<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>27.ay &#8211; Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog</title>
	<atom:link href="https://www.pi.web.tr/tag/27ay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pi.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2024 10:18:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>geliboludan ılık ılık</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/4ay-2/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/4ay-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 08:29:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[27.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=840</guid>

					<description><![CDATA[Cehennem denilen sıcaklık nedir bilmiyorum ama bugün tahminlerime yakın bir sıcaklık yaşadığımıza yemin edebilirim – henüz Haziran başı!!- öyle ki içeri girsin diye gözünün içine baktığımız Erin öğlen uykusundan uyandığı saate kadar evden çıkmadı. Çok şükür henüz evin içi oldukça serin ve yine çok şükür akşam olduğunda o deli sıcak yerini nefes aldıran bir rüzgara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="450" height="336" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2000/03/gb1.jpg" alt="gb1" class="wp-image-4224" title="gb1" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2000/03/gb1.jpg 450w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2000/03/gb1-300x224.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2000/03/gb1-200x149.jpg 200w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></figure></div>



<p class="has-text-align-center"></p>



<p>Cehennem denilen sıcaklık nedir bilmiyorum ama bugün tahminlerime yakın bir sıcaklık yaşadığımıza yemin edebilirim – henüz Haziran başı!!- öyle ki içeri girsin diye gözünün içine baktığımız Erin öğlen uykusundan uyandığı saate kadar evden çıkmadı. Çok şükür henüz evin içi oldukça serin ve yine çok şükür akşam olduğunda o deli sıcak yerini nefes aldıran bir rüzgara bıraktı. Günler yine hızlıca geçiyor, ben geleli 3 gün bitti bile ve “dinleneceğim” dediğim kelimesinin&nbsp; yerini “siz kalkınca bir akşam üzeri atıştırması verirsiniz ben biraz çalışıp geliyorum” cümlesi aldı. İnternetimin olmaması bahane değil Gelibolu’nun içi klimalı ve çok rahat kafelerle dolu üstelik 3 saat kalıp, kahve içip, sadece 4 TL vererek çıkıyorum hatta “ne kadar borcum” sorusuna aldığım cevaba “ şaka mı bu ??” dediğimde “ siz İstanbullusunuz galiba” diye bir artık aşağılamama mı?? acıma mı?? bilemediğim bir ifade ile karşılaşıyorum. Bu uzun cümleleri kurmayı nereden öğrendiğimi bilmiyorum ama kurarken bile kafam karışıyor umarım okur rahattır :=)</p>



