Yıllarca ayurvedik arınmak (6 yıl o süre) ve beslenmek, bir süre keto + aralıklı oruç ( 2 sene o süre) yaptım. Bunlar ile ilgili yazılarım şurada: <a href="https://www.pi.web.tr/zayiflama-hikayeleri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ZAYIFLAMA HİKAYELERİ</a><br>En son canım doktorum Funda Tütüncüler ile de eliminasyon diyeti denedim.18 Şubattan beri bu şekilde besleniyorum. İlk anda kronik ağrılarım, uyku, halsizlik, sevimsizlik ve dengesiz hallerim birden değişti. Beslenme yanı sıra takviyeler de kullandım: magnezyum günde 3 tane, curcumin, D3K2, Ashwaganda ve her sabah pekmez üzerine limonlu su. Tekrar ediyorum bunlar benim için geçerli olanlar. Ne yaptın diye sorulduğu için yazıyorum.. Doktor onayı olmadan lütfen </p>



<p>Ben böyle sevdiğim alışkanlıklarda oldukça istikrarlıyım. Faydalısında da zararlısında da. Aradaki farkı anlayacak güç lazım hep. Lakin dedim <mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#a10505" class="has-inline-color"><a href="https://www.pi.web.tr/meryl-streep-sabri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bundan sonra kendime bunu yapmayacağım</a>.</mark></p>



<p>Gaps ilk yapıyorum. Eliminasyondan biraz daha sıkı bu beslenme. Hazır çıkmışken bir sürü besin ve alışmışken tamam dedim. Şimdi 3. Gündeyim. Bana güç dileyin.</p>



<p>Büyük ihtimalle 81 kilo gibi başladım. Hiç tartım yok 🙁 doktora gidince tartılıyorum Tartılma adetim de yok, giyebildiğim kıyafete, gülebildiğim aynalara, katılabildiğim sosyal çevreye bakıyorum çoğunlukla. Bir de ağrılarımın varlığına. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-full is-resized"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2022/03/fundatutunculer.jpg" rel="lightbox[194456]"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2022/03/fundatutunculer.jpg" alt="" class="wp-image-194460" height="500" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2022/03/fundatutunculer.jpg 500w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2022/03/fundatutunculer-233x300.jpg 233w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></figure></div>



<p>Çanakkale&#8217;de &#8220;<em><strong>bu kadar şanslı nasıl olabildim&#8221;</strong></em> klişe sorusunu bana sorduran güzel insanlar var. Biri Dr. Funda Tütüncüler. Uzun zamandır yazmak istediklerim var. Kapıdan içeri iki büklüm ilk girdiğim an ben iyileşmeye başladım. Gülşah :=) telefonda randevumu ayarlayan güzel insan. Merdivenleri çıkamazken karşılaştık. Daha orada ben iyileşmeye başladım. Muayene olmaya girdiğimde elinde iki küçük tabak ayrı ayrı badem getirmesi, bir bardak çay koyması ve sonra Funda Hanım&#8217;ın ben derdimi anlatırken &#8221; bir dakika Akın da gelsin bu tek başına olmaz&#8221; dediği yerden iyileşmeye başladım. Akın Tütüncüler de benim diğer meleğim. İfade edebilmenin hafifliği onun karşısında kuş olup konuyor insanın kalbine. Ağrılı geçen günler, karşısında koltukta oturamadığım zamanlar, konuşmayı bırakıp akupunktur yapmaları, uzun detaylı kuramları  ben seviyorum diye anlatmaları. Çok şükür bu sırada hani Allah rızkını verir derler ya işlerim de toparlanmaya başladı. Nasıl bunu hallederim diye düşünürken kolaylıkla olmaya başladı her şey. Ben hafifledikçe hayat da hafifliyordu sanki. Ağrılarım azalıyor derken bir gün hacamat ile tanıştım. O gün kalçamdaki o ağrı çıktı gitti. Henüz gelmedi geri ve gelmeyecek de. Nedir senin bu ağrıların diye sorarsan eğer, en son gittiğim fizik tedavi doktorlarında biri fibromiyalji diyerek ilaç bastı reçeteye diğeri de &#8221; yani bel fıtığı var tabii de bu ağrıyı o yapmaz, bir kanıt olmayınca da teşhis koyamıyorum&#8221; demişti. &#8221; e ne yapayım&#8221; dediğimde &#8221; valla ne bilim bir hacamat mı yaptırsan&#8221; diye cevap vermişti ve hiç dalga geçmiyordu. Sanki ben de bunları hiç bilmiyorum gibi ısrarla kilitlenmiş bir şekilde batı tıbbından medet umuyordum. Ha evet iyi ki var o ayrı! Asla tersini söylemiyorum ancak tek başına yetemiyor ! Uzattım biliyorum ancak 2015 den beri süregelen bir hal bu. Yine aynı doktora kendim fark ederek bir daha gittim &#8221; şey acaba bir de koksiks MR alsak mı hani demiştim ya benimki biraz eğri hani o da yapabilirmiş sanki bu ağrıları&#8221; dedim. Tabii ki sevmez doktorlar böyle hastayı &#8221; tamam çekelim de bir şey olmadığını gör için rahat etsin&#8221; dedi ve gönderdi beni. İçim rahat etsin diye değil be ablacım kaç derece rotasyon var ona bakacağız. Pelvik taban bacım ağrıyor. Üstelik bir yoga hocasıyım, belki de hiç yapmamam gereken hareketleri yapıyorum bir ders boyunca. Sırf iç rahatlatmak amacında değilim ama bunu anlatmak uzun bir çaba. Ben de aldım mr kağıdımı şimdi sonucunu bekliyoruz. Dedim ya iyi ki var bu batı tıbbı. </p>



<p>Bu sırada ayrıca Fulya Nanba güzelimden bir aile dizimi desteği de aldım. Merak ediyordum çünkü bir türlü yıllardır teşhisi konulamayan <em><strong>bu ağrı ve hatta bu acı kimin?</strong></em> Yani bu kadar tanı koyulamayan adı konulamayan acı bana ait olamazdı gibi bir duygu içimi kemirmeye başladı. Ne de olsa &#8221; seninle başlamadı&#8221; değil mi ? &#8220;<em>Alanda görebilir miyim</em>&#8221; dedim, <em>&#8220;hadi gel bakalım&#8221;</em> dedi. Gördüklerim şaşırtıcı anca bir o kadar da tanıdıktı. Kadriye hanıma bir helva kavurdum o akşam tam da babamın ölüm yıl dönümüydü. Anneannemin de doğum ve ölüm yıl dönümü ortası. <br>Hepsi birleştiler hepsine teşekkürlerimi ettim. Dedim ki&#8221; benim için başardınız, hayatta kaldınız, acılarınıza saygı duyuyorum. &#8221; dedim gerçekten, kalbimden. Nefes vermek ne kadar güzelmiş. Bu da benim hayatım, benim kaderim sizlerin kaderine saygı duyuyorum.</p>



<p>Bunu bir daha kendime BEN bile yapmayacağım (150 kere yazabilirim bunu). Bu yeniden bulduğum dengemi , dengesizlik de bir dengedir diyerek suistimal etmeden, bu Ayça&#8217;yı bu kadının her bir hücresine sevgiyle bakacağım. İnsan önce kendini sevmeli. Sevmek için neye ihtiyacı var bunları bilmeli.</p>



<p>İhtiyacım olmayan şeyleri yaşaya yaşaya geldim bu yaşa. Şimdi neye ihtiyacım var biliyorum. Funda&#8217;ya demiştim bir gün Poyrazliman toprak yolunda yürürken: &#8220;Evim neresi aradım durdum hep, köklenecek yer aradım. Buraya geldiğimden beri artık evim neresi biliyorum. Evim benim! Benim bedenim. Nereye gidersem gideyim evimdeyim.&#8221; Funda da &#8220;nasıl güzel aydınlık bir cümle&#8221; demişti. Ben ise sadece söylemiş olduğumu Çanakkale&#8217;ye taşınırken fark ettim. Bir kaç tokat daha gerekiyordu sanırım. </p>



