Dönüş
Off yaa hiç dönmek istemiyorum ben Ne güzel eğleniyorduk burada Unutmadan!! şu iki insan var ya ağaç tepesinde.. işte onlar benim annem babam
Off yaa hiç dönmek istemiyorum ben Ne güzel eğleniyorduk burada Unutmadan!! şu iki insan var ya ağaç tepesinde.. işte onlar benim annem babam
Harika bir kahvaltı.. annem babam anneannem gömdüler vallaha gözlemeleri reçelleri kaymakları dolmaları.. sonrada ağlıyor: “ama ben hep böyleemii kalıcaaamm” olsun olsun yesin ki bende yiyebileyim.. hoş ağzıma biraz dut ve kiraz tattırdı annem suyundan ve ben bayıldımm şapur şupur yalandım .. iyi kadın yani.. Kahvaltı ve yine oksijen çarpması sonucu...
Bir gün öncesi akşam üzeri: Yarın beni nereye götüreceklerini ve bunların bana ne yaptıracaklarını bilmek kestirmek mümkün değil en iyisi biraz antrenman yapayım dedim. Kaslara kuvvet gerek diye diye… Akşam evde konuşurlarken duydum ki sabah 6:30 da evden çıkmamız gerekiyormuş yoksa denizotobüsüne yetişemezmişiz.Annem zannetti ki heyecandan uyuyamadım gece 12 ye kadar...
Bir hızla akıp gidiyor hayat. Bir önceki postumda “geçen gece düşündüm ki” dedim.. kaldım orada..bir türlü vakit bulupda klavyemin başına oturup şöyle bir döktüremedim. Bugün yine ne zaman saat 17:30 oldu bilemedim.. akıyor ki nasıl bir akmça şelaleler böyle hızla akmıyor bu dünyada,akşam Alpaya “hoşgeldin” diyorum sonra birden sabah “güle...
O kadar çok şey birikti ki yazacağım ne başlık atsam bilemedim. Yoğun bir haftasonu ve iki gündür kafamı yastıktan kaldıramama bir de Alpay’ın bilgisayarın anakartını değiştirme hevesi eklenince ancak blogumun başına geçebildim. Günlerdir evedeyim diye haykırırken bu hafta sonu sürekli dışarılardaydım ama ı-ıhh işe yaramadı yine bunalımlardayım. Kafamı yastıktan kaldıramama...