<p>Yazı gün boyu kafamdan dönenirken aslında başka şeyleri anlatacaktım. Mesela;<br>2001 yılının 16 Mart haftası Bozcada gezisinden dönerken uğradığım bu şirin bahçeli evin bahçesinde yine 16 mart günü aynı gezide beni buraya misafir eden adamın karısı olup ve yine 16 martta dünyaya getirdiğim oğlumuzun benimle bu şirin bahçede didiş içerisinde olacağını ben asla tahmin edemezdim o 2001 baharında.. ömrümün baharı olmuş o zamanlar da haberim yokmuş.. didişmek konusunda ise ciddiyim. Artık Arnavutluktan mı? Kanında akan Karadenizliğinden mi ? kafası sarı damarı sarı inadı sarı olduğundan mı yoksa bu sadece 2 yaş mı bilemiyorum ancak ben buraya geldiğimden beri Erin son derece inatçı!! Kırabilene aşk olsun bu inadı üstelik sadece bana yapıyor. Bir şey isteyeceği zaman illa ki ağlıyor!! Deli edici bir durum. Bugün çeşmenin başında, yazının başında bahsettiğim sıcakta bir ara deliriyorum zannettim. Tabii aynı sıcakta “gel oolum gidelim kumdan kaleler yapalım” hevesimle çocuğu kumsala indirmemin ve yine aynı çocuğun aynı sıcaktan bunalmış bir vaziyette eve kaçmasının payı büyük olsa gerek. Bakınız hata yine bende patladı. İnadı haklı oldu birden bire!!<br>Yeni huyları var mesela (2): öğlen uykusunu illa ki pusetinde yapacak!! En son emzirme bırakma döneminde bir süre arabada uyusa da artık yatağında paşa paşa uyuyordu. Şimdi eski köye yeni bir adet geldi. Bu sıcakta uyanık kalmasına razı olmayan aile gönülleri&nbsp; “tamam Gelibolu için bu geçerli olsun İstanbul’a gidince eski düzenine geri döner” kararına vardık. Tabii eski düzenine geri döndürecek olan ben neler çekeceğim bu sarı kafayla onu hesaplamadım hiç!! Göreceğiz ayrı bir post konsu olur kanımca.<br>Mesela(3)geçen sene sudan çıkmayan bu velet bu sene değil suya yaklaşmak “ama ayaklarım kum oluyor” cümlesi ile kumsala inmeme eğiliminde yaşıyor. Ancak mayosunu giymeden elimize küçük bir kova alıp “haydi şimdi biraz kumsalda yakalamaca oynayalım” edaları ile bir sahil boyu yürüyüş yapıyoruz. Arada ayağına su değerse pıırr diye kumlara geri dönüyor. Bir de bu sene ilginç şekilde Erin’in “anne bunlar ahtopot gibi denişşşanası” dediği gerçekten devasa büyüklükte denizanaları var: <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11830487.asp?gid=229" target="_blank" rel="noopener">kahverengi ve çizgili şekilli ve ürkünç</a>!! Ben de denize girmekten ürker durumdayım. 2001 yılından beri ilk defa görüyorum hatta daha eskilerden beri ilk defa görüyor(muş)lar. İşte küresel değişim!! Kimbilir dünyanın magnetik alanının hızının bilmem kaç daha artması sonucu yörüngelerinden şaştı bu zavallıcık ahtapottan bozma denişşanaları!!bir sabah bir kalkacağız kuzey güney güneyde kuzey olmuş bizim ruhumuz duymamış.. felaket telalı gibiyim biliyorum ama bunlar uzak değil ki?? Denizlerin yanacak olması, tekrar buzul çağı.. uyum sağlayabilecek insanoğlu kalır mı bilemem ama bazen “bu dünyaya neden çocuk getiriyoruz ki” soruları ile karşı karşıya kalıyorum içimde. 2012 marduk sorunsalı ayrı tabii.. neyse bunlar derin konular şimdi polemikler başlar :=) ben kestim!!</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2000/03/gb2.jpg" rel="lightbox[840]"><img decoding="async" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2000/03/gb2.jpg" alt="gb2" class="wp-image-4225" title="gb2"/></a></figure></div>



<p class="has-text-align-center"></p>



<p>Bir de şimdi buralar bir çeşit huzur evi düzeninde amma velakin okulların kapanması ile bir curcuna alıp gidecek sokaklarda. Bisikletli çocuklardan korunma, geceleri araba sesleri, sabahları insan sesleri. Elimde olsa Mayıs başı gelir okullar kapanmadan döner mis gibi dinlenirim burada o derece huzur dolu işte. Kalabalıklaştığı zaman başka bir tadı oluyor , tatsızmış gibi bahsetmeyeyim. Bu sene için tek endişem bu kalabalık çocuk gürühunda 2 senedir Erin’i gözüm gibi sakındığım abur cubur meselesi. Bu akşam üzeri 3-4 çocuk sahilde oturdular. Bizimki zaten arkadaş buldumu burada bırakmıyor peşini o eski “arkadaş istemem” modunu burada kapattı. Gittik ki yanlarına çocukların elinde cips paketleri!! E nasıl alacağım ben bu çocuğu şimdi?? E onlar yiyecek benimki istemeyecek mi ? e anlattım ya kötü onlar biliyor ama ya isterse ?? ki isteyeceğine eminim çünkü kendinden büyükleri model alıyor.. “hadi biz gidip pantolon giyelim beraber bende üşüdüm sonra geliriz ablaların yanına” cümlesiyle ilk cepheden başım dik çıktım peki ya sonra ne olacak ?? Burada teyzeler “valla kızım senden korkumuzdan bişi veremiyoruz çocuğa” gibi cümleler kuruyor. E be teyzeler ben birşey vermeyin demiyorum ki !! mesela kiraz verin,bir küçük dilim karpuz verin, fındık verin ceviz verin kayısı verin!! Şeker verecekseniz illa ki mis gibi süt var burada bir sütlaç kaynatın( bakın şeker var bunda ve hayır demiyorum) ya da limonata yapın en hakikisinden şimdi vişne geliyor bir vişne şurubu buzz gibi fena olmaz değil mi ??<br>Olma mı tüm bunlar?? Hatta tüm çocuklara bunları verin. Çocuklar sadece Bo.ni :bon, ç,kolata ile mi mutlu olurlar sizi severler? Bunları verirken o çok sevdiğiniz minik bedenlere zarar verirsiniz farkındasınız aslında değil mi ? benden korkmayın teyzeler verdiklerinizden&nbsp; korkun !!inanın bana.. sonra ben bunu böyle anlatınca “aa doğrusun kızım peki bundan sonra verecek şey buluruz anladık” diyorlar. İnşallah!! Sadece benim çocuğuma değil tüm çocuklara faydam olur diye ümid ediyorum ..<br>“kızım eskiden yoktu bulamazdık yiyemezdik şimdi var da yiyemiyor bu çocuk” diyorsunuz ya.. tüketim toplumuyuz dünyaca hemde. Ben en azından kendimde ve oğlumda bunu değiştirmeye çalışıyorum..bir kısım da çevremde..<br>Kimbilir neleri tükettik ki o kahverengi ahtapottan bozma denizanaları kıyılara vurdu bu sene.. düşündünüz mü?? Keşke hep “yok” kalsaydı bazı şeyler..</p>