<p>Bu lafları bir yere yazmak iyi geliyor o zaman yazmamışım. Döner bakarım aksi olursa lakin ben bile bunu bozmama izin vermeyeceğim. Benim evim neresi biliyorum ve temiz tutmak misafir olduğum bu eve en büyük borcum. Her bir hücresini temizlemek için elimden gelenin fazlasını yapmaya gönüllüyüm. </p>



<p>Bütün bu güzellikler ile beraber yepyeni yollar açılmaya başladı. Sergen hocam var o ayrı bir hikaye. Şimdilik tıp tarihi konuşuyoruz yol evrilsin onu da anlatırım. Çok şükür. </p>



<p>Küçükken doktor olmak isterdim( ya da mimar) . Bunu beceremedim o kadar çalışkan değildim çünkü (mimar da olamadım). Geçen akşam Dr. Deniz Şimşek &#8216;in bir dersinde sorduğu soruyu ve cevabını notlarıma büyük harfler ile yazmışım :<br></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>İnsan neden doktor olur ?<br>İyileşmek için ( iyileşmemiş biri iyileştiremez)</p></blockquote>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/iyilesmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Masajı</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/yuz-masaji/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/yuz-masaji/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 15:37:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194221</guid>

					<description><![CDATA[Adada rüzgar güneş, yüzüme düzenli olarak bakım yapmamak, denizin tuzu ve kötü beslenmek ile birlikte çok hızlı bir şekilde cildim yaşlanmaya başladı. Sadece yüzüm değil tüm bedenim. Rutinlerimi kaybetmeden önce her gün düzenli yağ kullanırken bu duruma gelmek can sıkıcıydı ve sonunda bu senenin başında öz bakımıma geri döndüm ve hem eski alışkanlılarımı geri aldım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p style="font-size:17px">Adada rüzgar güneş, yüzüme düzenli olarak bakım yapmamak, denizin tuzu ve kötü beslenmek ile birlikte çok hızlı bir şekilde cildim yaşlanmaya başladı. Sadece yüzüm değil tüm bedenim. Rutinlerimi kaybetmeden önce her gün düzenli yağ kullanırken bu duruma gelmek can sıkıcıydı ve sonunda bu senenin başında öz bakımıma geri döndüm ve hem eski alışkanlılarımı geri aldım hem de bunu paylaşmaya başladım. Yüz egzersizlerin yüz masajı ile tamamlamak önemli. Nedir bu yüz masajı ne işe yarar bakalım mı ? </p>



<p style="font-size:17px">Yüz masajı ciltteki sıkıntıları giderebilmemizin en kolay ve en çabuk etki gösteren bir yoludur. Ayrıca günlük hayattaki stres yüklemelerine ve ruh halimize de iyi gelmektedir. Sinüzitin akut evresinde sinüs basıncını, rahatsızlığı ve tıkanıklığı gidermek için masaj kullanılabilir. Cildi masaj yoluyla uyarmak kan dolaşımını artırmaya ve akne görünümünü azaltmaya yardımcı olabilir ancak geçirdiğine dair kanıtlar yoktur. Parlak ışıltılı bir cilt sağlar.</p>



<p style="font-size:17px"><strong>S. Yüz masajının etkilerini ne zaman fark etmeye başlarsınız?</strong><br>C. Yüz masajından hemen sonra bir değişiklik fark edemezsiniz, ancak cildiniz temiz, nemli ve pürüzsüz hissedecektir. Yüzde anlık değişiklikler göstermeyebilir ancak uzun vadede yardımcı olur.</p>



<p style="font-size:17px"><strong>S. Yüz masajı ne sıklıkta yapılmalı?</strong><br>C.Haftada 2-3 kez evde yüz masajı yapılmasını tavsiye edilir ancak her gün 5-10 dakika nazikçe masaj yapmak cildinize zarar vermez.</p>



<p style="font-size:17px"><strong>S. Farklı cilt tipleri için farklı yüz masajları var mı?</strong><br>C. Evet, yağlı bir cildiniz varsa hafif bir serum veya tercih ettiğiniz bir nemlendirici ile yaklaşık 10-15 dakika masaj yapmalısınız, kuru cildiniz varsa cildinize uygun bir yüz yağı kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, özellikle hassas cildiniz varsa, cildi strese sokabileceği veya tahriş edebileceği için aşırıya kaçmamaya çalışın. </p>



<p style="font-size:17px"><strong>S. Yüz masajı cilde iyi gelir mi?</strong><br>A. Yüz masajı, sağlıklı cildin desteklenmesine ve yüz kaslarının gevşemesine yardımcı olur. Donuk cildi gençleştirir ve ayrıca ciltteki toksinleri atarak lenfatik drenaja yardımcı olur. Yüz masajı, kaslarınızdaki gerginliği giderecek ve kendinizi rahatlamış ve rahat hissetmenizi sağlayacaktır.</p>



<p style="font-size:17px"><strong>Hangi yüz yağı sizin için en iyisidir?</strong><br>• Hassas cilt: tatlı badem, şeftali çekirdeği, çuha çiçeği, sarı kantaron, avokado<br>• Yaşlanan cilt: argan, kuşburnu çekirdeği, nar çekirdeği<br>• Karma cilt: hodan, nar, kuşburnu tohumu<br>• Yağlı cilt: Moringa, kayısı çekirdeği, zeytinyağı, aspir, kenevir, hodan, devedikeni gibi daha hafif bir dokuya sahip, çabuk emilen ve cildin kendi sebumlarına benzeyen &#8220;kuru yağlar&#8221; kullanın.</p>



<p style="font-size:17px">Mineral yağ, petrol yağı veya parafin sıvısı değil, sadece bitki bazlı bir yağ ile yüz masajı yapın, bu yüzden biyo-yağ veya bebek yağı kullanmayın, bunlar gözeneklerinizi tıkayacak ve büyük ihtimalle leke oluşumuna sebep olacaktır.</p>



<p style="font-size:17px">Kolayca erişilebilen bazı yağlar ve temel faydaları </p>



<p style="font-size:17px"><strong>Hindistan cevizi yağı</strong>: besleyici ve süper nemlendirici, bu nedenle özellikle kuru ciltler için iyidir. Antioksidanlar içerir, antienflamatuar ve antibakteriyeldir. <br><strong>Argan yağı:</strong> Yüksek düzeyde E vitamini ve sterol içerir, cildi iyileştirir, yatıştırır ve iltihabı azaltır. <br><strong>Kuşburnu çekirdeği yağı:</strong> hafif , besleyici, koyu lekeleri düzelttiği, nemlendirdiği, ince çizgileri azalttığı ve yara iyileşmesini desteklediği bilinen vitaminler, antioksidanlar ile doludur.<br><strong>Zeytin yağı :</strong> Alerjik reaksiyonları tetiklemediğini söylüyor, ancak en iyi sonuçlar için sızma çeşidini tercih ettiğinizden emin olun. <br><strong>Badem yağı</strong>: Egzama, dermatit veya gerçekten çok kuru cildi olan herkes için yoğun nemlendiren bir yağ. Yükek miktarda A vitamini vardır ve çizgi yumuşatma ve sivilcelerle mücadele konusunda yardımcıdır.</p>



<p style="font-size:17px">Konuşmasız bir video hazırladım. Sabah ya da akşam yüz kremini sürerken uygulayabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.aycaogus.com.tr/wp-content/uploads/2022/03/yuzmasaji.mp4"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/yuz-masaji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.aycaogus.com.tr/wp-content/uploads/2022/03/yuzmasaji.mp4" length="55056679" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama Hikayeleri</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/zayiflama-hikayeleri/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/zayiflama-hikayeleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2022 19:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[eliminasyon]]></category>
		<category><![CDATA[funda tütüncüler]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194194</guid>

