Henüz yorum yapılmamış

2021 muhasebe

“karşında aptal yok senin”diyemem çünkü aptal gibi davrandığım zamanlar var. “Çocuk mu kandırıyon sen” de  diyemem çocuk gibi oluyorum bazen. Sessizliğim, suskunluğum da asaletimden ya da bilge bir kişilik olduğumdan değil ziyadesiyle mallığımdan. Tamam fazla haksızlık oldu her zaman değil. Dönem dönem tutuyor bu durum. Dolayısıyla bu soruları kimseye soramam. Soruların cevapları çok belli: Benden ! Benim izin vermemden.

Sahi kim öğretti şu “iyi çocuk olunca şirinleri” görme hikayesini bize?

Bunu çokça düşünüyorum. Mesela sigara içerdim ben hem de geçen seneye kadar. Ne çok insan bilmezdi bunu! Don’t Look Up seyrettin mi? Oradaki Amerika Başkanı Madam gibi. Saklarmış sigara içtiğini sonra açıklamış kredisi 3 puan artmış! Yani kuzucum öyle iyilik meleği ya da cici hanım timsali olmak değil mesele.

Seneler önce bir falcıya gitmiştik İzmir’de. Biz falcı diye gittik yaşam koçu çıktı karşımıza. İnanılmaz bir kadındı. Bana baktı ve şöyle dedi” o dışarıya ooynadığın cici tatlı kibar hanım hanımcık kız var ya.. hah işte onu bi kenara mı bıraksan da artık karnının altına sakladığın şu şıllık bir çıksa ortaya” sene 2015! Şimdi sene kaç? Nerede o karnımın içindeki şeytan? Neredesin?
Sonra ayıp etmeyeyim diye sustuklarım, yapmadıklarım. Ne cevap versem diye bilemediğim lakin günlerce vereceğim cevabı kafamda döndürdüğüm bir de bunu kibarlığımdan yaptığıma inanmalarım! Hadi oradan kızım. Şirinleri vaad etmişler sana elbette siktiri çekemeyecek ve de sorun yaşadığını düşündüğün kişiye gidip gelip “cınımm yaa bir derdimiz mi var sen neden böylesin bu aralar” diye sorup her şey konuşarak çözülür metoduna devam etmelerim. “Ama amaaa O’nun da acıları var diyerek şefkat sarmalamasına alacağım sonra “ama sen çok şefkatlisin” diye gazı yutmalarım. Çünkü evet ben mükemmel bir anneyim!! Herkesin hem de!

Karşımdakine göre konum almayı ünkü şirinler_ karşımdaki saf değiştirdikçe nerede duracağımı bilememeyi “dengesiz” olmayı da öğrenmişim zaten. Ve dengede kalabilme çabamdan artık yorgunluk çökmüş göz altlarına, öküz oturmuş gögüs kafesime. Eh çünkü tabii “yogacısın” sen dengede sakin dingin sükun kalacaksın.Denge derken karşındakilere göre olacak o sen neredesin o osırada belli değil zaar. Bir”oooomm” çekeceksin içinden geçip gidecek. Çünkü sinir sistemi çalışırken sistemin içine kurşun döküyorlar bize eğitimlerde, eh demir gibi sinirlerimiz ondan oluyor. Hayır canım antidepresan mı? o da ne? hiç elimizi sürmeyiz nefes alıp vermeyi biliriz biz. Bir de “hhoohooom” deriz. “Meditasyon vs işe yaramıyor hocam ama” diyen bir öğrencime “ee sende de terapiye git medikal destek al ben öyle yapıyorum işe yaramadığında” dediğimdeki suratı geldi gözümün önüne birden şu yogacılıktan bahsederken.

Kazın ayağı öyle değil! Ben sana diyeyim. Hani şu “aa bi de yogacı olacak” diye yargıladıklarınız var. Bence tatlı tatlı dua edin yoga yoluna baş ve kalp ve emek koymuşlar. Ya koymasalardı? Bir de böyle bak anacım sonra dilini alt damağına yerleştiri, yeri orası çünkü ve gözlerini kapamayı dene. Yapamadığını görüyorum. Çoğunlukla derslerimde bunu çok net görüyorum ve hiç de zorlamıyorum. Kapayamıyorsan güzel kardeşim diyorum yerde sabit bir noktaya bak , sabit noktaya dahi zorlandığını .. ah. evet .. . Çok haklısın gözleri kapatmak hiç kolay değil! Gözün hizasını kendi içine çevirmek bakışların en zoru! Başı döner insanın. Ellerini neresine koyamadığını bile fark etmez, kıpır kıpır durur. Bununla beraber bak laf lafı açtı aklıma geldi; bir de öne eğilmek kolay değil hoş geriye eğilmek de: içine bakmak ya da kendi yoluna bakmak. Haklısın ve bir kere dene, kimse yokken etrafta dene, uyumak için bile olsa dene. En güzel içeriye öyle bakılıyor fıldır fıldır etrafta dolaşınca içeride ne oluyor göremiyorsun.
Şimdi hizamı kendime çekeceğim esasen tüm bunları da sana değil kendime yazdım. Biz eski kurumsal terk yogacılar kendi yaralarımızdan biliyoruz. “kaşık bükmeye mi gidiyorsunuz” dediğiniz o yollardan geçerken fark ettik hepsini. Kaşık bükmediğimiz ile ilgili de bir yazı yazmıştım merak edersen ŞURADA.