<p>AAA evet ben esas <a rel="noopener" href="http://www.metroturizm.com.tr/" target="_blank">METRO TURİZM</a>den bahsedecektim. Alibeyköyden 18:45’te kalkacak İzmir arabasına ulaşabilmek için 16:30 da ofisi kapatıp 17:00’de Taksime geldiğim ama 17:15 ‘te servisle Esenlere gönderilip 19:30 arabasını orada 18:10dan itibaren beklediğim üstelik 19:30 da değil 20:10 da binebildiğim, Gelibolu’ya gelene kadar televizyonda gösterilen sadece silah sesi duyulan filmin kulaklık arkasında müzik olduğu halde beyin damarlarıma işlediğini 7. Kere iletmeme rağmen saat 22:30 olduğu halde “ama seyredenler var”  saçmalığında cevap aldığım ( o zaman kulaklık koyun kardeşim ben uyumak istiyorum bu uyku saati taramalı tüfek dinleme değil!!) ve hala 23:00 sularında ışıkların yanık olduğunu hatırlattığımda “ama yolcu inip biniyor” cevabı ile belediye otobüsü gibi Keşan’a kadar geldiğim ve ancak yolumun bitmesine 1 saat kala Keşanda yolcu alımını kesip ışıkları kapasada tam arkamda haşur huşur kolilerle uğraşan 3 tane muavinin (1 otobüse 3 muavin !!bir tane olsa bilet daha da ucuz olur bence)sesleri eşliğinde delirmeden gece saat 01:00 de 4 saatlik yolu 17:00’den 01:00 kadar 8 saatte tamamlayarak cinnet noktasında Geliboluya geldim. Buradan o ukala gıcık muavinleri esefle kınuyor <a rel="noopener" href="http://www.metroturizm.com.tr/" target="_blank">METRO</a> şirketini buradan karaladığım için mutluluk duyuyorum. Link de veriyorum ayrıca bir şikayet mektubu yazamayacağım kendilerine. AA unutmadan bir de bilet almak için tüm gün telefonların açılmaması durumundan ofislerine kadar bir zahmet ufak bir ziyaret yapmak da vardı unutmuşum.. Eh tabii bu kadar ısrarla bilet alırsan başına geleceği budur Ayça diyeniniz varsa haklısınız..Harika şöförün kaçırdığı otogar kapısının 200 mt ilerisinde bilet almamış ama yer varsa diye bekleyen yolcuların bilet almayarak başka şirkete gitmeleri bir nebze içimi rahatlattı! Bu kadar sıkıcı bir yolculuktan sonra da gelip en derin uykusunda ki 6 gece 5 gündür görmediğim küçük sarı kafama sarılmak zaten hepsini unutturdu! Ama yazacağım demiştim.. yazdım!<br>Hemde galiba bu sefer ben biraz uzun yazdım :=)<br>Sevgiler Geliboludan..<br>Ek not: Internet olmayinca yazilan bu yazi iki gün eskidi. Havalar duzeldi, esinti harika! ama deniz cok dalgali olmasa bile denizanalarindan girmek gelmiyor içimden. Erin de inadını biraz kenara koydu. Bu denizanaları site sakinlerinin dediğine göre ( yeni gelenlerin) eskiden de arada uğruyorlar(mış). Bugün öğrendiğim bir haberle ki linkini verdim ölüsüne bile dokunmamak gerekiyormuş.. hadi bakalım hayırlısı :=)</p>