					<description><![CDATA[Tombiş fotoğraf 2012 sanırım yanındaki fotoğraf 2014. Üzerimdeki pantalon 36 beden.Şimdi kolum sığmaz sanırım ama içeride duruyor. Yine giyeceğim! Bir kere yaptıysan bir daha yapabilirsin Bir kişi bile yaptıysa sen de yapabilirsin Sigarayı bıraktığım zaman demiştim ki 30 kiloya bile alacak olsam seni bir daha elime almayacağım!Öncelikle : söz mühürmüş evet!15 Şubat&#8217;tan beri onun sapı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p style="font-size:15px;font-style:italic;font-weight:300">Tombiş fotoğraf 2012 sanırım yanındaki fotoğraf 2014. Üzerimdeki pantalon 36 beden.Şimdi kolum sığmaz sanırım ama içeride duruyor. Yine giyeceğim!</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-default is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" style="font-size:17px;font-style:italic;font-weight:400"><p><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#b32a4f" class="has-inline-color">Bir kere yaptıysan bir daha yapabilirsin </mark></p><p><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#b32a4f" class="has-inline-color">Bir kişi bile yaptıysa sen de yapabilirsin </mark></p></blockquote>



<p style="font-size:17px">Sigarayı bıraktığım zaman demiştim ki 30 kiloya bile alacak olsam seni bir daha elime almayacağım!<br>Öncelikle : söz mühürmüş evet!<br>15 Şubat&#8217;tan beri onun sapı bunun kökü derken 4-5 kg gitti diyelim bugün yaklaşık 30 kiloyu sigarayı bıraktığımdan beri tamamlamış bulunuyorum. <br>2019&#8217;un Aralık ayı ile başlayan süreç, pandemi ilan edilmesi, eve giren o korkunç covid deneyimi ki hiç yazamadım elim varıp da, sigarayı bırakmak, adadan tekrar şehire dönmek, lgs, yetenek sınavları, ergenliğe odada giren bir çocuk, online dersler, evler evler evler taşımak, annemin kalp ameliyat süreci, çok sancılı geçen bir sonbahar, içine girilmiş olan bir depresyon ve buradan çıkmak için girilen çıkmaz sokaklar, dönüşü olan olmayan bir sürü yollar, kendime verdiğim cezalar ve sonucunda tartıda 85 kilo!! <br>Bu süreçte kendime yaptıklarımdan dolayı kırbacı vurmayacağım. Hepsi ve her şey yaşandı, olması gerekenlerdi oldu. Klişe evet ancak &#8220;<kbd>bunun bana hediyeleri nedir</kbd>&#8221; diye sormaktan vazgeçmedim, bir gün duymak umuduyla. Bugünlerde pek bir duyar oldum şükür. <br>Bu süreçte hayatıma giren çıkan tüm enerjiler beni buraya taşıdı. Kalanlara da gidenlere de gitmesini istediklerime de gitmesini bilene de teşekkürlerimle.<br>Olanına da olmayanına da hakkım helal.<br>O zaman hizmet ettiklerini görmek mümkünlü değildi şimdi biraz sis dağıldı. Sis dağılında ve kendimle karşı karşıya kaldığımda da şöyle bir cümle içimde büyüdü: <br><strong>bu ağırlık bana ait bir ağırlık değil!! </strong></p>



<p style="font-size:17px">Bu metabolizması 51 yaşında olan kadını aldım okşadım ve sessizce bir yere oturttum şimdi hoşçakal deme vakti. Onunla yaşayan her duyguya, teşekkürlerimle .<br><br>Söz mühür dediysek &#8220;Mayıs ayı anneler gününe kadar 15 kilo, yaz sonuna kadar da toplamda 25 kilo hafiflemiş eski sağlıklı normal kiloma dönmüş olacağım&#8221;. <br>Sadece zayıflamak, zayıf görünmek, güzel görünmek, estetik kaygısı değil ki bunlar da elbette kaygı neden istediğimi giyemeyeyim? Bu kaygıların en önünde sağlığım söz konusu. Ben 45 yaşındayım.Organlarımın, cildimin, bedenimin 6 yaş daha ileride gittiğini ve bir takım hastalıklara açık altın yaldızlı davet sunduğumun artık farkındayım ki tahlillerin sonucu da bunu anlatıyor. </p>



<p style="font-size:17px">Bunu 3. Kere yapıyorum. <br>Hayatımın 3. En büyük denge kaybı. <br>Bir tanesi doğumdan sonraydı oğlum 5 yaşına gelene kadar 80 kiloda yaşadım daha sonra canım doktorum <a href="https://www.instagram.com/drbugraoktem/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Buğra Öktem</strong></a> ile tanıştım kapısından içeri girdiğim zaman &#8220;ben zayıflamaya değil iyileşmeye geldim&#8221; demiştim. Çok uzun yıllar onunla birlikte hem iyileştim hem de doğru beslendim bedenime göre beslendim. Onların hikayeleri yazının sonunda. Her sene düzenli detokslarımı yaptım ve daha sonra İstanbul&#8217;dan taşındım. Taşınma süreçleri beni güzel savuruyor. Buğra bey&#8217;den uzakta olduğum için hem onun metodlarıyla hem de aralıklı oruç uygulayarak yine kendi normal kendime geri geldim. Bununla ilgili çektiğim bir video vardı seyredip duruyorum bugünlerde onu da aşağıya koyuyorum ilham olsun hepimize. (sanki başkası konuşuyor gibi izliyorum)<br><br>Ve 3. dalga 2019 aAralığında başladı, şimdi tekrardan bir destek ihtiyacı doğdu çünkü bu sefer bedenimde ağrılarla kendini gösterdi. Çanakkale&#8217;de çok sevgili doktorum Funda Tütüncüler ve akupuntur benim imdadıma yetişti. Önce ağrılarıma deva oldu şimdi zayıflamaya destek oluyor aynı zamanda sevgili eşi Akın bey terapi ile destek oluyor hepsi bir arada bütünsel bir şekilde beni iyileştirmek için bu hayatın bana sunduğu hediyeler olarak bu yolda bana eşlik ediyor. Çok şükür. <br>Ben de bu hediyeleri çok büyük bir çaba ile destekliyorum. Yaşadığım son ağrı atağı bir kere ağrı diye tanımlanamazdı. Başka çarem kalmamıştı.<br><strong>14 Şubatta</strong> kahveyi 21 günlük bir oruca çektim ( çünkü demirim yerlerde) sonra belki içerim ancak eskiye dönmek istemiyorum.<br><strong>15 Şubat </strong>kalçama giren kramp ve spazmla beraber Funda hanımla tanışmam ve eliminasyon diyetine başladım. <strong>3 Mart 85 kiloyla</strong> yola devam ediyorum. <br><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"><strong><a href="https://www.aycaogus.com/canin-istedigi-zaman-gel-yogasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Canın istediği zaman gel yogası</a></strong> </mark>diye bir çalışma başlattım. Burada büyük bir motivasyon buluyorum. Birbirimize iyi gelen bir yanı var. <br>Bundan sonra yazmaya devam edeceğim. Bana eşlik etmek istersen paylaşımlarımı <a href="http://www.instagram.com/_aycaogus_/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>@_aycaogus_ </strong></a>instagram hesabımdan ve buradan takip edebilirsin.</p>



<p style="font-size:17px">Aşağıdakileri okumadan önce, &#8220;şimdi&#8221; benimle beraber tekrar et </p>