Haydi bakalım

Yaş 45 ! ( 44 bitiyor yani abartmayalım henüz)

Sene 2022 bir kaç güne

Bu sene çok kişiyi geride bıraktım. Bu sene değil de Mart 2020 pandemi ilan edildiğinden beri çok kişiyi bıraktım ve hiç kolay da olmadı. Çünkü hayatıma zor alırım zor iner duvarlarım ve çok kolay çıkartmam. Şirinleri göreceğim zaar, hatırladın? Yukarıda demiştim;)
Sadece kişileri değil büyük bir arşivi de geride bıraktım. Yazın instagram hesabım çalındı ve sonra hesabı kaybettim Önce pek bir üzüldüm sonra üst üste yaşadıklarımla aydınlanmaya başladım. Ne yapıyorum ben sosyal medyada yahu? neden çocuğumun fotoğraflarını yıllardır paylaşıyorum ( evet günaydın dedin duydum ama yukarıda demiştim dilini alt damağına lütfen) neden sınırlarını kendim belirlediğimi zannettiğim özelimi paylaşıyorum? bakın ben harikayım deme yeri mi burası? harika mıyım ? Hayır değillim de! e o zaman ?
Kaç gündür yıllardır yazdığım arşivimi ve sosyal medya hesaplarımı temizliyorum.! OHHHH bir ferahlık . Bundan sonrası az gizli az daha özel. Yine tabii ki fotoğraf ve yazı var onsuz olur mu?
Bu temizlik sırasında başkalarının albümlerinden fotoğraf silemedim olur da size uyarsa gördüğünüz yerde silin bizi efendim albümlerden. Hiç kişisel almayacağız. Konu da konuyu açtı değil mi ? Şunu da yazayım da öyle bitireyim istedim .Olur da beni yolda görünce merhaba diyor ancak bu mecralarda paylaşımlarım, fikirlerim ya da herhangi bir sekilde varlığım sevimsiz geliyorsa takiplerden çıkarınız lütfen. Hiç kişisel almayacağım. Benim çok sevdiğim bir arkadaşım var, bak Ankara’ya gidince kendi daveti üzerine evinde kalmışlığım olan bir arkadaşım ve beni hiç bir yerden takip etmiyor çok da mantıklı bir şekilde açıkladı. Ben de sormamıştım üstelik farkında bile değildim. Çünkü çok gerçek bir ilişkimiz vardı aslında. Diyeceğim bas “takibi bırak” tuşuna eğer sana uygun değilse paylaşımlarım. Bir ferahlık gelecek. Birazdan ben bu yazıyı paylaştıktan sonra öyle yapacağım. Sanal ve bir ekran üzerinden ilerleyen ilişkilere yokum zaar ( yurt/şehir dışında yaşayan canım dostlarım siz şaapmayın bunu )
Ah diyeceksin online yoga dersi veriyosun? Yaanii neden olmasın yine de yüzyüze dersin yerini asla tutmuyor. Yüzyüze ders sayım arttıkça online ders sayım da azaldı zaten.
Bir de sigarayı bıraktım!

Velhasıl efendim sadete gelirsem

Sonsuz teşekkürlerimle.

Kibarlığımdan değil bu teşekkür çok da kibar biri değilim ben açıkçası ( şaşırdın mı? ), ha siz geride bıraktıklarım size de değil bu teşekkür.

Ben anlamadıkça bu mallık mertebesinin daha büyüğünü paslayarak öğrenmeme vesile olduğu için hayata bu teşekkürüm.

Bundan sonrası o şefkat diye bana yakıştırılanı kendime verebilmek: Yeni yıl yeni yaş niyetimdir!

Şu bana “ya senin kimseye eyvallahın da yoktur aslında” dedikleri kadını aramaya gidiyorum ben bir de içimdeki o şeytan dediğini falcımın.

Her sene yazımda yazdığım bir son vardı  şimdi yok

hatta bu yazıyı da eskiden olsa dönüp yüz kere okurdum

çünkü aman ayıp olmasın çünkü imla hataları olmasın de ler da lar ki ler ayrı olsun aman güzel kullanmıyor Türkçe’yi demesinler aman işte benim için kötü düşünmesinler aman işte kimse üzerine almasın:

al efendim üstüne. sıcak tutar.

Sağlık olsun yeterli üstü kalsın

Tam sağlık olsun derken bugün bir covid teste mi gitsek ? 3 turu mı bindiriyoruz ? normalde test yaptırmıyorum ilk covid maceramızdan çok tecrübe ettik olan biteni vefakat okul devam özür vs işlerinden mecbur teste gideceğiz. Covid maceralamızı da unuttum sanma yazacağım.

Dua ile

Cingıl belss cıngıl belss çala çala uzaklastım.

Yorum bırak

%d blogcu bunu beğendi: