Şimşir Mekjin!

En sinir olduğum şeylerden biri daha bebecikken çocukların bir pazarlama ürününe takılıp kalması, onun uğrunda televizyon karşısında vakitlerini harcaması, odasının o ürüne ait oyuncaklarla dolu olması, okula başladığında çantasından donuna her yerde o kahramanın bulunması v.b diğer türevleri. Ha ben gençken yapmadım mı? Her yerimde Jim Morrison, Depeche Mode ve...

Okumaya devam et

Sonbahar ve Doktor kontrolü

Bu yazıyı yazmaya başlarken tam bir sene önce yazdığım yazı, başlığı ve fotoğrafı gözümün önüne geldi ve ben de aynı başlığı attım biraz fotoğraf aynı yerde çekilmiş, konular aynı hisler aynı. Yine yeniden sonbahar! Dünkü dolunay etkilerini saymazsak  (tanrım çıldırmış gibiydim! Tüm oğlaklar öylemiydi ?) sonbaharın dökülen yaprakları kıvamında ruhum...

Okumaya devam et

Riva kano kampı

Riva’da eğitim kampını duyunca düşünmeden katılımı onayladım. Tahminlerime göre Erin ile böyle bir kamp bir sürü açıdan avantajlı olabilecekti. Ben de ilk defa oğlumla beraber kamp yapabilecektim. Tahmin ettiğim gibi de oldu. Kısa bir hazırlıktan sonra sabah yola çıktık. Erin 3 gündür kampa gideceğini bildiğinden heyecanlıydı. Kısa bir yolculuk ile...

Okumaya devam et

Bozcaada

İlk defa bu sene Bozcaada’dan, ada’m dan ve kalbimin büyük parçasını kaplayan bu kara parçasından çok zor ayrıldım! Döner dönmez işlere gömüldüm ama kafamda dönen kelimeleri tutmam imkansızlaşınca neresinden anlatmaya başlasam bilemediğim bu yazıya başladım. Hani ilk cümleler böyle olur devamı gelir diye düşünür insan ya; gelmiyor. Tadı damağımda hafif...

Okumaya devam et

yüzmek mi ??

  benden sorulur!! Bir yüzücü olarak acaba oğluma yüzmeyi nasıl öğretirim diye hep düşündüm. İlk başlangıcını yani en zorlu kısmını cebren ve hile ile babasına bıraktım! Geçen hafta tam zamanlı denize alışma dönemini geçirdiler. Geçen senelerden alışık tabii ama araya kış girince biraz unutuyor. Ben teslim aldığımda ise babasının parmaklarını...

Okumaya devam et