<ul class="wp-block-list" style="font-style:normal;font-weight:600"><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#21185e" class="has-inline-color">.</mark><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#26168e" class="has-inline-color"> </mark><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">bunu kendime bir daha yapmayacağım.</mark></li><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">. her ne olursa olsun içinde bulunduğum duygusal durumlardan destek alarak çıkmaya söz veriyorum.</mark></li><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">. her şeyi ben kendi başıma yapamam.</mark></li><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">. her şey kendi başıma yapma mükemmeliyetçiğimle kendimi yorduğum gibi bambaşka enerjileri bambaşka negatiflikleri bambaşka dünyaları kendime davet edip bir de onlarla baş etmeye çalışıp 2 kat yorgunluk yaşıyorum. Artık enerjimi kendime, beslenmemi dengesinde tutmaya ayıracağıma ve bunu sağlayamadığım zaman destek almaya söz veriyorum.</mark></li><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">. hatalarımla, düşmelerimle ve düştükten sonra kalkıp iyileşip yeniden yola devam etmelerimle, ben biriciğim.ben bütünüm. ben tamım.</mark></li><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">. olduğum halimle yeterliyim</mark>.</li><li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#150865" class="has-inline-color">. canım kendimi kendimi çok seviyorum.</mark></li></ul>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-pinik-kus-ayca-ogus-blog wp-block-embed-pinik-kus-ayca-ogus-blog"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="IQjHjb0QXn"><a href="https://www.pi.web.tr/bahar-detoksu/">Bahar detoksu</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Bahar detoksu&#8221; &#8212; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog" src="https://www.pi.web.tr/bahar-detoksu/embed/#?secret=QRZC7vDuLX#?secret=IQjHjb0QXn" data-secret="IQjHjb0QXn" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-pinik-kus-ayca-ogus-blog wp-block-embed-pinik-kus-ayca-ogus-blog"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="jnzqL9PIMH"><a href="https://www.pi.web.tr/ayurveda/">Ayurveda I</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Ayurveda I&#8221; &#8212; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog" src="https://www.pi.web.tr/ayurveda/embed/#?secret=cN9f5XQnpI#?secret=jnzqL9PIMH" data-secret="jnzqL9PIMH" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<figure class="wp-block-video"><video height="720" style="aspect-ratio: 1280 / 720;" width="1280" controls src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2022/03/zayiflama.mp4"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/zayiflama-hikayeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2022/03/zayiflama.mp4" length="38386323" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Kuru Vücut Fırçalama</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/kuru-vucut-fircalama/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/kuru-vucut-fircalama/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2022 18:31:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SADE BİR YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı cilt ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı yüz kremi]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı yüz maskesi]]></category>
		<category><![CDATA[kahve peeling]]></category>
		<category><![CDATA[kendin yap]]></category>
		<category><![CDATA[kuru fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[Peeling]]></category>
		<category><![CDATA[yüz maskesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pi.web.tr/?p=194124</guid>

					<description><![CDATA[Cildimiz vücuttaki en büyük organdır. Ne yazık ki çoğumuz gözlerimize, dişlerimize ve diğer vücut sistemlerimize daha iyi bakıyoruz ve cildimizi biraz ihmal ediyoruz. Lenfatik sistem, bağışıklık sistemimizin en önemli parçasıdır ve kuru fırçalama ile lenfatik sistem uyarılarak hücre atıklarının ve toksinlerin vücuttan daha hızlı atılması hedeflenir. At kılı fırça yardımıyla vücudun aşağıdan yukarı doğru tarandığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cildimiz vücuttaki en büyük organdır. Ne yazık ki çoğumuz gözlerimize, dişlerimize ve diğer vücut sistemlerimize daha iyi bakıyoruz ve cildimizi biraz ihmal ediyoruz. Lenfatik sistem, bağışıklık sistemimizin en önemli parçasıdır ve kuru fırçalama ile lenfatik sistem uyarılarak hücre atıklarının ve toksinlerin vücuttan daha hızlı atılması hedeflenir. At kılı fırça yardımıyla vücudun aşağıdan yukarı doğru tarandığı bir bakım tekniğidir ve temel olarak cildin en üst tabakasını saran dokuyu yumuşatmaya yarar. </p>



<p><strong>Kuru cilt fırçalama</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Yüzeydeki ölü deri hücrelerini temizler. </li><li>Hücrelerin ve organların çok ihtiyaç duyulan oksijen ve besinleri almasını sağlayan kan dolaşımını artırır. </li><li>Çevre kirliliği veya kozmetik formülasyonlarla tıkanmış gözenekleri açar. </li><li>Sıvı birikimini yeniden yönlendirirken kolajen üretimini uyararak selüliti azaltır. </li><li>Kuru fırçalama rahatlatıcı bir topikal masaj şekli sağladığından stresi azaltır. </li></ul>



<p><br>Uzuvları kalbe doğru ve gövde üzerinde dairesel hareketlerle fırçalarken bağışıklığı artırmak ve toksinleri gidermek için lenfatik sistemi uyarır.</p>



<p>Kuru cilde uygulanır. Kılcal damar çatlağı gibi şikayetlerin ortaya çıkmaması için uygulama çok fazla baskı uygulamadan, kibarca yapılmalıdır.</p>



<p>Fırçayı, adından da anlaşılacağı üzere vücudunuz kuruyken kullanmalısınız. Vücudunuzun her yerini dairesel hareketlerle fırçalayın. Vücudunuzun gençleşmesi ve kan dolaşımının hızlanması için günde 5-6 dakika boyunca kuru fırçalama yapmanız yeterli olacaktır.</p>



<p>Gün içinde herhangi bir zamanında fırçalanabilirsiniz ancak canlandırıcı bir etkisi olduğu için sabahları duyuları harekete geçirmeyi kolaylaştırır.</p>



<p>Kalbe en uzak noktadan, örneğin ayaklardan başlanır. Dairesel hareketlerle yukarıya doğru çıkılır. Bacakların her tarafına masaj uyguladıktan sonra, kalçalar ve kollara sıra gelir. En son karın, gögüs kısmı ve omuzlara masaj uygulanır. Koltuk altları da masaja dahildir çünkü buralarda önemli lenfler bulunur. <strong>Göğüs uçları ve varislere masaj uygulanmamalıdır.</strong></p>



<p>Masaj sonrası cilt hafifçe kızarmış olabilir ve hafif bir karıncalanma hissi olur. Ancak kaşıntı, ağrı ve geçmeyen agresif kızarıklık varsa fırçanız size göre çok serttir veya sert hareketlerle masajı uygulamışsınızdır.</p>



<p>Masaj sonrası, gözenekler açılmıştır ve bakıma hazırdır. Duş sonrası bakım yağlarını tüm vücuda güzelce yedirerek bakımınızı tamamlayabilirsiniz.</p>