<p><br><a href="https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/" data-type="URL" data-id="https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Yaz günü harika gidiyor.. küçük porsiyon büyük tat</a></p>



<p><a href="https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/" data-type="URL" data-id="https://www.pi.web.tr/findikli-kurabiye-ve-limonata/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ve tatlı bir serinlik yanında</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/4ay-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>22</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2 gün daha</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/babanemle-dedem-geldi/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/babanemle-dedem-geldi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 10:08:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[27.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=487</guid>

					<description><![CDATA[Zor geçeceğini düşündüğüm ama hızlıca geçen özlem dolu bir haftanın sabahına Geliboludan gelen taze fotoğraflar ile başladım. Oğlum mutlu!! telefonda &#8221; İstanbul&#8217;a gelmeyeceğim&#8221; diyor, iki tane civcivi var, bol bol babası ile &#8220;iş tamiratı&#8221; yapıyor hatta havalar düzeldiği için her ne kadar biz burada yağmur yağsada bir rahatlasak bunaltısında olsak da denize giriyor!! Bütün bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p style="font-size:17px">Zor geçeceğini düşündüğüm ama hızlıca geçen özlem dolu bir haftanın sabahına Geliboludan gelen taze fotoğraflar ile başladım. Oğlum mutlu!! telefonda &#8221; İstanbul&#8217;a gelmeyeceğim&#8221; diyor, iki tane civcivi var, bol bol babası ile &#8220;iş tamiratı&#8221; yapıyor hatta havalar düzeldiği için her ne kadar biz burada yağmur yağsada bir rahatlasak bunaltısında olsak da denize giriyor!!</p>



<p style="font-size:17px">Bütün bu güzellikler içerisinde ben kurşun döktüreceğim sonunda!! şanssız bir hafta geçirdim hatta bu şanssızlıklar başlamadan evvel en düşük düzeyde batıl inancı olan ben bile gözüm seyirip dururken neler olabilir acaba diye düşünüyordum, oldu birşeyler!! Gerçekten iki gün boyunca da sol gözüm pıtıtr pıtır seyirdi.</p>



<p style="font-size:17px">Salı akşamı sevgili arkadaşım Ebru ile bir akşam yemeği yeme hayalleri ile ofisten çıkarken klimayı kapatmadığımı hatırlayıp geri döndüğümde asansörün kapısı ile arasında kalan boşluğa elimdeki anahtarlıktan kurtulan ev anahtarları anlamsız bir şekilde uçtular ve asansör boşluğuna doğru yolculuklarını tamamladılar. Ben arkalarından boş boş baktım!! ofiste evin yedek anahtarı olmadığı için taa Nişantaşından &#8211; güzel bir sohbeti yarıda keserek ama yine de 2 saat devam ettirmiş olmanın gururu ile &#8211; Göztepeye annemden anahtar almaya gidip eve geri döndüm!!</p>



<p style="font-size:17px">Ertesi gün ise yeni işim için gittiğim yeni ofisimde çantamdan çıkarttığım hard diskimin çalışmadığını fark ettim!! bilgisayarım serviste olduğu için ben tüm güncel datalarımı bilgisayar gelene kadar hard diskimde tutuyor ve neden bilmem yedekleme işlemi son 2 haftadır yapmıyordum!! tüm datalarım kayboldu sanırım!! akşam eve geldim en son aldığım yedeklerden bir kısım kurtardım ama evde işim olmadığı ve fringe seyredeceğim bir akşama mal oldu bu bana.Bakalım bugün datalar kurtulabilecek mi onu göreceğiz!! bu arada disk düşmedi hiç..çantamın içinde arıza yaptı!! bu nedir ??</p>



