
Kainatın başka hiçbir yerinde;
🐚 Üç deniz kestanesi kabuğu kumun üzerinde tam da bu açıyla, tam da bu düzende bir araya gelip, güneş ışığını bu şekilde yakalamıyor. Bir dalga veya bir rüzgar bu düzeni bozduğunda, bu an bir daha asla tekrar etmeyecek.

🐌 Güneş ışığı tam bu açıyla düşerken bu iki salyangozu (belki de ana-kız :)) tam da bu şekilde aydınlatarak o belirgin gölgeyi düşürmüyor. Bu iki sarmalın bu beton üzerindeki buluşması, ben oradan geçip gittiğimde bu gölge oyunu asla tekrar etmeyecek.

🍃Sabahın bu ışığı, bu yaprağın üzerine tam da bu geometride yansıyıp, onun gümüşi ışıltısını bu şekilde parlatmıyor. Ben oradan geçip gittiğimde, bu haliyle bu an bir daha asla tekrar etmeyecek.
Tekrar etmiyor olması onu hüzünlü değil, paha biçilemez kılıyor. 🤍
Bu sabah yürüyüşümde ne çok sarmal dikkatime düştü diye düşünürken, bu cümleleri not aldım telefonumun ses kaydına. Evet, yürürken ses kaydı alıyorum ve sonra onları yazıyorum 🙂
O anları hafızama kazımak; hatırlamak ve hatırlatmak için.
“Hüzün ve sessizlik ihtiyacının bittiği yerde hayret başlıyor, elinde minneti taşıyarak”
diye not almıştım iki gün önce “Ehadiyet” üzerine okumalar yaparken, yazarken, çizerken, dinlerken; benimle beraber kimin ihtiyacı varsa benden alıversin diye…
Eyvallah.
Güzel bir hafta ortası sabahından. 🌿