<p>Vücut nasıl fırçalanır?</p>



<p>Kuru fırçalama yaparken bunlara dikkat edin</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Sert bir şekilde fırçalamayın.</li><li>At kılı fırça kullanın.</li><li>Kuru fırçalamayı alışkanlık haline getirin.</li><li>İşlemi minimum 2 dakika uygulayın.</li><li>Vücudunuzun kuru olduğundan emin olun.</li><li>Fırçalamadan sonra duşa girin</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/kuru-vucut-fircalama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süt Gerçekleri</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/sut-gercekleri/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/sut-gercekleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2015 15:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[21 mayıs dünya süt günü]]></category>
		<category><![CDATA[açık süt]]></category>
		<category><![CDATA[açık sütü kaç dakika kaynatalım]]></category>
		<category><![CDATA[anneler çiğ süt]]></category>
		<category><![CDATA[özge uzun]]></category>
		<category><![CDATA[beril bayındır blogger]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen selahattin dönmez]]></category>
		<category><![CDATA[esra ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı süt]]></category>
		<category><![CDATA[nora romi]]></category>
		<category><![CDATA[organik süt]]></category>
		<category><![CDATA[pastorize süt]]></category>
		<category><![CDATA[Süt]]></category>
		<category><![CDATA[süt gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[süt ile ilgili bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[süt tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[sütü kaç dakika kaynatmak gerek]]></category>
		<category><![CDATA[sütü kaç dakika kaynatmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sütü pastorize etmek]]></category>
		<category><![CDATA[sütlü kahvaltılar]]></category>
		<category><![CDATA[sütle ilgili şehir efsaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[sebnem seçkiner]]></category>
		<category><![CDATA[selahattin dönmez]]></category>
		<category><![CDATA[uht]]></category>
		<category><![CDATA[uht süt mü pastörize süt mü]]></category>
		<category><![CDATA[uht zararları]]></category>
		<category><![CDATA[uht zararlı mı]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun ömürlü sütlerde katkı maddesi çelişkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://pi.web.tr/?p=13847</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili okur aslında beni biliyorsun süt konsunda yazdım çizdim bir çok kez. Bu sefer süt konuşulan bir toplantıya davetliydim. Bir çiğ süt kullanıcısı olarak dinlemeye gittim. Bu yazıya kişisel yorumlarımı katmayacağım ne dinlediysem, dinlerken gelen sorulara ne cevap aldıysam onları paylaşacağım. Süt konusunda ben ne yapıyorum diye merak ediyorsan eğer: çok da takılmıyorum. Çocuğum süt [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sevgili okur aslında beni biliyorsun süt konsunda yazdım çizdim bir çok kez. Bu sefer süt konuşulan bir toplantıya davetliydim. Bir çiğ süt kullanıcısı olarak dinlemeye gittim. Bu yazıya kişisel yorumlarımı katmayacağım ne dinlediysem, dinlerken gelen sorulara ne cevap aldıysam onları paylaşacağım. Süt konusunda ben ne yapıyorum diye merak ediyorsan eğer: çok da takılmıyorum. Çocuğum süt içmek istediğinde süt içiyor ben de aynı şekilde. Beslenme şeklim yaklaşık 3-4 senedir ayurvedik beslenmeye çok yakın gittiği için sütü ne zaman ne şekilde tüketeceğimi biliyorum. Yazın soğuk ve baharatlı kışın ve bahar aylarında sıcak ve baharatlı. baharatlar tarçın ve zencefil. Sorulabilir diye baştan yazayim istedim. Yaz mevsimi hariç müsli yerken sıcak ve tarçınlı yazın da soğuk ve tarçınlı olarak kullanıyorum. Keçi, inek, koyun gibi bir ayırımım yok ancak aldığım çiğ süt inek sütü. Süt haricinde de sütten üretilmiş ne varsa tüketiyorum yoğurdu da aldığım çiğ süt ile yapıyorum Çiğ süt alamadığım dönemlerde de günlük pastörize süt ve cam şişede tercih ediyorum. Uzun yıllar var&nbsp; ki UHT sütlere hiç yanaşmıyorum öncelikle damak zevkime uymadıkları için. Beslenmede benim için en önemli kriter damağıma gelen doğru tat. Aşağıdaki bilgilerin hepsi sadece dinlediklerimdir. Sorular olursa bu yazının altına sorunuz lütfen ulaştırabilmem adına. Benim şahsi fikrim ve süte yaklaşımım hala aynı : anne sütünden sonra başka bir canlının sütünü içen tek canlı insan ve insan bağlantılı kedi köpeklerdir. Yine de süt içtiğim doğrudur zaman zaman ancak daha çok süt ürünleri tercih ediyorum.</p>



<p>Gelelim konumuza.<br>
Süt gerekleri konusunu Uzm. Diyetisyen <a href="http://www.sdonmez.com/main.php" target="_blank" rel="noopener">Selahattin Dönmez</a>&#8216;den dinledik. Diyetisyen denince benim biraz durduğum doğrudur ama <a href="http://www.sdonmez.com/main.php" target="_blank" rel="noopener">Selahattin Dönmez</a>&#8216;i dinledikçe işini iyi bilen diyetisyen kelimesinin biraz daha fazlası &#8220;doğru beslenme yönetimi&#8221; yapan biri olduğunu anladım diyebilirim. Her bilgiye çok hakim ve bilimsel olarak güzel açıklamaları var. Kim olduğunu merak edersen <a href="http://www.sdonmez.com/PageDetail.php?PageID=28" target="_blank" rel="noopener">BURAYA tık tık.</a></p>



<p>Evet neler dinledik bu söyleşide önce kendi aldığım notlar daha sonra verilen notlar olarak paylaşacağım.<br>
** Günlük 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmeliyiz diyor Selahattin Dönmez.</p>



<p>1 su bardağı süt = 1 sb yoğurt=2 sb ayran= 2 ince dilim (herçeşit) peynir =1 sb kefir = 1/2 kase dondurma = 1/2 kase puding demek oluyor. Mesela kahvaltıda peynir öğlen yemekte ayran akşam uyumadan süt diye ayarlayabiliriz. Her porsiyon 200-300 mg HAYVANSAL KALSİYUM içerir ve ana kalsiyum kaynağı hayvansal olandır. Elbette kalsiyum kaynağı bir çok besin var ama hayvansal kalsiyum süt ve süt ürünlerinde var.</p>



<p>En önemli nokta sütün hijyenik olarak tüketilmesidir. Burada çiğ süt kullanmayın demiyor ama hijyenik olarak elde ettiğiniz sütü tercih edin diyor. Peki sütü ne için içeceğiz ?<br>
Çok iyi bir A vitamini, D vitamini ( sadece yumurta ve sütte var) , B vitamini, riboflavin, kalsiyum, yağ asitleri, protein ve CLA yani büyüme hormonu kaynağı olduğu iiçin.</p>



<p>Şimdi en çok merak edilen soru UHT ve pastorizasyon işlemleri arasındaki fark nedir?<br>
ISI DERECESİ VE SÜRESİ</p>



<p>Pastorizasyon işlemi 12-16 sn arasında sütün 70/80 dereceye ısıtılıp soğutulmasıyla yapılır.<br>
Bu işlem sırasında mikroorganizmalar , patojen mikroplar %95 ölür</p>



<p>UHT işlemi 2*6 saniye içerisinde 135/150 dereceye çıkartılıp soğutulmasıyla yapılır.<br>
Bu işlem sırasında mikroorganizmalar %100 ölür. Yağın, laktozun ve tuz minerallerinin besleyici özelliğinde değişiklik olmaz ama protein ve vitamin yapılarında ufak değişimler meydana gelir. Katkı maddesi içermez uzun ömürlü olmasının sebebi kısa sürede yüksek ısıda mikroorganizmalardan arındırılmasıdır.</p>



<p>ve ikisinin de buzdolabında saklama süresi 3 gündür 3 günden fazla dayanan süt olsa bile tüketilme süresi 3 gün olmalıdır.<br> Çiğ süt için ise yine 40-60 dereceye kadar kaynatmalı diyor. Evde 75 dereceye kadar 15 dakikadan fazla kaynatılan süt pastorize edilmiş olsa bile besin değerinde ve protein yapısında ciddi değişiklikler meydana geliyr. Çiğ süt mutlaka denetimi olan bir yerden alınmalı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/20150603_120055.jpg" rel="lightbox[13847]"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="2560" height="1440" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/20150603_120055.jpg" alt="20150603_120055" class="wp-image-13852" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/20150603_120055.jpg 2560w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/20150603_120055-300x168.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/20150603_120055-1024x576.jpg 1024w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></figure></div>



<p><br> Gelen sorulardan biri de şöyleydi cevabını aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz:</p>



<blockquote><div class="copy-paste-block">sicaklik ile proteinlerin yapisi geri donusumsuz degisiyor yumurtada oldugu gibi ancak yumurtayi pismiste yesek o proteinden yararlanabiliyoruz. Peki uht olunca bundaki protein den yararlanamiyormuyuz?</div><div class="copy-paste-block">[youtube_sc url=&#8221;https://youtu.be/UGvftmz-i2k&#8221;]</div></blockquote>



<div class="copy-paste-block">**0-1 yaş için temel süt ANNE SÜTÜ. 1 yaşından sonra inek sütü ile tanıştırmak gerek.</div>