<p style="font-size:17px">Ya.pı Kre.di ile olan boğuşmalarımı hiç anlatmıyorum !!</p>



<p style="font-size:17px">hani allah sağlık versin derler.. tamam versin ama böyle yanımda bay Murphy ile gezmekten ben hoşlanmıyorum !!..</p>



<p style="font-size:17px">Ya oğlum ve kocam yok diye elektrolit dengem bozuk ( ne demekse işte uydurdum) ya da bir kurşun döktürmeye ihtiyacım var.</p>



<p style="font-size:17px">bu akşamı ve yarını talihsizlik olmadan atlatırsam ki inanıyorum artık bitti!! cuma akşamı oğluma kavuşacağım.</p>



<p style="font-size:17px">güzel bir sınav veriyorum/verdim bu hafta!! kendimi kutluyorum buradan.</p>



<p style="font-size:17px">uzatmak istememekle beraber yazmadan edemeyeceğim: Ben öyle arkadaşlıklarına sıkı sıkıya bağlı, her dakika arayan soran, görüşebilen biri olamadım hiç ama bu arkadaşlarımı önemsemiyorum anlamına gelmez. Az sayıda arkadaşımla kırgınlık küskünlük yaşamış olsam bile bunlardan sadece 1 tanesini hala görmemekteyim. Bu bir tanesine ise yazdığım bir mesaj ile kafamda rahatlama sağladım diyebilirim. Ancak bu aralar eski arkadaşlarımı özlediğimi fark ediyorum. Yavaş yavaş hayat bizi ortak noktalarda buluşturmaya başladığından olabilir belki; bazılarımız anne olduk!! Bundan daha büyük bir ortak payda var mı? 🙂</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/babanemle-dedem-geldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>14</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>günce-lik</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/duskuyusu-22-mayis/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/duskuyusu-22-mayis/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 10:34:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[27.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=472</guid>

