Çıkalım şu marketen

Çıkalım şu marketten!!  20/09/2009 SUNAY DEMİRCAN Markete gittiniz. Yeşil sapları, şık karton kutuları, minik yeşil etiketleri, tek renk, tek ses, tek yürek halleri, yüksek fiyatlarıyla tezgâhların yıldızı, kan kırmızı domatesler. Yemediniz mi daha? Yiyeceksiniz! Zira onlar, modern dünyanın gurur kaynakları. “Tatmin olma” duygusu köreltilmiş, “yeter” sözünü defterinden çoktan silmiş insan...

Okumaya devam et

ateş

Beni çağırıyor sanki burası: yaz yaz yaz!! Kafamda yine dönüyor kelimeler. Bu akşam işim erken bitti gidip yatsam ya! Yattığım yerde dönecekler. Aklımda duracağına bloğumda dursun varsın. Cumartesi için ne de güzel planlar yapmıştım: oğlumla canımla uzun zamandır yapamadığımı düşündüğüm bir aktivite yapmayı, arkasından Şebnemle Rumelifenerine bahçeye gidip sonbaharın nefis...

Okumaya devam et

Blogcu Baba:: Yuvalar

Yuva, çocuk eğitmek ve fiziksel gerçekler. Gene konumuz fizik. Ayça’ya ben yazı yazmayayım, sitenin tadı kaçar diyorum ama Ayça da muhakkak yaz diyor. Neyse. Yuva meselesinde gelinen nokta ve durumun özetini yaparak biraz sorun tespiti, biraz da gidilecek yol arayışı bulmaya çalışacağım. Ama tabii bunlar yaparken gene alışkın olduğum düşünme...

Okumaya devam et

Beyaz unsuz şekersiz hamur işleri

Bilmem bu kitabı duymuş olan var mıdır?  Mutlaka ki vardır.Yine de sevgili İpek son postunda yazınca ben de paylaşmadan edemedim. Uzun zaman önce edindiğim, içinden harika tarifler denediğim bir kitap. Uzun uzun anlatmış İpek ve Arzu Aygen. Buradan okuyabilirsiniz.

Okumaya devam et

Yuva meselesi ve son nokta!

Endişe ettiğim ancak artık son bir nokta koyduğum konu: yuva meselesi. Sanırım ben, bizim kriterlerimize uygun bir yer bulamayacağım. Peki ama ya ilkokul? Annemin evinin karşısında ilköğretim okulu var ve Alpay’ın Erinle bahçesinde oynarken şahit olduğu bir diyalog: Öğremen çocuklarına: ” İçeri girin diyorum, yağmur yağıyor, üşüyeceksiniz, içerde oynayın!!” Yağmurda,...

Okumaya devam et