<div class="copy-paste-block">Aşağıda da elimdeki notları paylaşıyorum.</div>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Ne kadar süt içmeliyiz?</strong></p><p>Okul öncesi çocuğun diyetinde süt ve türevlerinden günde 2-3 porsiyon bulundurulmalıdır. Ergenlik ve yetişkinliğe geçişte ise süt ve türevlerinden günde 2 porsiyon, menopoz döneminde kadınların 3 porsiyon, hamile annelerin 4 porsiyona kadar günlük beslenmelerinde mutlaka tüketilmesi gereken bu grup yaşlılıkta ise kemik yoğunluğunun kaybolmaması adına mutlaka içilmelidir. (Kaynak: Türkiye Sağlıklı Beslenme Araştırması)</p><p><strong>Süte uygulanan ısıl işlemler nelerdir? Pastorizasyon ve UHT nedir?</strong></p><p>Süt, mikroorganizmaların yaşaması ve gelişip çoğalması için çok uygun ortam oluşturmaktadır. Sütte bulunabilecek olası patojenik mikroorganizmaları yok edebilmek, besin değerini koruyabilmek için uluslararası normlarda kabul gören ısıl işlemler <strong>(pastörizasyon ve UHT)</strong> uygulanmaktadır. Ayrıca çiğ süte evde uygulanan kaynatma yöntemi de bir ısıl işlem sayılabilir.</p><p><strong>Pastörize süt,</strong> çiğ sütlerin, doğal ve biyolojik özelliklerine zarar vermeden patojen organizmanın tamamen, diğer organizmaların da büyük bir çoğunlukla yok edilmesini sağlayacak şekilde, özel tesis ve cihazlarda ısıtılıp soğutulmasıyla elde edilir. Değişik pastörizasyon uygulamaları olmakla birlikte, Türkiye&#8217;de genellikle 12–16 saniye süre ile 72–80°C&#8217;lik ısı uygulaması yapılmaktadır. Pastörize edilmiş sütlerin en önemli özelliği teknolojik işlemin hemen arkasından, taşınmada dahil olmak üzere soğuk zincir ihtiyacının varlığıdır. Satın alındığı yerde dahil olmak üzere evlerde de yine soğuk ortamlarda, buzdolabında bulunma zorunluluğudur. Bu sütlerin raf ömrü 3 ila 10 gün arasında değişmektedir.</p><p><strong>UHT işleminde </strong>süt, çok özel ve teknolojik koşullarda ısıl işlemden geçirilerek, aseptik (mikropsuz) şartlar altında steril ambalaj malzemesiyle paketlenir. Süt, özel düzeneklerde 135–150 ºC’de kısa sürede (2-6 saniye), ısıtılıp soğutulur. Bu sayede her türlü patojen mikroorganizmadan arındırılır, ve genellikle oda sıcaklığında açılmadığı veya ambalajı zarar görmediği koşullarda dört ay süresince bozulmaya karşı dayanıklılık gösteren normal tat ve kıvamda ve besin değeri oldukça iyi korunmuş süttür. UHT işlemi ardından süt 6 katmandan oluşan, sütün bozulmasında etkili olan hava ve ışıktan koruyan ambalajlara doldurulur. UHT sütler bu nedenle 4 ay boyunca paketlendiği günkü tazeliğini korur. UHT süt açıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmeli ve 3 gün içinde tüketilmelidir.</p><p>Süte uygulanan bir diğer ısıl işlem ise genellikle evlerde, açıkta satılan çiğ sütlere uygulanan kaynatmadır. Kaynatma ile sütün içerisinde bulunan mikroorganizmaları ve toksinleri yok etmek için 15–20 dakika kadar ateş üzerinde ısıl işlem yapılması gerekmektedir. Bu yöntemde; kaynatma süresi ve ısısının yüksek oluşu, sürekli hava ile temasın olması sütün besin değerinde oluşan kayıpları da beraberinde getirmektedir. Özellikle protein, karbonhidrat ve yağ gibi sütün temel bileşenlerinde önemli değişiklikler görülmektedir. Ayrıca B1, B6, B12, folik asit ve askorbik asit (C vitamini) gibi vitaminlerde ortalama % 60–100 oranlarında kayıplar oluşabilmektedir <em>(Kaynak: Altun, B., Besler, T., Ünal, S., Ankara’da Satılan Sütlerin Değerlendirilmesi. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi. 2002 ; 11 (2): 45-55.)</em></p><p><strong>UHT işlemi, sütün besin değerini etkiliyor mu?</strong></p><p>UHT işlemi sonucunda <strong>yağın, laktozun ve tuz minerallerinin besleyici özelliğinde bir değişme olmaz</strong>. Protein ve vitaminlerin yapılarında ise ufak değişimler meydana gelir.</p><p>Süt kaliteli protein içeriği açısından öneminden öte, dengeli amino asit yapısına sahip olması açısından oldukça önemli bir besindir. İçinde çoğunlukla kazein daha az oranda whey proteinlerini de barındırır. UHT işleminde proteinin %20 sini oluşturan whey proteinler suda çözünürlük özelliğini kaybeder. Bu sadece çok hafif bir yapısal bir değişikliktir, sütün besin değerlerinde bir kayıp yaratmaz. Bugüne kadar spesifik olarak bu protein yapısındaki değişiklik ile hastalıklar arasında hastalıkların oluşumu ve gelişimini arttırdığı yönde bilimsel kanıta dayalı bir veri yoktur. Tam tersine alerjen etkiyi azaltacak olumlu etki yaratmasının avantaj olduğu biyokimya araştırmalarında kanıtlanmıştır.</p><p>Vitaminler açısından bakıldığında, ısı ile işlemde süre uzadıkça amino asitlerden lizin ve B1, B6, Folik Asit, ve C vitaminlerinde kayıplar görülmektedir. Türkiye’de açık sütler ile ilgili yapılan bir araştırmada 10 dakikalık evde kaynatmanın B1, B2, B6, B12 ve folat vitaminlerinde sırasıyla; % 60, % 25, % 21 ve % 32 oranında önemli kayıplara neden olduğunu, bu kayıpların 15 dakikalık kaynatmada daha da arttığını saptamıştır. Yapılan birçok uluslararası çalışmada ise UHT ve pastörizasyon ile ısıl işlem süresi az olduğu için kayıpların gerçekleştiği ama kaynatmadakinden çok daha az olduğu bildirilmektedir.</p><p>Süt mineral açısından bakıldığında temel kalsiyum kaynağı olarak bilinmektedir. Birçok araştırma ısıl işlem uygulamasının sütte bulunan kalsiyumu bozmadığını hatta vücut için biyolojik olarak yararlılığını arttığını bu nedenle ileri teknoloji yöntemleri ile hazırlanan sütlerin kalsiyum açısından kayıp yaratmadığını gösteriyor. Burada kritik olan diğer konunun ısıl işlemin süresidir. Eğer ısıl işlem süresi 15-20 dakikanın üzerinde olursa kalsiyum vücutta kullanılamaz hale gelebildiğinin altını çizen araştırmacılar günümüzde uygulanan ısıl işlemlerin zaten maksimum 15 sn uygulandığı ve bu süreyi aşmadığı da bilindiğinden kalsiyum açısından korkulacak bir durumun oluşmadığını söyleyebiliriz.</p><p>Bunun dışında bizler evlerimize aldığımız çiğ süte uyguladığımız kaynatma yöntemi kullanırız ve bu yapılan kaynatmada sanayide uygulanan gibi bir ısıl işlem olduğunu aklımızdan asla çıkarmamamız gerekir. Evde çiğ alınan sütleri maksimum 75 derece ısıda ve kaynamaya başladıktan sonra 10-15 dakikayı geçmeyecek şekilde kaynatmak sütü pastörize edebilir. Fakat bu kadar uzun süre hem besin değerinde proteinler dahil ciddi yapısal bozulmalara hem de kalsiyumun vücutta kullanılmayacak forma dönmesine neden olabilir. Ayrıca alınan çiğ sütün denetim ve gerekli analizleri yapılmadığından sütün bakteri yükü, hayvandan insana geçen hastalık yapan mikropların brusella, tüberküloz olup olmadığı, hayvandan süte geçen antibiyotik kalıntısının bulunmadığı bilinemeyeceğinden ve bu unsurların da kaynatma ile yok edilemediğinden açık süt tüketmenin riskleri tahmin edilemeyecek kadar tehlikeli olabilir.</p><p><em>Kaynak: Ünal RN. Süye Uygulanan Isıl İşlemlerin Sütün Besin Değerine Etkisi. 8. Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongresi, S: 107-108, 4-8 Nisan 2012, Antalya.</em></p><p><strong>UHT Sütlerin açıldıktan sonra 20 gün dahi bozulmadığı doğru mudur?</strong></p><p>UHT sütler ambalajı açılmadan oda ısısında 4 ay saklanabilir. Ambalajı açıldıktan sonra, buzdolabında saklamak koşuluyla 3-5 gün içerisinde tüketilmelidir. UHT süt, üretim teknolojisi açısından, sadece ısı ile işlem görmüş, içinde zararlı mikroorganizmalar bulundurmayan süttür. Tıpkı evlerde yaptığımız konserve gıdalar gibi, süt de ısı ile konserve edilir. Süt açıldığında, içerisine her hangi bir bulaşma sağlayacak bir işlem yapılmadığı sürece ve aynı zamanda mikroorganizmaların gelişmesini önleyici buzdolabı koşullarında muhafaza edildiğinde hijyenik kalitesini uzun süre koruyabilmektedir. Ürünlerin bozulmaları bilindiği gibi o ürünün işlenmesi ve hazırlanması esnasındaki hijyenik koşullara bağlı olarak gerçekleşen ürünün kalite kriterlerine bağlıdır. Bu nedenle bırakılan sütün uygun koşullarda muhafaza edilmesi ürünün raf ömrünü uzatabilir. Ancak, hiçbir sütün 20 gün bozulmadan kalması mümkün değildir.</p><p><strong>Homojenizasyondaki yüksek basınç sütü öldürüyor iddiaları doğru mudur?