					<description><![CDATA[Haftaya yine zayıflama çabalarımla başladım. Geçen sefer yola çıktığımda 75&#8217;i gösteriyordu ibre bu sefer 71!! Geçen sefer 5 kilo vermiştim ( sonra birini almışım) şimdi de aynı hırsla bir 5 kilo daha verirsem etti 66!! yaz sonuna kadar iki kere daha gaza gelsem her seferinde bir kilo alıp 5 kilo versem sonbahara eski halime dönebilirim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haftaya yine zayıflama çabalarımla başladım. Geçen sefer yola çıktığımda 75&#8217;i gösteriyordu ibre bu sefer 71!! Geçen sefer 5 kilo vermiştim ( sonra birini almışım) şimdi de aynı hırsla bir 5 kilo daha verirsem etti 66!! yaz sonuna kadar iki kere daha gaza gelsem her seferinde bir kilo alıp 5 kilo versem sonbahara eski halime dönebilirim diye ümid ediyorum!!</p>
<p>Yok ümid etmiyorum yapıyorum hatta eski halime dönüyorum (NLP miydi bunun adı ??)</p>
<p><span id="more-472"></span>Haftasonu bir şekilde dinlendiğimi hissettim.. hava güzel değildi, denize girdiğimi söyleyemeyeceğim ama bütün kış hayal ettiğim bezelye ayıklama işini hallettim hemde kayın-babam sağolsun tarladan çuvalla getirince hem bu yaz için hem de kışa bol bol tazecik bezelyelerimiz oldu. Sadece kendime değil tüm aileye faydası oldu bu bezelye fantezimin ..koltukta oturup ailece bezelye ayıklamak &#8220;bir şekilde&#8221; dediğim dinlenmeye son noktayı koydu..bahçenin &#8220;iş tamiratlarını&#8221; //Erin&#8217;in diliyle// yapılmasını seyretmek, bahçeleri doldurmuş rengarenk gülleri seyretmek, deli deli esen rüzgarda sahile yürüyüş yapmak, Erin uyuduğunda biraz uzanıp kitap okumak, okullar kapanmadığı için henüz bomboş olan yolların keyfini çıkartmak, akşam üzeri serinliğinde üstüme birşeyler alıp komşularla sohbet etmek, yeni hikayeler dinlemek..dinlendim işte az da olsa kaldığım gün sayısı, çok da olsa kat ettiğim yol mesafesi.</p>
<p>Gittiğimiz akşam Erin&#8217;in orada olma heyecanını gecenin 2&#8217;sinde en çok Alpay kendisini uyutmaya çalışırken hissetti galiba. Yolda 1 saat kestirdikten sonra uyanan ve gece 11 &#8216;den itibaren her durduğumuzda &#8221; işte geldik Geliboluyaaa&#8221; heyecanını bir türlü bastıramadık.. bastırmaya da çalışmadık. Düşündükçe o heyecanını gülümsüyorum ve en son bu kadar ne zaman birimiz heyecanlanmıştık diye hatırlamaya çalışıyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><a rel="lightbox" href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_30-31.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4186 aligncenter" title="2009_05_30-31" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_30-31.jpg" alt="2009_05_30-31" width="384" height="240" /></a></p>
<p>Pazar günü ayrılırken bana arabada hala eliyle &#8220;dört gün&#8221; diye işaret edip pazarlık yaparken ben ilk defa bu kadar ayrı kalacak olmanın duygu karmaşasını yaşadım, ağlamak istedim sustum.</p>
<p>Eve geldiğimde geç olduğu için fark etmedim ama boş sabaha uyanmak biraz burdu beni hele akşam olup da ofisten eve dönerken anlamsızlığı hissettim iyice. Yine de eve geldim meyvalarımı hazırladım kendime yemek yaptım, bekar evi olsun istemedim.. dizilerimi seyredip ütülerimi yaptım..ama ev boş işte ötesi yok. Oğlum yok kocam yok!! Evin içinde bahçeden topladığım gonca güllerin açılmasını seyredip zamanımı doğru değerlendirmek ve hafta sonunu iple çekmekten başka şansım olmadığını kabullenip duruma ayak uyduruyorum. Yapacak çok işim var üstelik harika bir program değişikliği ile önümüzdeki hafta 5 günü de ben oğlumla orada geçireceğim.</p>
<p>Son aylardaki //duygu//karmaşam içerisinde <a href="http://dorukveneslihan.blogspot.com/2009/06/anne-ya-da-degil-annelik-etme-meselesi.html" target="_blank" rel="noopener">Neslihanın </a>yeni postunda okuduğum yazı ile biraz silkelendim. Neslihan izninle bende bu <a href="https://www.pi.web.tr/?p=459" target="_blank" rel="noopener">yazıyı saklamak</a> ve paylaşmak istedim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/duskuyusu-22-mayis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk bağımlı anne miyim ben ?</title>
		<link>https://www.pi.web.tr/cocuk-bagimli-anne/</link>
					<comments>https://www.pi.web.tr/cocuk-bagimli-anne/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Oğuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 19:45:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA['A' Hali]]></category>
		<category><![CDATA[27.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Bağımlı Anne miyim ?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.pi.web.tr/?p=418</guid>

