Susmaktayım

20 yıl öncesi gibi belki 18 bilemedim. Yeni mezun olmuşumFotoğraf çekmeyi öğrenmeye heves etmişimBir arkadaşımdan Canon bir makine ödünç almışım.O arkadaşımla karşılaşma kaderim olmuş üstelik.Daha yolun başıymış.Daha küçükmüşümKalamış’ta mıyız Sapanca mı hatırlamıyorumBugün karşıma çıkıyorum birden.Bir bana bakıyorum bir O’na.O gün vapurun arkası yerine önüne otursaydım şimdi ne olurdu diye merak...

Okumaya devam et

11

1 — 2 —3 — 4 — 5 — 6  — 7 — 8 — 9 — 10 Bugün 7 aylık bir bebek sevdiğimde seni hatırladım. 7 aylıkken güçlü bacaklarınla kucağıma basıp ayağa kalkmaya çalıştığın, yürümek için acele ettiğin, yeni herşey için hevesli ve aceleci olduğun o dönemi hatırladım. Şimdi üzerinden 11 sene geçmişken yeni birşey öğrenmeye acele...

Okumaya devam et

Telaş etmeden acele etmek

Sabahtan beri aklımda dönen bir cümle için yavaşça bir papatya çayı demledim gece 1 de kalkacak otobüse gitmeyi beklediğim şu saatlerde kendime, toparladığım çantaların arasından bilgisayarı çıkartıp aklımdakileri boşaltmak istedim: Telaş etmeden acele etmek.Dün tanıştığım Renkli Fikir Kumbaran adlı kitabın yazarı Özge’nin yazılarından birinden aklıma takıldı. Dün kendisiyle tanışacağımı bilmeden...

Okumaya devam et

Bozcaada’da hayat nasıl?

Instagram öncesi diye bir şey vardı hayatımızda. Notları klavyenin ucundan kendi kişisel sayfalarımıza aktardığımız, okurken kendimizden parçalar bulduğumuz, altına yorumlar bırakarak paylaştığımız. Şimdi hayat daha hızlı üstelik 24 saat yayında kalan minik notların içine hızlıca sıkışıyoruz. Her instagram gönderisi yaptığımda “bunları blogda yazmalıyım” diyorum yine de atlıyorum. Şimdi biraz vaktim...

Okumaya devam et