</strong></p><p>Çiğ sütte ortalama olarak 2-4 mikrometre çapında tanecikler halinde bulunan süt yağı, süt bir süre kendi haline bırakıldığında yüzeyde toplanır. Homojenizasyon, sütün içindeki yağ parçacıklarını süte eşit olarak dağıtmak için uygulanır. Genellikle 50-70°C’de ve 150 bar basınç altında gerçekleştirilen bu uygulama sonucunda, sütteki yağ tanecikleri çapı 1 mikrondan daha küçük olan tanecikler haline dönüştürülmektedir. Homojenizasyon, yağ parçalarının süte eşit dağılması, içtiğimiz sütün daha kıvamlı, daha beyaz ve daha lezzetli olmasını sağlar. Ayrıca homojenizasyon işlemiyle sütteki yağ parçacıkları küçüldüğü için, sütün sindirimi de kolaylaşır. Bu yöntem kesinlikle sütün bileşenlerine zarar vermez, çünkü uygulanan basınç proteinlere zarar verecek düzeyde değildir. UHT ya da homojenizasyon işlemlerinin, sütün besin değerlerinde azalmaya yol açtığı, insan sağlığı açısından zararlı olabilecek herhangi bir özelliği bulunduğuna dair hiçbir bilimsel ve klinik bulgu bulunmamaktadır.</p><p><strong>UHT İşlemi sırasında sütteki probiyotik (yararlı) bakteriler de kayboluyor mu?</strong></p><p>Hayır kaybolmaz, zira çiğ sütteki bakteriler zaten probiyotik (bağırsaklar için yararlı) değildir. Süt daha çok insan beslenmesinde büyümeyi ve gelişmeyi artırıcı özelliği ile ve başta da bebek ve çocukların beslenmesinde önem arz eden bir gıdadır. Buradaki özelliği de iyi bir hayvansal protein ve kalsiyum kaynağı olmasının yanında immünoglobülinler bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu etkiyi de probiyotik mikroorganizmalardan sağlamaz. UHT işleminde sütte bulunan tüm mikroorganizmalar ve enzimler inaktif duruma geçer. Ancak bu sütün ölmesi anlamına kesinlikle gelmez, çünkü sütteki tüm besin elementlerinin biyolojik ve besin değeri; çiğ süttekine göre en az %95’in üzerinde korunmaktadır.</p><p><strong>Uzun Ömürlü Sütler (UHT) herhangi bir koruyucu madde içeriyor mu?</strong></p><p>Hayır, Uzun Ömürlü Süt hiçbir katkı maddesi içermez. Sütün uzun ömürlü hale gelmesinin sebebi, sütün çok kısa bir süre yüksek ısıda tutularak içindeki zararlı mikroorganizmalardan arındırılması ve özel aseptik ambalajlara doldurulmasıdır. Aseptik ambalaj ise hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşmasını engelliyor böylelikle sütün koruyucu madde olmaksızın dört ay süresince oda sıcaklığında tazeliğini koruması sağlanıyor.</p><p><strong>Açık sütler organik mi? Organiklik nedir?</strong></p><p>Gıdaların organik olma kriterleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmeliklerle belirlenmiştir. Yalnızca Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın &#8220;organiklik logosunu&#8221; taşıyan sütler organiktir. Kontrol edilmeyen hiçbir ürün ve üretim bu sertifikayı taşıyamaz. Bilinçli tüketicilerin aldıkları üründe muhakkak bu logoya dikkat etmeleri gerekir. Sertifikalı olmayan hiçbir ürün organik ürün değildir. Buna sokak sütleri de dahildir.</p><p><strong>Karton kutulardaki aliminyum sağlığa zararlı mı?</strong></p><p>Aseptik ambalajın en önemli özelliği ürünleri uzun süre paketlendiği günkü tazeliğinde korumasıdır. UHT süt ambalajları, sütün bozulmasına neden olabilecek özellikle de ışık ve oksijen gibi çevresel faktörleri engellemek amacıyla tasarlanmış çok katmanlı ambalajlardır. Aseptik karton ambalajların altı katmanlı yapısı sayesinde, süt gibi hassas bir besin hiçbir katkı maddesi olmaksızın aylarca oda sıcaklığında tazeliğini korur. 6 lamine katman yüksek kaliteli karton, polietilen ve alüminyumdan oluşmaktadır. Malzemenin %70’ini oluşturan kağıt, ambalaja sertlik, sağlamlık ve form verir. En iç katmanda yer alan ve toplam malzemenin %24’ünü oluşturan polietilen, ambalaja sıvı geçirmez özellik kazandırır. Dıştaki koruyucu kaplama ise kutunun kuru kalmasını sağlar. Malzemenin %6’lık bölümünü oluşturan alüminyum ise paketin iç kısmındaki gümüş renkli katmandır. Gıdaya temas etmeyen bu folyo saç telinin 6 kat inceliğindedir. En önemli özelliği, sütün bozulmasına sebep olan ışık ve oksijeni geçirmemesidir. Bu sayede, soğutucu ve koruyucu katkı maddesine gerek kalmaksızın gıdanın bozulmadan korunabilmesini sağlar. UHT karton ambalajlarda bulunan alüminyum, sütün ışık ve hava almasını önleyici ara bir bariyer görevi görür; alüminyum süte kesinlikle temas etmez. Bu nedenle, sağlık açısından hiçbir zararı yoktur.</p><p><strong>Süt İçmenin Sağlık Açısından Yararları Nelerdir? </strong></p><p>Süt; memelilerin büyüme ve gelişmeleri için olmazsa olmaz olan besindir. Süt insanın yaşam boyu; yapısında bulunan immünoglobülinler, enzimler, büyüme hormonları, büyüme faktörleri ve bakteri üremesini önleyici öğeleri içermesinden dolayı sağlığa olumlu birçok etkinliğe sahiptir. <strong>Hayatımızın her döneminde önemli bir yere sahip olan süt, hayvansal protein, kalsiyum, fosfor, A vitamini ve B2 vitamini için iyi bir kaynaktır.</strong></p><p>“Büyüme sürecinde süt ve süt ürünlerinden alınan yeterli miktarda alınan kalsiyum kemik yapımı için önemlidir. Özellikle çocukluk döneminde genetik potansiyel kemik kütlesinin doruğa ulaşması için besin yolu ile kalsiyum alınmalıdır.</p><p>“Osteoporoz, kemiklerin mineral yoğunluğundaki azalma ile kırılgan ve gözenekli yapı oluşturan kemiklerdeki boşluğun genişlemesi olarak tanımlanan metabolik bir kemik hastalığıdır. Hastalığın birçok sebebi bilinmesine rağmen en yaygın nedeni yetişkin nüfusta görülen yaşa bağlı kemik kaybıdır. Kemiklerdeki mineral yoğunluğundaki azalmayı önlemenin yolu süt ürünlerinden gelen kalsiyumun yeterli miktarda düzenli alımı ile sağlanmalıdır. Unutmayın kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyum, süt grubu besinler tüketilmeden sağlanamamaktadır. Yapılan çalışmalarda yüksek oranda kalsiyum alımının özellikle yaşlı insanlarda kemik kaybı oranının azalmasıyla birlikte yeterli oranda vitamin D alımını sağlanmakta olduğu görülmüştür”</p><p>“Sağlıklı kemik yapısının oluşturmanın yanı sıra süt; bağışıklık sistemini güçlendirir, kan basıncını düşürür, diş çürüklerini önler, osteoporoz, diyabet ve kolon kanseri gibi bazı kanserlerden korur, yaşa bağlı bilişsel fonksiyonların kaybını azaltır, tokluk hissi yaratarak kilo yönetiminde olumlu etkiler sağlar”</p><p>“Kanser dünya genelinde pek çok sayıda sağlık problemine yol açmakta olup toplumda yaygın bir şekilde görülmektedir. Her yıl 10,1 milyon yeni kanser vakası tanımlanmakta olup dünya genelinde kanserden dolayı her yıl 6,2 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Kanser dünya genelindeki ölümlerin %25’ini oluşturmaktadır. Yoğurt, süt ve peynir iyi bir kalsiyum kaynağı olarak kalsiyumun kanser riskini azalttığı yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Yüksek oranda kalsiyum alımının kolon kanserine karşı koruyucu bir etki oluşturduğu saptanmıştır”</p><p>“Menopoz dönemindeki kadınlarda ilk 5 yıl boyunca kemik bütünlüğünde hızlı bir düşüş görülmektedir. Yapılan çalışmayla 1000-2000 mg süt kaynaklı kalsiyum alımıyla bu düşüşün engellenebildiği saptanmıştır”</p><p>“Hipertansiyon da tansiyon düşürücü, zayıflamada kalsiyumun yağ asitlerini depolamada önleyici etkisi gibi sağlığa faydaları da bilimsel çalışmalarda rapor edilmektedir.”</p></blockquote>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri.jpg" rel="lightbox[13847]"><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri.jpg" alt="sut-gercekleri" class="wp-image-13848" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri.jpg 1024w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri-300x300.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri-100x100.jpg 100w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri-150x150.jpg 150w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2015/06/sut-gercekleri-92x92.jpg 92w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/sut-gercekleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lastik Bileklik Kanser Yapıyor</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/lastik-bileklik-kanser-yapiyor/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/lastik-bileklik-kanser-yapiyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2014 14:40:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaşlık Bileziği]]></category>
		<category><![CDATA[diren gezi]]></category>
		<category><![CDATA[direniş]]></category>
		<category><![CDATA[friendship bracelet]]></category>
		<category><![CDATA[FTALAT]]></category>
		<category><![CDATA[Lastik Bileklik Kanser Yapıyor]]></category>
		<category><![CDATA[lastik bilezik]]></category>
		<category><![CDATA[lastik bilezik kanser]]></category>
		<category><![CDATA[occupy gezi]]></category>
		<category><![CDATA[rainbow loom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://pi.web.tr/?p=13399</guid>