					<description><![CDATA[Şimdi ben Taksimden iki katlı otobüsten bildiriyorum.. bilgisayarımın yanımda olması sebebiyle kendi kendime düşüneceğime yazarak rahatlayabileceğim bir hal içerisindeyim, iki katlı otobüsün ikinci katının en son köşesine konuşlandım, ince bir montum vardı onu da çıkarttım ve artık askılı elbise giyebilmenin keyfini çıkartıyorum. En sevdiğim (non-fat) short lattem illa ki sıtarbaks!! Bakşa kahve içemez oldum yanında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4158 aligncenter" title="_mg_9321" alt="_mg_9321" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/_mg_9321.jpg" width="303" height="202" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/_mg_9321.jpg 400w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/_mg_9321-300x200.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/_mg_9321-200x133.jpg 200w" sizes="(max-width: 303px) 100vw, 303px" /></p>
<p>Şimdi ben Taksimden iki katlı otobüsten bildiriyorum.. bilgisayarımın yanımda olması sebebiyle kendi kendime düşüneceğime yazarak rahatlayabileceğim bir hal içerisindeyim, iki katlı otobüsün ikinci katının en son köşesine konuşlandım, ince bir montum vardı onu da çıkarttım ve artık askılı elbise giyebilmenin keyfini çıkartıyorum. En sevdiğim (non-fat) short lattem illa ki sıtarbaks!! Bakşa kahve içemez oldum yanında low fat tarçınlı muffinim.. ne ilginç ülkemde herşey multi-lingual durumda :=))<br />
Kasaya gidip orada çalışan “buyrun hoşgeldiniz nasılsınız bugün??” amerikanvari sorusuna ( genelde yurdum menşeii kafelerde nasıl olduğumu merak etmeleri bir yana ne içeceğimi bile merak etmediklerini göz önünde bulundurursak bu amerikanvari bir tavır oluyor.)  “ bir tane non fat short latte lütfen” cümlesini kurmayı yadırgamıyoruz artık!! Ne yazık.. neden bu cümle “  en küçük boy yağsız sütle yapılmış bir kahve” değil? Sorarım!!!yakında isimlerimizi de değiştirmemiz gerekebilecek!(mi)?? Ayça ne olurdu ? bir şey bulamadım !!:=)</p>
<p>Biraz rahatladım ve bir şekilde eve erken gidebiliyor olmanın huzurunu yaşıyorum ki onu da otobüsle gitmeyi tercih ederek trafik ile geçe çektim galiba..ama metrobüsün hızlı ve rahat yolculuğunu indi bindiler ızdıraba çeviriyor ne yapayım!!</p>
<p>oğlumu bugün çok özledim çünkü dün akşam da görmedim.. sabah Eminönüne giderken hızlıca çıktığımdan hızlı kahvaltı elimde çatal ile yolda birden içim buruldu ve bir baktım koca kadın yolun ortasında ağlıyorum!! Hava harika, bugün bulutlar sanki mavi bir halının üstünde dans eden gelinler gibiydi!! Ne olurdu o saatte anneannesiyle plajda kumlarla oynayan oğlumla kamyona kum doldurabilseydim??evet herşey  O’nun için kabul.. herşey üzerine kurduğumuz hayallere daha çabuk ulaşabilmek için kabul.. ama o birdenbire boğazına dizilen çatalın sertliğini oğlunun denizle beraber esen rüzgarın getirdiği kokusu yumaşatması ?? aynı rüzgar kenarında oyun oynadığı denizden oğluma da benim kokumu götürüyorsa?? Kova küreği birden eline duruyorsa ?? olmuyor mudur ? bu annelik senromu mudur ve çocuğun dünyası bu sendromdan bi-haber midir? Uzun soluklu anne- bebek beraberliklerinde annenin özlemi bu kadar derin mi olur hep?? Sanırım daha küçük yaşta bırakmak durumunda kalan bir annenin vicdanı fena sızlıyor ama özlemi normal bir özlem oluyor.. daha uzun vakit geçirmiş bir annenin nispeten vicdanı daha az bırkalıyor(??:)) ama özlemi o uzun zamanların getirdiği alışkanlık ile çok fena derin oluyor.. düşününce 7/24 kiminle 2 sene vakit geçirsem elbet ayrı kaldığım sürelerde özlerim ki burada mevzu bahis canım, kanım, kelimenin üstüne başka anlamlar bindiren aşkım!!<br />
Bazen oğluma duyduğum aşkı tarif edemezken tek olduğumu zannediyordum. Birilerine bundan bahsetmekten endişe bile duyuyordum. Kız annelerinin çocuklarını pek tabii ki büyük bir aşkla sevdikleri malum ama erkek annelerinde başka türlü bir tutku gözlemliyorum ki sanırım aynu tutku baba- kız ilişkilerinde var.. yanlış mıyım? Bu benimki sadece bir gözlem .. fazlası değil!! Benim Erin’e fena bir tutkum var ve bunu biraz tedavi etmeliyim. En azından artık 2 yaşını geçmiş bir çocuğun ne yaptığını merak etmekten ve buna bağlı 2 saatte bir aradığım numarayı çevirmekten vazgeçmeliyim!!</p>
<p>Buyrun buradan yakın: anne mi bağımlı bu va’ka da çocuk mu??</p>