					<description><![CDATA[Öncelikle bir bileklik kanser yapmaz! Bilekliğin içindeki etken madde kanserin sebeplerinden biri olabilir tabii ki o yüzden başlık biraz sert kaçtı farkındayım. canlihaber.com başlık atmış ve altına caaanım güzelim koton iplikle örülen bizim çapulcu bileziği dediğimiz arkadaşlık bileziklerinin de fotoğrafını oturtmuş üstüne. Bravo bu araştırmacı gazetecilere. Ben bir hatayı düzeltmek ve bu haberi çılgınca o [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle bir bileklik kanser yapmaz! Bilekliğin içindeki etken madde kanserin sebeplerinden biri olabilir tabii ki o yüzden başlık biraz sert kaçtı farkındayım.</p>
<p>canlihaber.com başlık atmış ve altına caaanım güzelim koton iplikle örülen bizim çapulcu bileziği dediğimiz arkadaşlık bileziklerinin de fotoğrafını oturtmuş üstüne. Bravo bu araştırmacı gazetecilere. Ben bir hatayı düzeltmek ve bu haberi çılgınca o plastikleri örüp her yerine takanlara vermek için sorumlu hissettim kendimi.</p>
<p>Fotoğraf ve haber bu :</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/lastik-bileklik.jpg" rel="lightbox[13399]"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-13400" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/lastik-bileklik.jpg" alt="lastik-bileklik" width="450" height="422" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/lastik-bileklik.jpg 691w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/lastik-bileklik-300x281.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p>Sayın <a href="http://www.canlihaber.com/plastik-bileklikler-kanserojen-madde-mi-iceriyor-31394h.htm" target="_blank">Canlihaber.com</a> bahsettiğiniz bilekliler bu aşağıda fotoğrafını gördüğünüz Rainbow loom denilen lastik parçalarıdır. Esnekliğini arttırmak için ftalat denilen kanserojen madde %400 daha fazla kullanıyormuş. Sert plastikleri yumuşatmak amacıyla kullanılan bu madde sadece bu bilekliklerin lastiklerinde değil okul çantalarından tutun da Çin&#8217;den gelen ayakkabılara hatta şampuan gibi kozmetiklerde dahi kullanılıyor. Bitmiş bir nesiliz o ayrı ! Yine de bence çocuklarınızı çapulcu bilekliği örmeyi öğretin derim ben. Okulda tenefüs aralarında öremezler biliyorum ama o sırada da kovalamaca falan oynasınlar?</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/arkadaslik-bilezigi-yapimi/" target="_blank">Burada yazmıştım</a> arkadaşlık bileziği nasıl yapılır diye. Siz öğrenin çocuğunuza öğretin. Basit 4 iple örebilirler ya da iki ip :=) Plastikten iyidir değil mi ?</p>
<p><a href="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom.jpg" rel="lightbox[13399]"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-13401" src="http://pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom.jpg" alt="rainbow-loom" width="450" height="450" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom.jpg 960w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom-300x300.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom-100x100.jpg 100w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom-150x150.jpg 150w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2014/12/rainbow-loom-92x92.jpg 92w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>FTALAT NEDİR?</strong></p>
<p>Ftalik asidin monohidrik alkoller ile yaptığı diesterlere ftalatlar deniliyor.  Genellikle plastiklerin esnekliğini arttırmak için kullanılıyor. Ftalatlar; vinil ve plastik kaplarda, gıda ambalajlarında, ev eşyalarında, sabun, losyon gibi birçok vücut bakım ürününde kullanılıyor. En çok bilinen ftalat DEHP [di(2etilheksil)] ftalat’ın insanlarda kansere neden olduğu IARC  (Internatıonal Agency For Research on Cancer–Uluslararası Kanser Araştıma Ajansı) tarafından kabul edildi. (Kaynak Wikipedia)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/lastik-bileklik-kanser-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