<p>Metrobüs yerine otobüs seçtiğim için bin pişmanım, bu kadar zamanda eminim indi bindilerle bile köprünün ortasındaydım oysa Taksimden ancak Şişliye gelebildik!!</p>
<p>Belki biraz kestirebilirim şimdi<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>ertesi gün yani bugün:</p>
<p>Tam zamanlı telefon bile açmadan Erinle beraberdim ( aksamüzeri yaptığım  çok keyifli bir çekim hariç 🙂 bunun postu sonra söz verdim vallah !)</p>
<p>Sabah beraber pazara gittik, uzun bir geziden sonra eve geldiğimizde biraz beraber uyuruz hayalim vardı; olmadı ve çok kızdım &#8230;<br />
1. uyumadı<br />
2. uyumadığı için huysuzlandı<br />
3. huysuzlandığı için reçel olacak caaanım 2 kilo ereğli çileğini yerlere döktü!!.. kızdım.. çok yorgun olduğum için,uyuma hayalim suya yattığı için biraz hayal kırıklığı ile azıcık bağırdım..<br />
Ne oldu bu kadar özleme??</p>
<p>Evde otururken  sadece evdeyken bu kadar yorulmadığım için sanırım daha sakin kalabiliyordum!!.. ne fena..<br />
Bu kadar yorgunlukla akşam uykusuna saat 20:00 de yatınca, bu akşam da annemde kalıyoruz. Yarın akşam yazlığa yola çıkacağız daha iğne toplanmış değil !!</p>
<p>Bilgisayarımı almayacağımi internetim de yok..</p>
<p>Bekle beni dinlenmek ve Erin&#8217;e doymak 😉</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/_mg_9328.jpg" rel="lightbox[418]"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4159 aligncenter" title="_mg_9328" alt="_mg_9328" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/_mg_9328.jpg" width="213" height="318" /></a></p>
<p>geçen hafta sonunun hızını ve yoğunluğun düşününce bu haftasonunun sakin geçecek olması ütopik gelse  de.. yok yok sustum şimdi ben ! belli olmaz ya..</p>
<p>Fotoğraflar: Santral İstanbul ( Bilgi Üni şenliğine denk geldik  :=) bol bol müzik dinledik, müzeyi gezdik çok eğlendik, yeşil alanları ve kafeleri ile ideal bir aktivite merkezi ancak yemek yenilecek mekanlar ( otto ve tamirhane ) çok kaliteli olmayan yemekleri ve yüksek fiyatları ile gereksiz bence tüneldeki o.tto sanırım santraldekinden daha başarılı. Bir torba meyva ve bol su ile gidip çimlerde vakit geçirilebilir bir mekan 😉 Pizza günü: eski dostları görmek ne güzel.. biraz erken gidince biz Erin&#8217;in yorulması ile çok kişiyi göremeden döndük ama Özgürün sözü var bekliyorum. İnsan çocukluğunu ne yaparsa yapsın kaybedemiyor!! ve redBull soapbox yarışlarından. Kalabalık ama eğlenceli bir etkinlikti..</p>
<p><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_242.jpg" rel="lightbox"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-4162" title="2009_05_242" alt="2009_05_242" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_242-200x144.jpg" width="200" height="144" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_242-200x144.jpg 200w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_242-300x217.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_242.jpg 800w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a> <a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_241.jpg" rel="lightbox"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-4161" title="2009_05_241" alt="2009_05_241" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_241-200x160.jpg" width="177" height="142" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_241-200x160.jpg 200w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_241-300x240.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_241.jpg 800w" sizes="(max-width: 177px) 100vw, 177px" /></a></p>
<p>Soapbox sonrası yaratıcı babadan hayat kurtaran oyunlar serisine biri daha eklendi, artık materyal değerlendi 😉</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_24.jpg" rel="lightbox"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4160 aligncenter" title="2009_05_24" alt="2009_05_24" src="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_24.jpg" width="288" height="199" srcset="https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_24.jpg 800w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_24-300x208.jpg 300w, https://www.pi.web.tr/wp-content/uploads/2009/03/2009_05_24-200x138.jpg 200w" sizes="(max-width: 288px) 100vw, 288px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pi.web.tr/cocuk-bagimli-anne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
